İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/132 K.2025/115

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2023/132Karar2025/115Tarih28 Mart 2025Okuma11 dk · 2.174 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
28 Mart 2025
Esas no
2023/132 Esas
Karar no
2025/115
Dava
Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
Dava tarihi
18/05/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.174 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, müvekkilinin ülke çapında tanınan, saygın ve başarılı bir grafik tasarım sanatçısı olduğunu, davalıların müvekkili tarafından çizilmiş ve meydana getirilmiş eserleri kopyalayıp ticari faaliyetlere konu ederek ve müvekkilinin hiçbir onayı ya da icazeti olmaksızın kullanarak müvekkilinin zararına ve mağduriyetine neden olunduğunu, bağımsız ve ulusal çaplı yayınlardan açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilinin ... olarak bilinen ...karakterlerinin grafik tasarımla çizilerek iki boyutlu yeni birer eser haline getirilmesinde ülkemizin gurur vesilesi olduğunu, bu eserlerin tasarımcısı olarak her zaman takdir gördüğünü,

söz konusu yayınların dahi bahse konu eserlerin yaratıcısı ve sahibinin müvekkili olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkilinin, çizimlerinin ve çizimlerinde yer alan karakterlerin temsili birer yerleşiminin yer aldığı içerikle tasarımların kendisine ait olduğunu ... tarihinde ...

2.Noterliğinin ... yevmiye numaralı beyannamesiyle tescil ettirdiğini, ayrıca söz konusu eserlerin 2015 yılından itibaren sanatsal amaçlı olarak birçok sanat ve kültür yayınında yer aldığını, müvekkilinin imzasını taşıdığını ve bu şekilde duyurulduğunu, davalıların müvekkilinin eserlerini izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kopyalayarak çeşitli materyallerle üretip, satıp, ticari mal haline getirdiklerini, davalıların şahsi olarak ve ... ibaresiyle kurduğu platformlarda söz konusu eylemleri ve ticari faaliyetleri hayata geçirdiği,

sürdürdüğünün, davalının '...' kullanıcı adıyla müvekkil ile sosyal medya üzerinden geçen yazışmalar ile de sabit olduğunu, müvekkilinin eser ve tasarım niteliğindeki fikri mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, müvekkilinin uğradığı maddi manevi zararlardan dolayı tazminat alacağının doğduğunu, müvekkilinin fikri haklarına tecavüz niteliğindeki eylemlerinin derhal tedbiren, karar aşamasında ise mütemadiyen durdurulmasını, davalıların bu faaliyetler için ticari işletme ya da şirket kurmuş olup olmadığı,

sahibi veya ortağı olduğu işletme veya kuruluş varsa burada kimlerle birlikte ortak niteliğinde hareket ettiğinin tespit edilmesini, davalıların şahsi ve ticari banka hesaplarının tespit edilmesini, tecavüz niteliğindeki eylemlerinin başlangıç tarihinden itibaren hesap dökümlerinin ilgili kurum ve kuruluşlardan celp edilmesini, davaya konu olan haksız fiil ve fikri mülkiyet hakkına tecavüz niteliğindeki ticari faaliyetlerden elde edilebilecek ortalama gelirin ne olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesini, Yapılacak araştırma ve tespitler neticesinde ıslah hakkı saklı tutulmak üzere 1.000,00-TL maddi,

50.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.

Mahkememizce alınan 16/05/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle.

Davaya konu yukarıdaki çalışmaları yaratan kişinin kendi zihinsel fikrini çalışmaya aktarması, yapılan bu çalışmanın estetik niteliği, illüstrasyon niteliği, nedeniyle FSEK 4/6 hükmü gereğince grafik eser yani güzel sanat eseri oldukları, dava dosyası içerisinde yer alan CD incelendiğinde CD içeriğinde eserleri ve eserlerin kullanıldığı yerlere ilişkin açıklamalar dikkate alındığında davacının davaya konu eserlerin FSEK 11 çerçevesinde karineten eser sahibi olduğu,

teknik değerlendirme kısmındaki “bazen birebir bazen üzerinde grafik tasarımcı marifetiyle çeşitli rötuşlar (çizgi-roman şeklinde olan eserlerin içinden bir kareyi alınıp aksesuar üzerinde kullanma, ayrı portre eserleri biraraya aksesuar üzerinde getirme, bazı eserlerin arka fonunu değiştirme, “...” logosu çıkarma, yazı ekleme, kesme işlemleri vs.) yapılarak aynıyete varan derecede" kullanımın FSEK 22 kapsamında çoğaltma ve FSEK 23 kapsamında yayma hakkının ihlali sayılacağı, heyetimiz grafik tasarım bilirkişisinin değerlendirmesine göre Dijital portre,

karakter illüstrasyon tasarımının ortalama rayiç bedeli 683 TL olup davacının eserlerinin delil CD'ye göre 97 adet aksesuarda kullanıldığı, satışa sunulduğu tespit edilmiş olup 97 adet x 683 TL - 66.251 TL olabileceği, sayın mahkemenin takdir etmesi halinde FSEK 68/1 maddesine göre sözkonusu rayiç bedellerin 3 katına hükmedebileceği, bu durumda davacıya ödenmesi gereken tutar 66.251 -TL X3 - 198.753-TL olacağı kullanımlar sırasında davacının eser sahibi olarak belirtilmemesi nedeniyle FSEK 15'te belirtilen eser sahibi olarak belirtilme hakkının ihlal edildiği,

bu çerçevede manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği hususundaki takdirin mahkemeye ait olacağı yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.

Mahkememizce alınan 28/01/2025 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle. Dava konusu eserlerin güzel sanat eseri grafik tasarım, illüstrasyon ürünleri oldukları sahibinin hususiyetini yansıttığı, fikri çabanın ürünü oldukları, davaya konu yukarıdaki çalışmaları yaratan kişinin kendi zihinsel fikrini çalışmaya aktarması,

yapılan bu çalışmanın estetik niteliği, illüstrasyon niteliği, nedeniyle FSEK 4/6 hükmü gereğince grafik eser yani güzel sanat eseri oldukları, teknik değerlendirme kısmındaki “bazen birebir bazen üzerinde grafik tasarımcı marifetiyle çeşitli rötuşlar (çizgi-roman şeklinde olan eserlerin içinden bir kareyi alınıp aksesuar üzerinde kullanma, ayrı portre eserleri biraraya aksesuar üzerinde getirme, bazı eserlerin arka fonunu değiştirme, “...” logosu çıkarma, yazı ekleme, kesme işlemleri vs.) yapılarak aynıyete varan derecede” kullanımın FSEK 22 kapsamında çoğaltma ve FSEK 23 kapsamında yayma hakkının ihlali sayılacağı,

davacının filmlerde olmayan sahneler ile özgün sahneler ürettiğinin tespiti gerekiyorsa Yeşilçam filmleri konusunda uzman bir sinema, televizyon, radyo, video kayıt bilirkişisi görüşüne başvurulması gerektiği, Kök rapordaki kanaatimizin değişmediği, davacı eserlerinin delil CD'ye göre 97 adet aksesuarda kullanıldığı, buna ilişkin ortalama rayiç bedelin 683 TL kabul edilmesi halinde 97 adet x 683 TL 66.251 TL olabileceği, mahkemenin takdir etmesi halinde FSEK 68/1 uyarınca 3 katı bedelin 198.783-TL olabileceği, manevi tazminat takdirinin mahkemeye ait olacağı yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.

İşbu dava 5846 sayılı FSEK kapsamında açılmış Fsek'ten Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i ve Muhtemel Tecavüzün Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat talepli davadır.

Bilindiği üzere bir ürünün eser vasfını haiz olup olmadığı Hâkim tarafından resen nazara alınacak ve araştırılacak bir husustur. Dolayısıyla bu araştırma yapılırken tarafların sözleşmede yer alan tanımlamalarına veya isimlendirmelerine bakılmaz. Her somut olaya göre eser vasfının değerlendirilmesi yapılmalıdır. Zira uygulanacak hukuk normları bu belirlemeye göre değişmektedir.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda öngörülen hükümleri uygulanması için öncelikle ortada “eser” niteliğini haiz bir ürün mevcut olmalıdır. Eser vasfını taşımayan herhangi bir ürün hakkında 5846 sayılı Yasada eser sahipleri lehine öngörülen korumadan yararlanılamaz. Bu nedenle öncelikle, müşteki tarafın çalışmasının “eser” niteliğini haiz olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmalıdır.

5846 sayılı yasanın 1/B maddesinde genel olarak eser tanımaması yapılmış olup bu tanıma göre eser; “sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder, Bu tanım dikkate alındığında; bir fikir ve sanat mahsulünün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru içermesi gerekmektedir. Bu unsurlardan ilki; fikri ürünün sahibinin hususiyetini taşıması ”, ikincisi de; meydana getirilen ürünün “kanunda belirtilen eser türlerinden birine dahil olması”dır. Doktrinde bu şartlardan ilki; “esasa ilişkin şart” veya “sübjektif unsur” ikincisi ise; “şekle ilişkin şart” veya “objektif unsur” olarak nitelenmektedir'.

Bir fikri ürünün eser olabilmesi için, sahibinin “hususiyet ”ini taşıması gerekir. Bu unsur, fikri ürünün FSEK kapsamında korunabilmesinin ilk şartı olup, aynı zamanda korumanın kapsamını da tayin eder.

Meydana getirilen ürünün FSEK'de belirtilen eser türlerinden birine dahil olması gerekmektedir. Bu türlerden birine dahil olmayan bir ürünü eser olarak korunması söz konusu olamaz. Bu kategoriler de yukarıda da belirtildiği üzere aynı Kanunun 1/B maddesinde tek tek sayılmış olup; “ilim ve edebiyat eserleri” “musiki eserleri”, “güzel sanat eserleri” ve “sinema eserleri”dir.

Uyuşmazlık konusunu oluşturan ürün ise FSEK m.4'de ifade edilen Güzel Sanat Eserleri kategorisinde tartışılması gerekmektedir.

FSEK m. 4'e göre güzel sanat eserleri; 1. Yağlı ve sulu boya tablolar, her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler”, güzel yazılar ve tezhipler', kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş, ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler, kaligrafi"', serigrafi'”, 2. Heykeller, kabartmalar ve oymalar, 3. Mimarlık eserleri, 4. El işleri ve eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları, 5. Fotoğrafik eserler ve slaytlar, 6. Grafik eserler, 7. Karikatür eserleri ve 8. Her türlü tiplemelerdir'.

Güzellik duygusuyla ilgili olan bu tür eserlerin, ilim ve edebiyat eserleri ile musiki eserlerinden farklı bir ifade ediliş tarzı vardır. Bu nedenle güzel sanat eserlerinde ne dil, ne yazı, ne de ses ifade aracı olabilir. Zira, güzel sanat eserleri statik bir yapıya sahiptirler ve kural olarak yalnızca bir yüzey veya madde üzerinde tecessüm ettirilmek suretiyle açıklanabilirler. İlim ve edebiyat eserleri ile musiki eserlerinin eser sayılabilmeleri için “sabitleşme” olgusu bir ön şart olmadığı halde, bir fikri ürünün güzel sanat eseri olarak korunabilmesi , sahibinin hususiyetini taşıyan bu fikri çalışmanın aynı zamanda maddi bir varlık üzerinde “somutlaşması ” gerekir.

FSEK m.4'te sayılan eserlerin sahibinin hususiyetini taşımasının yanında, estetik niteliği de haiz olmaları gerekir. Estetik nitelikten maksat; eserin güzel olup olmaması değil, eserin estetik iddia taşımasıdır'. Buna karşın, bir eserin güzel sanat eseri sayılması için, eserin estetik gaye ile yapılmış olması şart değildir. Estetik bir amaçla yapılmayan belki pratik bir ihtiyacı karşılamak amacıyla meydana getirilmiş eşyalar da güzel sanat eseri olarak kabul edilebilir.

Somut olaya dönüldüğünde, bilirkişi heyeti tarafından yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda davaya konu çalışmaların grafik eser yani güzel sanat eseri oldukları, davacının eser sahibi olduğu, davacının dava konusu çizimlerin yüksek çözünürlüklü orijinal dosyalarını dosyaya CD içinde bilirkişilerce yapılan denetime açık rapor içeriği de dikkate alınarak davaya konu edilen çizimlerin davacı tarafından vücuda getirildiği, davacının FSEK 11’deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu kanaatine varılmıştır.

Davacıya ait olduğu tespit edilen dava konusu çizimlerin eser vasfında olduğu da anlaşılan bu eserlerin bazen birebir bazen üzerinde grafik tasarımcı marifetiyle çeşitli rötuşlar (çizgi-roman şeklinde olan eserlerin içinden bir kareyi alınıp aksesuar üzerinde kullanma, ayrı portre eserleri biraraya aksesuar üzerinde getirme, bazı eserlerin arka fonunu değiştirme, “...” logosu çıkarma, yazı ekleme, kesme işlemleri vs.) yapılarak aynıyete varan derecede kullanımın FSEK 22 kapsamında çoğaltma ve FSEK 23 kapsamında yayma hakkının ihlali olduğu kanaatine varılmıştır.

FSEK 68. maddesi uyarınca; eseri...hak sahiplerinden bu kanunda yazılı izni almadan işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshalarını yayan ....her türlü işaret, ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç katı fazlasını isteyebilir

FSEK 70. Maddesindeki düzenlemeye göre, manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir.

Belirsiz alacak davası istisnai bir dava türü olup, bunun dava dilekçesinde açıkça belirtilmemiş olması ve kısmi olarak açıldığının dava dilekçesinden anlaşılmış olması karşısında, davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun... , ... sayılı kararında da vurgulandığı üzere "fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla" veya "şimdilik" ibareleriyle açılan davaların açıkca belirsiz alacak davası olduğu belirtilmedikçe bu nitelikte olduğunun kabulüne imkan bulunmadığından davanın belirsiz alacak davası olmadığının, davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi gerekmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/06/2020 tarihli ... esas ve .... karar sayılı kararında.

"FSEK’in 68/1 maddesi “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.

Buna göre, hak sahibi, mali haklarının ihlali durumunda, özel bir tecavüzün ref’i yöntemi olarak “bu hakların bir sözleşme ile kullanılması hâlinde isteyebileceği bedelin” veya “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin” en çok üç kat fazlasını isteyebilecektir." tespiti ile üç kat fazla istemin üst sınır olduğu vurgulanmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... tarihli ... esas ve ... karar sayılı kararında, "Kusur ve ağırlığı zararın takdirinde ve alınacak önlemlerde rol oynar" yönündeki tespiti ile 68. maddeye göre zararın takdirinde kusurun varlığının ve ağırlığının dikkate alınması gerektiği görüşü benimsenmiştir.

Yerleşmiş Yargıtay uygulamalarında; manevi tazminatın, zarar görende tatmin duygusu oluşturacak, ancak sebepsiz zenginleşmeye meydan vermeyecek bir miktar paranın tahsiline ilişkin olduğu vurgulanmaktadır.

Davaya konu grafik eserin somut uyuşmazlıktaki ticari kullanım mecrası, eserin özelliği de dikkate alındığında bir adet eserin rayiç değerinin iziniz kullanımın yapıldığı yıl itibariyle rayiç bedelinin 683 TL olduğu, eserlerin 97 adet aksesuarda kullanıldığı, izinsiz kullanılan ve satışa sunulan eserin rayiç değerinin 66.251,00 TL olabileceği, FSEK m. 68 uyarınca 198.753,00 TL maddi tazminatın ve takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere,

1-Davanın KABULÜ ile davalıların davacının fikri haklarına tecavüz ettiğinin tespiti ile tecavüz niteliğindeki eylemlerin durdurulmasına,

2-198.753,00 TL maddi tazminatın (1.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek, 197.753,00 TL'sine ıslah tarihi olan 17/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

3-50.000TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 16.992,32 TL karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 3.378,00 TL nin mahsubu ile bakiye 13.434,42 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-Davacı tarafından yapılan: 22.275,00 TL yargılama giderinin (bilirkişi ücreti, posta tebligat gideri) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı tarafından peşin yatırılan 179,90 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 3.378,00 TL nin toplamından oluşan 3.557,90 TL harç miktarının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

10-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3200 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

11-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2025

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/132, K. 2025/115, 28 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/132
Karar No
2025/115
Tarih
28 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/133 K.2025/285
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/133 K.2025/275
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/135 K.2025/233
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/135 K.2025/319
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/136 K.2025/264
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/136 K.2025/308

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.