KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/563
- Karar no
- 2024/891
- Dava
- TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/08/2022
Karar Metni
2.449 kelime·12 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 26.05.2021 tarihinde davalılardan ... San. Ltd.
Şti.'nin malik olduğu, dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan, davalı sigorta şirketine ... nolu ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, Ispartakule ... mevkiinde müvekkile ait ve dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca, geri geri gelerek çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, aracın oanrımının 7 gün sürdüğünü, bu süre boyunca ticari işlevini yerine getiremediğinden kazanç kaybı da meydana geldiğini, müvekkiline ait araç personel ve öğrenci taşımacılığı yaptığından yani ticari gelir elde etme amacıyla kullanıldığından 4.697,00.-TL kazanç kaybına uğradığını,
arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, 4.697,00 TL tutarındaki maddi zararın davalı ... Ltd.
Şti.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline, müvekkile ait araçta oluşan maddi hasardan kaynaklı değer kaybına ilişkin zararın belirsiz alacak kısmını oluşturan 10.000,00.-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, dava açılmadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, araç başına 50.000,00 TL teminat limitli ... numaralı trafik poliçesi kapsamında; davacı tarafa ait aracı onaran kasko sigortacısı ...
Sigorta A.Ş.ye 29.07.2022 tarihinde 3.332,61 TL ödendiğini, müvekkil şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kusur durumunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini, araç mahrumiyeti zararlarından sorumlu olmadıklarını, taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığını, yasal faiz uygulanabileceğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
20.01.2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle.
Dava konusu olay tarihinde tutulan trafik kaza tespit tutanağının tehdit ve baskı ile müvekkili şirketin aracını kullanan sürücü ...'a zorla imzalatıldığını, ...'ın kullandığı tırın bozulması üzerine yolun güvenli kısmına aracını çekmek istediğini, aracın dörtlülerini yakarak yavaş yavaş sağa çekerken arkasında bulunan ... plakalı aracın sürücüsünün aradaki takip mesafesini gözetmeyerek müvekkili şirketin aracına çarptığını, daha sonra ... araçtan indiğinde sürücü ...'ın kendisine öfke ve hiddetle geldiğini gördüğünü, sakinleştirmeye çalışsa da karşı aracın sürücüsü ...'ın üzerine yürümeye ve onu itip kakıştırmaya başladığını,
daha sonra kaza tespit tutanağını kendi istediği şekliyle ...'ı korkutarak doldurduğunu, olayı kendi kusurundan faydalanabilecek hale getirdiğini, trafik kazalarında aracın arkasından çarpma durumunda hatanın arka araçtaki sürücüde olduğunu bilen ... olayda haklı konumuna geçmek için ...'a cebren kuvvet uygulayarak istemediği bir tutanak tutturup imza attırdığını, sırf kendisine bela olmasın diye imza atan ...'ın daha sonra şirket aracının sigortasının karşı taraf aracının masraflarını karşıladığını öğrendiğinde -ve korku duygusu hafiflediğinde- hemen savcılığa giderek şikayette bulunduğunu, tutanağın iptal edilmesini talep ettiğini,
müvekkili şirkete ait olan araçla kazaya karıştığı için mahcup olan ve böyle talihsiz bir olay yaşayan ...'ın olaylar bu aşamaya geldiğinde daha fazla gizlemeyerek müvekkili şirkete olayın gerçek yüzünü bildirdiğini, yeni haberdar olunan bu durumu ivedilikle mahkemeye bildirilmekle dayanak konusu olan tutanağın tehdit ve cebirle imzalattırıldığını burada bir irade fesadı meydana geldiğini bildirdiklerini söylemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının aracının olay nedeniyle hasarlanması ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin tutanaklar, alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Kaza Tespit Tutanağının Sahteliği iddiası;
Davalı ... San. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir. Ancak 20.01.2023 tarihli beyan dilekçesiyle davaya dayanak kaza tespit tutanağının işçileri ve aynı zamanda ... plakalı aracın sürücüsü ...'a davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın baskı ve tehdidi altında imzalattırıldığı ve bu konuda ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını beyan etmiştir. Diğer bir anlatımla davalı şirket vekili dava konusu kazanın dayandığı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nın içeriği itibariyle sahte olduğunu iddia etmektedir.
Davalı şirket davaya cevap vermediğinden HMK.nun 128.maddesi gereğince, sadece davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır.
Davanın dayanağı vakıa trafik kazası olup, bu kazanın dayandığı ispat vesikası da kaza tespit tutanağıdır. Davalı taraf bu kaza vakıasının dayanağı olan belgenin içeriği itibariyle sahte olduğunu ileri sürmektedir. Bu nedenle söz konusu savunma, HMK.nun 128.maddesine uygundur ve araştırılmasının doğru olacağı düşünülmüştür.
Dava dilekçesi 15.08.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davaya cevap verme süresi HMK.nun 104.maddesi gereğince 07.09.2023 tarihinde sona ermiş, beyan dilekçesi 20.01.2023 tarihinde verilmiştir. Cumhuriyet savcılığı'na yapılan şikayet ise davanın açıldığı 04/08/2022 tarihinden önce 20.06.2022 tarihinde yapılmıştır.
O halde davalı şirketin söz konusu savunmasına dayanak şikayet başvurusu dava açıldıktan uzun bir süre geçtikten sonra değil, dava açılmadan önce yapıldığı gözlendiğinden hakkın kötüye kullanılması olarak da yorumlanamaz. Bu nedenle savcılık soruşturmasına ilişkin evrakların getirtilerek incelenmesi gerekmiştir.
Davalı şirket çalışanı ve kazanın tarafı olan ...'ın 20.06.2022 tarihli şikayet başvurusu nedeniyle, kazanın diğer tarafı ve davacı şirket aracının sürücüsü ... hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Tehdit suçlarından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... srş. Sayılı dosyasında ceza soruşturması başlatılmıştır.
Soruşturma sonunda "...Müştekinin soyut iddiası dışında tehdit suçunun işlendiğine ilişkin müştekinin soyut iddiası dışında aleyhine kamu davası açmayı gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte her hangi bir delil elde edilemediği ..." gerekçesi ile ... tarih ve ... sayılı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" verilmiş, karar 13.01.2023 tarihinde müştekiye tebliğ edilmiş ancak itiraz edildiğine dair bir belgeye veya dilekçeye rastlanmamıştır.
Bu nedenle davalı şirket vekilinin iddiaları ispatlanamamış durumda olduğundan beyanlara itibar edilmemiştir.
Davacı tarafın davalı sigorta şirketine 26.05.2022 tarihinde başvurduğu, 8 iş günlük sürenin 07.06.2024 tarihinde dolduğu, sigorta şirketinin 08.06.2024 tarihinde temerrüt halinde olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce alınan 03.09.2023 tarihli bilirkişi raporu;
Davaya konu 26.05.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
A- 26.05.2021 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında yer aldığı şekilde meydana gelmiş olması durumunda, geri manevrası esnasında manevra alanının yeterince kontrol altında bulundurmaması nedeniyle yönetiminde olan aracın davacı aracına çarpmasına neden olan ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın trafik kurallarına aykırı ve tedbirsiz davranışlarıyla tam kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu,
B- Sürücü ...'ın 20.06.2022 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadesinde yer aldığı şekilde kazanın meydana gelmiş olması durumunda, arkadan çarpma asli kusurunu işleyen ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın tam kusurlu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, aracın onarım süresinin 6 gün olacağı, dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının güncel 30.000,00 TL, hasar tarihi itibariyle 12.000,00 TL mertebesinde olduğu, makul onarım süresini içeren 6 gün için ikame araç bedelinin 2.940,00 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekilinin ikame araç bedeli değil, ticari kazanç kaybı talep ettiklerini, raporun bu yönüyle ve tamir süresinin 6 ve 7 gün ihtimalli olarak kazanç kaybı yönünden SMM bilirkişiden rapor aldırılması talebi uygun bulunarak davacının defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce alınan 02.072024 tarihli bilirkişi raporu;
SMM Bilirkişi kazanç kaybı yönünden yaptığı hesaplama sonucunda:
Davacının, kazalı araç için araçtan yararlanamayacağı kazanç kaybının şirketin ticari defter ve belge incelemesi ile tespit edilemeyeceği anlaşıldığından Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin ... E. ...K. sayılı ilamı dikkate alınarak yapılan hesaplamada; 6 günlük kaybın 3.981,00 TL, 7 günlük kaybın 4.644,50 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Kusur İncelemesi;
Bilirkişi 03.09.2023 tarihli raporunda iki seçenekle rapor sunmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere kaza tutanağının sahteliği ispat edilemediğinden kazanın tutanakta geçtiği şekilde meydana geldiği kabul edilmiştir. Buna göre; Kazaya karışan sürücüler tarafından düzenlenen 26.05.2021 tarihli "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı"nda yer alan kaza krokisi ve sürücü görüşlerine göre; dava dosyasına sunulan fotoğraflarda ... plakalı aracın ön kısımdan hasarlı olduğunun görüldüğü, dosyada mevcut belgeler kapsamında olayın 26.05.2021 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında yer aldığı şekilde, geri manevra yapan ... plakalı aracın ... plakalı davacı aracına çarpması şeklinde meydana geldiği kabul edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Araç Manevralarını Düzenleyen Kurallar başlığı altında verilen 67/b.maddesinde, yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmenin yasak olduğu, izin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücülerin, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorunda oldukları, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Araçların Geri Manevralarına Dair Kurallar" başlığı altında verilen 137.maddesinde, kamyon, otobüs, çekici, römork veya yarı römorklu bir aracın geri manevrası, sürücünün görüşüne açık alanda emniyetle sağlanamıyor ise,
tehlikesizce geriye hareket edebilmeleri ve uyarılmaları için bir gözcü bulundurmaları mecburi olduğu belirtilmiştir. "Trafik Kazalarında Asli Kusur Sayılan Haller ve Sürücü Kusurlarının Tespit" başlığı altında verilen 84/d.maddesinde, arkadan çarpma hali asli kusur olarak değerlendirilmiştir.
Bu nedenle davalı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın trafik kurallarına aykırı ve tedbirsiz davranışlarıyla tam kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu kabul edilmiştir.
Değer Kaybı Yönünden; Davalı ... Sigorta Şirketinin cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 16389483210001 sayılı hasar dosyası kapsamında hazırlanmış 21.07.2022 kayıt tarihli, ... sayılı Değer Kaybı Ekspertiz Raporunda, aracın ... tipi, 2021 model olduğu, motor kaputu ve ön panel hasarlarının değer kaybı oluşturacağı belirtilerek değer kaybı 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Sigorta Genel Şartları ekinde yer alan hesap yöntemi ile 10.278,025 TL olarak hesaplanmıştır. Söz konusu rapor, değer kaybı tespitinde uygulanan hesap yöntemi ve aracın tipi itibariyle bilirkişi tarafından isabetli bulunmamıştır.
Dava konusu ... plakalı, ...marka, ... tipi, 2021 model ve 37.704 km kullanım mesafesinde olan aracın dava konusu hasarına ilişkin olarak açılmış ... sayılı hasar dosyası kapsamında hazırlanmış olan 09.06.2022 kayıt tarihli, ... sayılı kesin ekspertiz raporunda yer alan onarım kalemlerinden motor kaputu ve ön panel hasarları mükerrer hasar olmamaları durumunda aracın hasar emarelerini taşımasına yol açması nedeniyle değer kaybı oluşturacak onarımlardır.
Dava dosyasında ... plakalı aracın varsa önceki hasarlarına ilişkin bilgi bulunmamaktadır.
Dava konusu hasar üzerinden 2 yıla yakın süre geçmiş olması nedeniyle, dava konusu hasar nedeniyle meydana gelen değer kaybı, güncel satış ilanlarında (Raporda verilen Resim 3) yer alan satış değerleri, araçların kullanım mesafesi ve hasarları göz önüne alınarak hasar öncesi ve hasar onarımı sonrası rayiç değerler arasındaki farka göre tespit edilen güncel değer kaybının (Raporda verilen Tablo 1) güncel ve hasar tarihi itibariyle kasko değerleri (Raporda verilen Resim 4) kullanılarak nispi yöntem ile hasar tarihine irca edilmiş değeri (Raporda verilen Tablo 2) göz önüne alınarak güncel 30.000,00 TL,
hasar tarihi itibariyle 12.000,00 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bu tespite itirazlar yapılmış olmakla beraber ek veya yeni bir rapor talebi olmamıştır. Mahkememizce de gözlendiği kadarıyla emsal araştırması yapılmış, takdirin makul olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle değer kaybının 12.000,00.-TL olduğu kabul edilmiştir.
Kazanç Kaybı Bedeli Yönünden;
Dava konusu ... plakalı, ... marka,... tipi, 2021 model ve 37.704 km kullanım mesafesinde olan aracın dava konusu hasarına ilişkin olarak açılmış ... sayılı hasar dosyası kapsamında hazırlanmış olan 09.06.2022 kayıt tarihli, ... sayılı kesin ekspertiz raporunda onarım süresi 7 iş günü olarak belirtilmiştir.
Hasar detayı göz önüne alındığında, ekspertiz işlemleri, hasarlı parçaların sökülmesi ve siparişi 1 gün, boya işleri 3 gün, montaj işleri 1 gün olmak üzere dava konusu aracın makul onarım süresi 5 iş günüdür. Hasar tespit işlemleri 1 gün, hasarlı parçaların sökülmesi 0,5 gün, düzeltme ve boya işleri 3 gün, montaj işleri 0,5 gün olmak üzere dava konusu aracın makul onarım süresi 5 gündür.
Kaza tarihi 26 Mayıs 2022 den itibaren 5 iş günü içerisine 1 gün hafta sonu tatili girmesi nedeniyle onarım nedeniyle araçtan yararlanılamayacak süre 6 gündür.
Dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle günlük kira bedeli, dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle yaşı, plaka kodu göz önüne alınarak muadil araçların güncel kira bedeli ilanları (Raporda verilen Resim 4) ortalaması ile TUİK Harcama Gruplarına Göre Endeks Sonuçları tablosunda hasar tarihi ve güncel tarih itibariyle yer alan Diğer Satın Alınan Ulaştırma Hizmetleri endeks değerleri kullanılarak nispi yöntemle hesaplanmış değer göz önüne alınarak (Raporda verilen Tablo 5) günlük 490,00 TL olarak değerlendirilmiş, davacının 6 gün süre araçtan yararlanamaması nedeniyle meydana gelen zararı 2.940,00 TL (Tablo 6) olarak hesaplanmıştır.
Davacı vekilinin talebi üzerine davacının defter ve kayıtları üzerinde SMM bağımsız denetçi bilirkişiye inceleme yaptırılmış, davacının defter ve kayıtları üzerinden kazanç kaybının hesaplanamayacağı Yargıtay içtihatları doğrultusunda 6 günlük kaybın 3.981,00 TL, 7 günlük kaybın 4.644,50 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bu görüş ve hesaplamaya davacı tarafın bir itirazı olmamıştır. Rapor kanaat verici bulunmuş, hükme esas alınmıştır.
Her ne kadar davacı vekili aracın serviste 6 gün değil 7 gün kaldığını belirtmekte ve hesabın buna göre yapılmasını istemiş ise de. Aracın serviste/tamirde kalma süresi normal şartlarda objektif olarak hesaplanmaktadır. Normal şartlarda 6 günde tamir edilebilecek bir aracın çok çeşitli sebeplerle (Servisteki yoğunluk, değişen parçaların ulaşmasındaki gecikmeler vb) çok daha fazla süre serviste/tamirde kalması mümkündür. Esas alınacak süre, aracın fiilen serviste kaldığı gerçek süre değil, ortalama olarak tamir süresidir. Uzamalardan kaynaklanan sürelere ilişkin zarardan davalılar sorumlu tutulamaz bu nedenle bilirkişi raporunda tespit edilen 6 günlük süre esas alınmış, davacı vekilinin görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sonuç olarak;
26.05.2021 tarihinde davalılardan ... Ltd. Şti.'nin maliki olduğu, dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan, davalı sigorta şirketine ... nolu ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, ... mevkiinde müvekkile ait ve dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca, geri geri gelerek % 100 kusurlu bir şekilde çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Aracın onarım/tamir süresi 6 gün olup bu süre zarfında oluşan kazanç kaybının 3.981,00.-TL, araçtaki değer kaybının ise 12.000,00.-TL olarak hesaplandığı sübut bulmuştur.
Bu nedenle 3.981,00.-TL kazanç kaybının kaza tarihi olan 26.05.2021 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte davalı ... San. Ltd. Şti.den, 12.000,00.-TL değer kaybı tazminatının davalı ... San. Ltd. Şti.yönünden kaza tarihi olan 26.05.2021, davalı sigorta şirketi yönünden 08.06.2024 temerrüt tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte (Emsal; Yargıtay HGK.nun 18.05.2022 tarih ve ... E...) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP
HAKİM
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/563, K. 2024/891, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama