KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/188 Esas
- Karar no
- 2025/34
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/09/2019
Karar Metni
2.389 kelime·12 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili şirketin motorlu araçlar servis işi ile iştigal etmekte olup iş yeri olarak kullanmak üzere bir araba servis binası inşası için ... şirketi ile anlaştığını, 03/01/2018 tarihinde İnşaat İşleri Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile ... şirketinin ... Mh, ... Cd., No:295 ... Köyü, ... adresindeki ... Ada, ... ve ...
Parsel nolu taşınmazlar üzerinde, anlaşma hükümleri çerçevesinde bir servis binası inşa etmeyi ve 31/12/2018 tarihinde teslim etmeyi üstlendiğini, sözleşmenin bedelinin KDV hariç 720.000,00TL olduğunu, daha sonra 01/08/2018 tarihinde davacı ... Motorlu Araçlar şirketinin yetkilisi olan davacı ... ... ile davalı ...
İnşaat şirketinin yetkilisi olan davalı ... ... arasında bir sözleşme daha imzalandığını, bu sözleşmeye göre de bina inşaatının 20/09/2018'de biteceğinin, bitmediği takdirde verilen senet bedelinin ... ...'tan ceza olarak kesileceğinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda 01/08/2018 tarihli ... ... tarafından ... ... lehine keşide edilen 764.000,00TL bedelli teminat senedi alındığını, bu şekilde davalı ... ...'ın, şirketin üstlendiği işi ve müvekkilinin yaptığı ödemeleri de şahsen garanti altına aldığını, aynı zamanda inşaatın belirlenen tarihte bitmemesi halinde bu senedin ceza olarak kesileceğinin kabul edildiğini, müvekkili tarafından,
yapılacak inşaata ilişkin olarak. 10/11/2017'de 40.000,00TL ... şirketi hesabına, 11/12/2017'de 250.000,00TL ... şirketi hesabına, 09/02/2018'de 90.000,00TL makbuz karşılığı elden ... ...'a, 21/02/2018'de 64.671,00TL ... şirketine tahsilat makbuzu karşılığı çekle, 12/04/2018'de 86.000,00TL ... şirketi hesabına, 11/05/2018'de 50.000,00TL ... şirketi hesabına, 22/05/2018'de 30.000,00TL ... şirketi hesabına, 01/08/2018'de 50.000,00TL ... şirketi hesabına,
01/08/2018'de 229.100,00TL ... şirketine tahsilat makbuzu karşılığı 3 adet çekle ve 29/08/2018'de 25.000,00TL ... şirketi hesabına gönderilenler olmak üzere toplam 914.771,00TL ödeme yapıldığını,davalının temel atma ve bir kısım bahçe duvarı inşasından başka hiçbir iş yapmadığını, müvekkilinin inşaat bitti bitiyor diye oyalayıp durduğunu, inşaatın belirlenen tarihte bitmeyeceği kesin olarak anlaşıldığında ...
Noterliği'nin 17/09/2019 tarihli ... yev no ile ihtarname gönderilerek inşaat işleri sözleşmesinin feshedildiği, ödenen bedellerin faizi ile iadesi ve senet bedelinin ödenmesi talep edildiğini, ruhsat ve proje bedellerinin davacı tarafından davalıya ödendiğini, davalının zabıta tarafından inşaatın durdurulduğu gerekçesiyle taleplerinin kabul edilmediğini, gerçekte bir durdurma olmadığını, inşaatın hiçbir zaman belediye tarafından durdurulmuş, mühürlenmiş veya yıkılmış olmadığını, bu konuda davalının bir bildirim de yapmadığını, ihtarname göndermeleri üzerine davalının bu savunmalarda bulunduğunu,
sözleşmeye göre proje işlemleri ve ruhsat işleri müvekkiline yüklenmişse de ödemelerden 10/11/2017'de yapılan 40.000,00TL proje için, 09/02/2018'de ... ...'a yapılan 90.000,00TL'lik ödeme de ruhsatlar için verildiğini, ancak bu işlemlerin yerine getirilmediğini, davalı şirketin inşaatı 13/09/2018 itibarı ile durdurduklarını cevabi ihtarnamelerinde ifade ettiğini, bu şekilde inşaata devam etmeme iradeleri de beyanları ile sübut bulduğunu, cevabi ihtar üzerine ...
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/...
D.İş sayılı dosyası ile inşaatın mevcut halinin ve yüklenici tarafından yapılan işlerin tespitini talep ettiklerini, 29/11/2018 tarihli bilirkişi raporu ile yüklenici tarafından yapılan işlerin bedeli toplam 205.512,00TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin ödediği bedeller iade edilmediği için, müvekkillerinin inşaata ilişkin ödediği toplam 914.771,00TL'den yüklenicinin yapmış olduğu işlerin bedeli olan 205.512,00TL düşülerek 709.259,00 TL asıl alacağın temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte tahsili için ....
İcra Müdürlüğü'nün 2019/...E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak itiraz üzerine durduğunu, ...
Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu ancak davalıların katılmadığını, 2019/8030 arabuluculuk no'lu anlaşamama son tutanağından anlaşıldığını, bu nedenle tüm yargılama giderinin davalıya yükletilmesi gerektiğini, taraflar tacir olduğundan ticari faiz istenmesinin de yerinde olduğunu, cevabi ihtarname tarihi olan 05/10/2018'de davalının ihtarı tebliğ aldığı esas alınarak verilen 1 hafta sürenin ilavesi ile her iki davalı bakımından 12/10/2018 tarihi faiz başlangıcı kabul edilerek hesaplama yapıldığını,
bedelden sözleşme ile ödenen bedelleri teminat senedi ile garanti altına alan ve inşaat bitmediği takdirde verilen senet bedelinin ceza olarak kesileceğini dahi kabul eden ... ...'ın da şahsen sorumlu olduğunu, işin sonradan yaptırılması halinde davacının piyasada oluşan fiyat farkı nedeniyle menfi zararının da olduğunu, bu zarardan da davalı şirketin sorumlu olduğunu beyanla, davalıların ....
İcra Müdürlüğü'nün 2019/...E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalıların %20'den az olmamak şartı ile inkar tazminatına mahkûm edilmesine, değişen ekonomik şartlarla daha fazla masraf yapılarak inşaat bitirilmek zorunda kalındığından menfi zararının belirlenerek,
tam olarak belirlendiğinde artırmak üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin müştereken müteselsilen davalılara tahmiline, tazminat taleplerinin de kabulüne, davalıların mevcut malvarlıklarını elden çıkarmaları durumunda dava sonunda haklı çıksa dahi alacaklarının tahsili oldukça zorlaşacak ya da imkansız hale geleceğinden, davalı şirket yönünden icra takibi çıkışı olan 769.507,15TL kadar,
davalı ... ... yönünden teminat senedi miktarı olan 764.000,00TL kadar malvarlığının 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde. Davacının kötü niyetli olduğunu, ikinci sözleşmenin tarihlerinde tahrifat yapıldığını, ruhsat alınması ve proje işinin davacının sorumluluğunda olup bunun yerine getirilmediğini, proje ve ruhsatın alınacağı sözlenerek kaçak inşaat yaptırılmaya çalışıldığını, inşaat için 885.625,00TL harcama yaptıklarını, bunun bir kısmının devlete ödenen vergiler ve davacıya kesilen faturalar olduğu,
belgeli harcama miktarının KDV hariç 595.779,48 TL olduğunu, ayrıca inşaat alanında 150.000,00TL bedelinde malzemesi kaldığını, ruhsat alınmadığı için inşaatın bitmediğini, ikinci sözleşme ile belirlenen ilave işlerin de yapıldığını, davacının kusurlu olduğunu, alınan tüm ödemelerin işe harcandığını, davacının bir zararının da olmadığını, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasındaki raporun hatalı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların sunduğu belgeler dosyamız arasına alınmıştır.
Tarafların sunduğu sözleşmelerin incelenmesinde, ilk sözleşmenin davacı ve davalı şirketler arasında yapıldığı, ikinci sözleşmenin ise şirket yetkilileri olan gerçek kişi davacı ve davalı arasında yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...'ın davacıya 764.000,00TL bedelli teminat senedi vermiş olduğu anlaşılmıştır.
İcra dosyası celbedilip incelenmiş, takibin 709.259,00TL asıl alacak ve 60.248,15TL işlemiş faiz üzerinden ilamsız takip olarak yapıldığı, takip tarihinin 21/03/2019 olduğu, itiraz üzerine durduğu anlaşılmıştır.
... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/27 D.İş sayılı dosyası aslı dosyamız arasına alınmış incelenmiştir.
İlgili belediyeden işlem dosya örnekleri ve ceza tutanakları celbedilmiş incelenmiştir.
Dosyamız bilirkişiye verilerek rapor alınmış, rapora itiraz üzerine ek rapor alınmıştır.
Alınan raporlardan, davacının davalıya 914.771,00TL ödeme yaptığı, tespit dosyasında hesap dışı bırakılan ankraj bedeli dahil edildiğinde davalının yaptığı imalat bedelinin 237.512,00TL olduğu, fazla imalatın 677.259 TL olduğu, temerrüdün 08/10/2018 tarihinde oluştuğu, bu tarihten takip tarihine kadar işlemiş avans faizinin 59.339,02TL olacağı, yükleniciye ruhsat alma ve proje onaylatma için yetki verilmediği gibi davacı tarafından da bunun yapılmadığı ve inşaatın ruhsatsız olduğu, bu nedenle belediye tarafından tespit yapıldığı ve cezai işlem uygulandığı, ancak belediyenin tespiti ve tutanağı ekindeki fotoğraflar daha sonra çekildiği için davacının imalatına devam ettiğinin görüldüğü anlaşılmaktadır.
Davacı taraf ıslah dilekçesini sunarak, tazminat talebini bilirkişi raporu ile belirtilen 5.971,13TL'ye yükseltmiştir.
Mahkememizce 2019/197 Esas ve 2021/128 Karar sayılı kararı ile; "taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğunu, inşaatın yapılmamasının inşaat projesi ve ruhsat olmadan bunu bilerek basiretli bir iş adamı gibi davranmayan davalıların da sorumlu olduğunu, inşaatın ifa olanağı olmadığından davacı tarafından feshedildiği,
davalıların somut imalat bedeli dışında bir gider ve ücret talebinin yersiz olduğunu, fazladan harcama yapılmış ise de davalıların buna katlanmak zorunda olduğunu, davalıların sunduğu birçok harcama belgesinden hangisinin davaya konu iş için olduğunun bilirkişi tarafından tespit edilemediğini, davalının davacıya veya başka bir yere fatura kesmesinin işin yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, bilirkişi raporu gereğince; davacının itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile, davalıların ....
İcra Müdürlüğünün 2019/...
Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazlarının 677.259,00TL asıl alacak ve 59.339,02TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına ve asıl alacak için takipten itibaren avans faizi uygulanmasına, geri kalan kısma yönelik talebin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takdiren %20 üzerinden hesaplanan 147.319,60TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın menfi zarar isteminin reddine" karar vermiştir.
Verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2021/...
Esas ve 2024/ ... karar sayılı ilamı ile; " Davacı ... motorlu araçlar şirketi ile davalı ... inşaat şirketi arasında imzalanan 03.01.2018 tarihli sözleşme imzalanmış olup, sözleşmenin 6. Maddesinde " belediye proje işlemleri ve resmi ruhsat alınması iş veren ... motorlu araçlar şirketi tarafından yapılacaktır. ", sözleşmenin 7. Maddesinde " sözleşme imzasını takiben işveren tarafından yükleniciye işyeri teslim tutanağı ile teslim ettiği tarihi ile 31.12.2018 tarihine kadar sözleşme hükümleri gereği eksik olarak işverene teslim edecektir " düzenlemesi bulunmaktadır.
Davacı ... ... ile davalı ... ... arasında imzalanan 01.08.2018 tarihli sözleşmede; " ... bina inşaatı ilave işler dahil yapımı 20.10.2018 tarihinde bitecektir. Bitmediği takdirde verilen senet bedeli ... ...'tan ceza olarak kesilecektir. ... ... ... motorlu araçlar şirketi yetkilisi ödeme proğramıdır.... " sözleşmesi imzalanmıştır. ... Belediye Başkanlığının 24.02.2020 tarihli yazısında, " ...
Yapılan incelemelerde kaçak ve izinsiz yapılar inşa edildiği tespit edildiğinden 06.11.2018 tarih ... İle yapı tatil tutanağı tanzim edilmiştir. .... Mahallinde tekrar yapılan incelemede, mührün fek edilerek kaçak ve izinsiz yapılarda inşaai faliyetlerin devam ettiği ve yeni yapılaşmalar yapıldığı tespit edildiğinden 14.02.2019 tarih.... Yapı tadil tutanağı tanzim edilmiştir. " bildirilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacıya ait arsa üzerine servis binası inşaa edilerek 31.12.2018 tarihinde teslim edilmesi, iş bedeli olarak KDV hariç 720.000,00 TL bedelle yapılması konusunda taraflar anlaşmış olup, inşaat için proje çizilmeden ve inşaat ruhsatı almadan davalı yüklenici tarafından inşaat kaçak olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Yüklenici taraflından yapılan yapı ruhsatsız ve kaçak olduğu için yapının ekonomik bir değeri bulunmamaktadır.
Davacı taraf iş sebebiyle davalıya ödenen iş bedelinden, tespit ile belirlenen yapılan inşaat bedeli düşülerek bakiye kalan iş bedelini talep edilmiş, davalı taraf ise iş sebebiyle yaptığı tüm harcama bedellerin tahsilini talep edilmiştir. Somut olayda da yüklenici tarfından yapılan inşaatın kaçak olması sebebiyle ekonomik değeri bulunmadığından inşaat bedeli gibi menfi zararlarını da isteyemeyecektir.
Ancak "çoğun içinde az da vardır" ilkesi gereğince inşaat bedeli içerisinde enkaz bedeli de bulunduğundan, davalının inşaatın enkazından elde edilebilecek bedeli talep etmesi mümkündür.
Bu durumda, mahkemece belediye başkanlığına müzekkere yazılmak suretiyle, arsa üzerinde yapılan kısmi yapı itibariyle proje oluşturulmak suretiyle inşaat ruhsatı verilip verilemeyeceği belirlenmesi, yapılan belirleme sonucuna göre inceleme ve değerlendirme yapılması ve ayrıca bilirkişi heyetinden gerekirse mahallinde keşif yapmak suretiyle ek rapor alınmak suretiyle yüklenici tarafından yapılan inşaat incelenerek enkaz bedeli oluşacağı bilirkişiye hesaplattırmalı,
davalı alacağına bulunup bulunmadığı belirlenmek suretiyle bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı olduğu şakilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine" dair karar verilmiştir.
İstinaf kararı sonrası dosya mahkememize gelmiş ve yukarıdaki esasa kayıt edilerek, bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişiden alınan rapora itiraz ve raporunun yeterince gerekçe içermediği gerekçesiyle mahkememizce ek rapor alınmıştır. Alınan raporlardan, davacının davalıya 914.771,00TL ödeme yaptığı, yapı maliyetinin 259.405,00 TL olduğu, bunun %10 olan enkaz bedelinin ise 25.940,50TL edeceği, buna göre fazla ödemenin 888.770,50TL olacağının tespit edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bina yapım sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlık dolayısı ile ödenen bedelin imalat bedeli mahsup edildikten sonra kalanın iadesi talepli takibe yönelik itirazın iptali ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmeler ile iki tarafın borç altına girdiği ve tüm tarafların birbirine karşı sorumlu olduğu, davalı ...'ın garantör olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre inşaat projesi ve ruhsatların davacı iş sahibinin sorumluluğunda olduğu ancak bunun yerine getirilmediği, buna rağmen tarafların ortak iradeleriyle inşaata başlandığı ve kaçak inşaat yapıldığı ödemelerden ve yapılan işten anlaşılmıştır. Sonradan belediye tarafından inşaat durdurma zaptı düzenlendiği ve cezai işlem yapıldığı, buna rağmen davacının inşaatı devam ettirdiği görülmüştür.
Mahkememizce daha önce verilen karar ile imalat bedelini aşan kısım yönünden kabul kararı verilmiş ise de, bölge adliye mahkemesince verilen karar ile ancak enkaz bedelini talep edebileceği kabul edildiğinden mahkememizce bu yönde inceleme yapılmıştır.
Bölge adliye mahkemesinin kararı üzerine bilirkişi tarafından usulüne uygun yapılan inceleme ve hesaplama ile, enkaz bedelinin 25.940,50 TL olduğu, bunu aşan 888.770,50TL'nin fazladan ödendiği, temerrüt tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faizinin 77.870,90TL olduğu, davacının takibinde daha azını istediği tespit edilmiştir.
Davalı tarafın inşaat sahasında ürün bıraktığı savunulmuş ise de bu konuda bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle bilirkişi raporuna itirazları kabul edilmemiştir.
Davalı taraf savunmasında, davacı adına vergi ödediğini savunmuş ise de, enkaz bedeli dışında alacak talebinin yersiz olduğu anlaşılmakla, bu talebi kabul edilmemiştir.
Davacı taraf sözleşme uyarınca ruhsat ve proje işini yapmadığı için işin gecikmesinde kusurlu görülmüştür. Kusurlu olan davacının geç teslim nedeniyle tazminat veya piyasa fiyatlarının yükselmesi nedeniyle menfi zarar nedeniyle tazminat talep etme hakkı bulunmamaktadır. Bu durumda, herkes aldığını geri vermekle yükümlüdür.
Davacının davalıyı temerrüde düşürdüğü tarihten itibaren avans faizi talep etme hakkı vardır. Bu durumda, davalının yaptığı imalatın enkaz bedelinin alınan avanstan mahsubu ile artan kısmın davacıya iadesi gerekmekte olup, davalıların buna ilişkin itirazları yeriz olup iptali gerekir.
İnşaat projesi ve ruhsat olmadan bunu bilerek basiretli bir iş adamı gibi davranmayan davalılar sorumludur. Davalı durumu bilerek inşaata girişmiş, ifa olanağı olmadığından da feshedilmiştir. Bu durumda davalıların, bir ekonomik değer ifade etmeyen kaçak yapıya ait imalatın enkaz bedeli dışında bir gider ve ücret talebi yersizdir. Fazladan harcama yapılmış ise de davalılar buna katlanmak zorundadır.
Bu harcamalar var ise de enkaz bedeli dışında davacıların bir zenginleşmesi tespit edilmemiştir. Davalıların sunduğu birçok harcama belgesinden hangisinin davaya konu iş için olduğu bilirkişi tarafından tespit edilememiş ve bağlantısı ıpatlanamamıştır.
Davalının davacıya veya başka bir yere fatura kesmesinin işin yapıldığı anlamına gelmeyeceği, icmaller, hakedişler, tutanaklar, irsaliye gibi belgelerle desteklenmesi gerektiğinden davalıların bu savunmalarına itibar edilmemiştir.
Bu durumda davalının imalatın enkaz bedeli dışında mahsubunu isteyebileceği bir alacağı sabit görülmemiş olup, itirazın iptali davasının taleple bağlı kalınarak kabulüne, tazminat davasının ise tamamen reddine, yargılama giderinin davalılara yükletilmesine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/188, K. 2025/34, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama