KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2019
- Esas no
- 2019/684 Esas
- Karar no
- 2019/51
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/02/2019
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde açılan Tazminat davasının tensiben yapılan incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 01/02/2019 tarihli dava dilekçesinde. 04/05/2018 tarihinde 14.40 sularında ...otoparkında davalı ...'un malik olduğu, davalı ... sigortanın sigortacısı olduğu, davalı... yönetimindeki ... plakalı aracın, dava dışı ...
Tic.Ltd.Şti.nin malik olduğu, dava dışı müvekkili ...'ün yönetimindeki ve müvekkili ...'ün içerisinde yolcu olarak seyrettiği ... plakalı araca ağır ve tam kusurlu olarak çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu olay nedeniyle müvekkili...'ün manevi zararının vuku bulduğunu, davalı sigortacıya taraflarınca 28/09/2018 tarihinde başvurulduğu ancak davalı tarafından olumsuz yanıt verildiğini, bu nedenle davayı açtıklarını, HMK 57 ve devamı maddeler gereği davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, taleplerinin terdiden 04/05/2018 tarihinden,
bu kabul görmediği takdirde davalı sigortacı bakımından başvuru tarihi olan 28/09/2018 tarihinden bu da kabul görmediği takdirde davalı red tarihi olan 02/10/2018 tarihinden itibaren hiçbiri kabul görmediği takdirde dava tarihinden itibaren uygulanabilir en yüksek kanuni faizin işletilmesini, bu talepte uygun görülmez ise yasal faizi ile birlikte talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Yargılamanın konusunun tüketici işlemi niteliğinde olmaması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, her ne kadar aracın maliki olsa da kazayı yapan kişinin ... olması nedeniyle husumet yönünden itiraz ettiklerini, haksız ve hukuka aykırı tazminat taleplerinin esastan reddi ile yargılama harç ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Sigorta A.Ş. vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddine, düzenlenen poliçe kapsamında manevi tazminat talebinin talep edilemeyeceği, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinin teminat kapsamına girmediğinden ötürü müvekkil şirket yönünden reddini, müvekkil şirketin temerrüdü bulunmadığından faizin yasal faiz oranında ve dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Kazanın müvekkili ...otoparkında meydana gelmediğini, öncelikle husumet itirazları bulunduğunu, davacının tüketici vasfının bulunmadığını, tüketici olmayan bir davanın Tüketici Mahkemesinde açılmaması gerektiğini, kazanın meydana geldiği yolun tünel çıkışı olması nedeniyle Kamuya ait olduğunu, müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise kazının oluş şekil ve maddi vakıaları dikkate alınarak bilirkişi raporu alınmasını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı...'a usulüne uygun tebliğat yapıldığı, ancak herhangi bir cevap dilekçesi vermediği görülmüştür.
Dava; 04.05.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının davalılara karşı açılan manevi tazminat talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Dosya; İstanbul... Tüketici Mahkemesinin ... Esas ve ... karar sayılı 09/07/2019 tarihli görevsizlik kararı verilerek mahkememize 02/10/2019 tarihinde tevzii edilerek, mahkememiz...E.sayılı esasına kaydı yapıldığı görüldü.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
1.1.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 3/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre :
MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile
“Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Dava dilekçesinin incelenmesi neticesinde; davanın 7155 sayılı Kanunun 26. Maddesinde belirtilen yürürlük tarihi olan 01.01.2019 tarihinden sonra açıldığı, davanın tazminat davası olduğundan zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu ve davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı anlaşılmakla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/684, K. 2019/51, 8 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama