KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/729 Esas
- Karar no
- 2024/696
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 07/11/2022
Karar Metni
1.624 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ...'in ... Mah. .... Sokak no: ... daire A adresinde ... Numaralı sözleşme ile davacı idare kayıtlarında abonelik tesis ettiğini, davalının borcunu ödemediğini, müvekkili idareninde alacağını tahsili amacı ile ilamsız icra yoluyla takip başlattığını, ancak yapılan takibe konu ...
Numaralı sözleşmenin takip tarihi itibariyle toplam 26.538,46 TL borcunun bulunmasına ve aboneliğine ilişkin bu sözleşmenin sahibi olmasına rağmen davalı tarafça itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, dava konusu alacağın faturalandırılmış su bedelleri ve bu bedellere işlemiş gecikme zammından müteşekkil olduğundan likit olduğunu, borçlunun likit bir alacağa karşı itirazda bulunmuş olması nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini, yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan abonelik sözleşmesindeki imzaların müvekkilinin el ürünü imzası olmadığını, müvekkilin söz konusu abonelik sözleşmesinden icra takibi ile haberdar olduğunu ve süresi içerisinde itirazını yaptığını, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, davacının iddialarının mesnetsiz ve çelişkiler içerdiğinini sabit olduğunu, dava dilekçesinden dahi alacağın likit olmadığının anlaşılacağını beyanla haksız açılan davanın tümden reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanak örneği, abonelik sözleşmeleri örneği ve icra takip dosyası örneğinin mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 13/03/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 06/05/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davacı kurumun personelleri tarafından ... Mahallesi, .... Sokak No: .../İstanbul adresi için 05.09.2017 tarihli ve A / ... seri numaralı kaçak su kullanım tutanağı düzenlendiği,
Davacı kurumun davalı ... ... ile 05.09.2017 tarihli su kullanımına ilişkin ilgili yönetmelik maddeleri gereği re'sen sözleşme yaptığı, sözleşme detaylarında söz konusu adresin işyeri olarak belirlendiği ve davacı kurum tarafından tahakkukların bu kapsamda yapıldığı,
Davaya konu kaçak su kullanımına ilişkin tutanağa istinaden yapılan hesaplama neticesinde davacı kurumun alacaklı olduğu bedelin 1.253,38 TL olduğu belirlenmiş olup davacı kurumun kaçak tutanağına istinaden işlem yapmadığı davalı adına re'sen abonelik yaparak normal kullanım faturaları düzenlediği,
Davacı kurum tarafından düzenlenen dava konusu alacak bedeline ilişkin faturaların o dönemin birim fiyatlarına uygun olduğu,
1S — ... — 8 sözleşme hesabına ihtilaflı dönemde 4 adet fatura düzenlendiği, davalının söz konusu faturaların bazılarının normal kullanım, bazılarının da izinsiz su kullanımı olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu faturalar toplamının 1.357,51 TL olduğu belirlenmiş olup, bu faturaların dışında davacı kurum tarafından davalı adına sayaç açma-kapama ve tahakkuksuz bedel olmak üzere toplam 98,82 TL yansıtıldığı,
Bu durumda davalının alacaklı olduğu bedelin 1.456,33 TL olarak değerlendirildiği,
Bu durumda 23.10.2021 tarihi itibariyle davacı kurumunun 1.456,33 TL'si asıl alacak, 1.472,36 TL 'si faiz ve 1.113,30 TL'si gecikme zammı olmak üzere toplamda 4.041,99 TL alacaklı olabileceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 12/06/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince davalı vekilinin rapora itirazları doğrultusunda ve faiz hesabına ilişkin olarak ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 03/09/2024 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davalının alacaklı olduğu bedelin 1.456,33 TL, olarak değerlendirildiği,
%19,2 Faiz Oranına Göre Hesaplanırsa;
Bu durumda 23.10.2021 tarihi itibariyle davacı kurumunun 1.456,33 TL'si asıl alacak, 1.472,36 TL'si faiz ve 1.113,30 TL'si gecikme zammı olmak üzere toplamda 4.041,99 TL alacaklı olabileceği,
Avans Faizine Göre Hesaplanırsa;
Bu durumda 23.10.2021 tarihi itibariyle davacı kurumunun 1.456,33 TL'si asıl alacak 826,50 TL'si faiz ve 1.113,30 TL'si gecikme zammı olmak üzere toplamda 3.396,13 TL alacaklı olabileceği" yönünde ek rapor tanzim edildiği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava; kaçak su kullanımından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir.
...'nin 2021/... Esas sayılı dosya örneğinin tetkikinden; alacaklı ... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından borçlu ... ... aleyhine 1.456,83 TL asıl alacak, 1.472,87 TL ödenmemiş faiz, 5,37 TL faiz, 0,97 TL KDV olmak üzere toplam 2.936,04 TL üzerinden takip başlatıldığı, borçlu vekilinin 05/11/2021 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği ve takibin durdurulmuş olduğu görülmüştür.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır.
Mahkememizce yapılan yargılama, dosya kapsamında mevcut tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı kurumun personelleri tarafından ... Mahallesi, ....
Sokak No: ... /İstanbul adresi için 05.09.2017 tarihli ve A/... seri numaralı kaçak su kullanım tutanağı düzenlendiği, davacı kurumun davalı ... ... ile 05.09.2017 tarihli su kullanımına ilişkin ilgili yönetmelik maddeleri gereği re'sen sözleşme yaptığı, sözleşme detaylarında söz konusu adresin işyeri olarak belirlendiği ve davacı kurum tarafından tahakkukların bu kapsamda yapıldığı, davaya konu kaçak su kullanımına ilişkin tutanağa istinaden yapılan hesaplama neticesinde davacı kurumun alacaklı olduğu bedelin 1.253,38 TL olduğunun belirlendiği,
davacı kurumun kaçak tutanağına istinaden işlem yapmadığı davalı adına re'sen abonelik yaparak normal kullanım faturaları düzenlediği, davacı kurum tarafından düzenlenen dava konusu alacak bedeline ilişkin faturaların o dönemin birim fiyatlarına uygun olduğu, IS — ... — 8 sözleşme hesabına ihtilaflı dönemde 4 adet fatura düzenlendiği, davalının söz konusu faturaların bazılarının normal kullanım, bazılarının da izinsiz su kullanımı olduğu, faturaların toplamının 1.357,51 TL olduğu, bu faturaların dışında davacı kurum tarafından davalı adına sayaç açma-kapama ve tahakkuksuz bedel olmak üzere toplam 98,82 TL yansıtıldığı,
bu haliyle davalının alacaklı olduğu bedelin 1.456,33 TL olduğunun tespit edildiği mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de sabit olmakla birlikte, aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Sözleşmede amme alacaklarının tahsiline dair faiz oranının uygulanacağına ilişkin hüküm bulunmadığından bu faiz oranına göre faiz talep edilemeyecektir.
Bu doğrultuda avans faizi yönünden hesaplama yapılması gerekmiş, ayrıca kaçak tüketim nedeniyle yapılan tahakkukun tahsiline dair takipte kaçak tüketim haksız fiil olduğundan, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/2384 Esas 2024/212 Karar)
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14).
Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2023/... sayılı dosyasından arabulucuya 1.600,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı, tarafların arabuluculuk ilk oturumuna katıldığı,
davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek; taraflar aleyhine ret ve kabul oranına göre arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
80,70 TL BAŞVURMA HARCI 80,70 TL PEŞİN HARÇ 80,70 TL PEŞİN HARÇ +346,90 TL EKSİK HARÇ 11,50 TL VEKALET HARCI 427,60 TL KARAR VE İLAM HARCI 985,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 4.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
5.157,90 TL TOPLAM
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/729, K. 2024/696, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama