KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/353 Esas
- Karar no
- 2024/350
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/06/2023
Karar Metni
2.429 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan 07/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle. Davalı/borçlu şirket aleyhine; cari hesap ekstresi gereği ödenmeyen 254.715,04-TL alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün 2022/...
Esas sayılı takip dosyasından ilamsız takibe geçilerek Örnek 7 no.lu ödeme emri gönderildiğini, davalı/borçlu şirketin, ödeme emrinin tebliği üzerine 06.03.2023 tarihinde vekili aracılığı ile verdiği itiraz dilekçesinde dava konusu takibe "müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığı" gerekçesi ile takibe, borca ve tüm ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini ve kötü niyetli olarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı/borçlunun müvekkili şirkete aralarında gerçekleştirdikleri ticari alışverişten kaynaklı olarak 254.715,04-TL tutarında borcu bulunduğunu,
bu durum dava konusu takibin dayanağı olan müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile de sabit olduğunu, borçlu şirketin her ne kadar "borcunun olmadığını" iddia etmekteyse de takip konusu cari hesap ekstresindeki borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge de sunamadığını, takip konusu edilen 254.715,04-TL borç bakiyesinin müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı/borçlu tarafından takibe yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, konuya ilişkin olarak, ...
Arabuluculuk Bürosunun 2023/... sayılı dosyasında arabuluculuk başvurusu yapıldığını, tarafların anlaşmaya varamadığını, tüm bu sebeplerle; davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün 2022/...
Esas sayılı dosyasında yapılan haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak tutarı likit olduğundan ve davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan 20/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasındaki ticari anlaşmanın cari hesap üzerinden ilerlediğini, davacının icra takibine konu ettiği alacağın vadesi gelmediğini, itirazın iptali davalarının geçerli bir icra takibine bağlı olduğunu, bu nedenle davacının itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre ve/veya zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, müvekkil şirketten alacaklı olduğunu ispatla mükellef olduğunu, tarafların cari hesap usulü ile çalıştığını,
bu çalışma sisteminde ödemeler ve alacakların yıllar içinde birikerek devam ettiğini, müvekkili şirketin davacıdan, müvekkili şirketin ...projesindeki çalışanları için yemek hizmeti aldığını ve hala bu hizmeti alamaya devam ettiğini, taraflar arasında hizmet sürekli olarak devam ettiğinden cari alacakta her zaman bakiye bulunabildiğini, davacı tarafından sunulan mutabakat mektubunda müvekkili şirket tarafından "mutabık olduğu/olmadığı" kısmı işaretlenmediğini, imzalandığı iddia edilen mutabakat mektubunun hükme esas alınması kabul edilemeyeceğini, hukuken kabul anlamına gelmemekle birlikte,
müvekkili şirketin geçersiz ve somut delil niteliğine haiz olmayan işbu belgeden sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirketten muaccel bir alacağı mevcut olmadığını, tüm bu sebeplerle; öncelikle usuli itirazları gözetilerek davanın usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, alacaklının icra takibinin iptali ile müvekkili aleyhinde kötü niyetle takip başlatılması nedeniyle davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyası, Davacı ve Davalı Şirketin Vergi kayıtları, Mutabakat mektubu, Davacı şirketin ve Davalı şirketi ... kayıtları, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı. .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Ltd.Şti. tarafından borçlu ... Ltd.Şti. aleyhine 254.715,04-TL cari hesap alacağına ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya davacı alacaklıya 03/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir ... tarafından 02/01/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; " Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan 254.715,04 TL cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu,
davacının 2020-2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre; davalı ile olan cari münasebetini ... hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın takip tarihi (20.12.2022) itibariyle davalı yandan 234.715,04 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu,
davalı yan 27.11.2023 günü saat 14:00'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış olup inceleme günü ticari defter ve belge ibraz etmediği, Mahkemece davacı yanın 2020-2023 yılları arasında ait BA-BS formlarının celbi için yazılan müzekkere sonucunda ... nün 27.11.2023 tarihli cevabi yazısında davacı şirketin BA-BS formları yazı ekinde gönderildiği ifade edilmişse de dosya kapsamı ve uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede, cevabi yazı eklerinin gönderilmediği: davacının BA-BS formları üzerinde inceleme yapılamadığı,
ayrıca tekrar müzekkere yazılarak davalı şirketin de 2020-2023 yılları arasındaki BA-BS formlarının da celbi gerekeceği kanaatine varıldığı, rapor içeriğinde detaylarına yer verilen mutabakat mektubu incelendiğinde, davacının 31.10.2022 tarihi itibariyle davalı yandan 254.715,03 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu bildirildiği, bu tarih itibariyle bildirilen cari hesap bakiyesinin davacı yanın ticari defter ve kayıtlarıyla uyumlu olduğu,
davalı tarafça da kaşe ve imza atıldığı ancak “mutabık olduğumuzu/olmadığımızı” kısmının boş olduğu görülmekle Mutabakat mektubunda sadece kaşe ve imza bulunmasının geçerliliği, mektubun amacına ve ilgili yasal düzenlemelere bağlı olduğu, genellikle mutabakat mektupları taraflar arasında bir anlaşmanın var olduğunu teyit etmek için kullanıldığı ve genellikle tarafların imzalarını içerdiği, kaşe, özellikle kurumsal veya resmi belgelerde, kuruluşun veya şirketin resmi onayını temsil ettiği, bu bağlamda dosyada mübrez mutabakat mektubunun geçerli olup olmadığı yönünden hukuki değerlendirme ve Takdir Mahkemenize ait olduğu,
rapor içeriğinde yapılan tespitler doğrultusunda, davalı yan Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmamış olup davacı yanın incelenen kendi ticari defterlerine göre takip tarihi (20.12.2022) itibariyle davalı yandan 234.715,04 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu" tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir ... tarafından 03/04/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "a) Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan 254.715,04 TL cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu,
Davacının 2020-2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre.
Davalı ile olan cari münasebetini ... hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın takip tarihi (20.12.2022) itibariyle davalı yandan 234.715,04 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalı yan 27.11.2023 günü saat 14:00'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış olup inceleme günü ticari defter ve belge ibraz rapor içeriğinde detaylarına yer verilen mutabakat mektubu incelendiğinde, davacının 31.10.2022 tarihi itibariyle davalı yandan 254.715,03 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu bildirildiği,
bu tarih itibariyle bildirilen cari hesap bakiyesinin davacı yanın ticari defter ve kayıtlarıyla uyumlu olduğu, davalı tarafça da kaşe ve imza atıldığı ancak “mutabık olduğumuzu /olmadığımızı” kısmının boş olduğu görülmekle Mutabakat mektubunda sadece kaşe ve imza bulunmasının geçerliliği, mektubun amacına ve ilgili yasal düzenlemelere bağlı olduğu, genellikle mutabakat mektupları taraflar arasında bir anlaşmanın var olduğunu teyit etmek için kullanıldığı ve genellikle tarafların imzalarını içerdiği,
kaşe, özellikle kurumsal veya resmi belgelerde, kuruluşun veya şirketin resmi onayını temsil ettiği, bu bağlamda dosyada mübrez mutabakat mektubunun geçerli olup olmadığı yönünden hukuki değerlendirme ve Takdir Mahkemenize ait olduğu, Neticeten.
Rapor içeriğinde yapılan tespitler doğrultusunda, davalı yan Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmamış olup davacı yanın incelenen kendi ticari defterlerine göre ve tarafların birbiriyle uyumlu olan BA-BS bildirimleri de gözetilerek davacı yanın takip tarihi (20.12.2022) itibariyle davalı yandan 234.715,04 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan 254.715,04-TL cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret İtirazın İptali davasıdır.
Davacı taraf, taraflar arasındaki yemek hizmeti alımı kapsamında davalı tarafa verilen hizmet bedellerinin ödenmediğini bu nedenle hizmet bedeli alacağına yönelik başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise davacı firmadan yemek hizmeti aldıklarını, hizmet alımının devam ettiğini, cari hesabın hizmet ilişkisi bittikten sonra kapatılması gerektiğini bu nedenle bakiye alacağın her zaman olabileceğini, mutabakat mektubunda borçta mutabık olduklarına dair kısmın işaretlenmediğini bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddi ile kötüniyetli alacaklı tarafın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Ltd.Şti. tarafından borçlu ... Ltd.Şti. aleyhine 254.715,04-TL cari hesap alacağına ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya davacı alacaklıya 03/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf taraflar arasındaki yemek hizmeti alımı kapsamında davacı tarafın davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa alacak miktarı hususundan kaynaklıdır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 26/04/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların görüşme sonrası anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan Mali Müşavir Bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporuna göre; Rapor içeriğinde yapılan tespitler doğrultusunda, davalı yan Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmamış olup davacı yanın incelenen kendi ticari defterlerine göre ve tarafların birbiriyle uyumlu olan BA-BS bildirimleri de gözetilerek davacı yanın takip tarihi (20.12.2022) itibariyle davalı yandan 234.715,04 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip, bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek, hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme, cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir.
Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Somut olayda, taraflar arasında açık hesap ilişkisi mevcuttur. Açık hesap ilişkisi, önceki borçların tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur.
Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın, hesaplaşma yaptıkları anlaşılmakla, taraflar arasındaki hukuku ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2018 tarih, 2017/19-1634E. 2018/633K. sayılı ilamı).
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile alınan bilirkişi raporuna göre; davacı şirket ile davalı şirket arasında yemek hizmeti alımından kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, şirketler arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmasa da açık hesap ilişkisi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına verilen hizmet bedellerine ilişkin faturalar düzenlendiği, davalı tarafça davacı şirket ile aralarında ticari ilişki bulunmadığına ilişkin bir itiraz ve buna ilişkin bir delil sunulmadığı, aksine davalı tarafça davacıdan yemek hizmeti alımının doğrulandığı,
davacı şirket ile davalı şirketin aralarındaki ticari ilişki kapsamında verilen hizmetlerden kaynaklı düzenlenen faturalara ilişkin vergi kayıtlarına göre BA-BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davalı tarafça icra takibinin 14/12/2022 tarihinde başlatıldığı, icra takip tarihi olan 14/12/2022 tarihinde davalı borçlu tarafından davacının banka hesabına 20.000,00-TL kısmi ödeme yapıldığı,
davalı tarafın faturalara yönelik bir itirazda da bulunmadığından dolayı faturalardan dolayı borçlu olmadığının ispat külfeti altına girmiş olup davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmediği gibi borçlu olmadığını ispata yarar başkaca delil sunulmamış ve bu hususa ilişkin ispat yükümlülüğü yerine getirilmemiştir.
Davacı tarafça 01/12/2022 tarihli mutabakat mektubuna dayanılmış ise de söz konusu mutabakat mektubunda davalının borca ilişkin mutabık olup olmadığı net şekilde belirtilmediğinden alacağın varlığı hususunda tek başına mutabakat mektubuna itibar edilmesi mümkün görülmemiştir.
Bu haliyle davacı tarafın ticari defter ve kayıtları, faturalar, BA-BS formları ile tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki yemek hizmeti alımından kaynaklı olarak ticari ilişkiye dayanan açık hesap ilişkisi kapsamında davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı tarafın davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla,
düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle dava konusu icra takibinden dolayı davacı tarafın davalıdan takip tarihi itibariyle takip tarihinde davalı borçlu tarafından yapılan 20.000,00-TL kısmi ödeme sonrası 234.715,04-TL alacaklı olduğu, davalı tarafça davacıya borçlu olmadığı veya borcun ödendiğine ilişkin ispata elverişli delil sunulmadığı,
takip tarihinde davalı borçlu tarafından yapılan 20.000,00-TL kısmi ödemenin asıl alacaktan infaz aşamasında icra müdürlüğünce mahsubu ve takibin 234.715,04-TL asıl alacak üzerinden borçlu davalı yönünden takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamı gerektiği,
ayrıca alacağın likit ve takibe itirazın haksız olması nedeniyle asıl alacağın (234.715,04-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine ve Davalı borçlu tarafından takip tarihinde yapılan 20.000,00-TL kısmi ödeme yönünden davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığından bu miktar yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/353, K. 2024/350, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama