KÜNYE
T.C. İstanbul 2.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/34
- Karar no
- 2024/190
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
- Dava tarihi
- 16/02/2022
Karar Metni
1.917 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in 26 yıldır üst düzey etkinlikleri gerçekleştiren, kendi sektöründe lider olan ... olarak tanınan diğer davacı ... A.Ş.'nin kurucu ortağı, ... Başkanı, dünyanın en büyük uluslararası etkinlik derneği olan ... ve en önemli uluslararası turizm derneklerinden ...
Üyesi olduğunu, aynı zamanda davacının etkinlik sektöründe faaliyet gösteren firmaları bir araya getirmek amacı ile ...'de ...'u kurmuş olduğunu ve 2008 - 2014 yılları arasında derneğin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmış olduğunu, ...'in hem Türkçe hem de İngilizce olarak yazmış olduğu “...” adlı kitabı ile ...'u bir destinasyon düğün merkezi olarak tanıtmış olduğunu ve kitabın kısa sürede sektörün klasikleri arasında yerini aldığını, davacı ...'in, 26 yılı aşkın meslek yaşamında gerek yurt içinde gerek uluslararası düzlemde ismini başarıları ile duyurmuş başarılı bir iş insanı olduğunu,
davacı firmanın “...” ibareli markanın tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, “...” ibaresinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... sınıfta ... numarası ile davacı firma adına tescilli olduğunu, bunun yanında davacıların 2017 senesinden beri bu markaya maddi ve manevi yatırım yaptığını, davacılar tarafından 2017 senesinden beri etkin ve kesintisiz olarak kullanılan “...” ibareli markanın, davacılar tarafından gerçekleştirilen maddi ve manevi yatırımlar ile meşhur ve maruf hale getirmiş olduğunu,
davalı tarafından gerçekleştirilen ve davacı adına tescilli markadan kaynaklı haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden işbu markasal kullanımların; ... 1. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiyeli e-tespit tutanağı, ... 1. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiyeli e-tespit tutanağı, ... 1. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiyeli e-tespit tutanağı, ... 1. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiyeli e-tespit tutanağı, ...
1. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiyeli e-tespit tutanağı ile tespit edilmiş durumda olduğunu, davacılar tarafından işbu haksız ve tüketiciyi yanıltan davalı kullanımlarından haberdar olunmasının ardından davacılar tarafından ...
1. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi keşide edildiğini, davalı tarafa haksız ve davacıların marka tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil eden kullanımlara son verilmesi ihtar ve ihbar edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından ilgili kullanımlara son verilmediğini, bu sebeple huzurdaki davanın ikame edilmesi zarureti hasıl olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... kod numaralı “...” ibareli markanın davalı firma adına tescilli olduğunu, davalı tarafından gerçekleştirilen markasal kullanımların davacı markasına yakınlaştırılarak “...” şeklinde yapıldığını,
aynı zamanda işbu davacı markası ile benzer ve iltibas teşkil eden markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu belirterek hükmün etkinliğini sağlamak ve davacıların zarara uğramasını engellemek için öncelikle,... kod numaralı “...” ibareli markanın 3. Kişilere devrinin önlenebilmesi için yargılama sonuçlanıncaya kadar geçerli olmak üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesi, bu kararın marka siciline şerh düşülmesine, esasa ilişkin; fazlaya ilişkin tüm maddi ve manevi tazminat talepleri saklı kalmak kaydı ile şimdilik.
TPMK Markalar Dairesi Başkanlığı nezdinde; ...kod numarası ile davacı adına tescilli olan “...” ibareli davacı markaları bakımından, davalının adı geçen markalara vaki tecavüzünün tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine, davalı adına tescilli ... kod numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, dünyaca bilinen ... olan ...'nin mülk sahibi ve aynı zamanda işletmecisi olduğunu, 1966 yılında kurulmuş ve köklü bir geçmişi olan davalı şirketin, otelcilik sektörünün yanı sıra, yiyecek- içecek (catering) hizmetlerinde, düğün-davet hizmetlerinde çok saygın, çok bilinen ve çok tercih edilen bir işletme olduğunu, ...'nın, davalının işletmeciliğini yaptığı fevkalade özel bir düğün, davet ve toplantı mekanı olup, çok önemli toplantılara, düğünlere, nişanlara, davetlere ev sahipliği yapmış ve yapmakta olduğunu, davalı şirketin catering hizmetleri,
ürettiği yiyecek içeceklerin tadı, lezzeti, kalitesi rakiplerinin yanına bile yaklaşamayacağı üstünlükte olduğunu, davetlerin, ziyafetlerin vazgeçilmezi olduğunu, yiyecek içecek denilince akla gelen ilk sözcüklerin ziyafet sofrası, yemek sofrası gibi kelimeler olup, davalı şirketin, ...'nda ve...'nde binlerce davette, toplantıda, nişanda ziyafet sofraları, yemek sofraları hazırlamış, yemek sunumları ve servisleri yapmış olduğunu, bu nedenle markası içinde geçen ... kelimesini kullanmakta çok haklı ve üstün bir yararı olduğunu, davalı şirket ile davacı şirket bilinirliğinin kıyas dahi yapılamayacağını,
"...” markasının yalnızca bir marka değil aynı zamanda davacılar tarafından oluşturulmuş ve 2017 senesinden beri devam eden bir proje olduğu şeklindeki beyanın gerçeği yansıtmadığını, Türkiye'de ilk kez ... temalı bir serginin, davalının düzenlediği "..." markalı serginin de danışmanı olan ... tarafından yapıldığını, "...” sergisi Türkiye'de çok ses getirince, davacı ...'in davalı şirketin elde ettiği üstün başarıdan ve tanınmışlıktan nemalanmak, davalının başarısını baskılayarak kendini ön plana çıkartıp reklamını yapmak çabası içine girdiğini, davalı şirket ve yetkilileri hakkında olumsuz kara propaganda yapmaya,
davalı şirketin ve yetkililerinin itibarını zedeleyici beyanatlarda bulunmaya başlandığını, bunun üzerine davacıya ...
7.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek, davalı şirket ve yetkilileri hakkında kişilik haklarına saldırı teşkil eden, ticari itibarı zedeleyici, haksız rekabete yol açan, şeref ve haysiyeti zedeleyici, gerçek dışı eylem ve söylemlerine derhal son vermesinin ihtar edildiğini, davalı şirket ile davacının markaları birbirinden farklı markalar olup, aralarında benzerlik olmadığını, ... yada çoğulu ... kelimesinin, kimsenin tekelinde olan bir kelime olmadığını,
davacının "..." isimli markasının tescilinden yıllar önce içinde "..." kelimesinin geçtiği ya da ... temalı çok sayıda serginin sayın ... tarafından düzenlenmiş olduğunu, sayın ...'nin EK1'de yer alan röportajında belirttiği gibi, ... temalı sergiler dünyanın pek çok yerinde yıllardır yapılan sergiler olup, davacıya özgü ya da davacının fikir önderliği yaptığı sergiler olmadığını, davalı şirketin "..." isimli markasının tescil edildiği sınıflar arasında ...sınıf da olup, ... sınıfın bizatihi " sergi ve fuarların organizasyonu " hizmeti olduğunu, davacının markası içinde geçen "..." kelimesinin,
tescil edildiği sınıf olan .... sınıfın içinde yer alan faaliyetin ismi olduğunu, sergi faaliyetinin de tek başına davacının tekelinde olan bir faaliyet olmadığını, bu nedenle "..." kelimesinin davacının markasına bir ayırt edicilik sağlamamakta olduğunu, davacı markası ...sınıfta tescilliyken, davalının markası ...sınıflarda tescilli olduğunu, davalı şirketin markasının ticaret ve hizmet türünde tescilliyken, davacının markasının sadece hizmet sektöründe tescilli olduğunu, davalının, davacının markasını birebir kullandığından bahisle haksız rekabete sebebiyet verildiği iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu,
davacının markasının tanınmış olduğu beyan edilmiş ise de bu beyanının gerçeği yansıtmadığını belirterek her türlü dava, talep ve şikayet hakları saklı kalmak kaydı ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevaba cevap: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalı yanın cevap dilekçesinin neredeyse tamamında ... tarafından düzenlenen çeşitli sergilerden bahsettiğini, ancak, ...'nin davalı yan yetkilisi yahut ortaklarından biri olmadığını, müvekkili firmanın "..." isimli markanın tek ve gerçek hak sahibi olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati tedbir: Mahkememiz 28/02/2022 tarihli tensip zaptının 12 nolu ara kararı ile; "Davalı adına tescilli ... kod numaralı markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3. şahıslara devrinin önlenmesi için sicil kaydına tedbir konulmasına" karar verilmiştir.
Deliller:
TPMK Kayıtları: ..., ... tescil nolu markalara ilişkin, kullandığı ürün ve hizmet listesini, tescil tarihini, koruma süresini, renkli ibaresini ve tescil belgelerindeki bilgilerin aynısını içerir onaylı kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporu: 13/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda. "Davacı ve Davalı tarafından dosyada sunulan linkler incelenmiş olup bahsi geçen linklerin genel olarak haber / magazin sitelerine ait linklerden oluştuğu ve detayları bilişim değerlendirme kısmında detaylıca sunulduğu, Sektörel açıdan görüş.
Her iki organizasyonda incelendiğinde ikisinin ... düzeni ve sunumu üzerine planlanmış olduğu, organizasyonda farklı tasarımcıların görsellerinin sergilendiği, ana temanın gastronomi ve mutfak üzerine kurulu olduğu iki organizasyonunda aynı isim benzerliği ve aynı tema için hizmet verdiği görüş ve kanaatine varıldığı, Markasal açıdan ayrık görüş.
Taraf markalarını oluşturan işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerliğin bulunmadığı; markaların sunduğu hizmetlerin muhatabı olan alıcı kitlesinin taraf markalarını karıştırmasının mümkün görülmediği dolayısıyla davacının ... no.lu “..." markasına dayanılarak davalının ... no.lu “...” markasının tescilli olduğu hiçbir sınıf ve alt sınıf bakımından SMK m. 6/1 uyarınca hükümsüz kılınamayacağı.
Davacı markasının ayırt ediciliği düşük, tescilli olduğu sınıfta sunduğu sergi hizmetini tanımlayıcı mahiyette, zayıf bir marka olduğu; bu nedenle davacı markasına sağlanan korumanın kapsamının dar yorumlanmasının gerektiği; “...” ibaresi üzerinde tescil öncesine dayalı kullanımları nedeniyle gerçeklüstün/önceye dayalı hak sahibinin davacı yan olduğu; ancak hem davalının ... no.lu “..." markasında hem de davacının gerçek hak sahibi olduğu “...” ibaresinde ortak olan tek ibarenin “...” ibaresi olduğu; davacının gerçek hak sahipliğinin ise “...” ibaresine yönelik olduğu;
tek başına hiçbir ayırt ediciliği olmayan “...” ibaresi üzerinde davacının herhangi bir hak elde etmesi söz konusu olmayacağından SMK m. 6/3 uyarınca davalı markasının hükümsüz kılınmasını gerektirecek herhangi bir durum ortaya çıkmayacağı; dosyaya sunulan delillerle sınırlı incelememiz sonucunda davacıya ait ... no.lu “...” markasının halk tarafından bilinirliği, markaya yönelik olarak yapılan tanıtım, reklam ve yatırım, 2017 yılından günümüze 6 yıllık kullanım süresi gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere davacı markasının tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceği yönünde kanaat oluştuğu;
ancak aksi görüş benimsenerek davacı markasının tanınmış bir marka olarak kabul edilse dahi davalının salt “...” ibaresini içeren, marka tesciline uygun “..." şeklindeki kullanımlarının kanaatimizce SMK m. 712-c uyarınca davacının tanınmış markasının sulandırılmasına, ayırt ediciliğinin zarar görmesine yol açabilecek bir kullanım olduğunun söylenemeyeceği; davalının ... nolu markası “...” şeklinde tescilli olduğundan, davalının “...” şeklindeki kullanımlarının marka tesciline uygun, SMK m. 7/2-b ve SMK m. 29 uyarınca davacının marka hakkını ihlal eder mahiyette olmayan, dürüst kullanımlar olduğu;
buna karşılık, davalının “...”, “'...", “...” şeklinde gerçekleşen fiili kullanımları açısından SMK m.7/2-b ve SMK m.7/5-b hükümlerinden hangisinin uygulanacağının ve fiili kullanımların TTK m.55/1-a/4 haksız rekabet teşkil edip etmediğinin takdirinin sayın mahkemenize ait olduğu" şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
26/01/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; "Yapılan ek incelemeler çerçevesinde hukuki yönden kök rapordaki görüşlerimizden ayrışmayı gerektirecek herhangi bir durumun söz konusu olmadığı" şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; davalı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan ...tescil numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile davalının kullanımlarının davacı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı “ ...” ibareli markaya tecavüz, haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulması önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talebine ilişkindir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; davalı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan ... tescil numaralı “...” ibareli markanın ... Sınıflarda tescil edildiği, davacı adına ise ... tescil numaralı “ ...” ibareli markanın ... Sınıflarda tescil edildiği anlaşılmıştır.
Marka hükümsüzlüğü bakımından yapğılan incelemede dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile taraf markalarının içerikleri ve markasal kullanımlar dikkate alındığında davacı markasının "..."olduğu davalı markasının ise "..." şeklinde olduğu, markalar arasında işitsel ve görsel açıdan benzerliğin bulunmadığı davacı markasında herhangi bir şekil unsur bulunmadığı davalı markasında ise şekil unsurun bulunduğu, markaların ayırt ediciliğinin bulunduğu bu haliyle markalar arasında iltibas karıştırılma ve benzerlik bulunmadığı anlaşıldığından hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir.
Markaya tecavüz ve haksız rekabet iddiası bakımından ise davalı tarafça yapılan kullanımların TPMK nezdinde tescilli marka hakkının kullanılması niteliğinde olduğu ayrıca fiili markasal kullanımların davacı markası ile benzerlik göstermediği bu hususun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da ayrıntılı bir şekilde incelenerek tecavüz oluşturulmadığına ilişkin kanaat bildirildiği, raporun yeterli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hükme esas alınarak markaya tecavüz ve haksız rekabetin gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda davanın tüm talepler yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/34, K. 2024/190, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama