KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2021
- Esas no
- 2020/430 Esas
- Karar no
- 2021/597
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/09/2020
Karar Metni
925 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile. Müvekkili banka ile davalılar arasında genel kredi sözleşmesi ile limit tesis edilerek ticari krediler kullandırıldığını, borçlu şirketin, tahakkuk etmiş işletme kredilerin, gecikme kar payı, komisyon ve gider vergileri ödenmemesi üzerine müvekkil banka tarafından borçlu şirket ve kefillere ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye tarafların itiraz etmediğini, ihtarnameye rağmen talep edilen sürede ödeme yapılmadığını, bunun üzerine....
İcra Dairesi 2019/... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine başlandığını, borçluların haksız ve kötü niyetle takibe itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu belirterek, yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borcun taraflarına ödenmesine, borçlu aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; Taraflarca belirlenen yetkiye ilişkin sözleşmenin kabulünün mümkün olmadığını, Mersin mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, müvekkilleri şirket, ... ve ...'in, alacaklı görünen bankaya bu tutarlarda borçlarının olmadığını, kefiller yönünden temerrüt oluşmadığını, temerrüt faizi istenemeyeceğini, teminat mektubu ve çeklerin kefalet kapsamında olmadığını, faiz oranının fahiş olduğunu, bankanın fahiş tutarlarda haksız yere takip başlattığını, müvekkilleri aleyhine başlatılan takibin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İcra dosya aslı ve davacı tarafça sunulan kredi sözleşmesi ile hesap özetleri dosyamız arasına alınmış, incelenmiştir.
Sözleşmenin 34.2.2 maddesinde yetki şartı uyarınca davalı tarafın yetkiye ilişkin itirazının HMK'nun 17. Maddesi uyarınca mahkememizce red edilmiştir.
İncelenen icra dosyasından, 3.120.536,90 TL asıl alacak, 23.300,01 TL geçmiş gün gecikme cezası olmak üzere toplam 3.143.836,91 TL üzerinden davalılar aleyhine takip başlatıldığı, davalıların süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati haciz dosyası celbedilip incelenmiştir.
Dosyamız bilirkişiye verilerek alınan raporda özetle; davacının tespit edilen asıl alacağının; 2.604.500,79TL'sinin nakdi kredi alacağı, 481.250,00TL'sinin nakde dönüşen teminat mektubu tazmin bedeli alacağı, 50.750,00TL'sinin tazmin edilen çek bedelleri olup toplam alacağın 3.136.500,79 TL, gecikme cezası alacağının 15.314,46 TL olmak üzere toplam 3.151.815,25 TL olduğu bildirilmiştir.
Sunulan bilirkişi raporunda ve davacı talebinde hesap kat tarihinden sonraki işlemiş faizlerin de asıl alacağa eklenerek hesaplama yapıldığı ve bunun yanlış olduğu görülmüş mahkememizce resen düzeltme yapılmıştır.
Hesap kat tarihi itibarıyla davacının toplam nakdi kredi alacağının ferileriyle birlikte 2.588.536,90TL, nakde dönüşmüş teminat mektubunun 481.250,00TL olduğu ve toplamının 3.069.786,90 TL olup buna göre asıl alacak ve faizinin hesaplanması gerektiği anlaşılmış, düzeltilmiş miktar üzerinden faiz işlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ne var ki, davacı taraf takip talebinde istediği gecikme faizini dava konusu etmeyip sadece esas alacak yönünden itirazın iptali talep edildiğinden mahkememizce de işlemiş faize ilişkin hüküm kurulmamıştır.
Davalı tarafın rapora itirazları esaslı ve yerinde görülmediğinden kabul edilmemiş, rapor hükme esas alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Davalı şirketin asıl borçlu, diğer davalıların ise müteselsil kefil olduğu olduğu, kefaletin geçerli olduğu, kefaletin takip ve dava konusu miktarı karşıladığı anlaşılmıştır. Davalılar savunmalarında, kefaletin geçersiz, faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürmüş ise de, tarafların tacir ve işin ticari olması nedeniyle sözleşmeyle kararlaştırılmış olan faiz oranına itirazları kabul edilmemiştir.
Alınan bilirkişi raporundan ve dosyadaki hesap özetleri ile kat ihtarından anlaşıldığı üzere, davalı asıl borçlu ve kefillerin kullandığı krediyi zamanında ödemeyerek temerrüte düştüğü, hesap kat tarihi itibarıyla nakdi ve gayri nakdi alacakların doğduğu, ihtara rağmen ödenmediği, davacının hesap kat tarihinden takibe kadar olan dönemde işlemiş faizi takibe konu etmiş ise de buna ilişkin itirazın iptali davasını açmadığı, hesap kat tarihinden ve takipten sonra teminat mektubunun tazmin edildiği ve nakde dönüştüğü, çek teminat bedellerinin ise henüz ödenmediği gibi davalılarca çek karnesinin de iade edilmediği,
bu durumda nakdi kredi bakiyesi 2.588.536,90TL'nin takip tarihinden, tazmin edilen teminat mektubu bedelinin ise tazmin tarihinden itibaren işlemiş faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, çek teminat bedellerinin de depo edilmek üzere davalılardan tahsiline karar vermek gerektiği, böylece kabul edilen toplam miktar ile davacının toplam asıl alacağının uyuştuğu, davanın bu nedenle kabulü gerektiği anlaşılmış ve oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar kısa kararda kredi bakiyesi olan 2.588.536,90TL yerine sehven 2.604.500,79TL yazılmış ise de, bu hususun hesap hatasından kaynaklandığı anlaşılmakla gerekçeli kararda bu husus ve buna bağlı olarak icra inkar tazminatı miktarı HMK'nın 304/1. Maddesi uyarınca resen düzeltilmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/430, K. 2021/597, 22 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama