KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Dosya no
- 2024/63
- Karar no
- 2025/435
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/01/2024
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, davacı şirketten almış olduğu hizmet (GSM Abonelik) bedelini, aralarındaki sözleşme ilişkisine uygun olarak ifa etmediğini, hizmet nedeniyle davalı adına düzenlenen faturaların bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla 1.435,90 TL üzerinden ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan ve takip konusu alacak likit olduğundan, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; GSM abonelik sözleşmesine dayanılarak yapılan ticari hizmet satım ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin... sayılı dosyası ile 10/12/2022 tarihinde, davalı aleyhine, faturalara dayanarak, 1.345,92.-TL asıl alacak ve 89,98.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.435,90.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) MTS ödeme emrinin borçlu/davalıya 26/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/01/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına, faize ve yetkiye itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 26/01/2024 tarihinde 1.435,90.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Borca İtiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığından davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Davalı taraf icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Ancak yetkili icra dairesini göstermediğinden HMK.nun 19/2.maddesi gereğince itiraz dikkate alınmamıştır.
Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki hizmeti davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce alınan 09.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2022 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Taraflara ait takibe konu işlemlere ait ticari defter ve kayıtlar ile dosya içerisine alınan Ba Bs bildirimleri üzerinde yapılan incelemede davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturaların davacı taraf ticari defter ve kayıtlarında bulunduğu, davacı şirketin 10.12.2022 tarihi itibari ile davalı şirketten 1.334,71-TL asıl alacağı bulunduğu tespit bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Davacı şirket tarafından düzenlenen son fatura ödeme tarihinden 18.07.2022 tarihinden takip tarihi 10.12.2022 ye kadar işlemiş faizin (günlük 0,053 oran) 101,86.TL olacağı (Toplam: 1.436,57.-TL) yine bilirkişi tarafından hesaplanmıştır.
Davalı defter ve belgelerini ibraz etmemiştir.
6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan toplamda 1.334,71.-TL faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davacının davalıdan 1.334,71.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi tarafından hesaplanan işlemiş faiz miktarı 101,86.-TL olarak hesaplanmış ise de icra takibinde talep edilen işlemiş faiz tutarının 89,98.-TL olduğundan taleple bağlı kalınarak bu miktara hükmetmek gerekmiştir.
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP
HAKİM
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/63, K. 2025/435, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama