KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/195 Esas
- Karar no
- 2024/333
- Dava
- Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli
- Dava tarihi
- 12/09/2023
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirketin kurucusunun ... olduğunu, ülkemizin ilk üniversiteye hazırlık dershanesi olan ve ... A.Ş. tarafından kurulmuş olan "..." isimli ticari işletmeyi ... 3. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile ...
A.Ş.'den devir aldığını, markaları müvekkili şirkete devreden ...A.Ş.'nin "..." markalarıyla gerçekleştirdiği eğitim ve öğretim hizmeti sunumunun 1997 yılında dershanecilik hizmetiyle başladığını, daha sonra Anaokulu, İlkokul, Ortaokul, Anadolu Lisesi, Fen Lisesi ve Kurs olarak devam ettiğini, müvekkili şirket adına kayıtlı olan "..." markaları ile benzer isimleriyle veya aynen İstanbul ve Türkiye çapında haksız olarak başkaları tarafından kullanıldığını, davacı müvekkilinin bu karışıklığı önlemek için dava açtığını ve dava sonucunda iptal kararı da aldığını, müvekkilinin “...” ibareli markanın gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu,
davalı tarafın kullanımlarını müvekkili markalarına benzetebilmek için, müvekkil markalarında yer alan renk-şekil-kelime unsurlarını birebir taklit ederek iltibas yarattığını, davalı tarafın müvekkilinin tanınmış ... markasını ve bilim adamları görselini birebir taklit ederek kullandığını, biçimli logosunu ise aynen kullandığını, müvekkilinin fikri mülkiyet haklarına açıkça tecavüz ettiğini, haksız rekabete sebep olduğunu beyan ederek müvekkilinin tescilli markalarının davalının işletmelerinde ve ... isimli İnstagram hesabında kullanımının önlenmesine ve bu ibarelerin bulunduğu her türlü tabela, afiş ve basılı evraka el konulmasını teminen,
takdiren teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememizin 01/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda:
Davalıya ait ..., ..., ...,, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...başvuru numaralı markalar ile davalıya ait kullanımı dava dilekçesinde detaylı sunulmuş markanın benzerlik değerlendirmesi göz önüne alındığında ilgili markaların BENZERLİK UNSURU OLUŞTURDUĞU, Taraf markaları arasında aynı/aynı tür ve benzer mallar bulunmakta , görsel olarak bir bütün halinde yapılan değerlendirilme sonucunda SMK'nın 6/1 bendi anlamında karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerek yazı ,
gerek renk ve logo kullanımı ile davacı ve davalı markaları arasında en azından iktisadi veya idari bir bağ varmış izlenimini yarattığı Davacı markasının tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalı açısından haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılmış, tanınmışlığın etkisi nedeni ile davalı markasının davacı markasından haksız olarak yararlandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre, rakipler arasında veya tedarik edenlerle Müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlar haksız ve hukuka aykırı kabul edilmiş (TTK m. 54); dürüstlük kuralına aykırı davranışların örnekleme ile sayıldığı TTK m.55/1 (4) ile başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırmaya yol açan önlemler almak da haksız rekabet hükümlerince yasaklanmıştır.
Yukarıda açıklandığı gibi, davalı kullanımlarının ticari alana çıkarma yoluyla, benzerlik yaratma suretiyle , davalının tüketicileri yanıltmaya yönelik davranışı olduğu kanaati hasıl olmuştur. Bu çerçevede haksız rekabet eylemlerinin de oluştuğu sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık;marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ortadan kaldırılması taleplerine ilişkindir. Davacı adına tescilli marka kayıtlarının mahkemece celp edildiği, ... Sınıflarda ..., ... ibareli sözcük markalarının tik şekil unsuru ile birlikte tescilli olduğu, yine tik şekil unsurlu ve ... ibareli birçok markanın davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı kullanımlarının davacı markası ile iltibas yarattığı, her ne kadar davalı ... ibaresinin zayıf ibare olduğu ve markaların kullanıldığı sınıfın bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiği bir an için düşünülmüş ise de markanın zayıf olmasının, söz konusu markanın hiçbir markasal korumadan yararlanmayacağı sonucunu doğurmayacağı, yalnızca korumanın daha dar kapsamda değerlendirmesini gerektirdiği, somut olay bakımından davalının fiili markasal kullanımlarının davacıya ait markaları taklit eder nitelikte olduğu,
ortalama tüketici nezdinde karıştırma, işletmesel ya da ekonomik bağlantı kurma, çağrıştırma ihtimallerini yaratacağı, fiili bir zorunluluk bulunmaksızın sektörel bilinirliği bulunan davacı markalarına yaklaşma iradesinin, aynı sektörde ticari faaliyet gösteren ve "basiretli bir tacir" gibi davranma yükümlülüğü altında bulunan davalı bakımından marka tecavüzü sorumluluğunu doğuracağı, bu kullanımların davacı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli marka ile ... tescil numaralı "...", ....tescil numaralı " ...",
... tescil numaralı " ..." ve ... tescil numaralı " ... " ibareli markaları ile benzerlik oluşturduğu ve davacı markası ile karışıklık ve iltibasa sebebiyet verdiği anlaşılmakla bu şekildeki kullanımların davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu anlaşılmakla marka hakkına tecavüz davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuştur. Bu noktada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, ... esas ve ... karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nın 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nın uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/195, K. 2024/333, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama