KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/280
- Karar no
- 2023/829
- Dava
- İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)
- Dava tarihi
- 19/04/2023
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu şirketin herhangi bir malvarlığına ulaşılamaması sebebiyle takibin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.43/2 uyarınca bir defaya mahsus "iflas" olarak değiştirilmesinin talep edildiği, borçluya iflas yolu ile adi takipte ödeme emrinin, Tebligat Kanunu m. 35 gereğince 06/09/2022 tarihinde tebliğ olunduğu, borçlu şirketin ... 34.İcra Dairesi'nin...E.sayılı dosyası kapsamında çıkarılan iflas yolu ile adi takipte ödeme emrine itirazda bulunmadığı, borcu ödemediği anlaşıldığından davalı şirketin iflasına karar verilmesi yönünde talepte bulunmuştur.
Davalı cevap dilekçesi sunmamış olup davayı inkar eden konumdadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yapılan iflas takibine yönelik itiraz olup olmadığı, takibin kesinleşip kesinleşmediği, bu çerçevede kesinleşen iflas takibi sonucu iflas kararının verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacının iflas yoluyla takip başlattığı, dosya içinde itiraz dilekçesi bulunmadığı, ödeme emrinin gerekli unsurları içerdiği, davalıya tebliğ olunduğu tartışmasızdır.
İİK m.43.hükmüne göre, "İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır." O halde davalı şirket olmakla iflas hükümlerine tabidir.
İİK m.155 hükümüne göre, iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren borç ve takip giderlerinin yedi gün içinde ödeme emrini gönderen icra dairesindeki hesaba yatırması, bu süre içinde borcun olmadığına veya iflasa tabi şahıslarından olunmadığına dair bir itiraz var ise icra dairesine bildirilmesi ve aynı süre içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının ticaret mahkemesinden iflas kararı isteyebileceği açıktır.
Nitekim somut olayda İİK m.156 hükmü çerçevesinde ödeme emrindeki müddet içerisinde borçlu tarafından gerekli itirazın yapılmadığı, tebliğ tarihinin 06/09/2022 tarihi olduğu, bu tebliğ öncesi aynı davalıya iflas yoluyla adi takibe mahsus davetiyenin gönderildiği, ancak iade edildiği, bu defa TK m.35 hükmü göre sicil adresine yeniden tebligatın yapıldığı, itirazın olmadığı, buna göre iflas yoluyla takibin şeklen kesinleştiği, bunun üzerine ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde de mahkememizde iflas davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
İflas takibinin kesinleşmiş olması karşısında ise İİK m.166/f.2 hükmü çerçevesinde gerekli ilânlar, TTSG ile trajı 50.000 geçen ulusal bir gazetede yapılmıştır. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Ne var ki yapılan ilanlara rağmen mahkememize herhangi bir müdahale ve itiraz dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama aşamasında halihazırda borcun ödenmediği, gerekli iflas avansının davacı vekili tarafından depo olunduğu, iflas takibinin kesinleştiği ve gerekli ilânların dahi yapıldığı anlaşılmakla bu defa depo emrine esas miktar Yargıtay uygulamasına uygun şekilde mahkememizce atanan bilirkişi marifetiyle hesaplanmıştır.
Bu hesaplama sonucunda, depo emrine esas olan miktar ile ilgili davalıya tebliğden itibaren yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcu ifa veya o miktar meblağı mahkeme veznesine depo etmesi İİK m.158 hükmü uyarınca emredilmiştir. Usulüne uygun olarak gerekli ihtaratı içeren depo emrinin davalı şirkete tebliğ olunmasına rağmen herhangi bir şekilde ödeme yapılmamış ve herhangi bir beyan sunulmamıştır. Bu durum karşısında davalı şirket hakkında iflas kararı verilmesinin yasal şartları oluşmuştur.
Esasen"borçlu faiz ve giderleri ile birlikte borcunu alacaklıya öder veya mahkeme veznesine depo ederse,mahkeme iflas davasının reddine hükmeder. Borçlu, bunlardan birini yapmazsa, asliye ticaret mahkemesi, depo kararından sonraki ilk oturumunda iflas kararı verir. Nitekim somut olayda takibin şeklen kesinleştiği,davalı şirketin alacaklıya ödeme yapmadığı,mahkeme veznesine de belirtilen miktarı ödemediği sabit olup iflas davasının kabulü gerekir.
Yapılan açıklamalar karşısında; davacının davasının kabulüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı ... Şirketi'nin iflasına, iflasın 09/11/2023 günü saat 14:32 itibariyle açılmasına, iflasın açıldığının İstanbul Nöbetçi İflas Müdürlüğüne derhal bildirilmesine, iflasın açıldığının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, iflas avansının derhal İflas Müdürlüğüne gönderilmesine dair karar vermek gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/280, K. 2023/829, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama