KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Esas no
- 2024/225 Esas
- Karar no
- 2025/139
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 19/04/2024
Karar Metni
1.300 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, toplam 24 sigorta şirketinden oluşan 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında kurulduğunu ve konusu Devlet Destekli Tarım Sigortaları olan Tarım Sigortaları Havuzu’nun işleticisi olduğunu, dava dışı sigortalı ...'e ait büyükbaş hayvanlar 21/05/2021 - 21/05/2022 vadeli ... numaralı Devlet Destekli Büyükbaş Hayvan Hayat Sigorta poliçesi ile müvekkil şirket nezdinde sigortalandığını, iş bu poliçeyle sigortalı büyükbaş hayvanın, 20/11/2021 tarihinde, ... ili, ... ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı aracın çarpması sonucu telef olduğunu,
dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasar için, dava dışı sigortalıya toplamda 4.300,00-TL hasar tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin, TTK 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu,...plakalı aracın, davalı ... Sigorta A.Ş.
Nezdinde ... numaralı Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün aşırı hızla gitmek suretiyle sigortalı hayvana çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, dava dışı sigortalıya ödenen 4.300,00-TL hasar tazminatının, aracın ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den rücuen tahsili için yazılı başvuru yapıldığını bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davalının ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline karar verilmesini, davalı aleyhine müddeabihin % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin genel şartlar kapsamı dahilinde değerlendirilmesi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş trafik sigortası genel şartları, değer kaybı taleplerini maddi hasarlara ilişkin verilmiş poliçe teminatı kapsamında değerlendirmekle birlikte genel şart ekinde yer alan değer kaybı hesaplama esasları ve teminat dışı haller kriterleri getirilerek bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirttiğini,
davacı tarafın aracında gelen hasarın boyutu, hasarlanan parçalar ve işçilik gözetilmesi gerektiğini ve talebin reddedilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını bildirip, davanın reddinin gerektiğini bildirip, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 33. İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
... Tarım İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... kulak küpe numaralı büyükbaş hayvana ait tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı şirkete müzekkere yazılarak hasar dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 21/07/2024 tarihinde Ziraat Mühendisi, Adli Trafik ve Sigorta uzmanı vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine kusur raporu aldırılmak üzere dosya gönderilmiş ve 23/12/2024 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur.
GEREKÇE
Dava, ödenen sigorta tazminatının rücu talebine ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, ... E. ve ...K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davacı, dava konusu trafik kazası sebebiyle meydana gelen kazada ödediği sigorta tazminatının rücunu talep etmektedir. Dolayısıyla davacının aktif husumeti halefiyet ilkesine dayanmaktadır.
TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur.
Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.
Davacı, dava dışı sigortalısına 28/12/2021 tarihinde 4.300 TL ödeme yaptığına ilişkin belgeleri dosyaya ibraz ettiğinden halefiyet ilkesi gereği işbu davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğunu ispatlamıştır.
Dava konusu kaza, 20/11/2021 tarihinde davacının sigortalısı olan hayvana davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelmiştir. Kaza tarihinde davalının, aracın zorunlu trafik sigortacısı olması ve kazanın riziko kapsamında olması sebebiyle davalının pasif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Kaza sonucu davacının sigortalısı olan hayvan telef olmuş ve 4.300 TL sigorta tazminatı dava dışı hayvan sahibine ödenmiştir.
Kazadaki kusur durumunun tespiti için hazırlanan bilirkişi ve ATK raporunda davalının sigortalısı aracın %25 oranında kusurlu olduğu, davacının sigortalısı hayvanın başıboş bırakılması, karayoluna çıkması ve gereken önlemin alınmaması sebebiyle davacının sigortalısının %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının ödediği tazminatın kadri maruf olduğu da bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Kusur oranlarına göre davacının rücu edebileceği miktar 1.075 TL olarak hesaplanmıştır. Ödeme tarihinden takip tarihine kadar geçen sürede davacının 354,38 TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının rücu talebinin kusur durumuna göre kısmen haklı olduğu görülmekle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın haksız fiile dayanması, kusur durumunun ve bedelin yargılama sonunda ortaya çıkması sebebiyle alacağın likit olmadığı kanaatiyle icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Katip · ¸ Hakim · ¸
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/225, K. 2025/139, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama