KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2020
- Esas no
- 2019/709 Esas
- Karar no
- 2020/630
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/10/2019
Karar Metni
1.417 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan 04/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkil banka ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, anılan sözleşmeyi davalı ...'in müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 10/06/2019 tarihinde kat edilerek borçlulara ...
Noterliği'nin 10/06/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve alacağın kat tarihi itibariyle muaccel hale getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, ....
İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı icra dosyası ile 2.150.000,00-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazlarının dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu belirterek davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan 18/11/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; görevsizlik itirazında bulunarak davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davalı bankanın ödenmesi gereken taksitleri belirlemeden blokeli parayı mahsup etmeden icra dosyasına konu edilmiş borcun vadesi gelmeden hukuka aykırı icra takibi sebebiyle müvekkilini büyük maddi ve manevi zarara uğrattığını, davacının her ne kadar ödeme emrinin usulüne uygun düzenlendiğini iddia etmişse de davacı tarafın bu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, takibin dayanak suretleri tebliğ edilmediğinden takibin usulsüz olduğunu,
müvekkilinin muaccel bir borcu bulunmadığını, ayrıca bankanın noter aracılığı ile krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ipotek akit tablosunda belirtilen adrese ihtar göndermesi gerektiğini, müvekkiline imzalanan sözleşmenin bir aslının dahi verilmediğini, iş bu davaya konu kredi sözleşmeside matbu sözleşme olduğunu, bu açıdan kredi sözleşmesi de hukuka uygun düzenlenmediğini, işbu davaya konu kredi sözleşmesindeki düzenlemelerin objektif iyi niyet kuralı ite örtüşmediğini,
davacı alacaklarının takibe koyduğu alacağa uygulanan oranlı faizede itiraz ettiklerini beyanla davanın reddi ile takibin iptaline davacı alacaklının haksız ve kötü niyetli icra takibinden dolayı %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, davacı alacağın %10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyası, ... Noterliği'nin 10/06/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, kredi sözleşmesi ve ekleri, hesap haraketleri, davacı banka kayıtları, arabulucu tutanağı ve sarf kararı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
... İcra Dairesi'nin 2019/... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı İş bankası tarafından borçlu/kefil ... hakkında kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 2.648.940,64-TL alacak için adi takip yoluyla başlatılan icra takibine borçlunun süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bankacı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/08/2020 alındı tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı Bankanın 29.07.2019 takip tarihi itibariyle davalıdan 2.150.000,00 TL Asıl Alacak, 170.674,17 TL İşlenmiş Faiz 8.533.71 TI.BSMV Toplam 2.329.207,88 TL Alacaklı olduğu, davacının toplam 2.648.940,64 TL olan alacak talebinin tespitlerimizi aşan kısmının uygun olmadığı, davacının borç tamamen ödeninceye kadar, davalıdan kefalet limiti dahilinde (tespitlerimiz gibi) toplam 2.150,000,00TL olan asıl alacak üzerinden %66 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV)ile birlikte talep edebileceği tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı banka tarafından davalı borçlular aleyhine açılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça davalı şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek takibe geçildiğini, davalılar tarafından icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ise davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulsüz olduğunu, takibe itirazın haklı olduğunu, davanın reddine karar verilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmişlerdir.
... İcra Dairesi'nin 2019/... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı İş bankası tarafından borçlu/kefil ... hakkında kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 2.648.940,64-TL alacak için adi takip yoluyla başlatılan icra takibine borçlunun süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalının Mahkememizin görevine yönelik itirazının dava konusunun ticari krediden doğan alacağa ilişkin olması nedeniyle Mahkememiz görevli olduğundan itirazın reddine karar verilmiştir.
Genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalandığı, diğer davalıların genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldığı, kefalet miktarının 2.150.000,00-TL olduğu görülmüştür.
... Noterliği'nin 10/06/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile genel kredi sözleşmesi hesabının kat edildiği, ihtarnamenin davalı kefile 12/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bankacı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/08/2020 alındı tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın 29.07.2019 takip tarihi itibariyle davalıdan 2.150.000,00 TL asıl alacak, 170.674,17 TL işlemiş faiz 8.533,71-TL BSMV toplam 2.329.207,88 TL alacaklı olduğu, davacının toplam 2.648.940,64 TL olan alacak talebinin tespitlerimizi aşan kısmının uygun olmadığı, davacının borç tamamen ödeninceye kadar, davalıdan Kefalet Limiti dahilinde (tespitlerimiz gibi) Toplam 2.150,000,00TL olan Asıl Alacak üzerinden %66 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV)ile birlikte talep edebileceği tespit edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı ... Tic.
A.Ş.'ne kredi kullandırıldığı, davalı şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için davalı şirket ile müteselsil kefil olan davalı hakkında icra takibi yapıldığı, davalı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği,
kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması nedeniyle diğer davalı olan müteselsil kefiller tarafından da borcun ödenmemesi nedeniyle nakdi kredi borcundan sorumlu olduğu sabit olup, müşterek borçlu ve müteselsil kefiller, asıl borçlunun borcundan (asıl borçlunun temerrüdü dahil) kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumlu olmakla (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 07.03.2017 tarihli 2016/... E., 2017/...
K. sayılı ve 21.12.2016 tarihli 2016/... E., 2016/...
K. sayılı emsal kararları), bilirkişi raporunda davalının temerrüt tarihi 21/06/2019 olarak tespit edilmiş ise de davacı tarafça kat ihtarı ile davalı tarafa verilen 7 günlük süre kapsamında temerrüt tarihinin gerçekte 20/06/2019 tarihi olduğu ancak davacı tarafça bu hususta bir itirazda bulunulmadığından ve bu durumun davalı lehine olması göz önüne alınarak rapora itibar edilmiş, takip talebinde masraf alacağı talep edilmiş ise de bu masrafa ilişkin dosyaya belge sunulmaması, ihtarnamenin kefilin yanında herhalde asıl borçlunun temerrütü için şart olması, tek başına kefil için yapılmış masraf olmaması,
kefilin kefalet limiti ve temerrüt sonucu faiz, vergi alacakları kapsamında takip yapılması ve dava değerinin kefalet miktarı üzerinden belirtilmesi göz önüne alınarak masraf alacağının dava konusu edilmemesi nedeniyle bu alacak kalemine ilişkin karar verilmeyerek ve düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın kefalet limiti dahilinde kendi temerrütünün sonuçları kapsamında davalıdan 2.150.000,00 TL asıl alacak, 170.674,17 TL işlemiş faiz 8.533,71-TL BSMV toplam 2.329.207,88 TL alacaklı olduğu,
takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren 2.150.000,00-TL asıl alacağa uygulanacak yıllık %66 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın (2.150.000,00-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/709, K. 2020/630, 26 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama