KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/377 Esas
- Karar no
- 2024/393
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/05/2022
Karar Metni
2.421 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl dava: Asıl dava davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle. Dava konusu icra dosyasında davalı tarafından 17/01/2022 tarihinde kısmı itiraz dilekçesi sunulduğunu, taraflara uyuşmazlık konusu oluşturan müvekkilinin uğradığı zarar ve hak kaybı nedeniyle dava ikame edildiğini, davalı yanın itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların tümüyle mesnetsiz afaki ve gerçeklikten uzak beyanlar olduğunu, ... 12.İcra Müdürülüğü ...
Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu tarafından icra takip işlemi başlatılmış olduğunu, davalı tarafça anlaşma sağlanamadığını, dava açma zarureti doğduğunu, davalı şirket ile davacı şirket arasında 27/05/2021 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede müvekkilinin davalı şirket adına depoda depolama hizmetlerini yerine getireceği konusunda anlaşıldığını, sözleşmenin geçerliliği 27 Mayıs 2021 - 30 Ekim 2021 tarihleri arasında olduğunu, sözleşmenin 3.maddesinde sözleşmenin ilgili süresinin sonunda ayrıca herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmadan kendiliğinden sona erecektir ibaresinin yer aldığını,
davacı taraf sözleşmenin sona ereceğini hatırlatmak ve güncel tarifeleri bildirmek amacıyla 14/10/2022 de davalı tarafa mail gönderdiğini, davalı taraf 15/10/2022 tarihli cevap mailinde davacı tarafın teklifini kabul etmediklerini ve çalışmaya devam etmeyeceklerini bildirdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğunu, akdedilen sürenin sonucunda ayrıca bir ihbar ve ihtara gerek kalmadan sözleşmenin geçersiz olacağı taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirtildiğini, davalı taraf 30 Ekimde sözleşmenin bitmesine rağmen kasım ayı boyunca ilgli depoyu boşaltamdığını,
müvekkil sözleşmenin sona ermesini takip eden aylarda yeni tarife üzerinden takip yapılabilecekken hoş görülü davranarak yeni tarife değil yeni tarifenin 4025 indirimli hali üzerinden bedel istediğini, bu bedel dahi ödenmediğini, tarafların tacir olması ve serbest piyasa koşulları dikkate alındığında her ne kadar müvekkilin istediği teklifi sunma hakkı olsa da bilirkişi inceleme yapılması durumunda teklifin piyasa şartları ülkenin ve sektörün ekonomik gidişanı oranla makul olduğunun görüldüğünü,
davalı tarafın eski tarifeye göre hesaplama yaparak 48.934,60 TL'lik kısmına itirazda bulunması hukuka aykırı olup itirazın iptal edilerek asıl alacağın 420 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dava cevap: Asıl dava davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.
Taraf firmalar arasında 27/05/2021 tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme ile davalı şirket adına ... adresindeki depoda depalama hizmetinin yerine getireceği konusunda anlaşma yapıldığı sözleşmenin süresinin 30 Ekim 2021 tarihi itibari ile sona erdiğini, yeni tarifeye ilişkin davalıya mail yolu ile bildirim yapıldığını, yapılan teklifin piyasa şartlarına uygun olduğunu, kasım ayı boyunca deponun boşaltılmadığını, icra takibi başlatıldığını, davalının kısmi itirazlarının haksız olduğunu, takibin 48.934,00 TL yönünden devamı talepli olarak dava açıldığını,
27/05/2021 - 30/10/2021 tarihleri arasında olmak üzere 5 ay süreli şekilde akdedildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmeden ücret konusunda depolama;45.00 TL x Gün x Tır / Konteyner, giriş:170.00 TL x Tır / Konteyner, çıkış:170.00 TL x Tır / Konteyner şeklinde anlaşmaya varıldığını, sözleşmenin 5 ay süreli olduğunu, sürenin bitimi itibariyle sözleşmenin devam etmesi halinde ücrette artış yapılacağına dair taraflar arasında sözlü yahut yazılı herhangi bir anlaşma bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından aynı gün yine mail yolu ile bildirildiğini,
davacı firma tarafından Kasım 2021 dönemi için 135.310 + KDV 159.665,80 TL bedelli olmak üzere fahiş tutarlı düzenlendiğini, müvekkili şirket davacının sözleşmeden kaynaklı hak etmiş olduğu ücret kabul edilerek toplamda 126.735,37 TL icra müdürlüğüne ödemiş olduğu itirazın kötü niyetli olarak yapıldığından söz edilemeyeceği bu anlamda ihliafi oluşturan 48.934,60 TL lik kısmı da yargılamayı gerektiğinden davacının icra ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, dava konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava (... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas): Birleşen dava davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirket ile müvekkili arasında 27/05/2021 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin, davalının Gebze adresinde bulunan deposunda, depolama hizmetlerini, mal kabul, sevkiyat ve güvenlik fonksiyonunu yerine getireceği konusunda anlaştıklarını, sözleşmenin 27/05/2021-3010/2021 tarihleri arasında geçerli olduğunu, davacının, sözleşmenin sona ereceğini hatırlatmak ve yeni tarifelerinden davalı tarafı da haberdar etmek amacıyla 14/10/2022 tarihinde bilgilendirme maili attığını, davalının 15/10/2022 tarihli cevap mailinde, davacının yeni tarifelerinin kendilerine uygun olmadığınının,
18/10/2022'den itibaren depoya yeni ürün girişinin olmadığı, tek yönlü çıkıp olacağını ve Kasım ayı sonuna kadar depoyu boşaltacaklarını bildirdiklerini, Ekim ayı sonunda sözleşmenin sonlanması nedeniyle Kasım ayı dahil olmak üzere yeni tarife uygulaması gerekirken Kasım ayı için indirimli tarife uyguladığını, ancak davalının Aralık ayına kadar depoyu boşaltmadığını ve Kasım/Aralık ayları için müvekkilinin yeni tarifesine göre ödeme yapmadığını, bu alacak için ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyası ile dava açtıklarını, dosyanın halen derdest olduğunu, davalı tarafın ödenmeyen faiziyle birlikte 34.003,86 TL borcu bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava (... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas): Birleşen dava davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, esasa ilişkin olarak da; taraflar arasındaki sözleşmenin 5 ay süreli olduğunu, sürenin bitiminde sözleşmenin devam etmesi halinde ücrette artış yapılacağına dair taraflar arasında sözlü yahut yazılı herhangi bir anlaşma bulunmadığını, davacının hak etmiş olduğu ücretin ödendiğini, ödemelerin müvekkili tarafından sözleşmeye uygun şekilde yapıldığını belirterek, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 23/10/2023 tarihli bilirkişi raporu,
..tarafından hazırlanan 22/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
... Vergi Daire'si başkanlığından BA / BS formlarının celbi,
... 12. İcra Dairesi'nin ... İcra dosyasının tüm UYAP kayıtları, ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Asıl ve birleşen dava, davacı tarafından davalı aleyhine fatura alacağının tahsili amacıyla yürütülen ... 12.İcra Müdürlüğünün ... ve ... 30.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyalarına yapılan itirazın iptali ile takibin devamı isteminden ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, asıl dava konusu olan ...
12.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 24/12/2021 tarihinde, 159.665,80-TL asıl alacak, 512,90-TL işlemiş faiz toplamı olan 160.178,70-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının 27/05/2021 tarihli hizmet sözleşmesi olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 11/01/2022 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 17/01/2022 tarihli kısmi itiraz ile takibin durduğu, borcun 110.731,20-TL'yi aşan 48.934,60-TL'lik kısmına itiraz edildiği,
buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 20/05/2022 tarihinde açıldığı; birleşen dava konusu olan ...
30.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde ise, alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 25/02/2022 tarihinde, 33.555,00-TL asıl alacak, 448,86-TL işlemiş faiz toplamı olan 34.003,86-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının 2021 yılı Aralık ayı depo hizmeti eksik kalan ödeme olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 18/03/2022 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 25/03/2022 tarihli itiraz ile takibin durduğu,
buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 19/07/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında, taraflar arasında 27/05/2021 tarihinde ve 30/10/2021 tarihine dek geçerli olacak şekilde, depolama hizmetleri için mal kabul sevkiyat ve güvenlik fonksiyonunu yerine getirecek, operasyonu kesintiye uğratmayacak miktarda ekipmanların sağlanması ve tanımlanan depolama ve dahili operasyon hizmetin üretilmesi amacıyla sözleşme imzalandığı, hizmet bedellerinin, sözleşme ile belirlenmiş hizmetlerin eksiksiz ve süresinde sunulmuş olması halinde düzenlenen faturanın davalı tarafa ulaşmış olması kaydı ücret tarifesinde belirlenen birim ücretlerle KDV eklenmek suretiyle faturanın düzenlendiği tarihten itibaren 15 gün sonraki ilk ödeme gününde ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller uyarınca tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporu ile, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulması sebebiyle lehine delil niteliğini haiz olduğu, uyuşmazlığın temelinde taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin sona ermesinden sonra deponun boşaltıldığı tarihe kadar uygulanıp uygulanmayacağı ve depo ücretinin talep edilip edilemeyeceği meselesinden ibaret olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin kesin tarihlerle belirlendiği, süre sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiği,
sözleşmede düzenlenen ücretlerin sözleşme süresince geçerli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, sözleşmede ekonomik olarak baskın tarafın davalı taraf olduğu, sözleşme ile öngörülen fiyat tarifesinin piyasa şartlarına uygun olması sebebiyle davacının yeni dönem için yeni bir fiyat tarifesi uygulayabileceği, davalı şirketin davacı şirket tarafından işletilen deponun tek müşterisi olması ve dava dosyasındaki sair veriler ve irsaliyelere göre 12-22 Aralık 2021 tarihleri arasında davalının depoyu yoğun şekilde tahliye ettiğinin tespit edilmesi karşısında, emtianın çokluğu nazara alınarak somut olaydaki makul tahliye süresinin 15 gün olduğu,
ancak davacı tarafın 14/10/2021 tarihli mailinde 16 gün öncesinden yeni tarifeyi bildirmesi davalı yanın yeni tarifeyi kabul etmemesi halinde tahliyenin söz konusu olacağının hatırlatılması ve sözleşme süresinin kesin tarih olarak kararlaştırılması ile tarifenin sözleşme süresince geçerli olduğu hükmünün bulunmasına göre davalı yanın makul tahliye süresini 15-30 Ekim arasında kullanması gerektiği, sözleşme 30/10/2021 tarihinde kendiliğinden sona erdiğine göre davacının alışılmış ücreti talep hakkının bulunduğu, alışılmış ücretin de piyasa koşullarına göre fahiş olmaması koşuluyla münferit müşterilere uyguladığı tarife olduğu,
somut olayın özellikleri içinde taraflar arasında ekonomik olarak baskın taraf olan davalı şirketin sözleşmeye göre tarifesinin münferit müşterilere göre uygun olduğu, aradan geçen zamanda fiyat artışlarının ve sektörel maliyetlerin hesaba katılması durumunda %100 artışın da fahiş sayılamayacağı kanaatinin bildirildiği tespit edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 574.maddesinde "Ardiyeci, kararlaştırılmış veya alışılmış olan ardiye ücretini ve saklamadan doğmayan bakım, taşıma ve gümrük gibi bütün giderlerini isteyebilir." hükmünün yer aldığı, davacı tarafın fesih tarihinden evvel yeni tarifeyi davalı tarafa bildirdiği, davalı yanın yeni tarifeyi kabul etmemesi halinde tahliyenin söz konusu olacağının hatırlatıldığı, akdedilen sözleşmede sürenin kesin olarak kararlaştırıldığı, tarifenin sözleşme süresince geçerli olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 30/10/2021 tarihinde kendiliğinden sona erdiği, davacının alışılmış ücreti talep hakkının bulunduğu,
bu itibarla bilirkişi kök ve ek raporları ile de talep edilen bedelin fahiş olmadığının belirlendiği görüldüğünden asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı talep konuları yönünden kabulüne, icra inkar tazminatı talepleri bulunması ve alacağın yargılama ile belirlenmesi sebebiyle bu istemin reddine karar vermek gerekmiş ve takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/377, K. 2024/393, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama