KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2019
- Esas no
- 2019/284 Esas
- Karar no
- 2019/35
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 31/05/2019
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Genel Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını bildirerek, takibin müvekkili yönünden iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %40’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın kaynağının genel kredi sözleşmesi olduğunu, ticari kredinin söz konusu olduğunu, bu nedenle mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, Genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine dayalı yapılan menfi tespit istemini konu almaktadır Eldeki dava ... 10. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/227 Esas, 2019/665 Karar sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiş olup dava açılış tarihi 23/05/2019'dur. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
HMK 137 ve devam maddeleri gereğince dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir.
Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. HMK 138.maddesi gerekçesinde de belirtildiği üzere yargılamada usule ilişkin iddia ve savunma sebeplerinin hallinden sonra işin esasına girilerek uyuşmazlık çözümlenir. Usule ilişkin hususlar ya dava şartıdır ya ilk itiraz niteliğindedir.
Usule ilişkin hususlar şekli nitelik taşıdığından yargılamanın başında dosya üzerinden de incelenerek karar bağlanabilir. Ancak Mahkeme kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyuyorsa bunu da tahkikat aşamasında değil ön inceleme oturumunda yapacaktır.
Aynı husus Yasanın 140/1.maddesinde de belirtilmiş olup ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için hakimin gerekli gördüğü takdirde tarafları dinleyebileceği hükme bağlanmıştır.
Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki 7155 sayılı kanunun 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A-1 maddesinde; bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğu hükmü getirilmiştir.
Dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı gibi dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, dava menfi tespit davası olup temelinde taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinden kaynaklı ihtilaf olması nedeniyle TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/284, K. 2019/35, 17 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama