KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/230 Esas
- Karar no
- 2025/403
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/03/2025
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 27/03/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket adına ...'sine ait, ...'nolu 700.000,00 TL'lık 30.04.2024 keşide tarihli çek keşide edildiğini ve bu çekin müvekkilleri tarafından keşide edildiği ve imzalandığı iddia edilerek bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız olduğu görüldüğünü, çekin arkasına karşılıksız olduğuna dair şerh düşülmüş ve müvekkilleri hakkında .... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıltığını, kle müvekkillerin söz konusu alacaklı olduğunu iddia eden davalı ... Faktoring Anonim Şirketi'ye herhangi bir borcu bulunmadığını, çekte bulunan keşideci imzasının müvekkillerine ait olmadığını ve adli yardım taleplerinin bulunduğunu, .... ...
Şubesine ait ...'nolu 700.000,00 TL'lık 30.04.2024 keşide tarihli çekteki imzanın sahteliğinin tespiti ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 06/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davaya usul ve esas yönünden itiraz ettiklerini, usul yönünden davacının, dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvuru yapmadığını, dava nispi harca tabi olup eksik harç nedeni ile davanın reddi gerektiğini, dava değeri dava dilekçesinde gösterilmediğini ve ... tarafından açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, esas yönünden ise müvekkilinin yasanın öngörmüş olduğu prosedürü eksiksiz olarak yerine getirmek sureti ile çeki devir aldığını, davacılar dava konusu çekteki imzayı inkar etmekte iseler de çekin ne şekilde sahte imza ile tedavüle sürüldüğü konusunda bir iddiada bulunmadıklarını,
imza inkarına ilişkin olarak dava konusu çek, müvekkili müşterisi tarafından müvekkilini verildiğini, davacı yanca çek üzerindeki imzanın kendilerine ait olmadığı iddia edilmişse de davacı çekte cirosu olduğunu, müvekkili ile davacı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını, davacı tarafından inkar olunan imzanın sıhhatini davalı müvekkilin bilme imkanı olmadığını, toplanacak deliller ile çekteki imza karşılaştırıldığında imzanın borçluya ait olup olmadığı da açıklığa kavuşturulacağını, davacı tarafından iddia edilen hususların açıklığa kavuşabilmesi için, belirli şartları sağlayacak incelemelerin yapılması gerekeceğini,
dava konu çekin düzenlenme tarihinden önceki döneme ait mukayese belgelerin asılları celbedilmesi gerektiğini, davacı tarafça aynı imzaları taşıyan ödenmiş kambiyo evrakının olup olmadığının araştırılması gerek tespit edilmesi halinde davacı tarafça borç kabul edilmiş sayıldığını, dava şartı yokluğundan davanın reddini, HMK madde 119/2 gereğince;
dava dilekçesinde tamamlanması mümkün olmayan eksikliklerin bulunması nedeni ile davanın açılmamış sayılmasını, eksik harç miktarının tamamlattırılmasını, ... tarafından açılan davanın husumet yokluğundan reddini, mahkemece aksi kanaatte ise, haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddini, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletinde karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında takip konusu senetteki imzanın davacıya ait olmadığından bahisle açılan menfi tespit davasıdır.
01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre;
"Madde 5/A - (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6235 Madde 18/A ; " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının İncelenmesi başlığını taşıyan 115. Maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder, şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; 7455 sayılı yasanın 31. Maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesinin 1. Fıkrası uyarınca, 01/09/2023 tarihinden itibaren menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurmuş olmak dava şartı olduğu ve davanın 27/03/2025 tarihinde açıldığı, dava şartının eksik olduğu anlaşıldığından, davanın 6325 sayılı yasasının 18/A maddesinin 2. Fıkrası uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/230, K. 2025/403, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama