KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/166 Esas
- Karar no
- 2025/19
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/03/2018
Karar Metni
1.332 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin ilaç ve tıbbi cihaz meslek grubunda iştigal eden ilaç sanayi ile yan sanayinin ihtiyacı olan hammadde, yarı mamül ve mamül maddelerin imalatını yapan, yaptıran, alımı ve satımında 2005 yılından itibaren faaliyet gösterin bir firma olduğunu, TPMK nezdinde tescilli birçok markası bulunduğunu, ... başvuru nolu "..." ibareli şekil başvurusunun bültende yayınlandığını, müvekkili şirkete ait marka başvurusuna ilişkin olarak yapılan davalı şirketin de arasında bulunduğu yayıma ilişkin birçok itirazın haksız bulunarak reddedildiğini, "...", "..." ibareli markalarla karıştırılma ihtimali, tanınmışlık,
eskiye dayalı kullanım ve kötü niyet gerekçeleriyle Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu'na söz konusu itirazın reddine ilişkin olarak verilen karara itiraz edildiğini ve kurul tarafından itirazın kabulü ile müvekkilinin marka başvurusunun reddine karar verildiğini, TPMK'nın ret kararının iptali için ...
2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı davasının açıldığını, dava konusu marka olan... tescil numaralı "..." ibareli markada asli unsurun "..." yan unsurun ise "..." olduğu gösterilmesine rağmen davalı yan markasal kullanımını sürekli olarak dava konusu markada kötü niyetli olarak yan unsur olarak gösterdiği ... üzerinden yaptığını, ... ibaresinin markanın bütününe bakıldığında ancak markanın yardımcı unsuru olarak tasviri bir işaret olarak yer alabileceğini, bir marka ibaresinde esas unsur olarak kullanılamayacağını,
ancak davalı şirketin... tescil numaralı "..." ile ... tescil numaralı "..." ibareli markalarda ... ibarelerini asli unsur olarak kullandığını, tasviri işaretlerin bir markada yardımcı unsur olarak bulunmalarına bir engel bulunmamakla birlikte bunların tekel altına alınamayacaklarından tüm toplumun kullanımına açık olmasının bir zorunluluk olduğunu, "..." ibareli markayı ilk ihdas ve istimal edenin davalı şirket olmadığını iddia ederek,
fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalması kaydıyla, davalı adına TPMK nezdinde tescilli ...tescil numaralı "..." ile ... tescil numaralı "..." ibareli markaların tescil kararı verilen tüm sınıflar için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dahil olduğu ...şirketler grubunun dünya devi olarak nitelendirilen şirket grupları arasında olduğunu, bu gruba dahil dünyanın çeşitli bölgelerinde en az 20 şirket bulunduğunu, ...
180 yıldır, tıbbi ve sıhhi ürünler de dahil olmak üzere güzellik ve kişisel bakım ürünleri, temizlik ürünleri, tüketim malzemeleri, kumaş ve ev bakımı ve temizliği, bebek bakımı, havlular, kağıt mendiller, yiyecek ve içecek gibi pek çok sahada faaliyet gösterdiğini, 180'den fazla ülkede faaliyet gösteren müvekkilinin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... gibi dünyaca meşhur ve yüksek tanınmışlık seviyesine ulaşmış pek çok markasının bulunduğunu, Türkiye'de 1954 yılından beri tescilli ... ibaresinin tıbbi ve sıhhi ürünler ile bütünleşmiş efsanevi bir marka ve ürün olduğunu,
müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli ... ibareli ..., ... ve ... sayılı, ...ibareli ..., ... ve ... sayılı, ... ibareli ... ve ... sayılı,... ibareli ... ve ... sayılı ve ... ibareli ... sayılı tescillerin sahibi olduğunu, davacının müvekkilinin Türkiye'de ilk tescili 1954 yılına dayanan ... markasına karşı açtığı davanın hukuki gerekçe ve dayanaktan tamamen yoksun olduğunu, öte yandan davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin markası üzerindeki tescilli haklarının kati, kesin ve tartışmasız olduğunu, davacının müvekkilinin ticari takdim şekli ve markalarını taklit eder fiillerinin ...
2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...
D.iş sayılı dosyası ile tespit edilmiş olduğunu, davacının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini ve müvekkilinin markasından haberdar olmayacağının kabul edilemeyeceğini, davacının mütecaviz kullanımında müvekkilinin marka ve ürünlerini birden farklı şekilde taklit ediyor olmasının tercihlerindeki kasıtlı niyeti gösterdiğini, davacının müvekkilinin marka ve ürünlerini bilerek ve isteyerek tamamen marka ve ürünlerin çekim gücünden yararlanarak haksız kazanç elde etme gayesinde olduğunu, davacının amacının başvuruya konu ibare üzerinde hakimiyet,
koruma sağlamak ve bunun üçüncü kişiler tarafından kullanımına engel olmak olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin...esas ... karar sayılı kararı ile davanın reddine dair verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ilamı ile kaldırılmış, dosya yukarıdaki esasa kaydolunarak yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı, davalı adına tescilli ... numaralı ... markası ile ...numaralı ... markasının ... ibaresinin cins, vasıf belirtmesi nedeni ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda mahkememizce davalı yanın cevap dilekçesinde değindiği tüm marka kayıtları TPMK'dan celp edilmiş, içerisinde sektör bilirkişisinin yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmış, rapora karşı itirazlar doğrultusunda ek raporda alınmak suretiyle tarafların itirazları karşılanmıştır.
Mahkememizce 25/04/2024 tarihinde aldırılan bilirkişi raporunda özetle.
Davalıya ait ... numaralı ... ve şekil markasının ... sınıfta tescilli olduğu ilgili markaların birbirleri ile olan benzerliğin yalnızca marka adı ile sınırlı kalınmadığını, ilgili marka logolarında kullanılan renklerin davalı markaya ait logoyu anımsatma ihtimalinin bulunulduğu, “...” ibaresi ile “...” adlı markaların her ne kadar marka inceleme kılavuzu referans alınarak bütünsel olarak değerlendirilmesi gerekmekte ise de ilgili logo ve kullanılan renklerin benzerliği sebebiyle davacı hak sahibinin basiretli tacir olmanın gereği olan özgünlüğe uymadığı anlaşılmıştır.
Ek olarak ilgili iki marka arasında sınıfsal benzerliğin de aşikar olması nedeniyle hükümsüzlük kararını oluşturan şartların sağlanmadığı, Tespit ve kanaatlerine ulaşılmıştır.
Mahkememizce 28/11/2024 tarihinde aldırılan bilirkişi ek raporunda özetle. Mevcut dosya içeriğine göre. Teknik araştırmalarımızda “...” ibaresinin, sektörde alışılagelmiş sektöre özel bir çeşidi, cinsi vb. tanımlayıcı olduğu yönünde bir tespit yapılamamıştır.
Bu gerekçe ile “...” ibaresinin sektörel bazda tanımlayıcı olmadığı, davalıya ait... numaralı ... ve şekil markasının ... sınıfta tescil olduğu ilgili markaların birbirleri ile olan benzerliğin yalnızca marka adı ile sınırlı kalınmadığını, ilgi marka logolarında kullanılan renklerin davalı markaya ait logoyu anımsatma ihtimalinin bulunulduğu, “...” ibaresi ile “...” adlı markaların her ne kadar marka inceleme kılavuzu referans alınarak bütünsel olarak değerlendirilmesi gerekmekte ise de ilgili logo ve kullanılan renklerin benzerliği sebebiyle davacı hak sahibinin basiretli tacir olmanın gereği olan özgünlüğe uymadığı anlaşılmıştır.
Ek olarak ilgili iki marka arasında sınıfsal benzerliğin de aşikar olması nedeniyle hükümsüzlük kararını oluşturan şartların sağlanmadığı, anlaşılmış olup “...” hususunda da gerçekleştirilen incelemeler sonucunda eskiye dayalı kullanım nedeniyle hak sahibi olma şartını taşıyan öznenin davalı olduğu anlaşılmış olup davacının hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı sabit olduğu yönünde kanaate varılmıştır.
İş bu davada hükümsüzlüğü istenen ... tescil nolu "..." ibareli marka ....sınıfta, ...tescil nolu "..." ibareli marka ....sınıfta tescillidir.
Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller alınan bilirkişi raporu değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı "..." ibaresinin ..., ilaç sektöründe özellikle "hastaların güvenliğini tehlikeye atabilecek karışıklığı önlemek için, ticari markaya konu edilemeyecek ortak kelime gövdelerinin belirlenerek, marka olarak verilmesinin engellenmesi için belirlenmiş isimler olduğu,
jenerik ifade olduğu ve kelime anlamı itibarı ile tekele verilemeyecek isimlerden olduğu iddiasıyla SMK 5 kapsamında davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... tescil numaralı "...." ile ... tescil numaralı "..." ibareli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebiyle iş bu davayı açmış ise de, İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda alınan alanında uzman bilirkişilerce sunulan rapordaki değerlendirmeler dikkate alındığında, “...” ibaresinin, sektörde alışılagelmiş sektöre özel bir çeşidi, cinsi vb. tanımlayıcı olduğu yönünde bir tespit yapılamadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...
Esas ve ...Karar sayılı ilamında "..." ibaresinin Türkçe anlamı göz önünde bulundurulduğunda tanımlayıcı olarak kabulünün gerektiği belirtilmişse de, mahkememizde hükümsüzlüğü talep edilen markaların "... ve şekil" ve "..." ibareli oldukları, eskiye dayalı kullanım hususunda gerçekleştirilen incelemeler sonucunda eskiye dayalı kullanım nedeniyle hak sahibi olma şartını taşıyan öznenin davalı olduğu, davaya konu markalarda yer alan ... ibaresinin ... kapsamında olmadığı, jenerik ifade olarak kabulünün mümkün olmadığı,
kimsenin tekeline verilemeyecek isim olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmış, İstinaf kaldırma ilamı sonrası alınan, davacı tarafça sunulan ve uzman hukukçuların hazırlamış olduğu uzman görüşündeki tespitleri ve önceki raporları da teknik açıdan değerlendiren, içerisinde sektör bilirkişilerinin de bulunduğu uzman bilirkişilerin hazırlamış oldukları raporun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, uzman görüşündeki hukukçu değerlendirmelerinin dosya kapsamı ile uyuşmadığı gibi sektörel değerlendirmelerin hukukçu tarafından yapılamayacağı da dikkate alınarak uzman görüşündeki değerlendirmelere itibar edilmemiş,
İstinaf kaldırma ilamı sonrası alınan alanında uzman bilirkişilerce hazırlanan heyet raporu hükme esas alınmak suretiyle davacının sübut bulmayan davasının reddi yönünden aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/166, K. 2025/19, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama