KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2025
- Esas no
- 2024/247 Esas
- Karar no
- 2025/773
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/04/2024
Karar Metni
2.013 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çeşitli şirketlere danışmanlık hizmeti verdiğini, bu amaçla davalı ... A.Ş. (Eski ünvanı:... Enerji A.Ş.) ile 08/11/2021 tarihinde “Danışmanlık ve Gözetim Hizmetleri Sözleşmesi” akdedildiği, ancak, Danışmanlık ve Gözetim Hizmetleri Sözleşmesi gereği yapılan işin bedeli için düzenlenen.
30/04/2023 tarihli ... numaralı 120.306,34 TL bedelli fatura, 31/05/2023 tarihli ... numaralı 115.360,16 TL bedelli fatura, 30/06/2023 tarihli ... numaralı 7.027,84 TL bedelli fatura bedellerinin davalı şirket tarafından vadesi geçmesine rağmen müvekkili şirkete ödenmediğini, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını beyanla;
fazlaya ilişkin tüm yasal hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, kısmi davanın kabulü ile davacının, 31/05/2023 tarihli fatura bedelinin sonradan arttırılmak üzere şimdilik 45.000,00 TL'sinin vade tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, 31/05/2023 tarihli ... numaralı 115.360,16 TL bedelli fatura ve içeriğine davalı şirket tarafından 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğinden, davalı şirket tarafından kabul edilmiş sayılmasına, yargılama giderleri ile arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilen 08/11/2021 tarihli Danışmanlık ve Gözetim Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca davacının, müvekkilinin maliki olduğu güneş enerji santralinde 7 gün 24 saat danışma ve gözetim hizmeti vermeyi, oluşabilecek kötü niyetli yaklaşımlara karşı caydırıcı bir unsur teşkil etmeyi, tesisin güvenli bir şekilde işletilmesini sağlamayı, işyerinde ve eklentilerinde meydana gelebilecek, yangın, hırsızlık, soygun, yağma, yıkma, işyerinde bulunanların her türlü tehdit ve tehlikelere karşı korumayı, çalışanların can ve mal güvenliklerini sağlamayı taahhüt ettiğini,
bütün bu hizmetlerin karşılığında ise müvekkil şirketin, sözleşmede yazılı bedeli sözleşmede belirtilen usul işlemlerinin tamamlanması akabinde davacı şirkete ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davacı şirketin, taraflar arasında imzalan sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davaya konu edilen hakediş dönemi olan Mayıs ayı içerisinde davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirkete mail gönderilerek çalışanların tesise gelip gitmesinde ulaşım problemi yaşadığı,
çalı arazi malikleri” tarafından tehdit edildiği belirtilerek sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getiremediklerini, motivasyon kaybına uğradıklarını öne sürerek sözde mücbir sebep hali olarak değerlendirildiği ve 19 mayıs 2023 tarihi itibariyle davacının çalışanlarının santrale gitmediğini, sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davacı yanın müvekkiline ait santrallerde güvenliği sağlayamadığı gibi meydana gelen hukuksuzluklarla ilgili genel kolluğa herhangi başvuruda bulunmadığını, sadece olayları seyretmekle yetindiğini, santrale dahi gitmediğini,
davacının kapatıldığını iddia ettiği yol başkasına ait arazi olmayıp devletin kadastral yolu olduğunu, güvenlik hizmeti veren bir firmanın konusu suç teşkil eden böyle bir olaya müdahale edememesinin, suçu kolluğa bildirmemesinin ağır kusurlu bir davranış olduğunu beyanla; davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanak örneği, Danışmanlık ve Gözetim Hizmetleri Sözleşmesi örneği, fatura örnekleri, puantaj kayıtları, devriye sistemi, .... Noterliğinin 08/12/2023 tarih 27174 yevmiye numaralı ihtarname örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 25/09/2024 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 02/01/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"İncelenen davacı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
İncelenen davalı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Tarafların 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde;
Davacı şirketin, sözleşmeye istinaden düzenlediği 31/05/2023 tarihli ... numaralı 115.360,16 TL bedelli fatura bedelinin 102.383,96 TL'sini davalı yandan tahsil edememesinden kaynaklı olarak dava tarihi olan 30.04.2024 tarihi itibariyle davalı ... A.Ş.'den 102.383,96 TL fatura alacağının bulunduğu,
Davalı şirketin, ihtilafa konu olan faturayı ticari defterlerinde kayıt altına almasından kaynaklı olarak dava tarihi olan 30.04.2024 tarihi itibariyle davacı ...Sistemleri ve Danışmanlık A.Ş.'ye 102.383,96 TL fatura borcunun bulunduğu,
Davalı şirketin, ihtilafa konu olan fatura içeriğini kabul etmediğine dair dava dosyasına mail yazışmalarını ibraz ettiği" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Mahkememizin 29/01/2025 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince taraf vekillerinin beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 29/05/2025 tarihli ek raporunda; kök rapor düzenlendikten sonra dava dosyasına yeni bir belge ibraz edilmemesinden dolayı mali yönden kök raporda yer alan görüş ve kanaatlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını bildirdikleri görülmüştür.
GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile sözleşme gereğince yapılan işin bedeli için düzenlenen vadesi geçen fatura bedelinin HMK 109 gereği kısmi dava olarak 45.000,00 TL üzerinden açtığı, bilirkişi ek raporunun akabinde dava değerini toplam 115.360,16 TL'ye ıslah ettiği, ıslah harcının yatırıldığı, ıslah dilekçesinin bir örneğinin karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür.
TTK 21/1 uyarınca, ticari işletmesi gereği bir mal satan, üreten veya bir iş gören ya da menfaat sağlayan tacir, talep üzerine fatura düzenlemek ve bedel ödenmiş ise bu hususu da faturada göstermek zorundadır. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili bir belge olan fatura, VUK 229’da “satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tüccar tarafından müşteriye verilen vesika” olarak tanımlanmıştır. Faturada, sözleşme konusu malın veya işin türü, miktarı, fiyatı ve tutarı ile birlikte eğer mal alıcıya teslim edilmişse teslim tarihi yer alır. Ayrıca bedel ödenmişse bu husus da faturada gösterilir.
TTK 21/2’ye göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.TK 21/2’de yazılı sonucun doğabilmesi için öncelikle gönderilen belgenin fatura niteliğini taşıması gerekir. Yukarıda belirtildiği gibi, fatura taraflar arasında yapılmış bir satış ya da iş görme sözleşmesinin ifa safhasıyla ilgili bir belgedir. Taraflar arasında böyle bir sözleşme ilişkisi bulunmuyorsa düzenlenen belge, fatura niteliğinde sayılmaz ve bu belgeye itiraz olunmaması da TK 21/2’deki sonucun doğumuna yol açmaz. Yine, taraflar arasında yapılan sözleşme geçersizse, böyle bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya itiraz olunmaması da TK 21/2’de öngörülen sonucu doğurmaz.
Fatura, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olduğu için, TK 21/2’ye göre, itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de ancak sözleşmenin ifasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan hususlara -satılan malın veya yapılan işin adedi, türü, bedeli, ücreti gibi – ilişkin olabilir. Bu itibarla alınan faturaya itiraz edilmemesi, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğunu göstermez.
Keza faturaya itiraz edilmemesi, faturada yer almakla birlikte taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenmemiş bir hususa ilişkin fatura kaydının kabul edildiği anlamına da gelmez. Tebliğ olunan faturaya itiraz olunmaması, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini, faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu da göstermez.
Ancak alıcıya verilen faturada mal bedelinin ödendiği gösterilmişse, BK 207/II’ye göre satıcının malı teslime etme ve alıcının semeni ödeme borcunun aynı anda ifa edimesinin gerekli olması karşısında, faturaya itiraz olunmaması, malın teslim edildiğine ilişkin bir karine oluşturur.
Alınan faturaya 8 gün içinde itiraz olunmaması halinde fatura içeriğinin kabul edildiği varsayılır, ancak bu hususun aksi ispat edilebilir. TK 21/2’de, esas itibariyle ispat yükünün yer değiştirmesi ve fatura verende olan ispat yükünün, itiraz süresinin geçmesinden sonra faturaya itirazda bulunmayan tarafa yükletilmesi söz konusudur. İtiraz edilmemek suretiyle alıcı aleyhine yazılı kanıt niteliğini kazanan fatura içeriğinin aksi, ancak yazılı kanıt, ticari defter veya yeminle ispat olunabilir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği yönündedir (Yarg. 3. HD., T. 29.11.2021, E. 2021/7253, K. 2021/12178; Yarg. 11. HD., T. 5.5.2005, E. 2004/7832, K. 2005/4738). Yargıtay, alan tarafın, süresinde itiraz etmediği faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olmasının, malın teslimine karine oluşturduğunu kabul etmektedir. Yine, Yargıtay’a göre; verilen faturaya uzunca bir zaman itiraz edilmediğinde, malın alıcıya teslim edildiğinin kabulü gerekir (Yarg. 11. HD., T. 13.11.1984, E. 1984/4889, K. 1984/5499; Yarg. 19. HD., T. 22.1.1997, E. 1996/4987, K. 1997/217)
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirkete ve davalı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgelerin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, elektronik defterler ile envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğundan davacı şirketin ve davalı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı;
tarafların 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacı şirketin, sözleşmeye istinaden düzenlediği 31/05/2023 tarihli ... numaralı 115.360,16 TL bedelli fatura bedelini tahsil edemediğinin mali bilirkişi tarafından tespit edildiği; davalının 30/04/2023 ve 30/06/2023 tarihli fatura bedellerini davacıya ödediği, 31/05/2023 tarihli faturaya ise 25/01/2024 tarihinde itiraz ettiği, yani 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediği anlaşlmakla;
davalı taraf her ne kadar mayıs ayına ilişkin düzenlenen faturaya konu hizmetin yerine getirilmediğini iddia etse de, davalının 31/05/2023 tarihli faturaya yaklaşık 8 ay sonra itiraz etmiş olması sebebiyle hizmetin yerine getirilmediği iddiasını ispat yükü davalı da olup, davalı hizmetin davacıya yüklenebilecek bir sebepten ötürü yerine getirilmediğini ve ne kadar süre ile hangi tarihler arasında yerine getirilmediğini tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlayamamış, hizmetin yerine getirilmediğinden kaynaklı taraflar arasında fesih durumu yaşanmamış, devam eden haziran ayı faturası davalı tarafça ödenmiş olup,
davacının talebinin haklı ve yerinde olduğu kanaatine varılmış, aksinin davalı tarafından ispatlanamaması sebebiyle. 14/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile 45.000,00 TL alacağın 30/04/2024 olan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte.
70.360,16 TL alacağın 14/10/2025 olan ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dosyada davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ şerhinden bahsedildiği ancak tebliğ şerhine ilişkin belge bulunmadığı anlaşıldığından ıslah öncesi temerrüt tarihinin tespitinde dava tarihi esas alınmıştır.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14).
Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 3.600,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı,
davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek davalı aleyhine arabuluculuk giderleri yükletilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
427,60 TL BAŞVURMA HARCI 768,49 TL PEŞİN HARÇ 768,49 TL PEŞİN HARÇ 1.201,59 TL ISLAH HARCI 1.201,59 TL ISLAH HARCI + 5.910,17 TL EKSİK HARÇ 148,30 TL VEKALET HARCI 7.880,25 TL KARAR VE İLAM HARCI 8.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
+ 195,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
10.740,98 TL TOPLAM
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/247, K. 2025/773, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama