KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Esas no
- 2025/925 Esas
- Karar no
- 2026/143
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 14/11/2024
Karar Metni
1.040 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takip icra dairesince durdurulduğunu, müvekkili şirket görevlilerince 15.08.2024 tarihinde davalının kullanımında olan adreste yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(b) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmek suretiyle kaçak elektrik tüketimi yaptığını, H/... seri numaralı, 15.08.2024 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini,
bu tutanağa istinaden 118.212,66 TL kaçak tüketim faturası ve 78.578,58 TL Ek kaçak tüketim faturaları tahakkuk ettirildiğini, davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak bu takip borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, müvekkilin alacağının temini bakımından haricen edilen bilgilere göre borçlunun birçok borcunun olduğunu, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, borçlunun yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla alacağın aslı,
faiz ve fer'isi ile masraf ve harçlarının tamamına ilişkin itirazın iptaliyle devamını, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesi yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu abonelik sözleşmesine dayandığını, müvekkili tüketici konumunda olduğunu, müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından tesis edilen elektrik enerjisi müvekkil tarafından kullanılmadığını, müvekkil tarafından fiili olarak kullanılmayan elektrik enerjisinin kaçak olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından tazmin edilen kaçak elektrik kullanıldığına dair tutanaklar hukuka aykırı şekilde düzenlendiğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın esastan reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE
Dava, kaçak elektrik kullanılması sebebiyle düzenlenen faturaların tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Somut olayda dava konusu takip dosyasının usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görüldü. Takip dayanağı alacak kaçak elektrik kullanımına dayanmaktadır. Davacı şirket, davalı aleyhine 15/08/2024 tarihinde kaçak kullanım tutanağı tanzim etmiş ve buna dayalı olarak 78.578,58 TL’lik ve 118.212,66 TL’lik iki adet fatura düzenlemiştir. Bu faturaların tahsili için dava konusu takip başlatılmıştır.
Yargılama sırasında davacı şirket takip konusu faturaları iptal ederek yeni faturalar düzenlemiştir. Davacı vekilinin 14/08/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde ilgili komisyon raporu ve yeni faturaları sunmuştur. Komisyon raporunun incelenmesinde, takip ve dava konusu faturalarda hesaplama hatası olduğu, bu sebeple kaçak kullanım tutanağı ile 78.578,58 TL’lik ve 118.212,66 TL’lik faturaların iptal edildiği anlaşılmıştır. İptal sonrası yeni düzenlenen faturalar 4.894,31 TL ve 90.177,05 TL değerindedir. Davacı vekili, davanın yeni düzenlenen faturalar esas alınarak devam ettirilmesini talep etmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere itirazın iptali davaları takiple bağlı davalardır. Takipte belirtilen sebep, açılan itirazın iptali davasında değiştirilemez. Takip dosyasında borcun sebebi olarak sözleşmeye bağlı olarak iptal edilen faturaların toplamı 207.417,97 TL gösterilmiştir. Dava dilekçesinde de borcun sebebi iptal edilen iki adet fatura olarak açıklanmıştır. İptal üzerine yeni faturalar takip ve dava tarihinden sonra düzenlendiği için bu yeni faturaların takip sebebi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Açıklanan sebeplerle, takip konusu borç sebebi olan faturaların iptal edilmesi, davacı şirketin davalı adına yeni fatura düzenlemesi gözetilerek, itirazın iptali davasının takiple ve takip sebebiyle bağlı olması sebebiyle yeni düzenlenen faturalar esas alınarak yargılamaya devam edilmeyeceği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebi kabul edilmemiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/925, K. 2026/143, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama