KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/726 Esas
- Karar no
- 2024/656
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/11/2023
Karar Metni
1.034 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşmeden kaynaklanan 85.593,00 TL alacağının tahsili için ....
İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile tarafınca ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini, akabinde ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olması sebebiyle tarafınca arabuluculuğa başvurulduğunu, davalının icra dosyası nezdinde ki tüm itirazlarının haksız ve dayanıksız olduğunu, davalıların davacı müvekkiline borçlu olduğunu ve ödeme yapılmadığı hususu BA - BS kayıtları incelendiğinde açıkça ortaya çıkacağını, söz konusu alacağın müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında da sabit olduğunu,
müvekkili şirketin geniş üye ağına sahip birçok firmaya yemek servisi sağlayan bir şirket olup bu kapsamda müvekkili şirket ile davalı arasında 31/08/2021 tarihli müşteri sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye göre davalı tarafından ödenmesi gereken bedellerin aylık kesilen faturaya istinaden 15 gün içinde havale / EFT ile davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak kararlaştırılan miktarın davacı müvekkiline bugüne dek ödenmediğini, icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazda bulunan borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini bildirip,
açıklanan nedenlerle haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibe kötü niyetle itiraz eden davalı borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiğini, ....
İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve takibe kötü niyetle itiraz eden davalı borçlunun takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
.... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, 2023/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır. 14/07/2024 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki 31/08/2021 tarihli sözleşme uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde; takibin usul ve yasaya uygun olduğu, davalı borçlunun itirazının ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki hukuki ilişki 31/08/2021 tarihli sözleşmeye dayanmaktadır. Bu sözleşmeye göre davacı alacaklı, davalıya yemek servisi hizmeti vermeyi yüklenirken, davalı taraf da hizmet karşılığı para ödemeyi yüklenmiştir. Sözleşmeye göre ifanın başlangıç tarihi 11/10/2021’dir. Taraflar arasındaki sürekli edimler içeren bu sözleşme uyarınca aralarında açık hesap ilişkisi başladığı ticari defter kayıtlarından anlaşılmıştır.
Davalı borçlu taraf, usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkememizce ticari defter ve kayıtların incelenmesine ilişkin kurulan ara karar ve ihtarın da usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, inceleme günü ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmemiştir.
Davalı vekili incelemeden sonra, dosyadan yeni haberdar olduklarından bahisle yeni bir inceleme günü belirlenmesini talep etmiş ise de, bu talep geçerli bir mazerete dayanmaması, sonradan ticari kayıtların ibrazına davacı tarafın muvafakat etmemesi ve vekilin dosyadan geç haberdar olmasında usulüne uygun olarak tebliğ işlemlerini yapan mahkememizin değil, kendi müvekkilinin sorumluluğunun bulunması sebebiyle reddedilmiştir.
Açıklanan sebeplerle davalı borçlu taraf, ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış sayılmıştır.
Davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde; davalı taraftan 82.593,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ticari defter kayıtlarının, tarafların BA-BS formları ile uyumlu olduğu da görülmüştür. Açıklanan sebeplerle davacının takip talebindeki alacağını ispat ettiği, davalı borçlunun takip dosyasındaki itirazının yerinde olmadığı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın sözleşme ve faturaya dayandığı gözetilerek likit olduğu anlaşıldığından %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... Hakim ... · ¸
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/726, K. 2024/656, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama