KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/269 Esas
- Karar no
- 2025/521
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/04/2025
Karar Metni
1.236 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin sahibi olduğu ... .com portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne ... sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, işbu reklam ve tanıtım hizmeti, www. ... .com internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiğini, ... ünvanlı işletmesinin reklam ve ilanını portalımızda yayınlamak isteyen davalı şirket ile 25.04.2022 tarihinde ACT 169 Sayılı sözleşme imzalandığını,
zorunlu arabuluculuk kapsamında 10.01.2025 tarihinde müvekkili şirket ile davalı arasında ...arabuluculuk numarasıyla Ticari Dava Şartı arabuluculuk süreci başladığını, 31.01.2025 tarihli arabuluculuk son tutanağında da belirtildiği üzere arabuluculuk süreci görüşme sonunda anlaşamama ile sonuçlandığını, sözleşme yapılmasına müteakip e-faturalar davalı adına müvekkili şirket tarafından tanzim edildiğini, faturalara herhangi bir itiraz gelmediğini, müvekkili şirketin,
sözleşmeye uygun olarak sözleşme imzalandıktan sonra davalının işletmesi olan ... kendi internet sitesi ... .com portalında kır düğünü kategorisinde oluşturduğu sayfa üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti vermeye başladığını, sözleşmesel olarak herhangi bir iş, sayfa görüntülenme sayısı, teklif sayısı gibi garantiler verilmemesine rağmen müvekkili şirket tarafından oluşturulan ve ... .com üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti alan firmalarla ... .com’u ziyaret eden kullanıcı ve ziyaretçilerinin iletişime geçebileceği, teklif alıp verebilecekleri bir alan olarak bir kullanıcı paneli oluşturduğunu,
bu panel üzerinden ... .com internet sitesini ziyaret eden kişilerle ... .com’da sayfası bulunan reklam ve tanıtım hizmeti alan firmalar iletişim kurabildiğini, müvekkili şirketin davalının işletmesi adına bir kullanıcı paneli oluşturduğunu ve sözleşme süresince firmanın ... .com internet sitesindeki 2062 kullanıcı ziyareti gerçekleşmiş olup bu ziyaretler sonucunda toplam 497 fiyat teklifi talebi olduğunu, davalının bu tekliflerin çoğuna dönüş yaptığını, borçlunun İstanbul ...İcra Müdürlüğü...E.
Sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının aleyhine, alacağın %20’si olmak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, tanıtım ve müşteri ile etkileşim borcunu üstelenen davacının cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürütülen İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 37. maddesine göre, "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz".
Bilindiği üzere, Mahkemelerin görevi Kanunla belirlendiğinden görev kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi, taraflarca ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen Mahkemece nazara alınması zorunludur. Bu sebeple Davanın esasına geçilmeden evvel, görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda değerlendirme yapılması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK'nın19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davanın tanıtım ve müşteri ile etkileşim borcunu üstelenen davacının cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürütülen İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu ve sözleşmenin mahiyeti gereği uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesi 2024/978 Esas 2024/1441 Karar), davacı taraf tüzel kişi tacir olsa da müzekkere yanıtlarına göre davalının...
Odası'na bakkallık kaydının devam ettiği, ancak faaliyetinin esnaf sınırları içinde kaldığı ve tacir sayılamayacağı, aynı zamanda davalının limited şirketi ortağı olduğu oysa şirket ortaklığının kendisine tacir sıfatını kazandırmayacağı (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi 2025/945 Esas 2025/745 Karar), vergi kaydının sözleşme tarihinden önce 31/12/2019 itibariyle terk edildiği, sözleşme konusu olan kır düğünü işine dair davalının tacir kaydının bulunmadığı, öyleyse davalının gerçek kişi tacir olduğundan söz edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf tüzel kişi tacir ise de, davalının tacir olmadığı, davanın tanıtım ve müşteri ile etkileşim borcunu üstelenen davacının cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürütülen İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu mutlak ticari davalardan olmadığı, davacı tarafın tacir olmaması karşısında söz konusu uyuşmazlığa asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağına dair özel bir düzenleme de bulunmadığından (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesi 2021/443 Esas 2024/362 Karar) asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmış ve Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/269, K. 2025/521, 18 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama