KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2018
- Esas no
- 2015/1164 Esas
- Karar no
- 2018/503
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/12/2015
Karar Metni
1.234 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı ile ... Kurumu arasında kar ve zarara katılma sözleşmesi yapıldığını, Davalı taraf ile alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi düzenlendiğini sözleşmeden kaynaklanan alacağın 21.476,15-TL olduğunun, kötüniyetli itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamını %20 icra-inkar tazminatının da davalıdan tahsiline yönelik karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davaya konu sözleşmenin alacacağın temliki sözleşmesi değil, borcun nakli sözleşmesi olduğunu, davaya konu borcu devreden ... Kurumu A.Ş.'nin tasfiye halinde olduğunu, müvekkili şirketin borcu devralan sıfatını haiz olduğu için bu borçtan dolayı takip başlatılamayacağını ve davacı aleyhine %20 icra-inkar tazminatı hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi yönünde karar verilmesi talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
Tarafların bildirdiği delil ve belgeler, icra dosyası getirtilerek dosya içerisine alınmış, dosya kapsamında davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde Bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacının verilen kesin süre içerisinde bu kapsamda yapılacak Bilirkişi incelemesi için gerekli olan, talimat ve posta masrafları ile Bilirkişi ücretinde verilen kesin süre içerisinde yatırmaması üzerine davacının, davalı tarafa ait ticari defter ve belgeler üzerinde yaptırılacak Bilirkişi incelemesi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş dosyanın finans işlemleri uzmanı bir Bilirkişiye tevdii ile taraflarına iddia ve savunmaları, dosyaya sunulan diğer delil ve belgeler ile icra dosyası kapsamında Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava, temlik sözleşmesine dayalı alacağın ödenmemesi üzerine davacı tarafça davalı aleyhinde başlatılan icra takibinde, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
Somut olayda davacı ile davalı arasında düzenlenen temlik sözleşmesi uyarınca davacının ... Kurumu'ndan olan alacağının davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ancak davalının bir kısım taksitlerin edimini yerine getirmediği iddiasıyla davacının icra takibi başlattığı ve itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, birikimlerinin ... Kurumu A.Ş. nezdindeki ... numaralı hesaba yatırdığı, finans kurumunun kendisine kağıt üzerinde "alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi" imzalatmasına rağmen taksit anlaşması ve davalının da bu borçları ödeyeceğine kefil olduğu belirttiği sözleşme imzalattığı davalı tarafça davacıya 28/06/2009 tarihinden itibaren toplam 5.202,00-USD taksit ödemeleri yapıldığı, ancak bir süre sonra ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattığı, itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır.
Alınan 12/01/2018 tarihli Bilirkişi raporunda sonuç olarak. Dosya içeriğinde yer alan ... hesap ekstreseinin tetkikinden, Davacıya açılan katılım hesabı tutarının 11.933,00 USD olduğu, bu tutarın davacıya Dava Dışı ... Kurumu tarafından ödenmediği, söz konusu katılım hesabının Davalı itibar ... Tic. A.Ş.
Tarafından ödenmesinin 28.08.2009 tarihinde yapılan Sözleşme ile 28.06.2008' dan başlayarak 29.03.2015 tarihine kadar, 70 ayda, aylık 170,00 USD'lık taksitlerle (borcun nakli) tahhüt edildiği, Davalı Şirket tarafından takibe itiraz dilekçesinde davacı/alacaklı tarafa muaccel hiçbir borçlarının bulunmadığı itirazında bulunulmakla birlikte, Davacı tarafından 2012 yılına kadar 5.202 USD ödeme yapıldığı,
kalan 6.731,00 USD'in (21.476,15 TL) ise ödenmediği iddia edilmektedir. ...'da yerleşik Davalı tarafın defter ve kayıtlarının mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılamamış ve Davalı tarafından da borca ilişkin yapılan ödemelere ait herhangi bir kanıt sunulmamıştır, İspat yükünün davalı tarafa ait olduğu kanısında olunması halinde Borcun Nakli Sözleşmesi kapsamında 6.731 USD karşılığı( 6731 USD* 3.0351)=20.429,25 tl'nin Davalıdan talebinin mümkün olduğu,
Tarafların hukuki nitelikteki taleplerinin değerlendirilmesi ile masraf, vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin Sayın Mahkememizin takdirleri içinde kaldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasında sözleşmenin türüne yönelik bir uyuşmazlık bulunmaktadır. Öncelikle sözleşmenin borcun üstlenilmesine mi yoksa alacağın temlikine mi olduğu incelenecektir.
Borcun borçludan 3. Kişiye geçişine yönelik alacaklı ve borcu üstlenecek olan 3. kişi arasında yapılan sözleşmeye dış üstlenme sözleşmesi denir. Borcun dış üstlenilmesinden sonra borçtan kurtulan eski borçluya karşı alacaklı hiçbir talep yöneltemez. Devredilen borcun alacaklısı alacağın bağlı hakları yeni borçluya karşı elinde bulundurmaya devam eder. Borcu devralan yeni borçlu eski borçlunun alacaklıya karşı sahip olduğu itiraz ve def'ileri alacaklıya karşı ileri sürebilir. Fakat eski borçlunun şahsına ait def'ileri yeni borçluya karşı ileri süremez.
Alacağın devri ise niteliği bakımından bir sözleşmedir. 6098 sayılı TBK m183 uyarınca; kanun, sözleşme ve işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını 3. bir kişiye devredebilir.
Bu sözleşme alacağı devreden ile devralan arasında yapılır. Borçlunun bu sözleşmeye katılması veya onay vermesi aranmaz. Alacağın devrinin asıl hükmü tarafların anlaşması uyarınca devredilen alacağa devredenin mal varlığından devralanın malvarlığına geçirmesidir. Bunun sonucu olarak tasarruf edemez. Alacağı tahsil edemeyeceği gibi borçluyu ibra edemez. Bu alacağı başka kişilere devredemez. Buna karşılık alacağı devralan, alacak hakkına sahip olduğu için alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olur.
Alacak hakkının sağladığı talep ve diğer yetkiler de alacakla birlikte geçer. Bu hak ve yetkiler de artık devralan tarafından kullanılabilir. İfayı talep etme, mahkemeye ve icraya başvurma hak ve yetkileri devralana aittir.
Davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin hukuki niteliğinin alacağının temliki olduğu, bu sözleşme nedeniyle davacının kâr ve zarara katılma sözleşmesinin tarafı olmaktan çıktığı ve davaya konu borçtan davalının sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle temlik sözleşmesi nedeniyle davacının davalıdan 6.731,00-USD asıl alacak (talep gibi), talep edebileceği anlaşılıp hesaplanmıştır.
Tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile ... 21. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalı itirazının 6.731,00-USD (asıl alacak) üzerinden iptali ile takibin devamına, takipten sonra asıl alacak tutarına 3095 Sayılı Yasa'nın 4/A maddesince USD cinsi faiz yürütülmesine,
Alacağın likit nitelikte sözleşmeye dayalı alacak olması davacının ayrıca ve açıkça talepte bulunması nedeniyle yasal koşulları oluştuğundan İİK m.67/2 maddesi uyarınca alacağın (asıl alacak) dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden %20 oranında hesaplanmak üzere belirlenen icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı taraf, takip tarihine kadar işlemiş faiz isteminde bulunmuş ise de, davalının ilk kez takip talebi ile birlikte temerrüde düştüğü göz önüne alınarak işlemiş faiz istemi yerinde bulunmamış, bu kısım yönünden talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸(e-imzalıdır) Hakim ... · ¸(e-imzalıdır)
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1164, K. 2018/503, 8 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama