KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/369 Esas
- Karar no
- 2024/683
- Dava
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/06/2024
Karar Metni
988 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın "... Mah. ... Cad.
No: ... /İSTANBUL" adresinde haziranın ilk haftası denetim yapıldığı ve cadde üzerinde bulunan müvekkiline ait 3 binadan yukarıdaki adreste kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği gerekçesiyle 07/06/2024 tarihli 137.972,57 TL ve 29.374,94 TL olmak üzere toplam 167.347,51 TL tutarlı iki fatura tanzim edildiğini, faturalara itiraz edilmesine rağmen bir sonuç alınamadığını beyanla; sözkonusu aboneliğe ait elektriğin kesilmemesi, eğer bir şekilde kesilirse derhal tekrar açılması, ayrıca, işbu davada verilecek hükmün kesinleşmesine kadar sözkonusu kaçak elektrik faturaları için herhangi bir icra takibi başlatılmaması hususlarında 6100 sy.
Kanun md.389 ve devamı gereğince, takdiren teminatsız surette, aksi halde makul teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve müvekkilinin 2 adet fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığını, müvekkili tarafından ... İNŞAAT SAN. ve TİC. LTD. ŞTİ.'nin kullanmış olduğu ... seri numaralı ve ... hizmet numarası ile kayıtlı abonelik sözleşmesi bulunduğunu, ancak borçlu hakkında kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan 06/06/2024 tarihli ve ... seri numaralı tutanaktan kaynaklanan 20.06.2024 son ödeme tarihli 29.374,94 TL ve 20.06.2024 son ödeme tarihli ve 137.972,57 TL bedelli elektrik faturaları borcu bulunduğunu beyanla, davanın usul ve esastan reddi ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı-borçluya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Geçmiş dönem fatura örnekleri, kaçak elektrik nedeniyle düzenlenen 2 adet fatura örneği, Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı örneği, abone sözleşmesi örneği ve abonelik detaylarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
GEREKÇE
Dava; kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla düzenlenen faturalar yönünden, icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
HMK'nun 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir." hükmü amirdir. Yine aynı madde uyarınca eksikliğin giderilmesinin mümkün olması halinde davacıya kesin süre verileceği hüküm altına alınmıştır.
TTK’nın 5/A maddesi “Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükümlerini içermektedir.
05/04/2023 tarih 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Orman kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 7442 sayılı Kanunun 31.maddesinde "6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1.fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi, alacak ve tazminat talepleri hakkında " ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında " şeklinde değiştirilmiş, aynı yasanın geçici 1.maddesinde "bu maddeyi ihdas eden kanunla 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 7036 sayılı kanunun 3. Maddesinin 1. fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır" denilmiştir.
Arabuluculuğa ilişkin esaslar ise, 6325 sayılı Kanun’un 18/A maddesinde “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkememizce verilen 01/11/2024 ara karar ile davacı vekiline arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığına ilişkin beyanda bulunulması ve son tutanağın aslının veya onaylanmış bir örneğinin sunulması hususunda 1 haftalık kesin süre verildiği, ancak süresi içerisinde yazılı olarak beyanda bulunulmadığı, davacı vekilinin 13/11/2024 tarihli celsede alınan beyanı ile "Dava dilekçemizi ve 15/07/2024 tarihli dilekçemizi aynen tekrar ederiz, beyan ettiğimiz üzere doktrinde tartışmalı olmakla birlikte menfi tespit davası eda davası niteliğinde olmayıp arabuluculuk sürecine tabi değildir, bu hususta ...
Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2019/... Esas 2019/... Karar sayılı ilamı da mevcuttur, işbu dosyada arabuluculuğa başvurmadık, davamız arabuluculuk dava şartına tabi olmayıp yargılamanın devamına karar verilmesini talep ederiz, ayrıca elektriğimizin kesilebileceği tehdidi ve endişesi ile hakkımızda açılan icra dosyasına ödeme yaptık, dolayısıyla dosyamız tespit davası mahiyetindedir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Dava dosyasının yapılan incelemesinden; dava menfi tespit talebine ilişkin olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde arabuluculuk faaliyetine başvurulduğunun belirtilmediği, buna ilişkin olarak arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin de sunulmadığı,
13/11/2024 tarihli celsede de arabuluculuğa başvurulmadığının davacı vekili tarafından ikrar edildiği, dava açıldıktan sonra zorunlu arabuluculuğa başvuru yapılması tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından bu haliyle davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı açıkça anlaşıldığından; açılan davanın Arabuluculuk Kanununun 18/A-2. maddesi ile HMK'nun 115/2. maddesi hükmü gereğince, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca davalı vekil ile temsil edildiğinden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/3516 Esas 2023/3830 Karar)
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/369, K. 2024/683, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama