İçeriğe geç
AC
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi Esas: 2026/483 Karar: 2026/385 Tarih:

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/483 K.2026/385

Özgün Analiz

Olay Özeti: Elektrik dağıtım şirketi olan davacı, davalı hakkında kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenleyerek tahakkuk ettirdiği bedel için icra takibi başlatmış, takip itiraz üzerine durunca itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemiştir. Davalı, abonelik sözleşmesi bulunmadığını, takibin dayanaksız olduğunu ve tüketici mahkemesinin görevli olduğunu savunmuştur. Dava asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararıyla ticaret mahkemesine gelmiş, vergi dairesi davalının ikinci sınıf tacir olduğunu bildirmiştir.

Hukuki İlke: Mahkeme, görevin HMK md. 114 uyarınca dava şartı olduğunu ve TTK md. 4 kapsamında ticaret mahkemesinin yalnızca mutlak veya nispi ticari davalara bakacağını belirtmiştir. Nispi ticari dava için her iki tarafın tacir olması yetmez, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Taraflardan biri için ticari iş sayılan işin karine gereği diğeri için de ticari sayılması davayı ticari hâle getirmez; kanun ticari davayı ticari iş değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Kaçak kullanım bedeline ilişkin bu uyuşmazlık ticari dava sayılmamıştır.

Uygulama Sonucu: Görevsizlik nedeniyle dava usulden reddedilmiş, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğu tespit edilmiş ve olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle dosyanın merci tayini için üst mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Davalının vergi kaydında tacir görünmesi davayı ticaret mahkemesine taşımaya yetmez; dilekçede uyuşmazlığın davalının ticari işletmesiyle bağı somut olarak gösterilmelidir. İki mahkeme de görevsizlik verdiğinde olumsuz görev uyuşmazlığı doğar ve merci tayini yargılamayı uzatır; bu nedenle davayı açarken taraf sıfatları ve işletme bağlantısı baştan belgelenmelidir.

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/483 Esas KARAR NO :2026/385

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:05/07/2025 KARAR TARİHİ:04/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalıya karşı, davacı şirket tarafından dağıtımı sağlanan elektrik enerjisinin kaçak olarak kullanıldığının tespitine ilişkin yetkili memurlar tarafından f/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş ve Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takip borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, davalı elemanlarınca yapılan kontroller sırasında, davacının kaçak elektrik kullandığı saptandığını ve kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, davalı, ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak alacaklının alacağına kavuşmasını engellemekte olduğunu ve bu sayede zaman kazanmaya çalışmaya çalıştığını, borçlunun itirazının yerinde olmadığını, bu sebeple borçlunun yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla, alacağın aslı, faiz ve fer'isi ile masraf ve harçlarının tamamına ilişkin itirazın iptaliyle devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yine davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın asliye hukuk mahkemeleri değil tüketici mahkemeleri olduğunu, herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını,davacı tarafından takip dayanağı belge gösterilmeksizin icra takibi başlatıldığını, takip alacağının hangi dayanak ilişki ve hangi faturalara istinaedn talep edildiğini belirtmediğini ve takip alacaklısının ... olması ve şahsının 2019 tarihinden bu yana ... ile başkaca bir borç ilişkisi içerisinde olması mümkün olmadığını,şahsının icra dosyasına konu alcağa ilişkin olarak bir aboneliği ve abonelik sözleşmesi bulunmadığını, fazlaya ilişkin tüm ihbar dava talep ve şikayet Anayasa mahkemesine bireysel başvuru haklarının salkı tutmak kaydıyla ve leyhteki tüm hususları reddettiğini, davacı tarafın iddia olunan borç tutarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... ve 06/05/2026 tarihli görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememizin 2026/483 esasına kaydının yapıldığı anlaşıldı. Dosyada bulunan dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi ve tacir araştırması için kurumlara yazılan müzekkere cevapları incelendi. GEREKÇE: Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Yenibosna Vergi Dairesi'nin cevabi yazısında davalı ...'in 2. Sınıf tacir sıfatına hazi olduğunu bildirdiği, Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, 2-Karar kesinleştiğinde Mahkememiz ile ....Asliye Hukuk Mahkemeleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan görevli merci tayini için dosyanın HMK md. 21/1-c ve HMK md. 22/2 uyarınca ortak görevli üst mahkemeye gönderilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/483, K. 2026/385, 4 Haziran 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama