İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/383 K.2025/436

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/383Karar2025/436Tarih24 Haziran 2025Okuma7 dk · 1.471 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
24 Haziran 2025
Esas no
2023/383 Esas
Karar no
2025/436
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
16/06/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.471 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında alım satıma dayalı olarak ticari ilişki bulunduğunu, uyuşmazlık konusu icra takibine dayanak olan ve işbu dilekçe ekinde birer sureti sunulan 26 adet faturanın toplam tutarı 23.802,10-USD ödenmediğinden davalı aleyhine ....

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının itiraz dilekçesinde her ne kadar müvekkili şirkete borcu bulunmadığını, borcun aslına, fer'ilerine, faize ve faiz oranına itiraz ettiğini beyan etmişse de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığı, tarafların defter kayıtları ve banka kayıtlarından anlaşılacağını, müvekkilinin davalı borçludan alacaklı olduğunun açık olduğunu,

uyuşmazlık konusu icra takibine dayanak olan faturaların irsaliyeli fatura olduğunu yasal süresi içerisinde faturalara itiraz edilmediğini, faturaların da iade edilmediğini, alacaklı müvekkilinin usulüne uygun olarak kesilen faturalara dayanan alacağının tahsili için yasal yollara başvurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenlerle davalının itirazlarının dayanaktan yoksun kaldığını, davalının faize itiraz ettiğini belirtmişse de her iki tarafın da tacir olduğu,

işin niteliği gereği ticari olduğunu ve davalı tarafın anılan faturalardan haberdar olmasına rağmen yasal süresi içerisinde faturaya itiraz etmeyip faturayı iade de etmediğini sabit olduğundan uyuşmazlık konusu alacağa faiz işletilmesinde ve faiz oranında da hukuka aykırılık bulunmadığını, dolayısıyla davalı borçlunun bu husustaki itirazlarının da dayanaktan yoksun kaldığını, davayı ikame edebilmek bakımından dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, davalının müvekkilinin alacağının tahsilini güçleştirme amacı taşıdığından davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını,

borçlunun likit alacağa yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle İİK hükümleri uyarınca dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davalı borçlunun ....

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin devamına, müvekkilinin likit alacağına karşı yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olan davalı borçlu aleyhine dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları kabul etmediklerini, davacının mal faturası olarak düzenlenen faturalara dayalı olarak takip başlatmış olduğunu, müvekkilinin söz konusu faturalara karşı ödemelerini yaptığını, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı gibi aksine davacı taraftan alacaklı olduğunu, taraflara ait ticari defter ve belgeler incelendiğinde haklı olduklarının anlaşılacağını, davacı tarafça açılan davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.

15/04/2024 tarihinde bilirkişi ... ve ...'nın sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Dosya mevcudu, davacı ve davalı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;

5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, davacı şirkete ait 2020 ve 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal üresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,

5.2 İncelenen davalı şirkete ait 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, davalı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,

5.3 Uyuşmazlığın kur farkından kaynaklandığı, taraflar arasında kur farkına yönelik bir sözleşme bulunmadığı, fiili uygulamanın da tespit edilemediği

5.4 Yargıtay Uygulaması ile ÇEK ve BONO ile yapılan ödemeler yönelik farklı ilkeler geliştirildiği, bu amaçla ödemede kullanılan her bir senet bakımından teslim ve ödeme tarihlerinin bilinmesi gerektiği, ticari defterlere geçirilen senet ve bonoların niteliklerinin kayıtlarda belirtilmediği, vadelerinin anlaşılamadığı, bir işlemle birden fazla senedin kayda geçirildiği anlaşıldığından, her iki taraf için kayda geçirilen her bir BONO ve ÇEKE yönelik teslim tesellüm belgelerinin ibrazı ile karşı tarafın denetimine sunulması üzerine, belirtilen ödemelerin mahsubu işleminin yapılabileceği görüş ve kanaatine varılmış bulunmaktadır." şeklinde görüş bildirmişlerdir.

25/03/2025 tarihinde bilirkişi ... ve ...'nın sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda ; " A. Kök raporda ortaya konan sonuç olmak üzere.

5.4 Yargıtay uygulaması ile ÇEK ve BONO ile yapılan ödemeler yönelik farklı ilkeler geliştirildiği, bu amaçla ödemede kullanılan her bir senet bakımından teslim ve ödeme tarihlerinin bilinmesi gerektiği, ticari defterlere geçirilen senet ve bonoların niteliklerinin kayıtlarda belirtilmediği, vadelerinin anlaşılamadığı, bir işlemle birden fazla senedin kayda geçirildiği anlaşıldığından, her iki taraf için kayda geçirilen her bir BONO ve ÇEKE yönelik teslim tesellüm belgelerinin ibrazı ile karşı tarafın denetimine sunulması üzerine, belirtilen ödemelerin mahsubu işleminin yapılabileceği görüş ve kanaatine varılmış bulunmaktadır.

Yönündeki kanaate uygun belge sunulmadığı,

B. Sunulan belge üzerinde yapılan farazi hesaplamada davacının kendi defter kayıtlarına göre 4.354,82 USD kur farkı alacağı talep edebileceği sonucuna varılabileceği, ancak bu hususun sadece davacının defterlerine dayanılarak karar verilmesi anlamına geleceği, C. Davalının usulüne uygun defterlerinin davacı alacağının aksini göstermek itibariyle HMK 222/3 gereğince davacının ticari defterlerini delil niteliğinde ortadan kaldırdığı, sonucuna varılmaktadır. " şeklinde görüş bildirmişlerdir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.

İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.

İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.

İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, ...E. ve... K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.

Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.

Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin...Esas ve... Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.

Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen kabul kararı istinaf incelemesinde kaldırılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile usulüne uygun olan davacının ticari defterlerine göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre, davacı taraf ile davalı taraf ticari defter kayıtlarının birbiriyle örtüşmediği zira tarafların defter kayıtlarına geçirilen senet ve bonolar yönünden vade tarihlerinin anlaşılmadığı senet ve bonoya ilişkin bilgilerinin tespitinin yapılamadığı, mahsup işlemlerinin bu sebepler ile gerçekleşmediği,

mahkememizce bu işlemlerin gerçekleşmesi ve inceleme yapılması yönünden ek rapor alınması kararı verilmiş olsa da bilirkişi raporu ile tarafların ek beyan doğrultusunda bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığı tespiti yapıldığı, tüm bu sebepler ile davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının örtüşmediği, farklılığın davacı tarafından bilgi ve belgelerle sebebinin ortaya konulmadığı,

anlaşıldığından mevcut bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının davasını kanıtlayamadığı kanaatine ulaşılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş olup, kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1-Davanın REDDİNE,

2-Kötü Niyet Tazminatı Talebinin REDDİNE,

3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.459,59-TL'nin yatıran tarafa iadesine,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 172.186,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/06/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/383, K. 2025/436, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/383
Karar No
2025/436
Tarih
24 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/383 K.2025/503
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/384 K.2025/505
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/385 K.2025/505
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/386 K.2025/410
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/386 K.2025/444
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/386 K.2025/615

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.