KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2026
- Dosya no
- 2024/166
- Karar no
- 2026/21
- Dava
- TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/03/2024
Karar Metni
2.613 kelime·13 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
07/01/2023 tarihinde saat: 23.10 sıralarında sürücülüğünü davacı ...'nun ... plakalı ... marka aracı ile ...geçiş yönünde ... girişine yakın bir yerde iken arkasından gelen plakası alınamayan başka bir araç tarafından arka kısmından çarpması neticesinde hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının aracından indiği sırada, plakası alınamayan araç sürücüsünün kaza yerinden kaçarken müvekkilin ayağının üzerinden geçerek yaralanmasına neden olduğunu, akabinde ise ...
İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ... Polis Merkezi Amirliğince yapılan soruşturmada şüpheli şahsın tespitinin mümkün olmadığına dair tahkikat evrakı düzenlendiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...' sırasında kayıtlı soruşturma yürütüldüğünü, 03/04/2023 tarihinde daimi arama kararı verildiğini, davacının ayağında kırık oluşacak şekilde yaralanması nedeniyle davalı ...
Hesabına tazminat talepli başvuru yapıldığını ancak 11/09/2023 tarihli cevabi yazıları ile taleplerinin reddedildiğini arabuluculuk başvurularında anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesindeki tazminat içeriği açık olmadığından tensiben tazminat talebini somutlaştırması için tensibin 18 nolu ara kararı ile HMK.nun 31.maddesi gereğince süre verilmiş, davacı vekili de 27.03.2024 tarihli beyan dilekçesi vermiş, şimdilik kaydı ile zarar kalemlerinin Geçici İş Göremezlik Zararının 1.250,00.-TL, Sürekli İş Göremezlik Zararının 1.250,00.-TL, Tedavi Gideri Zararının 1.250,00.-TL, Geçici Bakıcı Gideri Zararının 1.250,00.-TL olduğunu açıklamıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayın trafik kazası olmadığını, kasten yaralama olduğunu, zira olayla ilgili olarak ...
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... numaralı soruşturma dosyasında kasten yaralama suçu nedeniyle tespit edilemeyen şahsın arandığını, trafik kazası dolayısıyla meydana gelen bedensel zarara ilişkin herhangi bir soruşturma olmadığını, trafik kazasına dayanmayan bu davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, TMK.nun 6, HMK.nun 190 ve TBK.nun 50 maddeleri gereğince kazanın anlatılan şekilde gerçekleştiğini ispat yükünün davacıya ait olduğunu, maddi vakanın varlığının da ispatlanamadığını, başvurunun usulüne uygun yapılmadığından dava şartının gerçekleşmediğini,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla sorumluluklarının teminat limiti dâhilinde ve sorumlu olduğu aracın kusur oranıyla sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatına ilişkin herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, davacının 15 temmuz şehitler köprüsünde yolun en sağında durarak araçtan inmek suretiyle kazanın oluşumunda etken olduğunu, dolayısıyla zararın meydana gelmesini artıran bu davranış dolayısıyla müetrafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz isteminin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir husus bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun; söz konusu yaralanmaya ilişkin olayın trafik kazasından mı yoksa kasten yaralama eylemi ile mi gerçekleştiği, trafik kazası ise kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, olayın meydana gelmesine ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü'nün 21.03.2024 tarihli cevabi yazısında olay nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, aylık bağlanmadığı bildirilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2021 tarih ve... E....K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere; malüliyet hesabının kaza tarihi olan 07.01.2023 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Olay nedeniyle, tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun 30.04.2025 tarihli raporuna göre "1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği,
3. Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur.
" yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırılmış, taksici olarak çalıştığı eşi ve iki çocuğu ile birlikte yaşadığı, belirtilerek ekonomik durumu ayrıntılı olarak tespit edilememiştir.
Bu raporlara istinaden dosya kusur ve tazminat bilirkişisine verilmiş, olayda tarafların kusur durumları ve maddi zararının hesaplanması istenmiştir.
Mahkememizce alınan 24.11.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Dava konusu olayda plakası belirlenemeyen ... marka, siyah renkli otomobilin kimliği meçhul sürücüsünün %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı ticari otomobilin sürücüsü-kazazede yaya davacı ...’na atfı kabil kusur bulunmadığı, 4 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile- 34.027,20 TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı,
sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, % 5 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile- 266.380,72 TL olduğu, davalı ...
Hesabının 1.000.000,00 TL azami teminat limiti ile işbu zarardan sorumlu olduğu, dva konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile ATK raporunda mütalaa olunduğu görülmekle, bakıcı gideri zararından söz edilemeyeceği, davacı ...’nun 07.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası tedavi gördüğü Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tüm işlemleri mevzuat hükümlerinde belirtildiği şekilde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Olay ve Sübut Yönünden;
Olayın 07.01.2023-Cumartesi günü saat 23:10 sıralarında davacı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki, ... adına tescilli, ... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2016 model ticari otomobil ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bölünmüş, 3 şeritli O4 karayolunun sağ şeridini takiben ... istikametinden ... istikametine düz seyir halinde iken olay mahalli olan ... yaklaşımındaki Metrobüs durağı hizasında geldiğinde arka kesimlerine arkasından gelen ve aynı istikamette seyir halinde olan, olay yerini terk ettiği için kimliği belirlenemeyen sürücünün sevk ve idaresindeki, plakası da tespit edilemeyen, beyana göre ... marka,
siyah renkli otomobilin ön kesimleri ile çarpması, akabinde sürücü ...’nun aracından inerek hasarı kontrol etmek için yaya olarak bulunduğu esnada da aniden ilerleyerek sol ön tekerlek kesimi ile sol ayağının üzerinden geçip ezmesi şeklinde meydana geldiği, sürücü ...’nun yaralanması, ... plakalı ticari otomobilde hasar ve kimliği belirsiz sürücünün aracıyla olay yerini terk etmesi ile sonuçlanan bir kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir.
Olay nedeniyle... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... srş. Dosyasında soruşturma açılmıştır. UYAP üzerinden gönderilen soruşturma dosyasının incelenmesinde.
Kaza tespit tutanağına göre "07.01.2023 tarihinde saat 23.30 sıralarında meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında ... tescil plakalı araç sürücüsü ... sağ şeritte ilerlerken beyanına göre aracının arka kısımlarına plakasını alamadığı siyah ... marka aracın çarpması sonrasında aracindan indiği esnada kazaya sebebiyet veren diğer aracın kendisine çarparak olay yerinden kaçması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.
Bu kazanın oluşumunda sürücü ... nün beyanı ve olay yeri incelemelerine istinaden plakasını alamadığı siyah aracın K.T.K'nın 56/1-C (Önlerinde giden araçları yeterli ve güvenli bir mesafeden izlememek) maddesi uyarınca kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir." denilmiş, olay yeri fotoğraflandırılarak krokilendirilmiştir. ... İlçe Emniyet Müdürlüğü ...
Polis Merkezi Amirliği tarafından yürütülmekte olan ... tarih ve ... sayılı soruşturma kapsamında 07/01/2023 tarih ve saat 23:10 sıralarında ...geçiş yönünde ... girişi yakınında meydana gelen kaza ile ilgili kamera kayıtları, söz konusu belirtilen güne ait (07/01/2023 günü saat 23:10 ile 23:15 arasındaki) kamera görüntüleri CD ortamına aktarılarak dosyaya ibraz edilmiş, bu görüntüler istendiğinde ise dosyada CD ve görüntü kayıtlarının olmadığı ancak CD izleme tutanağı bulunduğu yönünde cevap verilmiştir.
22.02.2023 tarihli CD İzleme Tutanağı'nda; "... Polis Merkez Amirliğimizin... suç numaralı idaremiz ... bağlantı yolunda meydana gelen Kasten yaralama-Mala Zarar Verme konusu ile alakalı temin ettiğimiz KGYS kameralarına ait görüntüler uzman olmayan personel tarafından izlediğinde.
Kamera tarih ve saatine göre 07.01.2023 günü 23.14'de bahse konu çarpışmanın kamera açısının çok uzağında gerçekleştiği, kamera görüntüsünün net olmaması ve araç farlarının yansımasından dolayı çarpışmanın ne şekilde ve hangi araçlar arasında gerçekleştiği, dolayısıyla şüpheli aracın hangi araç olduğu net olarak tespit edilememiştir." denilmektedir. Fail bulunamadığından dosya daimi aramaya alınmıştır.
Açıklanan soruşturma dosyasında söz konusu kazanın doğru olduğu, davacının anlatımlarının kamera görüntüleri ile de doğrulandığı, olayın sübut bulduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle kimliği meçhul kişinin davacıyı yaralama kastı ile hareket ettiğine dair savcılık soruşturmasında bir delil veya şüphe yoktur. Soruşturmanın da bu yönde ilerlediği anlaşılmaktadır. Esasen oluşun kasıtlı bir yaralama olduğuna ilişkin de hiç bir delil ve şüphe gözlenmemiştir. Belki en fazla olası kast gündeme gelebilir ise de bu durum dahi olayın özü olan Taksirle Yaralama vakıasını değiştirmemekte ancak cezada arttırım nedeni olmaktadır. Bu nedenle olay bir trafik kazası olarak kabul edilmiştir. Kusur Yönünden;
Olayda sevk ve idaresindeki plaka numarası belirlenemeyen hususi otomobil ile bölünmüş, üç şeritli karayolunun sağ şı kiben Anadolu yakası istikametinden Avrupa yakası istikametine düz seyir halinde olay mahalli olan ... girişine yaklaştığı esnada aksine davranarak ön ilerisinde aynı istikamette ilerleyen ticari otomobilin bulunduğu tehlike bölgesi kesimine fren tedbiri ile zamanında yavaşlamadan, mevcut hızını koruyarak kontrolsüz yaklaşmaya devam eden, taşıtı, mesafe ve konumunu, ışıklarını dikkate almayan, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, tehlikeleri ön görmeyen,
hızını ve mesafesini ayarlayamayarak ön kesimleri ile diğer otomobilin sağ yan arka kesimlerine çarpan, akabinde durduktan sonra hasarı kontrol etmek amacıyla aracından inen, önüne aniden ve beklenmedik şekilde çıkması söz konusu olmayan diğer sürücünün yaya olarak yakın mesafede bulunduğu esnada olay yerinden uzaklaşmak için ani ve kontrolsüz şekilde ivmelenerek sol ön tekerlek kesimleri ile sol ayağının üzerinden geçen, aracını silah olarak kullanarak dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davrandığı mütalaa edilen kimliği belirsiz sürücünün % 100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu,
vücudunun sol ayak bilek kesiminden kırık şeklinde yaralanması ile sonuçlanan olay sırasında sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı ticari otomobil ile bölünmüş, üç şeritli karayolunun sağ şeridini takiben ... istikametinden Avrupa yakası istikametine düz seyir halinde olay mahalli olan ...girişine yaklaştığı esnada trafikte trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek adına kasıtlı olarak veya keyfen aniden durduğuna dair veri bulunmayan,
arka kesimlerine arkasından dalgın ve dağınık dikkatle yaklaşan sürücünün idaresindeki otomobilin ön kesimleri ile sadmesine maruz kalıp akabinde yolun emniyetli sağ yan kesiminde durduktan sonra hasarı kontrol etmek amacıyla aracından inerek yaya olarak bulunduğu esnada arkasında duran sürücünün olay yerinden uzaklaşmak amacıyla yakın mesafede ani ve kontrolsüz şekilde üzerine doğru ivmelenerek sol ön tekerleği ile sol ayağının üzerinden geçmesine maruz kaldığı anlaşılan, olayda ihmalkar veya hatalı davranışına rastlanılmayan,
kazada etkili rolü ile kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı mütalaa edilen davacı ...’ya atfı kabil kusur bulunmadığı, olayın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı yönündeki bilirkişi görüşü dosya ve soruşturma kapsamındaki toplanan delillere uygundur.
Bu nedenle mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmış, davacının olayda kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Müterafik kusur yönünden ise. Bilindiği üzere zarara uğrayanın zararın doğumunda veya artmasında etkisinin bulunduğu hallerde söz konusu olmaktadır. Bir başka anlatımla müterafik kusur, zarar görenin kusurlu veya özensiz davranışıyla zarara katılımı demektir.
Olayda davacının hasar durumunu görmek ve karşı tarafla konuşmak, tutanak düzenlemek vb.amaçlarla aracından aşağıya inmesi makul, beklenen ve hayatın olağan akışına, günlük yaşam tecrübelerine uygun bir hareket olup, bu durun Kimliği belirsiz arasın aniden hareket ederek olay yerinden kaçması ve kaçarken davacıyı yaralaması olayında davacının zararın doğumunda veya artmasında etkisinin bulunduğu bir durum olarak kabul edilemez.
Bu nedenle müterafik kusur konusunda davalı tarafın itiraz, beyan ve talepleri yerinde görülmediğinden kabul edilmemiş, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Tazminat Yönünden;
Davacının olayda kusurunun bulunmadığı kabul edilerek, benimsenen ATK raporuna göre 4 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının 34.027,20.-TL, % 5 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 266.380,72.-TL olduğu bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Yapılan hesaplamada ve kullanılan ölçütlerde bir yanlışlık bulunmadığı, Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Rapor ile ulaşılan sonucu kabul etmemek için bir neden görülmediğinden mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır. Davalı ...
Hesabının 1.000.000,00 TL azami teminat limiti ile işbu zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne, ATK raporunda mütalaa olunduğu üzere davacının bakıcıya ihtiyaç duymadığı anlaılmakla bakıcı gideri zararından söz edilemeyeceğinden bu talebin reddine, yine davacı ...’nun 07.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası tedavi gördüğü ...
Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tüm işlemleri mevzuat hükümlerinde belirtildiği şekilde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı anlaşılmakla belgesiz tedavi gideri zararı bulunmadığından buna yönelik talebin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Temerrüt Yönünden;
Davacı vekilinin davalı ... Hesabına 24.01.2023 tarihinde başvurduğu, Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “....MADDE 99- Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” denildiği,. Trafik Poliçesi Genel Şartları B.2 Md. de aynı çerçevede düzenlenme bulunduğu anlaşılmakla davalının 04.02.2023 tarihinde temerrüt halinde olduğu kabul edilmiştir.
Davacı vekili de bu miktarlar üzerinden 16.12.2025 tarihinde, dava değerinin arttırılmasına ilişkin ıslah dilekçesi vermiş, 17.12.2025 tarih ve Seri No ..., Sıra No ..., Özel No ... sayılı "Sayman Mutemedi Alındısı" ile 598,44.-TL ıslah harcı adı altında talep sonucunu yukarıda açıklanan miktarlara göre tamamlayarak ıslah harcını yatırmıştır.
Kısmi Dava - Belirsiz Alacak Davası;
Davacı vekili dava dilekçesinde HMK.nun 107.maddesi gereğince davasının belirsiz alacak davası niteliğinde açtığını belirtmemiştir. O nedenle davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü gerekir (Emsal: Yargıtay HGK.nun 07.07.2021 tarih ve ... E. ... K). Kısmi dava olarak açılan bir dava belirsiz alacak davasına ıslah ile daihi dönüştürülemez (Emsal. Yargıtay HGK.nun 17.10.2019 tarih ve ... E. ...
K. İle Belirsiz alacak davası ise hukukumuza ilk kez 6100 sayılı HMK ile girmiştir. Bu Kanun’un 107/1’inci maddesinde; 'Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.' düzenlemesi mevcuttur.
Ancak yukarıdaki açıklamalar ışığında eldeki davada, dava dilekçesinin mahkemeye verilmesi ve gerekli harçların yatırılması ile dava açma işlemi tamamlanmış olduğundan 6100 sayılı HMK ile getirilen belirsiz alacak davasına ilişkin hükümler uygulanamayacaktır.
Başka bir deyişle 1086 sayılı HUMK’nın yürürlükte olduğu dönemde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava şeklinde açılan eldeki davanın, 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesiyle kendiliğinden belirsiz alacak davasına dönüşeceği kabul edilemez.
Ayrıca 1086 sayılı HUMK’nın yürürlükte olduğu dönemde açılan davalar 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra kısmi ıslahla belirsiz alacak davasına dönüştürülemeyeceği gibi tam ıslahla dahi belirsiz alacak davası hâline gelmez. Zira davanın tamamen ıslahında, tamamen ıslah edilen dava, ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan, ilk dava tarihinde açılmış kabul edilecek ve ilk dava tarihinde yürürlükte olan usul hükümleri uygulanacaktır, denilmektedir.
Anayasa Mahkemesi'de 10.07.2021 tarihinde ... nolu başvuruyu da reddetmiştir.).
Bu nedenle Davanın kısmen abulüne, 300.407,92.-TL (Geçici İş Göremezlik Zararı 34.027,20.-TL, Sürekli Maluliyet Zararı 266.380,72.-TL olmak üzere) maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 2.500,00.-TL'sine temerrüt tarihi olan 04.02.2023, kalan 297.907,92.-TL'sine ise ıslah tarihi olan 17.12.2025 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin (bakıcı ve tedavi giderleri zararı) reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/166, K. 2026/21, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama