KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/109 Esas
- Karar no
- 2024/282
- Dava
- Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
- Dava tarihi
- 06/03/2017
Karar Metni
1.698 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin ....
Noterliğinde 08/12/2015 tarihinde onaylattığı ve Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'ne kayıt ve tescil ettirdiği program formatının ... de yayınlanan ... isimli televizyon programının tanıtım reklamlarında gördüğünü formatın birebir aynısının kullanılması nedeniyle gönderdiği ihtarnameye ... den cevap gelmediğini programın yapımcılığını diğer davalının üstlendiğini program içeriğinin ...' nin internet sitesinde açıklandığını formatın kendi bilgi ve onayı dışında senaryolaştırılarak çekiminin yapılıp yayınlandığını belirterek, FSEK 68. Madde gereğince üç kat tazminat talebinde bulunduklarını beyanla;
izinsiz yayınlanan her bölüm için şimdilik 1000 TL den toplam 10.000 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili dava konusu siteye erişimin engellenmesi yayının durdurularak tecavüzün ref 'i ve hükmün ilamını talep etmiştir.
Davalı ... vekili, mahkemenin yetkili olmadığını ... mahkemelerinin yetkili olduğunu dava konusu formatın eser olmadığından mahkemenin görevli olmadığını kendilerine husumetin yöneltilemeyeceğini dava konusu formatın ayırt edici bir özelliğinin bulunmadığı hususiyet taşımadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, formatın eser niteliğinde olmadığından korunamayacağını ihtiyati tedbir talep edilemeyeceğini ... in format sahibi olduğunu bu nedenle kendilerine husumetin yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
FERİ MÜDAHİL ... , dava konusu televizyon formatının kendisi tarafından özgün olarak hazırlandığını, davacı formatından farklılıklar içerdiğini, davacı formatının dünyaca yayınlanmış TV formatlarından ilham alınarak hazırlandığını ve davacının program formatının tescil ettirdiği tarihten önce "..." adlı TV programının 05/09/2012 tarihinde, "..." adlı TV programının ise 31/05/2013 tarihinde yayınının gerçekleştirildiğini, çiftlerin sorunlarının işlenmesinin, özellikle aile bağlarının güçlendirilmesi amacıyla işlenmesinin daha önce var olmayan işlenmemiş bir fikir olmadığını,
burada önemli olanın düşünceden ibaret formatın hayata geçiriliş biçimi olduğunu, müvekkilinin formatının birçok TV programı ile ortak benzer konuları ele alıyorsa da, konuları farklı işlediğini, davacının format olarak tescil ettirdiği çalışmanın TV formatı olmaktan uzak olduğunu, bir eserin özgün olarak kabul edilebilmesi için eser sahibine mahsus olması ve genel olarak bilinenden farklı olması gerektiğini, davacının çalışması ile davalının formatı arasında derin farklılıklar bulunduğunu, konularının ve konunu işleniş biçiminin farklı olduğunu, dava dayanağı metinlerde çözüm yaklaşımları ile ilgili bilgi bulunmadığını,
beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 19/07/2018 tarihli 2017/... E. - 2018/... K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı gelen belgeler alınan bilirkişi kök ve ek raporu ışığında ... 1 de yayınlanan ... program ile davacıya ait Kültür Bakanlığınca tescil edilen formatın farklı olduğu herhangi bir tecavüzün bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, mahkememizce verilen karar davacı vekili tarafından İstinaf kanun yoluna taşınmış, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2020/81 Esas ve 2022/819 Karar sayılı kararı ile mahkememizce verilen karar kaldırılmış, İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLER
Davacıya ait .... Noterliğinin 08.12.2015 tarih ve ... Yevmiye numaralı "Televizyon Formatı" beyannamesi dosyaya sunulmuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğüne yazılan yazı cevabında davacının "..." isimli 30/06/2016 tarihli olarak formatını isteğe bağlı olarak kayıt tescil ettirdiğini belirterek tescil belgesi örneği göndermiştir. Fer'i müdahil ... in format sahipliğine ilişkin, ... Noterliğinin 22.12.2016 tarih ... yevmiye numaralı beyannamesi ve ... ... Noterliğinin 13/02/2017 tarihli ... yevmiye nolu beyannamesi dosyaya sunulmuştur. İstinaf kaldırma kararı öncesi ;
Mahkememizce üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda, her iki formatın da genel temasının aile olduğu, aile ... üzerinden bir program yapılması tasarlandığı, ailenin güçlendirilmesi, aile bireylerinin karşılaştığı sorunların çözülerek ilişkilerin iyileştirilmesinin amaçlandığı, her iki format programın kapsamında, boşanmak üzere olan, geçimsiz aileleri, sorunlu çiftleri, sorunlu evlilikleri elc alarak her programda o aileyi kurtarmaya, sorunlarını çözmeye yönelik girişimlerde bulunulmasının yer aldığı, uzman desteğiyle evlilikteki problemleri çözüp boşanmayı engellemenin amaçlandığı,
sorunlu ve mutsuz evliliklerdeki karı-koca her iki tarafı da ele alarak yaptıkları hataları, yanlışları ve'veya doğruları yine uzman değerlendirmeleriyle kendileriyle yüzleştirerek, hatalarını düzeltmelerine yardımcı olmak, doğru davranışları göstererek eşine karşı doğru yaklaşımla aradaki problemleri çözmeye çalışmak hedeflendiği, ... televizyonunda yayınlanan davalı tarafın programında sadece tek bir uzman aile terapisti bulunduğu, davacı formatta ise bir ve/veya pedagog, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, avukat vs...gibi çok sayıda uzmanın programda olması öngörüldüğü,
davalı tarafin dosyada CD'leri yer alan 25 programının hepsinde uzman aile terapisti olarak Dr. ...'nın yer aldığı, program boyunca zaman zaman araya girerek öneri ve tavsiyelerde bulunduğu, bilimsel açıklamalar yaptığı, oysa davacı tarafın formatında uzmanların konuya göre değişmesi, birden çok sayıda olması, çok çeşitli uzmanlık dallarından - kişilerin bulunmasının öngörüldüğü,
davacı formatta, bu TV programının gerçek kişilerle ve/veya canlandırma yoluyla gerçek kişilerden esinlenilerek kurgusal bir drama yapılabileceği yazılı iken, davalı formatta, gerçek kişilerden esinlenilerek canlandırma yoluyla kurgusal bir anlatım yolunun benimsendiği, davacı formatta, programın bir stüdyo programı olabileceği, seyircili ya da seyircisiz çekilebileceği, seyirci içi yorumculu ya da yorumcu olmadan çekilebileceği, program kapsamında bir ya da birkaç sunucu olabileceği, harici aktüel çekimler olabileceği, bu çekimler için erkek ya da bayan muhabir kullanılabileceği , davalı formatta ise programın stüdyoda yapılmadığı,
seyirci ya da muhabir bulunmadığı, herhangi bir yorumcu yer almadığı, yayınlanan programda aktüel çekimler ve kurgusal drama çekimlerle bir anlatım tarzı benimsendiği, davacı yanın noterden tasdik ettirdiği formatın aile teması üzerine kurulu, genel kapsamlı bir format niteliği taşıdığı, davalı tarafın programının ise aynı temayı işlemekle beraber format olarak farklı bir yapı arz ettiği iki format arasındaki benzerliklerin ihlal yada tecavüz olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle ... televizyonunda yayınlanan programın farklı bir formata sahip olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili rapora itiraz etmiştir.
Mahkememizce alınan 26/04/2018 tarihli ek raporda, her iki tarafın formatlarının farklı olduğu davalı tarafın formatının ayırt edici niteliklere sahip olduğu kimi konularının benzeşmesinin ihlal ya da tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği konusundaki kök rapordaki görüşlerini koruduklarını, dava konusu formatın yaratıcısı feri müdahil ...'in dilekçesindeki teknik açıklamaların davacı tarafın dilekçesinde (rapora itiraz) sorduğu sorulara ve itirazlara yanıt niteliği taşıdığını, heyetçe hazırlanan bilirkişi raporunda savunulan fikirlerin, dava konusu formatın yaratıcısı ...'in sunduğu dilekçedeki bilgiler ile paralellik taşıdığını, kök rapordaki görüşlerini muhafaza ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalı tanığı ...beyanında, davalı şirketin idari işler müdürü olduğunu ... in 2016 yılı sonunda elindeki formatla kendilerine geldiğini davalı tanığı ... ... da şirket içerik editörü olduğunu 2016 sonu 2017 başında ... hanımla birlikte proje üzerinde çalıştıklarını belirtmiş davacı tanığı ... Tv Yapımcısı ve eleştirmen olduğunu format üzerinde 5 yıldır davacının çalıştığını sonrasında kendisininde köşesinde yazdığını Türkiye de boşanma programlarına ilişkin bir formatın bulunmadığı ilk olarak davacının bu formatı tescil ettirdiğini belirtmiştir.
GEREKÇE
Davacı tarafça davalı ... kanalında yayınlanan ve yapımcısının diğer davalı ...
Şirketi olduğu anlaşılan "..." isimli program formatının davacı tarafça notere onaylatılan ve Kültür Bakanlığına tescil ettirilen program formatı ile aynı olduğunu beyanla, tecavüzün refi ile FSEK 68. Madde gereğince üç kat tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir.Mahkememizce davalılara ait program formatı ile davacı program formatının farklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2020/81 Esas ve 2022/819 Karar sayılı kararında " ...Mahkemece alınan bilirkişi raporunda,
davacının ve davalının televizyon program formatının eser vasfında olup olmadığı konusunda inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, özgün format özelliklerine sahip olup olmadığı, bununla birlikte davalı şirket tarafından yayınlanan programda davacı formatından esinlenip esinlenilmediği, esinlenmenin iktibas serbestisi kapsamında kalıp kalmadığı usulünce değerlendirilmemiştir.
Mahkemece alınan kök raporda taraflara ait format arasındaki benzerlikler ve farklılıklara yer verildikten sonra "davacı yanın noterden tasdik ettirdiği formatın aile teması üzerine kurulu, genel kapsamlı bir format niteliği taşıdığı, davalı tarafın programının ise aynı temayı işlemekle beraber format olarak farklı bir yapı arz ettiği iki format arasındaki benzerliklerin ihlal yada tecavüz olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı" görüşü açıklanmışsa da, hangi farklılıklar nedeniyle özgün nitelik taşıdığı denetime elverişli olacak şekilde açıklanmamıştır.
Davacı vekilince kök rapora itiraz edildiği, itirazlara yönelik gerekçelere ek raporda yer verilmediği, feri müdahil ...'in dilekçesindeki teknik açıklamaların itirazlara yanıt niteliğinde bulunduğunu beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Mahkemece davacı vekilinin, rapora itirazlarının karşılanmadan eksik incelemeye dayalı kök ve ek rapora göre karar verilmesi yerinde olmadığından ..." şeklindeki gerekçe ile mahkememizce verilen karar kaldırılmış, İstinaf ilamı doğrultusunda yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınmış, kaldırma ilamında belirtilen eksiklikler giderilmiştir.
Bu doğrultuda ;09/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacının eser sahibi olduğu ancak davalı formatı ve yayının davacı eserine yönelik tecavüz kapsamına girecek düzeyde benzerlik taşımadığı, davalının yayını özgün bir eserden kullandığı sonuç ve kanaatine varılmış, itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınmış, ek raporda da kök rapordaki görüşlerin korunduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça noterde tasdik ettirilerek, Kültür Bakanlığından tescil ettirilen program formatının eser vasfında olduğu, davalı ... kanalında yayınlanan program formatının davacının formatına tecavüz edildiği ileri sürülerek FSEK 68. Madde kapsamında tazminat ile tecavüzün refinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça noterde tespit ettirilen program formatının FSEK hükümlerine göre eser olup olmadığı ve hangi tür eser grubuna dahil olduğu İstinaf kaldırma ilamı sonrası alınan 09/05/2023 tarihli raporla tespit olunmuş davacının eser sahibi olduğu anlaşılmıştır.
Ancak ; davalı formatı ve yayınının davacı eserine yönelik tecavüz kapsamına girecek düzeyde benzerlik taşımadığı,dava konusu formatlar konu ve amaç bakımından benzer olsalar da, programların içeriği, akışı, konuları ele alışı ve programın işleyişi bakımından herhangi bir benzerlik bulunmadığı, davacı formatının genel kapsamlı ve alternatifli bir format olduğu, davalı yanın formatının ise televizyon programı olarak detaylı bir şekilde gerçekleştirildiği ve özgün olduğu, her iki formatta benzer noktaların yalnızca konu ve amaç olduğu,
davacı formatı daha çok stüdyo ortamında seyircili/seyircisiz detayları içerirken, davalı yanın formatında tamamen organik mekanların kullanıldığı, fikri aşamadaki formatlarda programın işleyişi, sunumu ve içeriğinin farklı olduğu, aradaki benzerliklerin ihlal veya tecavüz olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı anlaşılmakla, ... de yayınlanan "..." programı ile davacıya ait Kültür Bakanlığınca tescil edilen formatın farklı olduğu, herhangi bir tecavüzün bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/109, K. 2024/282, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama