İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/444 K.2025/149

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/444Karar2025/149Tarih10 Mart 2025Okuma10 dk · 2.039 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
10 Mart 2025
Esas no
2024/444 Esas
Karar no
2025/149
Dava
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
02/08/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.039 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 2014 yılından beri günümüzün en gelişmiş küresel ve yerel teknoloji ürünlerinin dağıtımını hızlı, güvenli ve kusursuz şekilde gerçekleştiren, Türkiye’nin lider teknoloji dağıtıcısı olduğunu, müvekkili şirket, bünyesinde barındırdığı "...", "..." markaları ile başta masaüstü bilgisayar, oyuncu bilgisayarı, monitör, klavye, mouse, kulaklık olmak üzere her türlü bilgisayar donanımının ithalat, kurulum, bu cihazların ve gerekli program ve/veya yazılımların bakım, onarım, montaj, pazarlama, satış, kiralama ve gerekli servis hizmetlerinin verilmesi işleri ile iştigal ettiğini,

müvekkili şirketin 24.05.2024 tarihinde davalı firmadan 100 adet ''...'' model monitörü 380.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını, İşbu ürünlere ilişkin tutar müvekkili şirkete ait ...

Bankası ... nolu kredi kartı ile 6 taksit şeklinde yapılmış olduğunu, halihazırda 3 taksitinin ödendiğini, dava süresince müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması adına aşağıda gerekçeli olarak izah edeceği üzere geri kalan taksitler için öncelikle HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, satın alma işlemi sırasında davalı, ürünlerin stokta bulunduğunu ve ürünlerin teslimatını hemen yapabileceğini belirtmiş ise de öncelikle 12 adet ürünü teslim ettiğini, bir hafta içerisinde de geri kalan 88 adet ürünü teslim edeceğini öngördüğünü, ancak, Mahkemeye sunmuş olduğu fatura incelendiğinde görüleceğini,

faturanın sağ üst köşesinde ürünlerden 15 adeti hemen geri kalanını daha sonra teslim edeceği belirtilmesine rağmen 15 monitör yerine 12 monitör teslim edilmiş olduğunu, davalı personellerine izahı sorulduğunda ise ''müvekkili şirkete satılan ürünlerin başka müşteriye satışı sağlanmıştır'' şeklinde hukuktan ve ticari usulden uzak bir açıklama yapıldığını, görüleceği üzere; davalı faturalandırarak, satmış olduğu aynı ürünü başkasına da satarak ticari ahlaktan ve hukuktan uzak hareket ettiğini, Bu durum dahi başlı başına izaha muhtaç olduğunu,

yaşanan tüm bu olumsuzluklara rağmen müvekkili şirketin davalının büyük bir firma olmasına güvenerek, bizzat davalı tarafından ürünlerin teslimi için belirtilen süreyi de beklediğini, ancak yine satın alım işlemleri üzerinden üç hafta geçmesine rağmen ürünlerin teslim edilmediğini, bu nedenle, müvekkili şirketin durumu öncelikle sulhen çözmek adına davalı ile 10.06.2024 tarihinde yeniden telefonla iletişime geçtiğini, bu telefon görüşmesine binaen davalının bu sefer de ürünleri 7-10 iş günü içerisinde teslim edeceğini belirten e- mail attığını,

araya giren bayram tatilini de dikkate alan müvekkiline iyiniyetle 1 Temmuz 2024 tarihine kadar ürünlerin kendisine teslimini beklediğini, davalının bizzat kendisi tarafından öngördüğü sürenin bitimiyle beraber müvekkiline ürünleri tedarik edemediğini, bu nedenle de ürünleri teslim edemeyeceğini ve müvekkilinden iade talebi oluşturmalarını talep ettiğini, temerrüde düşen borçlunun iade talebine ilişkin önerisi hukuken bir anlam ifade etmeme yanında ticari hayatın teamüllerine de aykırı olduğunu, zira müvekkili şirketin doğal olarak,

ekli faturalarda görüldüğü üzere satın aldığı ürünleri bir başkasına satarak devrettiğini bildirip, öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile yargılama süresi boyunca dava konusu aylık bakiye taksit ödemelerinin takdiren teminatsız, aksi yönde kanaat hasıl olması durumunda ise teminat karşılığında durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilerek,

müvekkiline teslim edilen 12 adet ürünün bedeli olan 45.600,00 TL düşüldükten sonra müvekkili şirkete teslim edilmeyen 88 adet ürünün bedeli olan bakiye 334.400,00 TL'nin ve teslim edilmeyen ürünlerden kaynaklı müvekkilinin uğradığı müspet zarara ilişkin olarak 150.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan arabuluculuk son tutanak tarihi olan 18.07.2024 itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın 24.05.2024 tarihinde müvekkili şirketin Beylikdüzü mağazasından dava konusu 100 adet ... marka monitör satın aldığını, davacı tarafından satın alınan 12 adet cihaz ayıpsız bir şekilde davacı yana teslim edildiğini, davacı yanın ise henüz teslimi tamamlanmamış 88 adet cihaz için huzurdaki davayı ikame ettiğini, dava konusu ürünlerin 88 adedinin mağaza stoklarında bulunmaması nedeniyle yalnızca 12 adet ürün teslimi yapılabildiğini, davacı yana teslimi yapılamayan ürünlerin bedel iadesi ve muadil ürün teklifinde bulunulmuşsa da davacı işbu teklifleri reddettiğini,

davacı yanın müvekkili şirketin Beylikdüzü mağazasından 100 adet ... marka monitör satın almış olduğunu, iş bu monitörlerden 12 adedinin teslimi müvekkili şirketçe ayıpsız bir biçimde gerçekleştirildiğini, kalan 88 adet monitörün teslimi için müvekkili şirketin mevcut olan 100 mağazasında stok incelemesi yapıldığını, fakat hiçbir mağazada dava konusu üründen mevcut olmadığının tespit edildiğini, akabinde, müvekkili şirket tarafından teslim edilemeyen 88 adet ürünün bedel iadesi ve muadil ürün teklifinde bulunulduğunu, davacı yan ise işbu teklifleri haksız bir biçimde reddederek huzurdaki davayı ikame ettiğini,

söz konusu ürünlerin davacı yana teslimatının yapılamaması nedeni ürünün müvekkili şirketin 100 mağazasında da stoklarda mevcut olmadığını, müvekkili şirketin mağazalarında stoklar çok hızlı bir biçimde değişiklik göstermekte olup sistemsel nedenlerden dolayı satış esnasında ürünler stoklarda gözüktüğünü, stok sisteminde meydana gelen sistemsel sorunda müvekkil şirketin kusuru bulunmayıp bu durumun tespit edildiği gibi davacıya 88 adet ürünün bedel iadesi ve muadil ürün teklifinde bulunulmuşsa da davacı yan işbu teklifleri reddettiğini, sözleşmeden doğan bir borcun ifasının,

sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan bir maddi engel nedeniyle mümkün olmaması halinde, söz konusu borcun ifası bakımından maddi imkânsızlık meydana geldiğini, sonuç olarak, somut olay bazında söz konusu borcun ifası bakımından maddi imkansızlık meydana gelmiş olduğunu, müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, işbu nedenle haksız davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından sağlanan hizmette herhangi bir ayıp bulunmadığını, somut olay bazında söz konusu borcun ifası bakımından maddi imkansızlık meydana geldiğini,

müvekkili şirketin müşteri memnuniyetini sağlamak için üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, hayatın olağan akışında stokta bulunmayan ürünlerin teslim edilememesinin bir zorunluluk olduğu izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirketin nihai amacı müşteri memnuniyetini sağlamak olduğu üzere davacı yana gerekli teklifler yapıldığını, davacı yanın müvekkili şirketin tekliflerini kabul etmemesi sebebiyle müvekkili şirket tarafından sağlanan hizmetin ayıplı olduğundan bahsedebilmenin mümkün olmadığını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini,

yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, satış sözleşmesine dayalı olarak satış konusu malların teslim edilmemesi sebebiyle bedel iadesi ve kâr kaybı talebine ilişkindir. Taraflar arasında 24/05/2024 tarihinde 100 adet monitör satışı için satış sözleşmesi kurulmuş ve davacı alıcı 380.000 TL satış bedelini ödemiştir. Satılan monitörlerden 12 tanesinin alıcıya teslim edilmesine rağmen, kalan 88 adedin teslim edilmediği gerekçesiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafın savunması ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde teslim edilmeyen ürünlerin davalı satıcının stok bilgisinde yaşanan hata sebebiyle teslim edilemediği anlaşılmıştır.

Satış sözleşmesi TBK md. 207’de “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Satıcının temel borcu, TBK md. 210’a göre satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmektir. Alıcının temel borcu ise, TBK md. 232 uyarınca satış sözleşmesinde kararlaştırılmış olduğu biçimde satış bedelini ödemek ve kendisine sunulan satılanı devralmaktır.

Somut olayda davacı alacaklının satış bedelini ödediği, davalı satıcının ise 88 adet monitörü teslim etmediği sabittir. Satış konusu malın niteliği gereği cins mal olması ve cins yok olmaz ilkesi gereği, stok hatası ve malın stoklarda bulunmaması imkânsızlık hukukî sonucunu doğurmaz. Satılan mal davalının stoklarında bulunmasa da teslim borcu devam eder.

Davalının kendi stoklarında yaşanan hata ise davalının sorumluluğunda olup, malların teslim edilmemesinde davalının sorumluluğunu ve kusurunu ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla davalı satıcının, bedeli ödenmesine rağmen malları teslim etmemesi TBK md. 212 uyarınca satıcının temerrüdü hukukî sonucunu doğurur. Bu maddede yapılan atıfla uygulanması gereken borçlunun temerrüdü hükümlerine göre, davacının kullanabileceği seçimlik haklar TBK md. 125’te sayılmıştır.

Davacının talebi maddenin ikinci fıkrasına göre, ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçerek zararın tazmini şeklindedir. TBK md. 125/2 hükmü “ Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.” şeklindedir.

Davacının bedel iadesi talebinin değerlendirilmesinde; 100 monitör için toplamda 380.000 TL ödendiği, teslim edilmeyen 88 monitör yönünden davalının temerrüde düştüğü, temerrüde düşmede davalının kusurlu olduğu ve davacının seçimlik haklarından ifadan vazgeçme hakkını kullandığı kanaatiyle, bedel iadesi talep edebileceği anlaşılmıştır. Teslim edilen 12 monitörün bedelinin düşümü sonucu, teslim edilmeyen monitörlerin bedelinin 334.400 TL olduğu ve davacının bu miktar bedelin iadesini talep etme hakkı olduğu hesaplanmıştır.

Davacının bir diğer talebi müspet zarar olarak kâr kaybının tazminidir. Yargıtay 23. HD’nin 2014/9421 Esas ve 2016/1340 Karar sayılı ilamında müspet zarar “Olumlu zarar, tamamen haklı olan tarafın sözleşmeden tamamen haksız olarak dönen taraftan isteyebileceği tazminatın konusunu oluşturup, olumlu zarar kapsamında kalan kâr mahrumiyeti sözleşmeden dönen tarafın tamamen haklı dahi olsa isteyebileceği alacak kalemlerinden değildir.

Sözleşmeden dönmenin bir başka sonucu olan olumlu zararın tazmininde; tazminat isteyen kişi hem sözleşmeden dönen taraf olmamalı ve hem de kusuru bulunmamalı; tam aksine, karşısındaki kişi hem sözleşmeden dönen taraf ve hem de dönmede kusurlu olmalıdır. Sözleşmeden haklı olarak dönen (davacı) taraf, direnime düşmekte tamamen kusurlu olan (davalı) taraftan ancak olumsuz zararını isteyebilir.

Her iki tarafın da kusuru varsa, olumlu ya da olumsuz zararın tazmini talebinde bulunamazlar; sadece, birbirlerine kazandırdıkları yararlı şeylerin iadesini, nedensiz zenginleşme kurallarına göre talep edebilirler. Tazminat borcunun doğması için temel koşul "kusur" olduğundan, tazminat isteyen tarafın "kusursuz" olması gerekir. Bir tarafın "az kusurlu", diğer tarafın "çok kusurlu" olmasının bir önemi yoktur.

Az kusurlu olan taraf da sözleşmenin bozulmasına kusuruyla sebebiyet vermiş sayılacağından tazminat isteyemez. Bu gibi durumlarda feshe taraflar "ortak kusuru" ile sebebiyet vermiş olacaklarından tazminat istenemez ve sözleşmenin tasfiyesi gerekir. Tasfiyeden amaç, tarafların sözleşme etkisinden kurtulması, sözleşmenin yapıldığı tarihteki durumlarına geri döndürülmesidir.

Böylelikle taraflar sözleşme nedeniyle birbirlerinin malvarlığına kattıkları değerlerin iadesini isteyebilecektir. Borçlu, alacaklının talep ettiği olumsuz zararı ödemek istemiyorsa, direnime (temerrüde) düşmekte kusurlu olmadığını kanıtlamak zorundadır. Aksi halde, zarardan sorumlu olur.” şeklinde açıklanmıştır.

Yine Yargıtay 3. HD’nin 2019/99 Esas ve 2019/9079 Karar sayılı ilamında müspet zarar “Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır, kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır.

Kâr kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kardan yoksun kalan tarafın malvarlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik yoktur. Burada kardan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir.” şeklinde açıklanmıştır.

Bahsedilen içtihatlar uyarınca davacının sözleşmeden dönen taraf olması sebebiyle müspet zarar talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Zararın ispatı yönünden yapılan değerlendirmede de davacının somut olarak zararını ispatlaması gerektiği, soyut olarak ileri sürülen zarar ile tazminat talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.

Bu doğrultuda davacının teslim edilmeyen monitörler ile ilgili üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerin bulunmadığı ve monitörlerin başka satıcılardan temin edilme imkânının olduğu değerlendirilmiştir. Dolayısıyla müspet zarara ilişkin somut bir zararın ispatlanamadığı ve varsayım olarak ileri sürülen teslim edilmeyen monitörlerin satışından elde edeceği kârın müspet zarar olarak talep edilemeyeceği anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında geçerli bir satış sözleşmesi kurulduğu, davalı satıcının satılan malları teslim etmeyerek temerrüde düştüğü, davacının seçimlik haklarından sözleşmeden döndüğü ve bu sebeple teslim edilmeyen ürünlerin bedelinin iadesini talep edebileceği, ancak müspet zararın talep edilemeyeceği kanaatiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,

-Teslim edilmeyen ürün bedeli olarak 334.400,00 TL’nin 18/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

-Müspet zararın tazmini talebinin reddine,

2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 22.842,86-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 9.051,08-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 13.791,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 9.051,08-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 9.478,68TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan; 50,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 50,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 31,55-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 53.504,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2024 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 1.328,76 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2.271,24 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

-Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına,

8-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2025

Katip ... Hakim ...

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/444, K. 2025/149, 10 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/444
Karar No
2025/149
Tarih
10 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/444 K.2025/206
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/444 K.2025/178
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/445 K.2025/165
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/445 K.2025/219
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/445 K.2025/181
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/445 K.2025/259

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.