KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Esas no
- 2021/49 Esas
- Karar no
- 2025/233
- Dava
- Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/12/2017
Karar Metni
1.297 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davada, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen mahkemenin yetkisizliğine dair 18/04/2018 tarih ve...Esas ... Karar sayılı karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 24/04/2019 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine karar verildiği, dosyanını öncelikle sehven ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi olması üzerine 24/07/2019 tarihli ... Esas... Karar sayılı karar ile dosyanın yetkili ve görevli olduğu belirtilen Mahkememize tevzi edildiği ve bu suretle yargılamaya devam edildiği anlaşılan ticari alt bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mevcut ticari ilişkiyi düzenleyen alt bayilik sözleşmesi uyarınca müvekkilinin yerine getirdiği hizmetlere rağmen, davalı-karşı davacı davacının fatura bedelinde gösterilen toplam 197.553,00 TL'nin 57.036,00 TL'sini ödemediğini belirterek, 57.036,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Cevap: Davalı - karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı - karşı davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, sözleşmeye ve ticari etiğe aykırı iş ve işlemleri nedeniyle, müvekkili şirket tarafından ödemesi yapılmış olan cezalardan dolayı alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkinin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın davacı - karşı davalıdan alınarak müvekkili davalı - karşı davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, davalı - karşı davacının açmış olduğu davada, zamanaşımı, yetki ve husumet itirazlarının bulunduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte sözleşmeden kaynaklı takas ve mahsup taleplerinin bulunduğunu, ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
...ve ...tarafından hazırlanan 04/09/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu,
..., ...ve ... tarafından hazırlanan 26/12/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden ...'a ait 2013-2014-2015-2016-2017 tarihli gelir vergisi beyannameleri, merkez şube kaydı,
... Ticaret ve Sanayi Odası'ndan ...'a ait sicil kayıtları celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, ticari alt bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı - karşı davalı olan Nehir İletişim ile davalı - karşı davacı şirket olan Hedef İletişim arasında 2013 arasında ... numaralı "...
Satış Noktası Sözleşmesi " başlıklı ticari nitelikte alt bayilik sözlemesi imzalandığı, davacı - karşı davalı tarafından, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiyi düzenleyen alt bayilik sözlemesi uyarınca yerine getirdiği hizmetlere rağmen davalı - karşı davacının fatura bedelinde gösterilen toplam 197.553,00- TL'nin 57.036,00 TL'sini ödemediğini belirterek,
57.036,00-TL'nin tahsilini talep ettiği, davalı - karşı davacının ise, davacı - karşı davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, sözleşmeye ve ticari etiğe aykırı iş ve işlemleri nedeniyle, ödemesi yapılmış olan cezalardan dolayı alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek sözleşmeden kaynaklı takas ve mahsup taleplerinin bulunduğunu savunduğu ve karşı dava ile 10.000,00-TL alacağının tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen ticari alt bayilik sözleşmesine göre tarafların sorumluluklarını yerine getirip getirmediği, sözleşme kapsamında yüklenen edimlerin ticari iş etiğine uygun şekilde, karşılıklı olarak sözleşme hükümlerine uygun ifa edilip edilmediği, bu kapsamda 197.553,00-TL tutarındaki faturadan kaynaklı olarak davacı - karşı davalının 57.036,00-TL tutarında bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davalı - karşı davacının takas mahsup talebinin yerinde olup olmadığı,
davalı - karşı davacı tarafından ödemesi yapıldığı belirtilen cezalardan dolayı davalı - karşı davacı tarafın davalı - karşı davalı taraftan alacağının bulunup bulunmadığı bu doğrultuda tarafların birbirinden olan alacaklarının varlığının ve miktarının tespiti hususlarında rapor tanzim edilmesi amacıyla dosyanın bir mali müşavir, bir bayilik sözleşmesi uzmanı ve bir sektör bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, tanzim edilen 26/12/2024 tarihli heyet kök raporu ile, davacı tarafından 2013-2017 yılları arasında "prim ödemesi" yahut "prim bedeli" adı altında KDV dahil toplam 192.113,04-TL bedelli altmış adet fatura kesildiği,
son fatura tarihinin 27/12/2017 olduğu, davacı tarafından her ne kadar 197.553,00-TL tutarlı fatura kesildiği iddia edilmişse de, 5.439,96-TL'lik faturanın tespitinin yapılamadığı, davacının hesabına davalı tarafından farklı zamanlarda toplam 140.618,76-TL tutarında ödeme yapıldığı, 2015 yılından sonra ise faturalamanın devam ettiği 2016 ve 2017 yıllarında davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığını, davacı tarafından kesilen 192.113,04-TL tutarlı faturadan davalı tarafından davacıya ödeme yapılmadığı,
davacı tarafından kesilen 192.113,04-TL tutarlı faturadan davalı tarafından yapılan 140.618,76-TL tutarında ödeme düşüldüğünde davalının ödemesi gereken tutarın 51.594,28-TL olarak belirlendiği, tespit edilen bu tutarın 40.560,44-TL'lik kısmının 2016 ve 2017 yıllarında kesilen faturalardan kaynaklandığı, davalının ise davacıya "cihat ve GSM paketleri" olarak 52.590,66-TL tutarında fatura kestiği, bu faturaların ödendiğine dair herhangi bir bilgi yahut belge bulunmadığı, mahsup işlemi yapıldığında asıl dava yönünden davalının davacı taraftan 996,38-TL alacaklı olduğu,
taraflar arasındaki sözleşmenin feshine ve karşı davaya ilişkin yapılan incelemede ise, sözleşmenin 4.2.madesine göre imza tarihi olan 2013 yılından itibaren beş yıl süreli olarak imzalandığı, davalı tarafından sözleşmenin davacının davalıyı zarara uğratmasından kaynaklı feshedildiğini belirttiği, fesihle ilgili yazışma yahut ihtarnamelerin dosya kapsamında bulunmadığı, sözleşmeye aykırı davranışları bulunduğundan bahisle feshin gerçekleştirildiği iddia edilmişse de söz konusu aykırılıkların davalı tarafından somutlaştırılmadığı,
usulsüz olduğu iddia edilen işlemler sebebiyle 2013-2016 yılları arasına ilişkin toplam 19.600,28-TL tutarlı olacak şekilde cezai işlem kaydının davalı tarafından kaydedildiği, buna ilişkin yapılan bir ödeme kaydının yine dosya içeriğinde bulunmadığı kanaatinin bildirildiği; düzenlenen bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamında ibraz olunan deliller ve taraf iddia ve savunmalarıyla uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir bir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamında, toplanan delillere, sözleşme içeriklerine, tanzim edilen bilirkişi heyet raporuna göre, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından kesilen 192.113,04-TL tutarlı faturadan, davalı tarafından yapılan 140.618,76-TL tutarında ödeme düşüldüğünde davalının ödemesi gereken tutarın 51.594,28-TL olduğu, kısmi ödeme bulunması ve davalı tarafından iddia olunan başkaca bir husus olmaması karşısında davacının alacaklı olduğu tespit edilen 51.594,28-TL'yi davalının ödediğini ispat edemediği,
bununla birlikte davacıya "..." olarak kesilen 52.590,66-TL tutarında faturanın da ödendiğinin davacı tarafından iddia ve ispat edilemediği, öyleyse asıl dava yönünden davacının alacaklı olduğu tespit edilen 51.594,28-TL'den, davalının alacaklı olduğu tespit edilen 52.590,66-TL'nin takas ve mahsubu ile bakiye alacak kalmadığından açılan davanın reddi gerektiği; bununla birlikte davalı tarafından her ne kadar sözleşmenin usulsüz iş ve eylemler sebebiyle feshedildiği iddia edilmişse de söz konusu iddia somutlaştırılmadığı gibi ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından feshe ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı,
öyleyse feshin usulüne uygun olduğu iddiası kabul edilmediğinden ve dosya kapsamında usulsüz işlemleri ilişkin delil ibraz edilmediğinden davalı tarafından kaydedilen usulsüz olduğu iddia edilen işlemlere ilişkin 2013-2016 yılları arasındaki toplam 19.600,28-TL tutarlı cezai işlem kaydına davalı tarafından hak kazanıldığından söz edilemeyeceği, bu durumda karşı davanın da sübut bulunmadığından reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış ve takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
C)ORTAK HÜKMLER
1-Asıl dava davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan masrafın kendi üzerinde bırakılmasına,
2-Karşı dava davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan masrafın kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Asıl ve birleşen davalar yönünden yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflardan geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa iadesine,
Dair, E-duruşma ile katılan taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/03/2025
Katip ... Hakim ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/49, K. 2025/233, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama