İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/61 K.2025/573

Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/61Karar2025/573Tarih12 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.153 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
12 Eylül 2025
Esas no
2024/61 Esas
Karar no
2025/573
Dava
Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
Dava tarihi
25/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.153 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Konkordato talebinde bulunan davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;müvekkili ... A.Ş. hakkında konkordato talep edilen davalı ...

A.Ş.'den cari hesaplardan kaynaklı olarak ekte sunulan faturalar ve ekstrelerden de görüleceği üzere 11.741.176,47 TL alacaklı bulunduğunu, söz konusu alacağa ilişkin olarak davalı / borçlulardan alacağın tahsili amacıyla girişimlerde bulunulduğunu, davalı (borçlu) tarafından sözlü olarak borcun ödeneceği ifade edildiğini, bu zamana kadar hiçbir ödeme gerçekleştirilmediğini, borçlu ...

A.Ş. tarafından sunulacak belgeler ve mahkemenizce atanacak komiser ve bilirkişi değerlendirmeleriyle konkordato yargılamasında imtiyazlı ve adi alacakların bedelleri tespit edilebilecek, alacaklılar arasında eşitlik ilkesi gereğince müvekkil şirket de alacağının mümkünse tamamına ulaşabileceğini, aksi halde müvekkilinin de dahil olmak üzere davalıya karşı alacaklılar tarafından yakın zamanda cebri icra tehdidi yöneltilmesi halinde borçlunun söz konusu borçlarının tamamını ödeyebilmesi ve müvekkilin alacağının tamamının tahsil etme imkanı kalmayacağını, müvekkilinin alacağını sırasıyla rehinli alacaklar,

eşya ve taşınmazın aynından doğan kamu alacakları, işçi alacakları ve eşya ve taşınmazın aynından doğmayan kamu alacakları için ödeme yapıldıktan sonra alabileceğini, bu alacaklara işleyecek faizlerle birlikte alacağını alamama ihtimali bulunduğunu, mali durumunun bozulması nedeniyle alacaklılarına ödeme yapmakta zorlanan şirket ödemelerini tatil etme durumuna geldiğini, borçlu şirket tacir olup, müvekkili şirket tarafından iflası istenebilecek kişilerden olduğunu, müvekkili davacı sıfatına sahip bulunduğunu,

davalı borçlu şirketin işletme faaliyetlerinin bir süre için aksamadan devam etmesi halinde tüm borçlarını ödeyebileceğini ve konkordato projesinin başarıya ulaşması ile tüm alacaklıların alacağını tahsil etmesinin sağlanacağı öngörüldüğünü, davalı borçlu ...

A.Ş. için konkordato işlemlerinin başlatılmasını, davalı borçluya İİK'nın 286 maddesinde belirtilen belgeleri ve kayıtları sunmaya davet edilmesini, davalı borçluya belgeleri sunması için İİK 287.maddesi uyarınca makul bir süre verilmesini, davalı borçlu tarafından İİK'nın 286. Maddesindeki belgelerin sunulması halinde borçlu şirketler hakkında geçici mühlet kararı verilmesini konkordatonun tasdikine, karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, İİK m.286 vd hükümlerinden kaynaklanan konkordato talebine ilişkindir. Mahkememizce 31/10/2024 tarihi itibariyle borçlu şirket lehine üç ay süre ile geçici mühlet kararının verildiği, 29/04/2024 tarihi itibariyle ise iki aylık geçici mühlet kararının verildiği, akabinde komiserlerin görevlerine devam ettiği sabittir. Mahkememizce oluşturulan 28/06/2024 tarihli duruşmada bir yıl süre ile kesin mühlet verilmesi ve konkordato komiserlerinin görevlerinde devam edeceği takdir olunmuştur.

Kesin mühlete geçilmeden eldeki aşamada konkordato komiser heyetinin sunmuş olduğu 25/06/2025 tarihli raporda "Konkordato sürecinde borçlu şirketin nevi ve unvanında, ortaklık yapısı ve temsil şeklinde, sermayesinde, faaliyet konusu ve faaliyet adresinde, faaliyet hacmi ve istihdam yapısında herhangi bir değişiklik meydana gelmediği, Borçlu şirketin hali hazırda faal durumda olduğu,

15 kişi merkez adresinde idari işlerde 309 kişi özel hastane olarak faaliyet gösteren şube adresinde olmak üzere 324 personeli ile faaliyetlerine kesintisiz olarak devam ettiği, Borçlu şirketin konkordato sürecinde kar eder durumda olduğu ve öz varlığını önemli ölçüde arttırdığı, mali durumunun iyileştiği, süreç içerisinde kira, personel ve mal alımından kaynaklanan borçlarını ödediği ancak kamuya olan borçlarını kısmen ödediği ve kamu borçlarını çok büyük ölçüde arttırdığı, Borçlu şirketin 31/03/2025 tarihli kaydi değer bilançosuna göre varlıklarının borçlarını 62.116.159,38 TL fazlasıyla karşıladığı,

komiser heyetimizce alınan bilirkişi raporlarına göre tanzim edilen 31/03/2025 tarihli rayiç değer bilançosuna göre ise varlıklarının borçlarını 278.947.001,91 TL fazlasıyla karşıladığı, şirketin 31/03/2025 tarihi itibariyle gerek kaydi gerekse rayiç değerlerine göre borca batıklık halinin bulunmadığı, Rapor içerisinde ayrıntılı olarak açıklanan gerekçelerle borçlu şirketin konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı, konkordato teklifinin hem konkordatodan etkilenen alacaklıların hem de özellikle ve başta SGK olmak üzere konkordatodan etkilenmeyen alacaklıların açıkça aleyhine gözüktüğü, konkordatonun başarı şansının olmadığı,

Nihai takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere komiser heyetimizce konkordatonun başarı şansı bulunmadığı değerlendirildiğinden İİK m. 292 b bendi uyarınca borçlu hakkında verilen mühlet kararının kaldırılabileceği, borçlu yönünden İ.İ.K m. 292 de sayılan diğer şartların ise gerçekleşmediği," şeklinde görüş bildirmişlerdir.

Mahkememizce oluşturulan 30/06/2025 tarihli ara karar ile "Konkordato komiser heyetinin 24/06/2025 tarihli raporundaki muhasebesel, işletmesel, vergisel veriler ve en son proje dikkate alındığında "konkordatonun başarı şansının olup olmadığı" noktasında gerekli incelemelerin yapılmasının gerekmesi, ayrıca davacı vekilinin ve borçlu vekilinin rapora karşı beyan süresinin tamamlanmasının mevcut mühlet içinde mümkün olmaması, telafisi imkansız veya zor duruma yol açılmaması karşısında borçlu şirket hakkında 28/06/2024 tarihinde verilen bir yıllık kesin mühletin, 28/06/2025 günü saat 15:46'dan itibaren ve dört (4) ay süre ile uzatılmasına" karar verilmiştir.

Yine 30/06/2025 tarihli ara karar ile borçlunun konkordato talebinin başarıya ulaşıp ulaşamayacağı hususu ile ilgili muhasebesel, işletmesel ve sektörel açıdan gerekli bilirkişi incelemesinin yapılması, 25/06/2025 tarihli konkordato komiser heyeti raporuna iştirak edilmeyen bir husus var ise açıklama yapılması için bilirkişi kurulu atanmıştır.

Mahkememizce konusunda ehil üç kişilik bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 11/08/2025 tarihli raporlarında. "Davalı (...Tic. A.Ş.) tarafın Yasal Defterlerinde, Faturalarla ilgili Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin yapıldığı, belgelerin kaydedildiği, Davalı tarafın Açılış ve kapanış kayıtlarının süresinde yapıldığı, davalı taraf lehine delil olma kuvvetine sahip olup olmadığı konusunda nihai kararın Sayın Mahkemeye ait olacağı, Davalı (...

A.Ş.) tarafın yasal defterlerinde yer alan Kasa tutarının Konkordato kapsamındaki Borçlarını karşılayacak tutarda olduğu, davalı (... Tic.

A.Ş.) tarafın Kasa hesabında bulunan tutarın yıllar itibari ile artarak kasada muhafaza edildiği, Finansal getirisi ve yabancı para cinsinden (kur farkı geliri neredeyse YOK denecek tutarda olduğundan) muhafaza edilmediğinin kuvvetle muhtemel olduğu, Faiz getirisinden de şirketin mahrum bırakıldığı, davalı tarafın (konkordato talep eden firmanın) kaydı ve rayiç değerlere göre borca batık olmadığı, konkordato komiserlerinin de raporunda belirttiği üzere “Konkordatonun Devamı” nın alacaklıların aleyhine olacağı ve konkordatonun devamı için gerekli şartların ortadan kalkmış olduğu,

şayet alacaklılar, borçlunun iflası halinde alacaklarına büyük oranda ya da tamamen ulaşabiliyorlarsa, bu durumun borçlunun konkordatoya ihtiyaç olmadığını, başka bir ifadeyle konkordatonun iflastan daha iyi bir seçenek olmadığını gösterdiği, nitekim TTK'nın 305/1-b maddesi uyarınca konkordatonun tasdiki koşullarından biri de teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartı arandığı, Yargıtay'ın da bu kabulde olduğu ve bu kabulün konkordatonun ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmaması kanaatinin bir sonucu olduğu,

heyetlerine tevdi edilen dosya münderecatı kapsamında yapılan incelemeler ve komiser heyetince de gerçekleştirilen değerlendirmelerde borçlu şirketin güncel rayiç değer bilançosuna göre varlıkları toplamı 438.182.685,74 TL iken; borçlarının toplamının 159.235.683,83 TL olduğunun müşahede edildiği, Somut olayda borçlu şirketin iflası halinde dahi borçlunun aktiflerinin toplamının 219.091.343,00-TL olduğu,

bu yönü ile borçlu şirketin varlıklarının doğrudan satış veya iflas sürecinde satılması halinde alacaklıların alacağına erişmesi vade olmaksızın tek seferde olacağı nazara alındığında mühletin devamına kıyasla elverişli koşullar içermeyen konkordato teklifinin gerek borçlu şirketin gerekse de alacaklıların menfaatine uygun olmadığının düşünüldü.

Öte yandan borçlu şirketin konkordato projesinde borçların tasdik kararının kesinleşmesi ile birlikte ödeneceğinin taahhüt edildiği, bu noktada Muhterem Mahkemece konkordato başvurusunun tasdik edilmesi ihtimalinde dahi istinaf ve temyiz kanun yollarının tüketilmesi noktasında geçecek (belirsiz) süre zarfı nazara alındığında konkordatoya bağlı olarak alacaklıların enflasyon karşısındaki kayıplarının artması muhakkak olacağı,

bununla birlikte komiser heyetince de ifade edildiği üzere borçlu şirketin projede 2024 yılında 5.000.000,00 TL ve 2025 yılında 5.000.000,00 TL sermaye artışı yapılacağı belirtilmiş ise de herhangi bir sermaye artışının yapılmamış olması konkordato ön projesine uygun hareket edilmediği sonucunu beraberinde getirdiği, Yine komiser heyetince ifade edildiği üzere kamu alacaklıları konkordatoya tabi değildir.

Bu kapsamda borçlu şirketin geçici mühlet tarihinde kamu borcu 4.436.710,57 tl iken 31.03.2025 tarihinde 30.343.839,23 TL'ye yükselmiş olmasının, takdiri muhterem mahkemeye ait olmak üzere borçlu şirketin henüz konkordatoya tabi olan borçların ödenmediği bir süre zarfında dahi, borç ödeme gücünün bulunmadığı sonucunu beraberinde getirdiği, Hâl böyle olunca takdiri muhterem mahkemeye ait olmak üzere kesin mühlet sürecinin ve buna bağlı olarak tasdikin gerek borçlu şirketin gerekse de alacaklıların menfaatinin bulunmadığı, bu yönü ile heyetimizce komiser heyeti'nce oluşan görüşe aynen iştirak edildiği" şeklinde görüşlerini bildirmişlerdir.

Böylelikle gerek konkordato komiser heyeti ve gerekse konkordatonun finansal ve muhasebesel açıdan başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair inceleme yapan bilirkişi kurulu raporlarında borçlu şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı açıklanmıştır. Bilindiği üzere 2004 sayılı İİK'nın 292/1.b bendine göre, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılıyor olması konkordato talebinin reddine yol açan bir haldir.

"Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur.

Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar.

Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder.

Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur.

Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlu şirketin faaliyetlerine devamını sağlamayı ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır. Konkordatonun tasdik şartlarından biri alacaklının eline olası bir iflasta geçecek bedelden daha fazlasının geçmesidir. Bu aslında konkordatonun amaçladığı sonuçlardan biridir.

Konkordato sürecinde, dava teorisinin aksine yargılama sırasında değişen sermaye artırımı, iş ortaklığı yapılması vs. gibi durumların da nazara alınması, değişen hususların projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılması gerekmektedir." (Yargıtay 6.HD ...E. ...K.sayılı kararı)

Mahkememizce atanan bilirkişi kurulu konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşamayacağı noktasında görevlendirilen, konkordato komiserliği dahi yapan bilirkişilerden atanmıştır.

İİK m.286 vd.hükümleri çerçevesinde konkordato müessesesinin dürüst borçlular tarafından talep olunabileceğine dair normatif bir düzenleme mevcut olmasa dahi doktrinde de kabul olunduğu üzere konkordato esasen elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir.

Nitekim 15/03/2018 değişikliği öncesinde hukukumuzda mevcut olan konkordato kurumuna ilişkin yapılan çalışmalarda da "mehil kararından itibaren borçlu, komiserin nezareti altındadır. Bu süre içinde borçlunun davranışları mühim olduğu gibi tahkik edilen mali durumu, bilanço ve hesapları itibariyle birçok kusurların meydana çıkması da mümkündür. Bazen, alacaklıların müracaat veya itirazda bulunmaları sayesinde borçlunun (bilinmeyen taraflarının) açığa çıkması ve komiserin aydınlatılması da ihtimali dahilindedir. İşte borçlu, bu süzgeçten geçip alacaklıların zararına olarak doğruluk haricinde, pek büyük hiffetle hiçbir iş yapmadığı takdirde hüsniyet bakımından konkordatoya ehil ve layık sayılır. (Enver Buruloğlu-Yuda Reyna, Konkordato Hukuku ve Tatbikat, İstanbul, 1968, Sayfa 58)"

Dosya incelendiğinde davacı alacaklının konkordato talebinde bulunduğu, davalı borçlu şirket olan ... Şirketi yönünden geçici mühlet aşamasından sonra kesin mühlete geçildiği ancak kesin mühlet aşamasında sunulan komiser heyeti raporunda borçlu şirketin konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı, konkordato teklifinin alacaklıların aleyhine olduğu, konkordatonun başarı şansının olmadığı şeklinde değerlendirme yapılmıştır.

Aynı komiser raporunda borçlu şirketin kamu borçlarını kısmen ödediği, kamu borçlarını çok büyük ölçüde arttırdığı, ancak borca batıklık halinin bulunmadığı yazılmıştır. Komiser heyeti raporunun denetimi açısından üç kişilik bilirkişi heyetinden yukarıda özeti çıkarılan rapor alınmıştır.

Bu raporda davalı şirketin borca batık olmadığı ancak dava konusu edilen konkordato projesinin başarı şansının bulunmadığı, bu yönü ile bilirkişi heyetinin komiser heyetince oluşturulan görüşe aynen iştirak ettiği şekilde rapor sunulmuştur. Yukarıda yazılı olacak şekilde ön projenin uygulanma ihtimalinin komiser heyeti raporu olduğu, ayrıca şirketin de borca batık olmadığı anlaşılmıştır.

Yargıtay içtihatlarında geçtiği üzere konkordato talebinde bulunan kişilerin dürüstlük ilkesine riayet etmesi ve kötüniyetli olmaması gerekir.

Müdahale talebinde bulunan alacaklıların alacaklarını uzun süredir alamadıkları gibi sırf konkordato talepleri yüzünden makul sürenin geçtiği, bu hali ile konkordato müessesinin amacına aykırı durumların oluştuğu, borçlu ve alacaklılar arasında konkordatonun amacı olan alacaklılar aleyhine dengenin bozulduğu, bu aşamadan sonra sunulabilecek yeni revize projelerin tamamen konkordato sürecini uzatmak amacıyla yapılmış işlemler olabileceği, bunun da kabulünün mümkün olmadığı,

sunulan konkordato komiserleri raporuna ilişkin ve bunu teyit eden bilirkişi heyeti raporunda yukarıda yazılı özet beyanlar göz önüne alındığında davacı alacaklının davalı borçlu için talep ettiği konkordato projesinin başarısız olduğu, yine konkordato heyeti ve bilirkişi raporlarında söz konusu şirketin borca batık olmadığı, dolayısıyla davalı şirketin iflasına karar vermek gerekmediği göz önüne alınarak başarısız olan konkordato projesi ve davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı borçlu ... ŞİRKETİ tarafından ileri sürülen konkordato talebinin reddine,

Adı geçen borçlu şirket hakkında mahkememizce verilen tüm mühletlerin ve tedbirlerin 12/09/2025 günü saat: 14:44'den itibaren kaldırılmasına,

Konkordato komiserlerinin görevlerine 12/09/2025 günü saat 14:44 itibariyle son verilmesine; hüküm tarihi itibariyle hak edilen ücretin komiserlere görev süresi ile orantılı olarak ödenmesine,

Konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin ... Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine,

... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı borçlu ...ŞİRKETİ hakkında iflas kararı verilme şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,

Borçlu hakkındaki konkordato talebinin ret olunduğunun, tüm geçici ve kesin mühlet kararlarının tümünün, mühletin etkisi kapsamında olan ve olmayan İİK ve HMK çerçevesinde verilmiş olan tüm geçici hukuki koruma tedbirlerinin kaldırıldığının ve konkordato komiserinin görevine son verildiğinin daha önce ilan yapılan Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal bildirilmesine,

2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, davacıların peşin olarak yatırdığı 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin borçludan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Borçlu tarafından harcanan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine,

Borçlu vekilinin ve alacaklı-davacı vekilinin yüzüne karşı alacaklıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.12/09/2025

Başkan Üye Üye Katip

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/61, K. 2025/573, 12 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/61
Karar No
2025/573
Tarih
12 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/61 K.2025/649
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/63 K.2025/1065
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/65 K.2025/698
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/67 K.2025/693
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/67 K.2025/617
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/68 K.2025/120

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.