KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/723 Esas
- Karar no
- 2025/835
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/11/2023
Karar Metni
2.171 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafa ....
İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas nolu dosyası üzerinden 05/10/2023 tarihinde icra takibi yapıldığını ve davalı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı ile takibin durduğunu, bunun akabinde davalı tarafa karşı arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, icra dosyası incelendiğinde de görüleceği üzere alacak taleplerinin dayanaklarının 14/12/2021 tarihli 96.812,53-TL bedelli ... nolu ve 30/12/2021 tarihli, 5.900,00-TL bedelli ... nolu faturalar olduğunu, işbu faturaların e-fatura olduğunu, davalı tarafından kabul edildiğini, ticari defterlerinde görüldüğünü,
ayrıca işbu faturaların e fatura olduğundan anlık olarak sistem üzerinden tebliğ edildiğini, davalının kabul ettiği faturanın ödemesi gerektiğini bildiği halde hiçbir geçerli ve hukuka uygun mazereti olmadığını da bilerek, sadece ödememeye çalıştığını, borcu ödemeyen davalı müvekkilinin tüm iyiniyetli taleplerine rağmen bugüne kadar borcu ödemediğini ve bu gün - yarın diyerek müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiğini ve müvekkilini oyaladığını, borca itirazı ile de müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemekte olduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline,
davalı tarafın haksız ve kötüniyetli itiraz ileri sürdüğünün kabulü ile %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan alınmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalı müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyasıyla haksız ve kötü niyetli bir şekilde 130.466,65-TL üzerinden genel haciz yolu ile icra takibinin yapıldığını, taraflarınca söz konusu takibe itiraz edildiğini, taraflarınca yapılan itiraz üzerine,
davacı tarafından huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığını, yapılan takibin ve açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, davacı alacak talebinin dayanağı olarak 14/12/2021 tarihli, 96.812,53-TL bedelli fatura ile 30/12/2021 tarihli 5.900,00-TL bedelli iki adet faturanın olduğunu beyan etmişse de söz konusu açıklamanın hukuken bir kıymetinin bulunmadığını, faturanın herkes tarafından her zaman tek taraflı olarak kesilebilir muhasebesel bir evrak olduğunu, maddi hukuk kavramına ait alacağın dayanağı olgusunun fatura ile açıklanmasının mümkün olmadığını,
davacının tek taraflı olarak kestiği faturaları afaki olarak alacağın dayanağı olarak göstermeye çalışarak, söz konusu yükümlülüklerden kaçınmaya çalıştığını, davalı müvekkili firmanın, erkek giyim ürünleri satan bir tekstil şirketi olduğunu, 2021 yılının son ayında yıl başında satılacak ürünler için davalı firmadan ürünlerin konulması için çeşitli sayıda ve ebatlarda 4'lü ürün set kutuları, 2'li ürün set kutuları, gömlek set kutuları, gift kart set kutusu, gamboç, kraft çanta alımı konusunda anlaşıldığını,
yılbaşı için özellikle sipariş edilen söz konusu ürünlerin önemli bir kısmının hatalı ve kararlaştırılan özelliklere uymadığı için yılbaşının geçmiş olması nedeniyle, söz konusu hasarlı ürünlerin ayıpsızını almalarında bir fayda kalmadığını, teslim etmiş oldukları ayıplı ürünler ile ilgili sözleşmeden dönmüş olduklarını, ayıplı olmayan ürünlerin bedellerinin de anlaşmaya göre taraflarına gönderileceği denilmek suretiyle mail atıldığını, davacı firmanın da müvekkili şirkete attığı 12/01/2022 tarihli maille, ürünlerin ... tarafından teslim alınacağını bildirdiğini,
müvekkili şirketin ise iade edilen ürünlerin dışındaki diğer ürünlerin bedelini davacıya ödediğini, iadeye konu ürünler ile ilgili kesilen faturaların da iade edildiğini, tüm bu maddi ve hukuki gerçeklere rağmen davacının asil maddi gerçekleri açıklamak yerine, alacağın dayanağı olarak tek yanlı olarak kesilebilen faturalarla konuyu geçiştirmeye çalıştığını, sonuç itibariyle davacı firmanın yılbaşı için özel olarak sipariş edilen ürünleri hatalı ve kararlaştırılan özelliklere uygun şekilde teslim etmeyerek telafisi mümkün olmayacak şekilde şirketi zarara uğrattığı gibi,
üstüne bir de huzurdaki davayı açarak ayıplı olduğu için teslim etmediği ürünlerin bedelini talep ettiğini, davacının davalı hakkında gerçek dışı izlenim uyandırmak amacıyla afaki beyanlarda bulunduğunu, asıl borç kabul olmamakla birlikte, talep edilen faizin de kabul edilmediğini, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, alacağı olmadığını bilmesine rağmen takip yapan davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket aleyhine açılan itirazın iptali davasının tümden reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Vergi Numaralı ... 'nin 2022 yılı Ocak ayına ait çalışanlarına dair çalışma belgelerinin çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Vergi Numaralı ... 'nin 2022 yılı Ocak ayına ait çalışanlarına dair çalışma belgelerinin çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
16/07/2024 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Dosya mevcudu, davacı ve davalı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve Taporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2021,2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile 2021 ve 2022 yıllarına ait envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2021,2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil taşıdığını,
Davacı şirketin 2023 yılı envanter defter noter açılış tası ibraz etmemesinden dolayı davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığına dair ve ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığına dair kararın Sayın Yargı Makamının takdirine bağlı olduğu,
5.2 İncelenen davalı şirkete ait 2021, 2022 ve 2023 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile 2022 ve 2023 yıllarına ait Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2022 ve 2023 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davacı şirketin 2021 yılı envanter defter noter açılış tasdikini ibraz etmemesinden dolayı Davacı şirketin 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığına dair ve ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığına dair kararın Sayın Yargı Makamının takdirine bağlı olduğu,
5.3 Davacı ... ... A.Ş.'nin dava ve icra takibine konu ettiği adet faturadan kaynaklı olarak icra taki) i olan 10.06.2023 taril iyle davalı ... ... Ltd. Şti.'den 102.712,53 TL fatura alacağının bulunduğu,
Davalı ... ... Ltd. Şti.'nin tarafına düzenlenen fatura içeriği ürünlerin ayıplı ürün olması nedeniyle davacı yana düzenlediği iki adet iade faturasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 10.06.2023 tarihi itibariyle davacı ... ... A.Ş.'ye herhangi bir borcunun bulunmadığı,
5.4 Davalı şirket vekili, fatura içeriği ürünlerin ayıplı mallar olduğunu beyan ettiği, Davalı şirketin ihtilafa konu olan fatura içeriği ürünleri davacı yana iade ettiğini ve ürünlerin ayıplı olduğunu İspat etmesi gerektiği,
İhtilafa konu fatura içeriği ürünlerin alanında uzman bilirkişi tarafından incelenerek ayıplı ürün olup olmadığına dair tespitlerin yapılmasıyla icra takip tarihi itibariyle borç/alacak miktarının belirlenebileceği,
5.5 Davacı yan 10.06.2023 tarihli icra takibinde takip tarihinden itibaren yıllık %11,75 oranında (TTK. 1530/7 ) temerrüt faiz talep ettiği,
İhtilafa konu olan fatura içeriği ürünlerin ayıplı olup olmadığına dair tespitlerin yapılması ve alacak miktarının net olarak ortaya çıkması ile TTK. 1530/7 maddesine göre icra takibi öncesine ait işlemiş faiz hesabının yapılabileceği,
5.6 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, " şeklinde görüş bildirmiştir.
17/06/2025 tarihinde bilirkişiler ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucu; Davacı tarafından iade edilen/edilecek ürünlerin hatalı olduğunun kabülü anlamına gelecek içerikli olan davacı ... ... A.Ş. vekilinin, 24.01.2024 tarihli cevaba cevap dilekçesinde “Yine sunulan e-mail yazışmalarını da kabul etmiyoruz. Müvekkil şirket tarafından ürünlerin iade alınacağına dair bir e-mail atıldığı hatırlanmamaktadır." Şeklinde beyanda bulunduğu,
Şayet Mahkeme bu beyanı esas olarak kabul ederse; Davacı ... ... A.Ş.'nin dava ve icra takibine konu ettiği iki adet faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 10.06.2023 tarihi itibariyle davalı ... ... Ltd. Ştiden 102.712,53 TL fatura alacağının bulunduğu,
Mail içeriğinden; hatalı ürünlerin (25.01.2022 tarihli ... numaralı fatura içeriği 147 adet 2'li set kutusu 271 adet gömlek kutusu 331 adet 4'lü set kutusunu ... Kutu ürünlerinin) davacı ... ... A.Ş. tarafından kabul edildiği kanaatine varıldığı,
Şayet Sayın Mahkeme davacı tarafından mail içeriğinde kabul edilen 147 adet 2'li set kutusu 271 adet gömlek kutusu 331 adet 4'lü set kutusunu haklı nedenle iade edilmiş kabul ederse; Davalı ... ... Ltd. Şti'nin kısmi ayıplı ürün olması nedeniyle davacı yana düzenlediği bir adet ... numaralı iade faturasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 10.06.2023 tarihi itibariyle davacı ... ... A.Ş'ye 53.111,51 TL. fatura alacağının bulunduğu,
Davalı tarafından 13.04.2022 tarihli ... numaralı fatura içeriği 1699 adet hediyelik kutu açıklamalı iade faturası içeriğinin davacı tarafından kabul edildiği email yazışmasında belirtilmemekle birlikte 24.01.2022 tarihli davalı tarafından davacıya gönderilen email ekinde olup olmadığı hususu tam olarak anlaşılamamıştır. Şayet mail ekinde bildirilmiş ise, ayıp ihbarı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususu Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
Şayet Sayın Mahkeme davalı ... ... Ltd. Şti'nin tarafına düzenlenen fatura içeriği ürünlerin ayıplı ürün olması nedeniyle davacı yana düzenlediği iki adet iade faturasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 10.06.2023 tarihi itibariyle davacı ... ... A.Ş'ye herhangi bir borcunun bulunmadığı, " şeklinde görüş bildirmişlerdir.
30/09/2025 tarihinde bilirkişi ...'ın sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda ; " Hatalı olduğu iddia edilen ürünlerin teslimine ilişkin irsaliye veya imzalı fatura vb. bir evrak bulunmadığı,
Davacının kabul etmediği e maillerin gerçek olup olmadığına ilişkin bilişim konusunda uzman bir bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerektiği, şayet mail yazışmaları gerçekten taraflar arasında yapılmış olduğu tespit edillir ise, maillerde belirtilen 147 adet 2li set kutusu, 271 adet gömlek kutusu, 331 adet 4lü set kutusunun ve 1500 adet gift kart kutusunun hatalı imalat olduğunun ispatı niteliğinde olacağı, mail içerikleri gerçek değilse fatura içeriklerinin hatalı imalat olmadığı sonucu ortaya çıkacağı tespit edilmiştir. " şeklinde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Duruşma zaptı hazır olmayan davalı tarafa tebliğ edilerek inceleme gün ve saatinden davalı haberdar edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile usulüne uygun olan tarafların ticari defterlerine göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalıya tebliğ edildiği, davalının iade faturawsı düzenlediği fakat malların iade edilip edilmediği hususunun ispata ihtiyaç olduğu tespitinde bulunmuştur.
Tespite yönelik dosyaya eklenen bilirkişi raporu ile davalının ürünleri iade ettiğine yönelik irsaliye bulunmadığı e mail yazışmalarının bulunduğu tespiti yapılmıştır. Mail yazışmaları tek başına ürünlerin iade edildiğine yönelik delil olarak görülmeyeceği kanaatine mahkememizce ulaşıldğınında mevcut deliller neticesinde sonuç olarak davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/723, K. 2025/835, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama