İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/667 K.2025/173

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/667Karar2025/173Tarih26 Şubat 2025Okuma12 dk · 2.316 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
26 Şubat 2025
Esas no
2024/667 Esas
Karar no
2025/173
Dava
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
30/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.316 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Yoğun Oto, ahde vefa ilkesi gereğince davalı ile akdettiği sözleşmeye sadık kaldığını ve davalı borçlunun ödemesi gereken tutarları geç ödemesine rağmen araçların tamir ve bakım işlemlerini gerçekleştirdiğini, dava dışı kardeş şirket Yoğun Yedek vasıtasıyla yedek parça teminini sağladığını, davalının müvekkili ile akdettiği sözleşmenin 2.2. maddesinde.

"Gerçekleştirilen hizmetlere ilişkin bedeller, söz konusu işe ilişkin faturayı takip eden ilk ayın son günü mesai bitimine kadar, iş sahibi yüklenicinin ... İban numaralı hesabına yatırılacaktır.

Aksi takdirde iş sahibi herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş sayılacak ve en yüksek ticari faiz üzerinden gecikme faizi ödeyecektir." hükmünün mevcut olduğunu, davalı borçlunun sözleşmede yer alan işbu madde uyarınca temerrüde düştüğünü, sözleşmede belirlenen vade, belirli vade niteliğinde ve herhangi bir ihtara gerek olmaksızın her bir fatura yönünden sözleşmenin ilgili maddesi gereği temerrüt faizinin ödenmesi gerektiğini, ancak davalı tarafından sözleşmeye uygun bir ödeme gerçekleştirilmediği gibi uzun zamandır fatura bedelleri de hiç ödenmediğini,

icra takibi başlatılırken işlemiş faiz miktarı cari hesap ekstresindeki son işlem tarihine göre belirlenmişse de sözleşmedeki hüküm ve davalının temerrüdü gereği müvekkilinin takip öncesi faiz alacağını da ayrıca talep edebileceğini, her bir fatura yönünden vade tarihinden takip tarihine kadar işleyecek ve hesaplanacak takip öncesi işlemiş faizin de (itirazın iptali talebimiz yönünden istenen 1.408,32-TL işlemiş faiz mahsup edilerek) tazmin ve tahsili gerektiğini ve talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve kısmi dava olarak nitelendirilmek üzere;

her bir fatura yönünden vade tarihinden takip tarihine kadar en yüksek ticari faiz oranı üzerinden işleyecek ve hesaplanacak faizin şimdilik 1.000,00 TL'sinin tazminini, karşı tarafın işbu sözleşmede belirtilen yükümlülüklere aykırı şekilde ödemelerini gerçekleştirmemesi ve temerrüde düşmesi akabinde icra takibine haksız bir şekilde itiraz etmesi sebebiyle, kısmi dava olarak nitelendirilmek ve belirli hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL işlemiş faiz alacağInın tahsiline, vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile tarafımıza verilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takibi yetkisiz icra dairesinde başlatmış olup huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, İcra İflas Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrası uyarınca para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesinin HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanması suretiyle belirleneceği, bu suretle HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu,

Aynı kanunun ''Sözleşmeden doğan davalarda yetki'' başlıklı 10. maddesinde ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alındığını, aksine bir anlaşma yoksa para borçları için ifa yeri alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğunu, somut olay nezdinde davacı şirketin yerleşim yeri Sultangazi / İstanbul; müvekkilinin ise yerleşim yerinin ... olduğu,

davacının icra takibini müvekkili şirketin yerleşim yeri uyarınca yetkili İstanbul Anadolu Adliyesi İcra Dairelerinde başlatmadığı gibi kendisinin yerleşim yeri uyarınca yetkili İstanbul Adliyesi İcra Dairelerinde de başlatmadığını, genel ve özel yetki kurallarının aksine hukuken yetkisiz icra dairesi olan ...

İcra Dairelerinde icra takibi başlatıldığını, öte yandan davacının işlemiş faiz alacağının bulunmadığını, faturalar ve cari hesaba ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir ihtarname tebliğ edilmediğini, bu nedenle temerrütün gerçekleşmediğini, dolayısıyla cari hesap ve dayanak faturalar yönünden takip öncesi işlemiş faiz alacağının bulunmadığını beyanla huzurdaki davanın reddi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;

Taraflar arasında imzalanan bila tarihli ticari hizmet alım sözleşmesi, cari hesap ekstresi, cari hesaba dayanak faturalar celp edilmiş incelenmiştir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Mahkememizin 2024/667 Esas sayılı dava dosyasında davacı, objektif dava yığılması şeklinde hem itirazın iptali hem de işlemiş faiz alacağının tahsiline (kısmi dava) ilişkin olarak iki ayrı talep sonucu olduğunu açıklamıştır.

Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır (HMK 110).

Her iki talep sonucu hakkında hüküm verilmesi gerektiği tartışmasızdır.

Ancak, davalının itirazın iptali davası / talebi yönünden hem icra dosyasında borca itiraz dilekçesi ile birlikte (açıkça icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ederek) hem de yargılama aşamasında sunduğu cevap dilekçesi ile davalı taraf icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunmuştur.

Mahkememizce 10/02/2025 tarihli Ara Karar ile davacının itirazın iptali talebinin, işbu 2024/667 Esas sayılı dava dosyasından tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.

Nitekim, tefrik neticesinde itirazın iptali davası 2025/97 Esas sırasına kaydedilmiş, bu esas numarası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda Mahkememizce 11/02/2025 tarihinde takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkili olmaması nedeniyle usulüne uygun yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/2. ve HMK 115. madde hükümleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Hasılı, objektif dava yığılmasına esas itirazın iptali talebi- davası hakkında karar verilmiştir.

Eldeki dava, (kısmi dava olarak açılan) işlemiş faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Nitekim, 10/02/2025 tarihli Ara Kararın 2.maddesi ile 2024/667 Esas sayılı işbu dava dosyasında davaya, yalnızca işlemiş faiz alacağına yönelik olarak açılan kısmi dava için devam edildiği açıklanmış, yetinilmeyerek hem 12/02/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında hem de 26/02/2025 tarihli celsede bu durum ayrıca tutanağa yazılarak taraf vekillerine ihtar edilip bildirilmiştir.

Dava, faturalardan doğan işlemiş faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasında bila tarihli ticari hizmet alım sözleşmesi imzalanmıştır.

Hizmet alım sözleşmesinin 1.maddesi uyarınca davacı, davalı şirkete ait otomobillerde meydana gelen her türlü hasarın onarımı ve araçların rutin bakımlarının yapılması edimini üstlenmiştir. Taraflarca aksi öngörülmediği sürece her bir bakım / onarım hizmetine ilişkin olarak teklif ve onay süreci ayrı ayrı gerçekleştirilecektir. Hizmet alım sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca davalı, sözleşme kapsamında gerçekleştirilen iş ve işlemlere ilişkin davalı tarafından düzenlenecek faturaları -yani hizmet bedelini ödemekle yükümlüdür.

Dava dilekçesi ekinde ibraz edilen ayrıntılı cari hareket raporuna göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 13/07/2020 - 05/06/2024 tarihleri arasında devam ettiği, bu süreçte davacı tarafından araç bakım ve onarım hizmetleri kapsamında davalıya çok sayıda fatura tanzim edildiği görülmüştür.

Cari hesaba dayanak faturalar sebebiyle davalıya herhangi bir ihtar çekilmemiştir.

İcra takibi öncesinde temerrüt için davalıya gönderilmiş bir ihtar veya ihbar yoktur.

Buraya kadar anlatılan hususlar hakkında çekişme bulunmamaktadır.

Davacı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2.2.maddesi uyarınca herhangi bir ihtara gerek olmaksızın davalının temerrüte düştüğünü ileri sürerek işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiştir.

Davalı, temerrüt için ihtarname çekilmediğini, ihtar bulunmadığından temerrüte düşmediğini ve davacının işlemiş faiz alacağının bulunmadığını savunmuştur.

Vakıa olarak, davacı, sözleşmenin 2.2. maddesinin belirli vade olduğundan temerrüt ihtarı gerekmediğine dayanmıştır.

Uyuşmazlığın temeli, sözleşmenin 2.2.maddesi uyarınca davalının temerrüte düşüp düşmediği ve temerrüt için ihtar gerekip gerekmediği, davacının her bir fatura için ihtar olmaksızın davalıdan takip öncesi işlemiş faiz alacağı talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Dayanılan vakıa kapsamında öncelikle sözleşme hükmüne bakılması zorunludur.

Taraflar arasında akdedilen bilâ tarihli "Çerçeve Sözleşme" isimli ticari hizmet alım sözleşmesinin 2.2.maddesi "Gerçekleştirilen hizmetlere ilişkin kararlaştırılan bedeller, söz konusu işe ilişkin kesilen faturayı takip eden ilk ayın son günü mesai bitimine kadar, iş sahibi tarafından yüklenicinin .... İban numaralı hesabına yatırılacaktır. Aksi takdirde iş sahibi herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın temerrüte düşmüş sayılacak ve en yüksek ticari faiz üzerinden gecikme faizi ödeyecektir." şeklinde düzenlenmiştir.

3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun 2/1. maddesine göre, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için temerrüt faizi ödemeye mecburdur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur.

Sözleşmenin 1.2. maddesi uyarınca aksi öngörülmediğinden her bir bakım ve onarım hizmetine ilişkin olarak teklif ve onay süreçleri ayrı ayrı gerçekleştirileceği kararlaştırılmasına rağmen, bu süreç tamamlanmadan davacı tarafça fatura düzenlenmiştir.

Hizmet alım sözleşmesi içeriğinde verilecek hizmetlere yönelik taraflarca karalaştırılan bir bedel (sözleşme 2.2.md) bulunmamaktadır. Araçlarda yapılan onarım işlemleri yönünden her bir faturada yapılan onarımın kapsamına göre fiyat ve fatura bedeli değişmektedir. Aynı durum, araçların rutin bakım işlemleri için de söz konusu olup, sözleşmede rutin bakım fiyatlarına yönelik (rutin bakımların tarihi, araç sayısı, rutin bakımın içeriği ve kapsamı, değişim yapılacak parçalar vs..) bedel bulunmamaktadır. Dolayısıyla, sözleşmenin 2.2. maddesi uyarınca gerçekleştirilen hizmetlere ilişkin "taraflar arasında kararlaştırılan bedeller" denilmesine rağmen kararlaştırılan bir bedel yoktur. Hasılı, taraflarca önceden sözleşme ile belirlenmiş ve kararlaştırılan bir bedel bulunmamaktadır.

Öte yandan, davalının araçlarının servise onarım veya bakım için mutlak suretle gelip gelmeyeceği de belli değildir. Zira, davalının araçlarında kaza ya da başkaca maddi hasar oluşmadığı sürece onarım için davacıya getirilmeyeceği tartışmasızdır.

Ayrıca, araçların rutin bakımları için dahi sözleşmede hangi tarihlerde, kaç km.de ve hangi periyotlarla vs.. geleceği, bakımın kapsamı, içeriği ve bedelinin ne olacağı dahi belirli değildir.

Dolayısıyla, davalının araçların bakım ve onarımına ilişkin sözleşmede belirli veya kesin bir vade bulunmamaktadır ve bu nedenle ödeme tarihlerinin önceden bilinmesi de olanaklı değildir. Bu çerçevede, ödeme tarihlerinin önceden bilinmesi olanaklı olmadığından davalının temerrüte düşmesi ihtar koşuluna bağlıdır. (İSTANBUL BAM 19. HD. ... E. ... K.)

Hemen belirtmek gerekir ki, faturadan doğan işlemiş faiz alacağı için yerleşik içtihatlar uyarınca, fatura üzerinde vadeye ilişkin bir kayıt bulunması borçlunun temerrüdü için yeterli değildir. Ayrıca ihtarname gönderilmesi gerekmektedir (İSTANBUL BAM 43 HD. ...E. ...K.).

Diğer taraftan, sözleşmede ödemelerin yapılacağı banka hesap bilgisi de belirsizdir.

Mevcut sözleşme hükmü karşısında, temerrüt için ihtar çekilmesi zorunludur.

Bu çerçevede, sayılan tüm bu nedenlerle taraflar arasında imzalanan sözleşmede araçların bakım ve onarımı için sözleşmede taraflarca kararlaştırılmış bir bedel bulunmadığı, davalının araçların bakım ve onarımlarının ihtiyaç duyuldukça davacıya getirildiği, onarım ve bakıma ilişkin bedeller ile ödeme tarihlerinin önceden kesin şekilde bilinmesinin olanaklı olmadığı, sözleşmenin 2.2.maddesinin kayıtsız - şartsız kesin bir vade olarak kabul edilemeyeceği, faturalar üzerine vadeye ilişkin bir kayıt bulunmasının yerleşik içtihatlar uyarınca borçlunun temerrüdü için yeterli olmadığı,

hasılı davalının takip öncesinde temerrüte düşmesi ve davacının faturalar için işlemiş faiz alacağı talep edebilmesi için davalıya temerrüte yönelik ihtar çekilmesi gerektiği, somut olayda kesin vade bulunmadığından ve takip öncesinde faturalar yönünden davalıya çekilmiş bir ihtarname de bulunmadığından borçlunun / davalının takip öncesinde temerrüte düşmediği, bu suretle davacının takip öncesi işlemiş faiz alacağının bulunmadığı kabul edilmiş / sonucuna varılmıştır.

Konuya ilişkin emsal kararlardan misallere de bakılmıştır.

İSTANBUL BAM 43. HUKUK DAİRESİ ...E. ... K. sayılı ilamında:

"...İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.

3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun 2/1. maddesine göre, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için temerrüt faizi ödemeye mecburdur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 117/1. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre ise, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur. Taraflar arasında vadeye ilişkin bir sözleşme bulunmadığı takdirde, TBK'nın 117. md. uyarınca borçlunun temerrüde düşürülmesi için usulüne uygun şekilde keşide edilen ihtarname bulunması gerekir. Fatura üzerinde vadeye ilişkin bir kayıt bulunması borçlunun temerrüdü için yeterli değildir. Ayrıca ihtarname gönderilmesi gerekir.

Somut olayda, taraflar arasında vadeye ilişkin bir sözleşme bulunduğu iddia ve ispat edilmediği gibi, borçluya gönderilen bir ihtarname bulunmamaktadır. Bu halde, takip öncesi borçlu temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Hal böyle olunca mahkemece işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir..."

İSTANBUL BAM 14. HUKUK DAİRESİ ... E.... K. sayılı ilamında:

"...Davacı vekili, takip talebindeki işlemiş faiz talebinin reddine ilişkin kararı istinaf etmiştir.

TBK'nın 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle temerrüt oluşur. Takip öncesi borçlunun bir ihtarla temerrüde düşürüldüğü ileri sürülmemiştir.

Taralar arasındaki şebeke ekipmanları satın alma çerçeve sözleşmesinin 2/1.d.maddesinde, "...., ...'dan herhangi bir ödeme alırsa, ... bunu derhal ...'ye bildirecek ve ...'nın önceden ...'ya ödemiş olduğu tutarlarla ilgili olduğu ölçüde, aldıktan sonra 10 gün içinde bunları Huaweı'ye havale edecektir" düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre, davalı, ...'dan tahsil ettiği miktarları daha önce ...'ya ödenen tutarlarla ilgili olduğu ölçüde on gün içerisinde davacıya ödeyecektir.

Görüldüğü gibi maddede, kayıtsız şartsız bir vade belirlenmemiş ve yapılacak tahsilatların ... tarafından daha önceden davalıya ödenen tutarlarla ilgili olması halinde ödeneceği belirtilmiştir. Maddede kayıtsız şartsız belirlenmiş kesin bir vadeden söz edilemez..."

İSTANBUL BAM 17. HUKUK DAİRESİ ... E... K. sayılı ilamında:

"...Temerrüt (gecikme) faizi; borçlunun, para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren, alacaklının zararın varlığını, miktarını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın borçlunun ödemesi gereken, miktarı yasalarla belirlenmiş asgari bir tazminat türü olarak tanımlanabilir (Nami Barlas, Para Borçlarının İfasında Borçlunun Temerrüdü ve Temerrüt Açısından Düzenlenen Genel Sonuçlar, İst.1992, s.127 vd.).

Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş (kesin vade bulunması) veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur.

Kesin vade olmadığı ve temerrüte düşüren ihtarname de çekilmeden icra takibi yapılmış ise takip tarihinde temerrüt gerçekleşir. (... tarih ve ... sayılı İçihadı Birleştirme Kararı)..."

Mahkememizce varılan sonuç ve kabul ile yukarıda gösterilen emsal ilamlar karşısında, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

(Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 12.030,72 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 11.415,32 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya İADESİNE,

3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (1.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/02/2025

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/667, K. 2025/173, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/667
Karar No
2025/173
Tarih
26 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/667 K.2025/101
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/667 K.2025/108
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/668 K.2025/180
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/669 K.2025/128
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/669 K.2025/163
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/670 K.2025/203

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.