İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/899 K.2025/310

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:

Esas2022/899Karar2025/310Tarih28 Nisan 2025Okuma10 dk · 1.976 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi

Mercii
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
28 Nisan 2025
Dosya no
2022/899
Karar no
2025/310
Dava
TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Dava tarihi
20/12/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.976 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından ... no.lu Dört Dörtlük İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile 08.10.2021 – 08.10.2022 tarihleri arasında sigortalı bulunan ... Ltd.

Şti.'nin kiracısı sıfatıyla faaliyet gösterdiği“..." adresindeki iş yerinin, 18.11.2021 tarihinde, sigortalı iş yerinin arka sokağından geçen ...'ye ait borunun patlaması neticesinde sızan suların sirayeti sonucunda hasara uğradığını, müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarı üzerine ... no.lu hasar dosyası açılarak sigorta eksperi görevlendirildiğini, raporda.

"Sigortalı iş yerinin arka sokağından geçen ...'ye ait borunun patladığı ve sızan suların bitişikteki iş yeri bodrum katına dolarak sigortalıya sirayet ettiği, sigortalı mahalde meydana gelen dahili su hasarının poliçe genel ve özel şartları çerçevesinde 45.700,00.-TL olduğu, hasarın ...'ye rücu edilebileceği" şeklinde görüş ve kanaat belirtildiğini, 2560 sayılı ... Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 1. Maddesinde.

"İstanbul Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletilmek üzere ... kurulduğu " belirtilmiş, aynı Yasanın 2. maddesinin b bendinde.

“Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak ve yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak,

yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek.” ve d bendinde "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" ...’nin görev ve yetkileri arasında sayıldığını, Davaya konu zarar, davalı ...’nin sorumluluğunda bulunan şehir alt yapı sisteminde yer alan boruların patlaması sonucu meydana geldiğini, zarar ile davalı ...'nin bakım ve gözetim görevini yerine getirmemesi arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan davalı ... oluşan hasardan dolayı sorumlu olup zararı tazminle mükellef olduğunu,

ayrıca dava konusu zarara sebebiyet veren ...'ye ait yağmur ve kanalizasyon suyu rögarları TBK m.69 gereği (mülga 818 sayılı BK m. 58) "imal olunan şey" kavramına dâhil olup davalı bu kanalizasyon hattının kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumlu olduğunu, somut olayda da sigortalı işyerinin hasarlanmasında davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıracak hallerden biri olmayıp davalının da tacir olduğu göz önünde bulundurulduğunda basiretli olarak hareket etmesi ve gerekli önlemleri almış olması gerektiğinden ...'nin dava konusu olay nedeniyle kusursuz sorumluluğu da bulunduğunu, (Emsal.

İstanbul BAM 17. HD. ... E. ...K.), müvekkilinin davaya konu olay nedeniyle 01.02.2022 tarihinde sigortalısına 45.700,00.-TL sigorta tazminatı ödediğini, bu nedenle TTK. mad.

1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, davalıya rücu hakkı doğduğunu, arabuluculuk başvurularının anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 45.700,00-TL sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 01.02.2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edilen hasar adresi No:12' de herhangi bir arıza yada hasar kaydının bırakılmadığını, ayrıca oluşan su baskınının iç duvardan sızarak hasar oluşturması, izalasyon sisteminin yetersizliğinden kaynaklandığını gösterdiğini, ...

Abone Hizmetleri Uygulama Yönergesi 37. Maddesi gereğince idarenin herhangi bir ihmal ve kusuru bulunmadığını, hasarın, yandaki 14 numaralı işyerinde oluşan şube yolu arızası sebebiyle gerçekleştiğini, hasarın bir su baskını şeklinde değil de yandaki binanın bodrum katından sızıntı suretiyle gerçekleştiğini, binanın mevzuatta belirlenen esaslara uygun yapılmayışının hasarın oluşmasındaki temel etken olduğunu, ...

Madde 18.6'da "Toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunludur." denildiğini, dava konusu hasarın, davacının dilekçesinde belirttiği gibi, su borusunun patlamasından kaynaklanmadığını, bir ihtimal, suyun toprak içinden ilerleyerek sigortalı daireye sızıntı yoluyla sirayet etmesi neticesinde gerçekleştiğini, zira yapılan ön tesbitte hasara uğrayan depoda tesbit edilen suyun içme suyu karakteri göstermediğinin belirlendiğini, yeterli bir izolasyon mevcut olsaydı sızıntının olmayacağını ve hasarın meydana gelmeyeceğini,

gerekli kontrol ve bakım işlemlerini zamanında yapmayan bina sahiplerinin olayda sorumlu olduğunu, idarenin kusuru bulunmadığını, zarar gören davacının sigortalısının faaliyet gösterdiği iş yerinin mimari projedeki yeri ve konumunun belirlenmesi gerektiğini, hasara maruz kalan binanın inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması sebebiyle doğacak hasar ve zararlardan idaremizi sorumlu tutabilmek mümkün olmadığını, talep edilen bedelin, piyasa rayicine uygun olmayıp fahiş olarak belirlendiğini, idarenin temerrüdü söz konusu olmadığından, ancak dava tarihinden sonrası için yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME

Dava; sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472.maddeleri uyarınca sorumlulardan rücuen tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.

Öncelikle. Her ne kadar davalı ...'nin hizmet kusurundan dolayı taraf olduğu davalarda adli yargı mahkemelerinin davaya bakmaya görevli olmadığı, uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı mahkemeleri olduğuna dair uyuşmazlık mahkemesi kararları bulunmakta ise de (Emsal. 05/02/2024 tarih ve ... E. ... K.ile 27/11/2023 tarih ve ...E.... K.ile 27/12/2021 tarih ve ... E. ... K.vb), İstanbul BAM 4.HD.ise farklı düşünmektedir. Yargıtay HGK’nın 21/09/1983 gün ve ... E. ...

K. ile 29/11/1995 gün ve ... E. ... K. sayılı kararlarına atıf yaparak, ...'nin 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı, haksız eylem teşkil eden faaliyetten kaynaklanan uyuşmazlığın yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi doğru olduğu kabul edilerek ...'nin bu yöndeki istinaf sebeplerini,

yine ilk derece mahkemelerince verilen "...Hizmet kusurundan kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine.." yönelik kararları yerinde bulmamaktadır (Emsal: Dairenin 29/05/2024 tarih ve ... E.... K.ile 17/04/2024 tarih ve ... E....K.ile 20/03/2024 tarih ve ... E.... K.ile 25/10/2023 tarih ve ... E. ... K.ile 20/09/2023 tarih ve ...E. ... K.ile 07/06/2023 tarih ve ... E....

K.ile 27/10/2022 tarih ve...E.... K.ile 14/03/2022 tarih ve... E.... K.vb). Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına direnmek usul hukuku açısından mümkün değildir. AHİM uygulamaları dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemeleri yargı çevresindeki emsal uyuşmazlıklar yönünden farklı ilk derece mahkeme kararlarının varlığı adil yargılanma hakkının ihlaline, hukuki istikrar ve güvenin bozulmasına yol açar.

Bu nedenle aksine uygulama hukuki istikrar, güven ve adil yargılanma haklarına zarar vereceğinden İstanbul BAM 4.HD.nin yukarıdaki açıklanan görüşüne uymanın zorunlu olduğu düşünülmüştür. Aksi halde her dosyada dairenin görüşünü bilerek görevsizlik kararı verip daireyi bu kararları da kaldırmaya zorlamak anlamına gelebilecek eylemli direnme kararı niteliğinde karar vermek doğru görülmemiştir.

Bu nedenle söz konusu kararların kaldırılması ve Uyuşmazlık Mahkemesinin içtihalarında belirtilen hizmet kusurundan kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddi yoluna gidilmemiş, yargılamaya devam edilmiştir.

Taraflar arasında üzerinde hasara dayanak vakıa dışında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.

Çözümlenmesi gereken sorun, söz konusu hasara neden olan su sızıntısında davalı kurumun kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise hasar bedelinin rayiçlere uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;

Mahkememizce alınan 14.05.2024 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; binaya ait mülk sahiplerinin binanın yapımından bakımından korunmasından sorumlu olması nedeniyle gerekli tedbirleri almayan mülk sahiplerinin olayın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu ve sorumlu bulunduğunu, su hasarının meydana gelmesinde davalı ...’nin bakım ve sorumluluğunda bulunan su bağlantılarının zamanında onarım ve bakımlarının yapılmamış olması nedeniyle %50 oranında sorumlu ve kusurlu bulunduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 01.02.2022 tarihinde 45.700,00.-TL hasar tazminatı ödediği, %50 kusur oranınca 22.850,00.-TL'yi rücu edebileceği yönünde görüş bildirmiştir.

Taraf vekillerinin kusur ve hasar bedeli yönündeki itirazları dikkate alınarak heyete mobilyacı bilirkişi atanarak ek rapor isteniş, alınan 21.01.2025 tarihli ek raporda; kök raporda yer alan kusurların aynen korunduğu, hasar miktarının 45.700 TL olarak tespit edildiği, davacı şirketin % 50 kusuru oranınca 45.700/%50= 22.850 TL'yi rücuen talep edebileceği yönünde görüş bildirmiş, farklı olarak bina sahiplerine verilen % 50 kusur, 15 ve 12 nolu daireler arasında eşit olarak paylaştırılmıştır.

Dava konusu hasarın meydana geldiği ...adresindeki iş yerinde dava dışı sigortalı ... Şti.nin faaliyet gösterdiği, bu iş yerinin davacı sigorta şirketine ... Acenta no, ... poliçe nolu Dört Dörtlük İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile 08.10.2021 – 08.10.2022 tarihleri arasında teminat altında olduğu açıktır. 18.11.2021 tarihinde, sigortalı iş yerinin arka sokağından geçen ...'ye ait borunun patlaması neticesinde bitişikteki 14 nolu dairenin su bastığı, buradan sızan suların da sirayeti sonucunda sigortalının 12 nolu dairesinin hasara uğradığı açıktır.

Hasarın doğrudan bir su baskını şeklinde değil de su baskınına uğrayan yandaki 14 nolu binanın bodrum katından gelen su sızıntısı suretiyle gerçekleşmiştir.

Bilirkişi heyetince yapılan inceleme sonucunda, davaya konu işyerinin arka bölümünde bulunan 14 nolu iş yerinin önünde bulunan ve mahallinde inceleme sırasında çekilen resimlerle açıklandığı üzere ...'ye ait temiz su hattındaki bağlantıları üzerinde yapılan onarım çalışmalarından da anlaşıldığı gibi ...'nin bakım ve onarımından sorumlu olduğu su hattından kaçan suların 14 numaralı dava dışı işyerinin bodrum katına dolarak buradan bitişikteki dava konusu 12 nolu işyerinin bodrum katına sirayet ettiği ve burada su hasarı meydana getirdiği anlaşılmaktadır.

Bu hasarın meydana gelmesinde davalı ...'nin bakım ve sorumluluğunda bulunan su bağlantılarının zamanında onarım ve bakımlarının yapılmamış olması nedeniyle % 50 oranında sorumlu ve kusurlu bulunmuştur. Bina mülk sahiplerinin de binanın yapımından bakımından korunmasından sorumlu oldukları açıktır. Bu nedenle gerekli tedbirleri almayan mülk sahiplerinin de olayın meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu ve sorumlu bulunduğunu kabul edilmiştir.

Esasen olaya özgü ve daha çok teknik bir konu olan kusur sorumluluğu ve uygun illiyet bağı ile ilgili olarak yapılan bu değerlendirme ve tespit, dosya kapsamına ve oluşa uygun bulunmuş, hükme esas alınmıştır. Ek raporda bina maliklerinin kusuru da belirlenmiş, 14 ve 12 nolu dairelere izolasyon kaynaklı bakım eksikliği nedeniyle kalan % 50 kusur eşit olarak dağıtılmıştır. Bu tespit de makuldür. Ancak davamız açısından sonuca etkili değildir.

Bu nedenle olayda davalı ...'nin % 50 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Hasar bedeli konusunda ise dava dışı sigortalıya 01.02.2022 tarihinde ekspertiz raporu ile belirlenen 45.700,00.-TL sigorta tazminatı ödendiği (... banka dekontu) anlaşılmaktadır.

Ekspertiz raporuyla tespit ve takdir edilen değerleneme bilirkişi raporuyla da uygun ve makul bulunmuştur. Teknik bir konu olan bu değerlendirme ve tespite itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır. Buna göre ödenen bu miktarın kusur oranına göre %50'si olan 22.850,00.-TL'nin tarafların tacir olması nedeniyle ödeme tarihi olan 01.02.2022 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

Dava tarihi itibariyle kesinlik sınırının 8.000,00.-TL olması ve Anayasa Mahkemesi'nin 30.01.2025 tarih ve 32798 sayılı RG'de yayımlanan 04.12.2024 tarih ve 2023/182 E. 2024/203 K.sayılı kararı ile HMK.nun Ek 1/2.Madde de yer alan “…341 inci, 362 nci ve…” ibaresinin iptal edildiği, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (30/10/2025) yürürlüğe gireceğinin hüküm altına alındığı, iptal edilen hükmün usul hükmü olması nedeniyle hak kaybına neden olmamak bakımından takdir ve değerlendirmenin üst mahkemeye bırakılarak, istinaf yolu açık olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

Davanın KISMEN KABULÜNE,

1-01.02.2022 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte 22.850,00.-TL tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,

2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.560,88-TL olup, peşin alınan 780,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 780,43-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 975,00-TL, bilirkişi ücreti 12.500,00-TL toplamı 13.175,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 6.587,50-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 861,15-TL'nin toplamı 7.448,65-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,

4-Davalı tarafça yapılan 300,00-TL posta ve tebligat masrafı yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 150,00-TL yargılama giderinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 22.850,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,

6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 22.850,00-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,

7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,

8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 1.560,00-TL'sinin davalıdan, 1.560,00-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/04/2025

KATİP

HAKİM

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/899, K. 2025/310, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Delillerin Değerlendirmesi Ve Hukuki Nitelendirme
  7. Katip
  8. Hakim
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/899
Karar No
2025/310
Tarih
28 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/902 K.2025/683
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/902 K.2025/269
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/910 K.2025/600
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/912 K.2025/286
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/914 K.2025/303
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/918 K.2025/695

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.