KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/40 Esas
- Karar no
- 2024/485
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 18/01/2024
Karar Metni
1.549 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının yetkiye yönelik itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira davalı şirket ile müvekkil arasında imzalanan Abonelik Sözleşmesinin 8.6.
Maddesinde " İşbu Sözleşme Türk Hukuku’na tabi olup, işbu Sözleşme tahtında çıkacak tüm uyuşmazlıklarda İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir" hükmü ile Sözleşme kapsamında çıkacak uyuşmazlıklar için yetkili mahkeme ve icra daireleri yetki sözleşmesi ile belirlendiğini, davalı (borçlu) ile müvekkil şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 1 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, ... 'nin 2023/...
E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlu, 21.07.2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz etmiş olup, yapılan itiraz ile icra takibi durduğunu, davalı-borçlunun itirazları ve iddiaları hukuki mesnetten yoksun olup, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, davalı borçlu şirketten olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmediğini,
takibe konu edilen 193.286,01-TL tutarlı olan fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığını, borca ve takibe dayanak fatura, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmediğini, borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve SKTT % 15,00 tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere davacı şirketin portföyünden, usulüne uygun olmayan tahliye dolayısıyla çıktığını, taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği belirlenen faiz oranlarına da uygun olarak faiz belirlenmiş ve faturaya yansıtıldığını,
bu bakımdan tamamıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak yansıtılsığını bildirip, davanın kabulüne, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,
İtirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dosyasından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin faaliyet merkezinin Bursa ili olduğunu, ayrıca sözleşme konusu hizmet de Bursa ilinde ifa edilmesi gereken bir hizmet olduğunu, HMK Mad.
6 gereğince genel yetkili mahkeme davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, b nedenle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olan davaya öncelikle yetki yönünden itiraz ettiğini, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini, davacının dayanak yapmaya çalıştığı sözleşmede müvekkili şirkete atfedilen imzayı da kabul etmediğini, imza itirazında bulunduğunu, bu sebeple sözleşme gereğince de sayın mahkemenin yetkili olabileceğine dair davacı iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
davaya konusu alacak talebine karşı zamanaşımı itirazında bulunuyor ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, davalının, taraflar arasında imzalandığını iddia ettiği sözleşme gereğince "cayma bedeli"ne yönelik bir istemde bulunmakta, buna dair ... nin 2023/...
E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, bu takibe yönelik itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiğini, davacının yapmış olduğu icra takibi ve açtığı dava hukuki mesnetten yoksun olduğunu, haksız menfaat sağlama gayesi ile yapıldığını, Bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davaya dayanak sözleşme, fatura ve alacak istemi hukuka aykırı olduğunu bildirip, öncelikle sözleşmede yer alan imzaya itiraz ettiğini, müvekkili şirket yetkilisi ile davacı şirket arasında iddia edilen cezai şart alacaklarını içeren bir sözleşme imzalanmadığını, bu nedenle sözleşmeye ve sözleşmede yer alan cezai şart hükümlerine itiraz ettiğini,
dava konusu faturanın müvekkili şirkete e- posta veya SMS yolu ile gönderildiği müvekkili şirketin itiraz etmemesi sebebiyle fatura içeriğinin kesinleştiğine yönelik iddiaların da doğru olmadığını, ... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı 31.03.2023 tarihli ihtarnamesi faturaya müvekkili şirketin itiraz ettiğini açıkça gösterdiğini, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkisizlik kararı verilerek Yetkili Bursa Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini,
zamanaşımı itirazı nedeniyle davanın reddine, davanın esasına yönelik itirazlarımız gereğince davanın ve talep edilen icra inkar tazminatı ile tüm taleplerin reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... İcra Dairesi 2022/... esas sayılı dosyasının bir suretinin gönderilmesi istenilmiştir. Davalı, (VKN ... ) ... Limited Şirketi' nin sicil kayıtlarının istenilmiştir. ... ne müzekkere yazılarak, ... Mah., ... ... Sok., No: ... / İSTANBUL adresi ile, ... Mah., ... Cad., No: ... / İSTANBUL adreslerinde 21/07/2021 tarihi itibariyle kimin faaliyet gösterdiğinin araştırılarak, tutulacak tutanağın gönderilmesi istenilmiştir.
GEREKÇE
Dava, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle düzenlenen faturaya dayanılarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde; takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Takip dayanağı fatura, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle düzenlenmiştir. 21/07/2021 tarihli tutanağın incelenmesinde sözleşmesiz olarak sayaçtan elektrik kullanıldığının tespit edildiği görülmüştür.
Kaçak elektrik tespit tutanağı özel hukuk tüzel kişisi olan davacı tarafından düzenlenmiş bir belgedir. Davacının hukuki kişiliği gözetildiğinde bu tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli olma niteliği bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalının kaçak elektrik kullandığı iddiası davacı tarafından ispat edilmelidir. Somut olayda dosyaya ibraz edilen belgelerin incelenmesinde; tutanakta ve faturada belirtilen adresin “... Mah. ... ... Sk. No: ... İstanbul” olduğu görülmüştür.
Davacı şirket çalışanlarının kaçak elektrik kullanıldığını tespit ettiği adres aynı adrestir. Ancak davalı şirketin sicil kaydına ve belediye yazılarına göre davalının faaliyet adresi “... Mah. ... Cad. No: ... İstanbul” adresidir. Taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığından sözleşme adresinin tespiti mümkün olmamıştır.
Adres farklılığın mahkememizce araştırılması sonucu ilgili kolluk birimi tarafından düzenlenen 14/05/2024 tarihli tutanağa göre, iki adresin de farklı yerlere ait olduğu ve adreslerde şu an farklı kişilerin faaliyet gösterdiği, 21/07/2021 tarihinde kimin faaliyet gösterdiğinin tespit edilemediği anlaşılmıştır. Tarafların ibraz ettiği belediye kayıtlarına göre davalı şirketin kapı numarasının belediye kararı ile değiştiği, 78/2 iken 74A/2 olduğu görülmüştür.
Bunun dışında tutanağın düzenlendiği ... Mah. ... ... Sk. No: ... İstanbul adresinde davalının faaliyet gösterdiğine dair bir bilgi veya belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Davacı taraf sunduğu 12/06/2024 tarihli beyan dilekçesinin ekinde yer alan ...
Belediyesi’ne ait 09/02/2024 tarihli yazının içeriğine göre iki adresin de aynı yere ait olduğunu iddia etmiş ise de, hem mahkememizce yapılan kolluk araştırması sonucuna göre hem de diğer belediye evraklarının incelenmesinde iki adresin farklı yere ait olduğu anlaşıldığından, davacının bu iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
21/07/2021 tarihli tutanağın incelenmesinde yalnızca davacı kurum çalışanlarının imzasının bulunduğu, davalı şirket temsilcisinin imzasının bulunmadığı ve davalı iş yerinde tespit yapıldığını gösteren başka bir fotoğraf, video vs. bir belgenin sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından düzenlenen fatura 26/07/2022 tarihlidir ve tespit tarihi olan 21/07/2021’den bir yıl sonra düzenlenmiştir. Yapılan kaçak elektrik tespitinden 1 yıl sonra davalı hakkında fatura düzenlenmesi de, davalının savunmalarını desteklemektedir. Davacının yaptığı işlemler ve ibraz ettiği belgeler davalının kaçak elektrik kullandığını ispat etmekten uzaktır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle kaçak elektrik kullanımına ilişkin düzenlenen 21/07/2021 tarihli tespit tutanağı ile 26/07/2022 tarihli faturanın davalı işyerinde yapılan tespite dayandığını ve davalı işyerinde tespit yapıldığını gösteren bir delil bulunmadığından, davalının kaçak elektrik kullandığı davacı tarafından ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebi mahkememizce kabul edilmemiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/40, K. 2024/485, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama