KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/823 Esas
- Karar no
- 2025/815
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/04/2025
Karar Metni
1.014 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça ... isimli proje tanıtıldığını, müvekkilinin satış ofisindeki maketten satış müdürünün açıklamalarından, tarafına verilen broşür ile kitapçıklardan ve internet sitesindeki video ve tanıtımlarından etkilenerek daire satın aldığını ancak taahhüt edilen imalatların zamanında yada hiç yerine getirilmediğini, teslimden sonra gerek kendi konutu, blok site yerleri ile ilgili ayıp ve eksiklerin ortaya çıktığını, spor ve sosyal alanların satış sırasında siteye ait olduğunu özellikle belirtmiş olmalarına rağmen davalının kendi adına alıp siteye zoraki kiraya verdiğini,
30.000 dönümlük peyzaj alanın sözünün yerine getirilmediğini, söz konusu ayıpların giderilmesi adına davalı tarafça iletişime geçilmiş olmasına rağmen bugüne kadar olumlu gelişmenin kaydedilemediğini beyan etmiştir. Bu nedenlerden dolayı; şimdilik 150.000,00 TL'lik indirim tutarının davalı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ettiğini bildirmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacı tarafa satışı ve devir işlemlerin müvekkili şirketi tarafından gerçekleştirilemediğini, satıcı sıfatı ile diğer davalı yanın yer alması hasadiyle müvekkili şirketin anılı sözleşme ile bağıtlanmadığı, müvekkili şirket ile davacılar yanlar arasında herhangi bir ödeme ilişkisinin olmadığının gözeterek müvekkili şirkete karşı husumet yönetilmeyeceğinin, açık olduğunu, sonuç itibariyle HMK 'nın 115.
Maddesi uyarınca tarafların dava ve ehliyetine sahip olmaları dava şartları arasında yer aldığından ve bu eksiklikte sonradan tamamlanamayacağından, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini davacı yanın ayıp ve eksik iş bulunduğuna dair iddalarını da mesnedsiz olduğunu, ayrıca görev yetki itirazının bulunduklarını da beyan etmiştir.
Bu nedenlerden dolayı; davacıların belirsiz alacak davası açmasından hukuki menfaat olmadığından davanın reddinin aksi kanaatte olunması halinde dava değerinin belirlenmesi için davacı yana kesin süre verilerek eksik harcın tamamlatılmasının ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıların üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini bildirmiştir.
Davalı ...A.Ş. Vekili cevap dilekçesi özetle; müvekkili şirketin sermaye piyasasına tabi bir gayrimenkul yatırım ortaklığının olduğu, bu sebeple inşaat ve imalat faaliyetinde bulunmadığını ve bu amaçla personelde bulundurmadığını, davacıların imzaladığı sözleşme ile müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığının kabul ettiklerinin bu nedenle müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu ile davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca her türlü afiş,
broşür el ilanı ve benzeri yayınlarda kullanılan ifadelerin tanıtım bilgi mahiyetinde olduğu taahhüt niteliğinde olmadığının bu hususun davacıların taraf olduğu sözleşme ile sabit olduğunu ve davanın ispatlanamadığı beyan etmiştir. Bu nedenlerden dolayı; öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ve yargılama ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini ifade etmiştir.
DELİLLER
İstanbul Esnaf ve Sanatlarlar Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davacıların Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
...Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
GEREKÇE
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır.
Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/823, K. 2025/815, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama