KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/721
- Karar No
- 2025/439
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Esas no
- 2023/781 Esas
- Karar no
- 2025/438
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/12/2023
Karar Metni
2.151 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin sahibi olduğu ... portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne tüm üyelerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, işbu reklam ve tanıtım hizmetinin, www.... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturarak gerkçekleştirildiğini, müvekkilinin davalıdan alacağının tahsili sebebi ile ....
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluların icra takibinde borca, faize ve ferilerine itiraz etmiş olup, itiraz ile icra takibini durdurduğunu, zorunlu arabuluculuk kapsamında 14/11/2023 tarihinde müvekkili şirket ile davalı arasında 2023/... sayılı arabuluculuk numarasıyla Ticari dava şartı arabuluculuk sürecinin başladığını, tarafların anlaşamadığını, müvekkilinin alacağının sözleşmeye, faturalara ve cari hesaba dayandığını, müvekkili ile davalı borçlu arasında 01/06/2022 tarihli ... numaralı 12 ay taahhütlü arge ve üyelik sözleşmesi imzalandığını,
sözleşme yapılmasına müteakip e-faturalar davalı ... adına müvekkili şirket tarafından tanzim edildiğini, faturalara süresi içerisinde herhangi bir itiraz gelmediğini, sözleşmenin 12 Aylık taahütlü üyelik sözleşmesi olup 12 aylık taahhüt karşılığı avantajlar ve indirimler sağlandığını, 12 aylık taahhütlü süre içinde herhangi bir nedenle üyelik iptali, sözleşme feshi, ödeme yapılmaması gibi durumlar olursa sözleşmenin 8.4 ve 8.6 maddeleri gereği 12 aylı taahhüt karlığı yararlanılan indirimler ve katılım bedeli gibi avantajların fatura edileceğini,
davalıya da bu madde gereği yararlandığı indirimler ve katılım bedelinin ayrıca fatura edildiğini, müvekkili şirketin, sözleşmeye uygun olarak sözleşme imzalandıktan sonra davalının işletmesi olan " ..." e kendi internek sitesi ... portalında " ...
Mekanları " kategorisinde oluşturduğu sayfa üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti vermeye başladığını, davalıya ait sayfaların internet adresi uzantısı ve sayfaların görüntüleri dilekçe ekinde mevcut olduğunu, sözleşme reklam ve tanıtıma ilişkin bir sözleşme olması nedeniyle reklam ve tanıtım doğası gereği herhangi bir iş ya da görüntülenme garantisi verilmediğini, sözleşmesel olarak herhangi bir iş, sayfa görüntülenme sayısı,
teklif sayısı gibi garantiler verilmemesine rağmen müvekkili şirket tarafından oluşturulan ve ... üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti alan firmalara ...'u ziyaret eden kullanıcı ve ziyaretçilerinin iletişime geçebileceği bir alan olarak bir kullanıcı paneli oluşturduğunu, bu panel üzerinden ... internet sitesini ziyaret eden kişilerle ...'da sayfası bulunan reklam ve tanırım hizmeti alan firmaların iletişim kurabildiğini, müvekkili şirketin davalının işletmesi adına bir kullanıcı paneli oluşturduğunu ve sözleşme süresince davalıya yayın süresi zarfında firma sayfasına 1520 kullanıcı ziyareti gerçekleştiğini,
bu ziyaretler sonucunda toplam 123 fiyat teklifi talebi olduğunu, firmanın bu tekliflere dönüş yaptığını, ayrıca ..., ... arama motoru üzerinde arama motoru reklamcılığı ve arama motoru optimizasyonu çok yüksek ve iti olan bir web sitesine sahip olduğunu, davalı firmanın reklam ismi olan " ... ... " kelimeleri ile arama yapıldığında ...'a ait reklam ve tanıtım için hazırlanan sayfası ... arama sonuçları içerisinde ilk sıralarda geldiğini, müvekkili şirkete davalı arasında imzalanan sözleşme davalının ticari işletmesiyle alakalı olduğundan aradaki ilişkinin ticari bir iş olduğunu,
talep edilen faiz de ticari işlerde uygulanan avans faizi olup hiçbir şekilde yasaya ve usule aykırı olmadığını, sonuç olarak müvekkili tarafından sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından sözleşme gereği herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçluların takibi sürüncemede bırakarak nihayetinde borcu ödememeye çalıştığını, işbu nedenle itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlunun itirazının iptali ile alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı talebiyle mahkemeye başvurma zorunluluğu oluştuğunu, borçlunun ....
İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'si olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu icra takibinin yetkisiz yerde açıldığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, dava konusu icra takibinin yetkisiz adliyede açıldığını, davalı müvekkilinin mernis adresi incelendiğinde yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra Dairesi olduğunun görüleceğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin yasal süresi içerisinde mücbir sebep dolayısıyla sözleşmeden dönmek istediğini davacıya bildirdiğini, ancak davacı tarafın bu süreçten yaklaşıl 1 yıl sonra fatura tanzim ettiğini ve müvekkiline ilettiğini,
müvekkilinin faturaların kabul edilmediğini gerek mail gerekse de ihtarname ile davacıya bildirdiğini, kısacası müvekkilinin yasal süresi içerisinde cayma hakkını kullandığını, davacıya bildirdiğini, bu sebeple davanın esastan reddinin gerektiğini, müvekkilinin internet ortamında davalı şirketin markası olan "www...." reklamlarını gördüğünü ve yine internet ortamında davalı şirketten bilgi talep ettiğini, davalı şirketin müvekkili bölge müdürü olduğunu beyan eden ... isimli şahsa yönlendirdiğini, ... isimli şahıssın ve müvekkilinin 01.06.2022 tarihinde Bostancı ilçesinde bulunan ... isimli kafede görüştüğünü ve bilgilendirme yapıldığını,
bu hususun whatsapp yazışmaları ile ispat olunağını, şahsın bu kafede görüşmek istediğini belirten mesajı Müvekkiline gönderdiğini, Sonrasında bu görüşmede müvekkilinin henüz villa kiralamadığını, ... işine girmek için araştırma yaptığını bölge müdürüne bildirdiğini, Bölge müdürü de biz gerekli evrakları imzalayalım, sözleşmeyi gerekirse temmuz ayı itibariyle işleme koyarız, eğer mekanı açamazsanız iptal ederiz sözleri ile Müvekkilini kandırdığını, sözleşmede açıkça Temmuz ayı itibariyle geçerli olacağının yazıldığını,.
Sözleşmenin yazılı olarak oluşturulduğu 01.06.2022 tarihinden hemen sonra müvekkilinin ayağını kırdığını, bu hususun hastane kayıtlarında sabit olduğunu, hastane kayıtlarını da delil dilekçesinde sunacaklarını, Ayağının kırılmasının ardından Müvekkilinin henüz başlangıç tarihi dahi gelmemiş olan sözleşmeden cayma hakkını kullandığını, uzun süre tedavisi süreceği için villa kiralama işlemini yapamayacağını, ... sezonu da geçeceğinden bu işlerini askıya aldığını ivedilikle davacı tarafa bildirdiğini, Öncelikle davalı şirketin bölge müdürü olan ...'na whatsapp üzerinden yazılı bildirim yapıldığını,
Sonrasında Müvekkiline iptal ile ilgili herhangi bir geri dönüş olmaması sebebiyle 07.06.2022 tarihinde bilgi@... adresine mail ile şirkete yazılı cayma hakkının kullanıldığı bildirildiğini, davacı şirketin ise müvekkiline geri dönüş yapmadığını ve hatta bölge müdürü müvekkilinin whatsapp ve telefon üzerinden engellendiğini, müvekkilinin yaklaşık 2-3 ay sonra iyileşmesinden sonra erken doğum ile eşinin doğum yaptığını, ancak müşterek çocukları kısa bir süre sonra hayatını kaybettiğini, Müşterek çocuğun 4 ay kadar yoğun bakımda kalması sebebiyle müvekkilinin tüm mesaisini hastanede geçirdiğini,
mücbir sebepler dolayısıyla iş yerini açamayan müvekkilinin sözleşmeden cayma hakkını kullanmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, faturaların cayma hakkının kullanılmasından 1 yıl sonra kesilmesinin de davacı tarafının iyi niyetli olmadığının ispatı olduğunu, tüm bu süreçler sonrasında 07.03.2023 tarihinde davacı şirket tarafından kesilen faturalar müvekkiline mail üzerinden gönderildiğini, Akabinde ivedilikle müvekkili tarafından 08/03/2023 tarihli ....
Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini ve faturaların kabul edilmediği ve iade edildiği davacı şirkete tebliğ edildiğini, İşbu ihtarnameler de delil dilekçesi ekinde mahkemeye sunulacağını, davalı tarafça yetkisiz Mahkemede açılan iş bu davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesinin istenildiği anlaşıldı.
Tarafların ticaret sicil kayıtları incelenmiştir.
Tarafların sunmuş olduğu dilekçeler ve eklerindeki belgeler incelenmiştir.
14/10/2024 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Dosya mevcudu, davacı şirketin 2022 ve 2023 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2022 ve 2023 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal sinde onaylandığı ve davacı şirketin 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.2 Davalı ..., inceleme günü olan 28/06/2024 günü saat 10:30'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
5.3 Davacı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde:
Davacı ... A.ş'nin akdedilen sözleşmeye kapsamınca düzenlediği e-Arşiv faturalarından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 16/10/2023 tarihi itibari ile davalı ...'dan 87.691,00-TL cari hesap alacağının bulunduğu,
5.4 Dava dosyasına ibraz edilen ihtarnamalerin incelenmesi neticesinde;
Davalı yanın tarafına düzenlenen faturalardan toplamı 34.993,00 TL olan ondört (14) adet e-Arşiv Faturasını Kabul etmeyerek davacı yana 08.03.2023 tarihli .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiği ve faturaları iade ettiği,
Davalı yanın 17.05.2023 tarihli .... Noterliği'nin 03391 yevmiye numaralı ihtarnamesini davacı şirkete keşide ederek sözleşme bitiş tarihi göz önüne alınarak akdedilen sözleşmemenin uzatılmamasını, tarafına kesilmiş ve kesilmemiş olan faturaları da Kabul etmeyeceği ihtar ettiği,
5.5Davacı şirketin, sözleşme hükümleri çerçevesinde düzenlediği fatura içeriği hizmetin davalı ...'a verilip verilmediğinin tespiti uzmanlık alanıma girmediğinden bilişim-yazılım alanında uzman bilirkişi marifetiyle fatura içeriği hizmetin davalı yana verilip verilmediğinin tespit edilebileceği, hizmetin davalı yana verildiğine dair kanaat bildirilmesi halinde ise davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle davalı yandan 87.691,00-TL alacağının bulunacağı,
5.6 Davacı şirketin icra takip tarihi öncesinde davalı yandan işlemiş faiz talebinde bulunmadığı,
5.7 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirmiştir.
07/04/2025 tarihinde bilirkişi ... ve...'nin sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda : " 1- Mali yönden kök raporda yer alan görüş ve kanaatimizde herhangi bir değişikliğin bulunmadığı,
2-... web sitesinde " ... " isimli online ... işletmesinin https://.../kir-dugunu/istanbul/villa-wedding adresinde yayınlamış olduğu, arşiv kayıtlaırnda yapılan incelemede " ... " isimli online ... işletmesine ait müşteriler tarafından görülecek ara yüzde yer alan ... mekanına ilişkin fiyat, kapasite, sıkça sorulan sorular bölümleri ile işletmeye dair açıklama ve görsellerin davalı tarafından yüklenmiş olduğu, davalıya ait ... paneli üzerinde yapılan incelemelerde, hizmetin 17/08/2022 - 15/08/2023 tarihleri arasında mütemadiyen açık durumda olduğu, sistemin açık olduğu süre boyunca toplamda 125 adet teklifim geldiği, taraflar arasındaki sözleşmeye davalı hizmetin davacı tarafından verilmiş olduğu anlaşıldı. " şeklinde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen kabul kararı istinaf incelemesinde kaldırılmıştır.
28/05/2024 tarihli duruşmada ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Duruşma zaptı hazır olmayan davalı tarafa tebliğ edilerek inceleme gün ve saatinden davalı haberdar edilmiştir. Ancak davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmamıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile usulüne uygun olan davacının ticari defterlerine göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalıya tebliğ edildiği, davalının faturaya süresi içinde itiraz etmediği ve sonuç olarak davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalının iddiası gereğince davacı tarafından sözleşmede belirtilen hizmetin verilip verilmediği hususunda araştırma yapılmak üzere bilişim alanında uzman bilirkişi dosyaya eklenmiş olup alanında uzman bilirkişinin yaptığı inceleme ile davacı tarafından sözleşme konusu hizmetin verildiği tespit edilmekle, Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/721, K. 2025/439, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama