KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/285 Esas
- Karar no
- 2025/6
- Dava
- Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli
- Dava tarihi
- 28/12/2023
Karar Metni
1.462 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirketin kuruluş yılı 1964’ten bu yana, gerek ulusal gerekse de uluslararası alanda kalitesinden ödün vermeksizin ve bu kalitesini dünya standartları ile birlikte en üst seviyeye getirme amacını ve müşteri memnuniyetini ilke edinerek,
dünya çapında mağazaları olan global bir şirket haline getirdiğini, müvekkiline ait tescilli “...” markasının, şirket ortaklarının isimlerinden ilham ile oluşturulduğunu, özgün bir marka olduğunu, davalı şirketin davacı müvekkili adına tescilli markayı, ticaret unvanında kullanarak müvekkilinin marka tescili ile korunan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu, davalının,
müvekkili şirket adına TÜRKPATENT nezdinde ... numarası ile tanınmış marka olarak kayıtlı "..." markasına ve yine esas unsuru "..." olan müvekkili adına tescilli birçok markasına ve ticaret unvanına tecavüz eder nitelikli hukuka aykırı eylemlerinin ve yine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında koruma altında bulunan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine ve men'ine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 52, 54 ve haksız rekabet ile ilgili maddeleri ile ilgili mevzuat uyarınca,
davalının işbu haksız kullanımına son verilmesine ve ticaret unvanının ticaret sicil kaydının terkin edilmesi başta olmak üzere tüm resmi kayıtlarda, tüm yazılı ve basılı evrakları ile tabela, reklam, kartvizit, katalog, poşet, ambalaj malzemesi, tanıtıcı dokuman ve sair tüm alanlarda kullanılan "..." ibaresinin terkin edilmesine, markanın haksız olarak kullanıldığı mezkur belge ve materyallerin imhasına, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca müvekkilin tescilli marka hakkına tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve giderilmesine karar verilerek, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememizin 25/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... URL adresinde yer alan haber başlığının “... olduğu, haberin 19.09.2023 tarihinde yayınlandığı, haberde “... ismindeki otelin anlatılanlardan, görsellerden çok farklı ve
virane olduğu, sorumlusunun ...” olduğunun belirtildiği, ... alan adlı sitede yapılan incelemede.
15.09.2023 tarihli şikayette “müşteri tarafından ... aracılığıyla rezervasyon yapılan ... otelinin konaklama için gidildiğinde kapalı olduğunun görüldüğü ve ödenen kaporanın alınamadığı” belirtildiği, 08.09.2023 tarihli şikayette “müşteri tarafından ... aracılığıyla rezervasyon yapılan otelin kötü durumda olduğu, yemeklerin çok kötü olduğu ve otelde bulunan araç gerecin çalışmadığı bu sebeple mağduriyetlerinin ... tarafından giderilmediği ve ödenen paranın alınamadığı” belirtildiği, davacı ticaret unvanı ...
ŞİRKETİ, davalı ticaret unvanı ...ŞİRKETİ olarak, davacı firma ile davalı firma ticaret unvanlarında ... ibareleri asli unsur olarak yer almakta olup unvanlarda yer alan diğer ibarelerin tamamlayıcı unsur olarak yer aldığı, davacıya ait ... esas unsurunu içeren birçok marka tescili bulunmakla birlikte ... başvuru numaralı markanın 29.03.1993 tarihinde koruma altına alındığı, ... tarihinde ... sınıflarında tescil edilmiş olduğu, marka kullanım şeklinin olduğu, ... başvuru numaralı markanın 06.11.2012 tarihinde koruma altına alındığı, 21.05.2015 tarihinde... sınıflarında tescil edilmiş olduğu, marka kullanım şeklinin olduğu,
davacıya ait markaların esas unsuru ... ibaresi olup bu ibarenin tescilli olduğu sınıflarda tanımlayıcı bir ibare olmadığı, tescilli olduğu sınıflar yönünden ayırt edici bir ibare olduğu, davalı firmanın turizm alanında faaliyet gösteren bir firma olduğu görülmekte ise de davacıya ait ... markasının tanınmış marka olduğu ve aynı zamanda ... başvuru numaralı markası ile ... sınıfta “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil).
Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri.
Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri.” Alt grubunda da tescilinin bulunduğu, davacı firmanın kuruluş tarihinin davalıya kıyasla çok daha eski olduğu, davacı firmaya ait ... esas unsurlu markaların tescil tarihlerinin davalı firma kuruluş tarihinden çok eski olduğu ve davacı markasının hem tanınmış marka olduğu hem de .... sınıfta tescilinin bulunduğu,
davacı firmanın Türkiye’nin genelinde perakende ve internet üzerinden geniş ürün yelpazesi ile satış yapan bir firma olduğu dikkate alındığında, davalı ticaret unvanının Sınai Mülkiyet Kanunu madde 7/3-e hükmü kapsamında davacı marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve bu kapsamda davalı ticaret unvanı terkini koşullarının oluşmuş olduğu yönünde sonuç ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Dava konusu uyuşmazlık; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ortadan kaldırılması, davalının ticari ünvanındaki ... ibaresinin sicilden terkini ve markanın kullanıldığı belge ve materyallerin imhası taleplerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, TPE kayıtları getirtilmiştir.
Davacı kendisine ait markayı davalının izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullandığını, böylelikle marka hakkına tecavüzle birlikte haksız rekabetin şartlarının da oluştuğunu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK madde 29’a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.
Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’ da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesinde ise;
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
6769 sayılı SMK’nın yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Ayrıca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.
Başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımı marka hakkına tecavüz oluşturmaktadır.
Somut olayda, tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve dosya içeriği gözetilmekle, davacıya ait ... markasının davalı tarafından ticaret ünvanında kullanıldığı, davalının davacıya ait markanın seri markası olduğu yönünde algı yaratılmasına sebebiyet verdiği ve davacının prestij kaybına neden olduğu, dosya içerisinde mevcut sanal ortam yorumlarından da bu durumun anlaşıldığı, davacı firmaya ait ... esas unsurlu markaların tescil tarihlerinin davalı firma kuruluş tarihinden çok eski olduğu ve davacı markasının tanınmış marka olduğu, bu yüzden geniş korumadan yararlanması gerektiği, markanın .... sınıfta tescilinin bulunduğu,
davacı firmanın Türkiye’nin genelinde perakende ve internet üzerinden geniş ürün yelpazesi ile satış yapan bir firma olduğu, böylelikle davalı ticaret unvanının Sınai Mülkiyet Kanunu madde 7/3-e hükmü kapsamında davacı marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve böylelikle haksız rekabet yarattığı, bu kapsamda davalının ticaret unvanının terkini koşullarının oluşmuş olduğu anlaşılarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/285, K. 2025/6, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama