KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/380
- Karar no
- 2024/749
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/06/2023
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı/Alacaklı müvekkili şirketin, Davalı/Borçlu şirketten olan alacağının tahsili amacıyla ... 14. İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalının borca itiraz ederek takibin durdurulduğunu, davalı şirkete vermiş oldukları hizmet neticesinde düzenlenen faturaların davalı tarafça tebellüğ edilerek itirazsız ticari defter ve kayıtlarına işlendiğini, 35.400,00 TL alacaklı olduklarını, alacağın da likit olduğunu belirterek (Emsal. Yargıtay HGK.nun 17.10.2012 tarih ve ... E. ...K.ile Yargıtay HGK.nun 07.06.2006 tarih ve... E. ... K.), davalı şirketin ...
14 İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamının yanı sıra İİK m. 67/2 uyarınca da davalı borçlu aleyhine takip miktarının %20 sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; tacirler arası hizmet (Mali müşavirlik hizmeti) ilişkisine dayalı faturaların ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 27/03/2023 tarihinde, davalı aleyhine, faturalara dayanarak, 35.400,00.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 03/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 03/04/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 02/06/2023 tarihinde 35.400,00.-TL asıl alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2022 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi davacının defter ve kayıtlarını incelemiş, icra takibin konu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından herhangi bir ödeme bulunmadığı, davacı kayıtlarına göre takibe konu faturalar nedeniyle davalıdan 35.400,00.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı defter ve belgelerini ibraz etmemiştir.
6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan toplamda 35.400,00.-TL faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davacının davalıdan 35.400,00.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... HAKİM ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/380, K. 2024/749, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama