KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/261 Esas
- Karar no
- 2024/307
- Dava
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli
- Dava tarihi
- 05/12/2023
Karar Metni
1.198 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirketin temizlik kağıtları, bebek bakım, kişisel bakım, ev bakım, ev dışı tüketim ve cinsel yaşam alanlarında, pazarında lider konumda olan çeşitli markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin cinsel sağlık sektöründe olan .... markasını TPMK nezdinde ilk kez ... tarih, ... sayı ile tescil ettirdiğini, davalı tarafça .... markalarını ihtiva eden taklit ürünlerin satışının yapıldığını, ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan ...
D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne ilişkin karar verildiğini, müvekkilinin ... markalı ürünlerinin üretimi hususunda hiçbir kişi ve kuruma izin vermediğini beyan ederek müvekkilinin markalarına iltibas yaratan tüm kullanımların engellenmesine, el konulan ve konulacak ürünlerin imhasına, ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, seri numaralarının takibinin tarafınca mümkün olmadığını, şirketin yeni bir kuruluş olduğunu ve 1 yıldan fazladır varlığını sürdürdüğünü, faturası olmadan herhangi bir ürünün alınmadığını ve satılmadığını, e-ticaret üzerinde satılan ürünler dahil alışı ve satışı yapılan her ürün için alış faturasının ve satış faturasının maliye kayıtlarında olacak şekilde düzenlendiğini, davacı tarafın belirttiği veya belirtmediği kendilerine ait olan ürünlerin alış faturalarının ekte sunulduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, TPMK kayıtları getirilmiş, ... 4. FSHHM'nin ... Değişik iş sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ve el konulan ürünlerin imhası taleplerine ilişkindir.
Davacı kendisine ait markayı davalının izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullandığını, anılan markanın sahte ürünlerinin davalı tarafından satışa sunulduğunu, böylelikle marka hakkına tecavüzle birlikte haksız rekabetin şartlarının da oluştuğunu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
... 4. FSHHM'nin ... Değişik iş sayılı dosyasında alınan 15/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalı işyeri sahibi tarafından satılmak üzere sergilenen ürünlerin herhangi bir yenilik ve ayırt edicilik unsuru olmaksızın kullanıldığı ve potansiyel ortalama tüketici kitlesi tarafından iltibasa yol açacak nitelikte olduğu, davalı fiillerinin davacının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK madde 29’a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.
Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’ da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesinde ise; Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
6769 sayılı SMK’nın yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Ayrıca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.
Başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımı marka hakkına tecavüz oluşturmaktadır. Somut olayda, tüm dosya kapsamı ve ... 4. FSHHM'nin...
Değişik Sayılı dosya içeriği gözetilmekle, davacıya ait ... markasının sahte ürünlerinin davalı tarafından satışının yapıldığı, ticari amaçla elde bulundurulduğu, davacı nezdinde tescilli markaların ve şeklinin taklitlerinin davalı ürünlerinde kullanıldığı, markanın kullanış şekillerinin aynı olduğu, davalıya ait ürünlerde hem marka kullanımı hem de tasarım açısından herhangi bir ayırt edici yeniliğin bulunmadığı, davalının iştigal ettiği meslek sebebiyle ürünlerin sahteliğini bilebilecek durumda olduğu,
böylelikle davalının SMK m. 29 b hükmü kapsamında davacının ürünlerini taklit ettiği ve davacının marka hakkına tecavüz ettiği, böylelikle davacının marka hakkına tecavüz davası yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuştur. Bu noktada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, ... esas ve ... karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nın 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nın uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/261, K. 2024/307, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama