İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/261 K.2024/917

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/261Karar2024/917Tarih19 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.241 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/261
Karar No
2024/917
Karar tarihi
19 Aralık 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.241 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/261

KARAR NO : 2024/917

DAVA

İtirazın İptali(Abonelik/Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 13/04/2023

KARAR TARİHİ : 19/12/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız------Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Abonelik-Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı şirkete borçlu olan davalının, borcunu ödemediği için davacı şirket tarafından davalı aleyhine ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Müd.----- sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu hiçbir yasal dayanak sunmadan borca itiraz ederek takibin durdurulmasına sebep olduğunu, Arabuluculuk başvurusu---- arabuluculuk bürosu ---- dosya no ile yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, takibe devam edebilmek için itirazın iptali talebi ile işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, izah edilen ve resen nazara alacakları sebepler ile borçlunun-----Abonelik Sözleşmeleri İcra Müd. ----- Esas sayılı dosyaya yaptığı itirazların iptaline,

%20 inkar tazminatına, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı şirket temsilcisi cevap dilekçesinde özetle.

Davacı taraf ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ----Sayılı dosyasına yapılan itirazın kaldırılması talepli işbu davayı açmış olduğunu, dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini, ----- Şirketi'nin alacaklı olduğunu iddia eden davacı yana herhangi bir borcu olmadığından---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ----- sayılı dosyası kapsamında borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, şirketlerinin, davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, işbu takibin haksız olduğunu, davacı tarafın iddialarının tamamen asılsız olduğunu,

işbu konuda uzman bir bilirkişi eliyle yapılacak inceleme sonucunda söz konusu borcun olmadığının görüleceğini, tüm bu sebeplerle açılan işbu davanın haksız olduğunu ve davanın reddinin gerektiğini, İşbu itiraz ve cevapları doğrultusunda davanın reddini talep ettiklerini, izah olunan nedenler doğrultusunda; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ----Esas sayılı takip dosyası, Ticaret Sicil Tescil Kayıtları, ----- müzekkere cevap ve kayıtları, 02/12/2020 tarihli Perakende Elektrik Satış / Abonelik Sözleşmesi, Ftaturalar, ----- ve ---- Kayıtları, Bilirkişi Raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI : Dava, Perakende Elektrik Satış/ Abonelik Sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı olarak başlatılan genel haciz yoluyla takibe karşı yapılan itiraz nedeniyle; 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş,

uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek aynı duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Öncelikle davaya esas----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamıza eklenmek ve bir örneği fiziki olarak çıkarılıp dosyaya konulmak suretiyle incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca davalı şirketin ticaret sicil kayıtları çıkartılarak dosyaya konulmuştur. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının icra takibine konu uyuşmazlık yönünden yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bunun yanında davacı taraf, ara kararla HMK'nin 124/4 maddesi gereğince ----- Şirketi olarak değiştirilmek suretiyle düzeltilmiş ve yargılama başlıkta gösterilen işbu taraflar arasında sürdürülüp sonuçlandırılmıştır.

Bilindiği üzere 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

(Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır.

İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.

Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında;

davacı vekili tarafından ---- Abonelik Sözlemeleri İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu şirket hakkında elektrik abonelik sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı olarak geçerli bir icra takibi başlatıldığı ve ödeme emri gönderildiği ,ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlu tarafından yasal (7) günlük süresi içerisinde icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu,

işbu itirazın iptali davasının da, icra dosyalarına yapılan itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından her durumda (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir.

Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da, taraflar arasında sözleşme ilişkisi yönünden bir itilaf bulunmadığından temelde abonelik sözleşmesi ve bu kapsamda düzenlenen faturalara göre çözülmesi gerekmektedir. Faturadan kaynaklanan itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir.

Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak yukarıda açıklanan genel ilkeler doğrultusunda işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraflarca dava ve cevap dilekçelerinde gösterilen tüm deliller aşamalarda toplanmış, abonelik sözleşmesi, faturalar ile ilgili tüm bilgi ve belgeler celbedilmiştir.

Buna müteakip uyuşmazlığın çözümü teknik ve özel bilgi gerektirdiğinden dosya, alacağın varlığı ve varsa miktarı bakımından bilirkişi raporu düzenlenmesi için ---- Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen bir Elektrik-Elektronik Mühendisi bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi Elektrik Mühendisi ----- tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 08/11/2023 tarihli işbu raporda özetle.

Davalı tarafından, Tablo-1’de belirtilen fatura bedellerini ödediğine dair bir belge yada tabloda belirtilen faturaların tüketim tarihleri olan 03.07.2021-08.02.2022 tarih aralığında, taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesinin, Bu tüketim tarihlerinden önce iptal/fesh edildiğine dair de herhangi bir belge sunulmadığından,

Davalı şirketin ---- numaralı tesisatta, sözleşme tarihinden itibaren yapılan tüm tüketimlerden ve bu tüketime tahakkuk eden elektrik bedellerinden davalı şirketin sorumlu olacağı, davacı elektrik şirketi tarafından, takibe 9 adet fatura alacağı konu edilmesine rağmen, 13.12.2021 son ödeme tarihli ve 4.341,26 TL tutarlı faturayı dosyaya sunmadığından, tüm değerlendirme ve hesaplamaların, bu fatura dışında dava dosyasına sunulan 8 adet fatura üzerinden yapıldığı, dosyaya sunulan 8 adet faturanın, genel olarak 1 aylık tüketim dönemleri kapsadığı,

sayaç endeks değerlerinin birbirini takip ettiği ve tüketim bedellerinin EPDK’a tarafından belirlenen tarifeler üzerinden, yönetmeliklere uygun olarak düzenlendiği, davacı şirket alacağının, 20.478,62 TL asıl alacak, 2.431,01 TL gecikme faizi, 437,58 TL Faizin KDV’si ve 581,08 TL geçmiş dönem faizi olmak üzere, toplam 23.928,29 TL olacağı yönünde tespit, hesap ve görüş beyan edilmiştir.

Bilirkişi raporu davacı vekiline ve davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak dosyaya her hangi bir beyan ve itiraz yansımamıştır. Böylece davanın taraflarınca itiraz edilmeyen uzman bilirkişi raporu her iki taraf yönünden kesinleşmiş ve kesinleşen işbu rapor hakimi de bağlayacak nitelik kazanmıştır.

(Yargıtay ---- HD. 05/06/2017 tarih ----- Mahkememizce bu kapsamda yapılan inceleme ve değerlendirmede; taraflar arasında ticarethaneye iliştin abonelik sözleşmesi bulunduğu ve takibe konu faturaların dosyaya ibraz edilen sekiz adetinin bu sözleşme gereğince düzenlendiği, davalı şirketin takibe ve davaya konu edilen işbu faturaları ödemediği, basiretli tacir kavramından hareketle ödeme emrine yapılan itirazın soyut ve genel nitelikte olduğu gibi cevap dilekçesinde de benzer yönde savunma yapıldığı,

satın alınan elektrik enerjisi bedellerine konu faturaların ödendiğine ilişkin bir savunma ve delil ileri sürülmediği ve bilirkişi raporuna da itiraz edilmediği anlaşılmıştır.

Bilirkişi tarafından ise icra takibine konu borç hesabının sözleşmeye ve mevzuata uygun olarak yapıldığı, gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yeterli görülen bilirkişi raporu da gözetildiğinde esasen anılan faturalara konu alacağın sabit olduğu, takibe konu borcun halihazırda ödenmediği ve borca itirazın rapordaki miktarlar kadar yersiz ve haksız olduğu anlaşılmıştır.

Binaenaleyh, davacı şirketin davasının; yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ve HMK'nin 190 maddeleri gereğince, sözleşme, faturalar ve taraflar yönünden kesinleştiği için bağlayıcı hale gelen bilirkişi raporu başta olmak üzere dosyada mukim sair deliller de gözetildiğinde esastan kısmen açıkça ispatlandığı sonuç ve kanaatiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile;

davalı-borçlunun ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına 20.478,62 TL asıl alacak ve 2.431,01 TL işlemiş faiz, 437,58 TL faizin KDV'si, 581,08 geçmiş dönem faizi olmak üzere toplam 23.928,29 TL kısmına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin 20.478,62 TL asıl alacağa takipte gösterilen şekilde faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (6.032,84) davanın/talebin ise reddine karar verilmiştir.

(AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1,2, 6 , İİK, 67/1,2, TBK, 1 vd.117/1,TTK,16/1, 18/2, HMK, 25,26,27,30,31, 33, 146,190, 198, 266 vd, 281, 282) Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise.

Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir.

Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.

Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.

Somut olayda takip hukuku açısından tazminatın yaptırım amacı ışığında yapılan değerlendirmede; takibin ve davanın faturalara dayanması nedeniyle, takipte gösterilen fatura alacağı ile hükmedilen alacağın farklı olmasından dolayı davalının kısmen haksız çıkması göre alacağın varlığı ve miktarının yapılan yargılamaya göre belirlenmesi karşısında davalı borçlu yönünden dava konusu alacağın takip tarih itibariyle davalı şirket yönünden muayyen/likid olmadığı anlaşılmakla İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluşmadığından davacı vekilinin mütemerrid icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda

yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu esas alınarak belirlenmiştir.

Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26 ve 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın KISMEN KABUL; KISMEN REDDİNE,

2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 20.478,62 TL asıl alacak ve 2.431,01 TL işlemiş faiz, 437,58 TL faizin KDV'si, 581,08 geçmiş dönem faizi olmak üzere toplam 23.928,29 TL kısmına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin 20.478,62 TL asıl alacağa takipte gösterilen şekilde faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (6.032,84) davanın/talebin reddine,

3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin reddine

4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.634,54 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.454,64 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%0,80) üzerinden hesaplanan 2.491,97 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

6-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%0,20) üzerinden hesaplanan 628,03 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

7-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 385,40 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-)Davacı tarafından yapılan 161,00 TL posta ücreti ve 2.200,00 TL Bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.361,00 TL yargılama giderinden davanın kabul (%0,80) ve ret (%0,20) oranına göre 1.885,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,

9-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1-2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 23.928,29 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı şirket temsilcisinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar yönünden ayrı ayrı (Kabul: 23.928,29 TL / Ret: 6.032,84 TL < 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/261, K. 2024/917, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/261
  4. Karar No : 2024/917
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 13/04/2023
  7. Karar Tarihi : 19/12/2024
  8. Gereği Düşünüldü/
  9. Dava/talep
  10. Cevap /talep
  11. Deliller
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/261
Karar No
2024/917
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/262 K.2024/804
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/263 K.2024/876
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/263 K.2024/273
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/264 K.2024/1006
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/264 K.2024/751
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/264 K.2024/896

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.