KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ağustos 2025
- Esas no
- 2025/584 Esas
- Karar no
- 2025/493
- Dava
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/08/2025
Karar Metni
743 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında davacı vekilinin 19/08/2025 tarihli feragat dilekçesi sunduğu anlaşılmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket arazisinde bulunan ve şirketin üretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere ihtiyacı kadarı ile kullanılan su kuyusu bulunduğunu, müvekkili şirketin, ...'de bulunan fabrikasındaki kuyudan, ambalajlı içecek üretimi faaliyetleri kapsamında yeraltı sularını çıkarttığını, çıkarılan suların üretim faaliyeti kapsamında kullanılmasının yanında; fabrikadaki bahçelerin sulanması, fabrika temizliği, yemekhane vb. alanlarda da kullanıldığını, davalı kurum tarafından yeraltından çıkarılan su için tesisata ...
Sayaç Seri Numaralı su sayacı takıldığını, "atık su bedeli" adı altında su faturaları düzenlendiğini, atık su bedeli kapsamında sadece kanalizasyona deşarj edilen "atık su" miktarı değil, haksız şekilde yer altından çıkan tüm su miktarı dikkate alınarak su faturası düzenlendiğini, müvekkili şirketin, yeraltından çıkarılan suların tamamını atıksu olarak kanalizasyona vermediğini, yeraltından çıkarılan suların yıllara göre değişmekle birlikte yaklaşık %50 gibi bir oranı doğrudan ve tamamı ile üretimde kullanılırken, başta bahçe sulaması,
fabrika temizliği vb. dahil üretimle birlikte, kuyudan elde edilen en az %55-%60’lık bir oranda yer altı suyu kanalizasyona verilmediğini, bu hususta belediyeden bir hizmet de alınmadığını, özellikle üretimde kullanılan en az %50 gibi bir rakama tekabül eden yeraltı suyu, içeçecek üretimi için arıtılarak işlendikten sonra üretimde kullanıldığını ve paketlendiğini ve hem yurt içinde hem de yurt dışında satışa sunulduğunu,
yani üretim ve içerde kullanım dışında kanalizasyona verilen su miktarı takriben hatta en fazla %40 gibi miktara karşılık geldiğini muhatap kurum tarafından haksız şekilde yaklaşık %60’lık bir oranda haksız atıksu bedeli tahakkuk ettirildiğini ve verilen hizmet ile orantısız şekilde müvekkilinden atıksu bedeli tahsil edildiğini, fazlaya dair alacakları ile her türlü dava, talep, suç duyurusu ve sair yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı yan kayıtlarında mevcut haksız ve hukuka aykırı tahakkuk ettirilmiş borç miktarı ile ilgili olarak,
sonrasında telafisi imkansız zararlar doğmasının engellenmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile var ise yapılacak/yapılmış işlemlerin iş bu sayın mahkeme kararı kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasına, Mahkeme tarafından yapılacak inceleme neticesinde, müvekkili taşınmazında bulunan kuyudan çıkartılarak kullanılan yer altı sularının kanalizasyona deşarj edilen kısmının (davalı tarafından verilen hizmetin tespiti amacı ile) tespiti ve dolayısı ile müvekkili şirkete fazladan fatura edilen su miktarının (hizmet verilmeksizin tahsil edilen) oransal olarak tespitinin yapılmasına,
bu oransal tespite istinaden geriye dönük faturalardan yapılacak tespite göre hizmet verilmeksizin fazla ödeme yapılan bedellerin ve haksiz yere yansıtılan KDV bedellerinin tespiti ile tespiti yapılacak toplam bedelin ve toplam KDV tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile müvekkili şirkete şimdilik 544.000,00-TL olmak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere iadesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı şirkete ait taşınmaz içerisinde yer alan kuyudan davacı şirketin çıkardığı yeraltı suyunun davalı kurum tarafından "Atıksu Bedeli" adı altında ücret tahakkuk ettirilmesi, yeraltından çıkan suyun tamamı üzerinden ödeme talebinde bulunması, davacı şirketin kanalizasyon hizmetinden faydalandığı net oranın tespiti ile bu orana istinaden fazladan ödenen/ödenecek bedellerin ve KDV tutarının faizi ile iadesi, fazladan talep edilen bu bedellere ilişkin borcu bulunmadığının tespitinden ibarettir.
Davacı vekili tarafından sunulan 19/08/2025 tarihli dilekçe ile; davadan, dosya kapsamındaki tüm alacak ve hakları saklı kalmak kaydıyla; yalnızca menfi tespit talebine ilişkin feragat ettiklerini ve karşı tarafın dosyada henüz bir vekil kaydı bulunmadığından aleyhe vekalet hükmedilmemesini, dosyadan arta kalan avans bedelinin - harç bedellerinin iadesine, taleplerinin kabulü ile dosyanın menfi tespit talebine ilişkin feragat nedeniyle işlemden kaldırılmasını beyan ettiği, davacının dosyada mevcut vekaletnamesinin incelenmesinde davacı vekilinin feragata ilişkin yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, feragat beyanı kesin hükmün sonuçlarını doğuran irade beyanı olduğundan, davaya konu hakkın özüne ilişkin vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/584, K. 2025/493, 20 Ağustos 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama