İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/393 K.2025/443

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/393Karar2025/443Tarih24 Haziran 2025Okuma10 dk · 1.976 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
24 Haziran 2025
Esas no
2024/393 Esas
Karar no
2025/443
Dava
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Dava tarihi
09/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.976 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı/borçlu tarafından 24.09.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mahallesi, ...

Sokak No:32, .../İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, Meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 6.332,39 -TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini,

Davalı/borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 6.332,39 -TL hasar bedeli i1e 285,43-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 6.617,82 -TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün...

Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borçlulara Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, Davalılar ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, Borçlular itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını talep ettiğini,

Borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağının tanzim edildiğini, borçluların borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu,

davalılar her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacağın davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalıların bedelden sorumlu olduğunu, .Davalıların .... İcra Müdürlüğünün...

Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine, davalıların aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ikametinin ... ili olması nedeniyle genel yetki kuralları uyarınca davanın görüleceği mahkeme ... ili Yargı Çerçevesi olduğunu, bu nedenlerle ilk itiraz mahiyetinde yetki itirazında bulunduklarını, görülmekte olan davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, zira dava konusu hasarla ilgili olarak müvekkili şirkete hiçbir sorumluluk ve kusur atfedilemeyeceğini, zarar ile müvekkili şirket arasında illiyet bağı bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,

dava konusu iddianın haksız fiil iddiası ve tarih itibariyle ihtilaf söz konusu olduğundan hak kaybı oluşmaması açısından zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarını bildirdiklerini, haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K m.49'a göre zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartları oluşmadığını, Dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabının müvekkili şirket olmadığını, şirketin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar olmadığını, hukuken sorumluluğunun bulunmadığını,

Müvekkili firma tarafından davacı ... firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını ve bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce Davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi Teknik Md. ... tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiğini, Davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını, şematik onay,

saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de Davacı ... firması yetkilisi ...'in imzası ve onayı bulunduğunu, bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda, davacının kendisine ait kablolara zarar verildiği iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı ... firmasının yönlendirmesi ve onayı ile yapılan kazıda yerin altında nereden hangi kablo geçtiğini müvekkili firmanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de müvekkili firmaya kusur atfedilemeyeceğini, Kazı yapılan yerde müvekkili firmaya ait ruhsatlı bir çalışma yapılmış olduğunu, ...

Alt Yapı Yatırım işini yaparken, yatay sondaj çalışmasının yapıldığı yerlerin resimlerinin belli olduğunu, Fakat ... alt yapısına işaret eden herhangi bir durumun yer yüzünde belli olmadığını, birlikte yatay sondaj yapılan yerde ...’un standart derinlikte (100 cm) alt yapısı olması lazım iken yapılan yatay sondaj daha derinden (260 cm) derinlikten gittiğinde rast geldiğini, Hasar Tespit Tutanağının bölgede ... ekipleri ve arıza kaynaklarının yapılmasına müteakip, ... lokalleri 200-05, 100-05 AP Kablo 04 FO/Y ve 06 FO/Y (2 adet bakır kablo biri 100 perli diğeri 200 perli,

2 adet fiberoptik kablo biri 4 kıllı diğeri de 6 kıllı) olarak tutulmuş olduğunu, Bölgede hasar verilen 113 metrelik AP cinsi kablonun demontaj edilen kısmı ise ne yazık ki 50 metre olarak yazıldığını, Ayrıca bölgede yapılmış olan kazı öncesi bölge fotoğraflarında alt yapı ile ilgili hiçbir menhol belli olmamakla birlikte derinlik olarak daha derinden gidilmesine rağmen ... alt yapısına müvekkil firmaya ait yatay delginin denk gelmesinden dolayı sorumluluk hiçbir şekilde taraflarına ait olmadığını, Burada yapılmış olan ekip raporlarında ...’un alt yapısının bakımı yapılmadığı da belli olduğunu,

davacı ... firması kendi görevi olan Menhol yükseltme ve bulma işlerinin bedellerini de müvekkil firmadan istediğini, Bu da davacının kusuruna delil teşkil ettiğini, zamanında yapılmış olan bir bakım çalışmasıyle bu kayıp Menholler bulunsaydı bu iş kazası da belki de ortaya çıkmamış olacağını, Ancak belirttiğimiz gibi tüm bu

olayların ortaya çıkması tamamen davacının kendi kusurundan ileri gelmekte olduğunu, davacı firmanın bizzat kendi başına tuttuğu zarar tutanağı ile var olduğunu iddia ettiği zararını müvekkilinden istemekte olduğunu, zira Mahkemeden alınmış bir delil tespiti yahut bağımsız bir Bilirkişiden alınmış rapor olmadan davacının salt kendi tuttuğu tutanak ile zararın tazminini talep etmesinin ispat hukukunun temeline de aykırı olacağını, davanın reddinin gerektiğini, haksız ve ispat edilemeyen davanın reddini talep ettiğini, Kullanılan malzemelerin tespiti ve bedellerin tespiti ile yeniden hesaplanması gerektiğini,

davacı tarafından talep edilen bedelin fahiş olduğunu, davacı şirketin Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine 16. Maddesine göre Dağıtılamayan Enerji Bedeli adı altında bedel hesapladığını ve müvekkili idareden talep ettiğini, özü geçen yönetmeliğin 16. Maddesi; kesintiler için sınır değerler aşıldığında dağıtım şirketinin kullanıcıya tazminat ödemesine ilişkin olduğunu, bu nedenle davacı şirketin dağıtılamayan enerji bedeli diye adlandırdığı bedelleri müvekkili idareden talep edemeyeceğini, müvekkilinin ....

İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyasında borçlu olmaması nedeniyle davanın reddine, davalının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Belediye Başkanlığı'na müzekkere yazılarak 09/09/2022 tarihinde belirtilen (... Mahallesi, ... Sokak No:32, .../İstanbul) adreste davalı şirketin kazı çalışması yapıp yapmadığı ve ruhsatının olup olmadığı hususunun araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.

20/03/2025 tarihinde bilirkişi ...'nin sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Hasarın meydana geldiği adresteki kablo derinliğinin az ve standartlara (...

Enerji Kabloları Montaj Usul ve Esasları) uyulmadan tesis edildiği, kazı çalışmasının başlaması ile hemen ortaya çıktıkları, tuğla ve ikaz şeridi de olmadığından, hasarın meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğu, dolayısıyla, meydana gelen hasardan, davalı şirketin ve/veya yüklenicisinin (teknik olarak, yönetmeliğin öngördüğü kriterlere göre yer altı kablo tesis edilmediğine ilişkin değerlendirme bakımından) ) sorumluluğu olduğu yönünde bir sonuca(nihai takdir sayın mahkemenize ait olmak üzere) ulaşılamadığı,

Meydana gelen hasardan, davacı şirketin (yönetmeliğin öngördüğü kriterlere göre yer altı kablo tesis edilmediğine ilişkin değerlendirme bakımından) tam kusurlu olduğu, dosyada, olayın meydana geldiği 24.09.2022 tarihi için, sayın mahkemenin talep ettiği yönelik, İBB tarafından gönderilen cevapta, 09.09.2022 tarihinde kazı izninin verilmediğinin belirtildiği, dikkat edilirse, olayın meydana geldiği tarih (24.09.2022) ile İBB'den gelen bilgilerdeki tarihin (09.09.2022) farklı olduğu, dolayısıyla kazı izni ile ilgili hususun tarafımızca anlaşılamadığı / değerlendirilemediği, dolayısıyla davacı şirketin ....

İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyası kapsamında davalı tarafların icra takibine itirazının yerinde olduğu, kanaatinde olduğunu " şeklinde görüş bildirmiştir.

26/05/2025 tarihinde bilirkişi ...'nin sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Davacı şirket vekili tarafından sunulan beyan ve itiraz dilekçesinde, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerimizi değiştirecek nitelik ve içerikte yer bilgi belgenin sunulmadığı, Yapılan itirazlarda, yer altı kablo tesisi derinliğinin az olmasının davalı şirkete zarar verme hakkı vermediği yönünde beyan olsa da, söz konusu yönetmeliğin öngördüğü döşeme kriterleri uygulanmış olsaydı, teknik olarak bu hasarın meydana gelmesinin beklenmediği;

ikaz şeridi, tuğla ve uygun döşeme derinliği (80 cm) olmuş olsaydı, yüzeyden başlayan kazının hemen altında bu kabloların olmaması halinde, hasar görmeyeceği, Diğer taraftan, kazı izni ile ilgili husus ve değerlendirme sayın mahkemenin takdirlerinde olmak üzere, ilgili kabloların uygun döşeme kriterlerinin sağlamamış olması, davacı şirketin görevlendireceği teknik bir elemanın varlığında bile, düşük kotta döşeme olduğundan, hasarın meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğu,

Dolayısıyla, tüm bu değerlendirmeler kapsamında, kök raporumuzdaki değerlendirme ve kanaatimizde (yeni somut bilgi belge olmadığından) değişikliği gerektirecek bir hususun olmadığı, Sonuç olarak, kök raporda da yer aldığı üzere, davacı şirketin .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yönelik, davalı taraf(lar)ın icra takibine itirazının yerinde olduğu," şeklinde görüş bildirmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı tarafından yapılan kazı çalışması sırasında davacıya ait kablolara verilen zararın tazminine ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.

İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.

İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.

İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.

Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.

Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.

Davacının alacağı, davalıların yaptığı çalışma sırasında davacıya ait alt yapıya zarar vermelerinden kaynaklanmaktadır. Hukuki niteliği itibariyle dava konusu alacak, haksız fiile dayanmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalıların, dava dışı ... ile yaptıkları sözleşme kapsamında yapılan kazı çalışmaları sırasında davacıya ait alt yapı kablolarına zarar verildiği anlaşılmıştır.

Davalılar, kazı çalışmasına başlamadan önce davacı şirkete başvuruda bulunduğu, hatların geçtiği yerlerin haritasını veya davacı şirketten yer gösterici bir görevli istediğine dair bir delili dosyaya sunmamıştır. Dolayısıyla davalıların yürüttükleri kazı işinde, zararın meydana gelmemesi için üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği söylenemez.

Davacı şirketin meydana gelen zararın giderilmesi adına dava dışı üçüncü bir kişiyle anlaştığı, üçüncü kişiyle yapılan anlaşmanın götürü bedel usulüne göre yapıldığı anlaşılmıştır.

Yüksek mahkeme içtihatları kapsamında davacı şirket yalnızca, meydana gelen zarar sebebiyle ödeme yaptığı bedeli zarar verenden talep edebilir. Zarar meydana gelmeseydi dahi yapılacak olan giderleri ise talep edemez. Dosya kapsamında denetime elverişli ve usulüne uygun düzenlenmiş bilirkişi raporu uyarınca davacının, meydana gelen zarar sebebiyle yönetmeliğin öngördüğü kriterlere uygun kablo döşemesi yapmadığından tam kusurlu olduğu tespit edilmekle davalı şirketin meydana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağı tespit edildiğinden, davacının iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın reddine karar verilmiş ve davacının kötüniyetli olduğu hususu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddi ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1-Davanın REDDİNE,

2-Kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,

3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 6.617,82-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/06/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/393, K. 2025/443, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/393
Karar No
2025/443
Tarih
24 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/394 K.2025/544
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/394 K.2025/653
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/394 K.2025/625
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/394 K.2025/504
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/395 K.2025/550
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/395 K.2025/430

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.