KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/170 Esas
- Karar no
- 2025/230
- Dava
- Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/09/2025
Karar Metni
824 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilin mücevher ve takı tasarım, imalat ve satışı alanında faaliyet gösteren köklü ve saygın bir firma olduğunu, müvekkilin tasarlayıp ürettiğini, özgün mücevher ve takı ürünleri için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tasarım tescil belgesi aldığını ve bu ürünleri müşterilerine sunduğunu, bu kapsamda ... tarihli, ... başvuru numaralı çoklu tasarımlar içinde "..." numaralı ürünlerinin de yer aldığı tasarımlar tescil edildiğini, 18/04/2024 tarihinde tescil belgesi düzenlendiğini, tescilin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında 27/04/2023 tarihinden itibaren beş yıl süreyle koruma sağladığını,
buna rağmen davalı ...'nin “...” isimli resmi Instagram hesabı üzerinden, müvekkile ait tescilli tasarımlardan "..." numaralı tasarımlarının birebir aynısını ürettiğini, müşteriye sergileyip sattığını, müvekkil tarafından yapılan incelemeler neticesinde, davalının söz konusu tescilli tasarımlarının sosyal medya ve internet sitesi üzerinden tanıttığını, ticari faaliyetlerine konu ettiğini ve böylece müvekkilin tasarım hakkına açıkça tecavüz ettiğinin tespit edildiğini, müvekkil şirketin ...
A.Ş mücevher ve takı sektöründe faaliyet gösteren, tasarladığı özgün ürünlerle ulusal ve uluslararası düzeyde tanınan, ticari itibarı yüksek, köklü ve kurumsallaşmış bir anonim şirket olduğunu, yenilikçi bakış açısıyla özgün tasarımlar ürettiğini, bu tasarımların Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edildiğini, müvekkil şirketin tasarımlarının TPE nezdinde alınan tasarım tescil belgeleri ile korunduğunu, ilgili tescil belgesi ile ilgili takı tasarımlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkilin dava konusu tasarımların tescilli sahibi olduğeunu, tasarım hakkının münhasıran müvekkile ait olduğunu,
davalı şirketin ise tasarım sahibinin izni olmaksızın müvekkile ait tescilli tasarımlara birebir benzer, aynı görünüme sahip ve 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunu m.81'de tanımlandığı üzere genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünleri piyasaya sunduğunu, bu ürünlerin davalıya ait resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları aracılığıyla paylaşıldığını, sergilendiğini ve tanıtıldığını, davalının ihlale konu tasarımları üretmeye ve satışını gerçekleştirmeye devam ettiğini, bu fiillerden haksız kazanç sağladığını ve böylelikle müvekkilin tasarım hakkına açıkça tecavüz edildiğini,
ihtiyati tedbir talebinin mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından, müvekkil adına tescilli olan... numaralı tasarım siciline kayıtlı "..." tasarımlarının ayırt edilemeyecek kadar benzer, birebir aynısının üretildiğini ve satışa sunulduğunu, bu eylemlerin açıkça sınai mülkiyet hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, davalı şirketin söz konusu tasarımlarının kendi markası adı altında tıpkı kendi tasarımlarıymış gibi "..." şeklinde isimlendirildiğini, piyasaya arz ettiğini ve böylece bundan haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilin tescilli tasarımlarının, davalı tarafından "..." adı altında üretilip satışa sunulması nedeniyle,
müvekkilin itibarının ciddi şekilde zedelendiğini, müvekkilin markasına duyulan güvenin sarsıldığını ve özellikle müşteri portföyünde doğrudan kayıplar yaşandığını, müvekkilin sadık müşteri kitlesinin piyasada oluşan bu karışıklık ve bu denli değerli pırlanta ürünlerin farklı firmalar tarafından farklı gram, ayar ve renklerle piyasaya sunulması nedeniyle doğrudan etkilendiğini, müvekkilin sınai mülkiyet haklarına yönelik bu tür ihlaller nedeniyle, telafisi güç ve ciddi zararlarla karşı karşıyadır ve söz konusu riskin devam ettiğinin açık olduğunu, söz konusu tasarımların üretimi ve satışı devam ettiği sürece,
müvekkilin haklarının her geçen gün daha fazla zarara uğradığını, davalı tarafından ürünlerin yayından kaldırılmasını, imha edilmesi veya başka yollarla delillerin karartılması ihtimalinin olduğunu ve bu nedenle, işbu davaya konu tasarımların satış ve tanıtım faaliyetlerinin derhal durdurulmasını, davaya konu ürünlere el konulmasını ve mahkemece uygun görülecek bir yediemine tevdi edilmesini, aksi takdirde, müvekkilin sınai mülkiyet haklarının korunmasının imkânsız hâle geleceğini, üçüncü kişilerde müvekkilin tescilli tasarımlarına birebir benzeyen ürünlerin satışının derhal durdurulmasını,
tüm internet siteleri ve sosyal medya platformlarında yer alan tanıtım ve satış içeriklerinin erişime engellenmesini varsa fiziki mecralarda yer alan tanıtımların imha edilmesini ve ayrıca satışa sunulan ürünlerin mahkeme kararıyla toplatılması ve yediemine tevdi edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Sulh Protokolü: Tarafların ayrı ayrı sunmuş oldukları 30/09/2025 tarihli dilekçeleri ile sulh olduklarını, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, davanın sulh ile sona ermesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Sulhun davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, şarta bağlı tutulabileceği gibi dava konusu dışındaki hususların da sulhe dahil edilebileceği, bu itibar ile tarafların mahkememize sundukları sulh protokolü nedeniyle konusuz kalan dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur;
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/170, K. 2025/230, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama