KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
- Esas no
- 2025/271 Esas
- Karar no
- 2026/225
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/02/2020
Karar Metni
1.702 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ESAS DAVA YÖNÜNDEN
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 02/02/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ...'nde tacir olduklarını, davalı tarafın ise ...'nin işletmeciğini yaptığını, davalı tarafın, 2018 yılının 6.ayından itibaren müvekkilleri ile hiçbir sözleşmesi olmamasına rağmen, müvekkillerine "katılım payı" adı altında faturalar düzenleyerek müvekkillerinden haksız ve hukuka aykırı şekilde aylık para ödemelerini istediğini, davalı tarafın düzenlenen faturaların ödenmemesi ve/veya bu konuda itiraz edilmesi halinde müvekkillerinin kullandıkları Hal Kayıt Sistemlerini (HKS) kapatmakla tehdit ettiğini ve buna dönük yazılı/sözlü mesajlar gönderdiğini,
ödeme yapmayan esnafların Hal Kayıt Sistemleri davalı tarafça kapatılarak, bu durumda olan esnaflar zor durumda bırakıldığını, Hal Kayıt Sistemi'nin kapatılmasının müvekkillerinin işlerini yapamaması anlamına geldiği için, müvekkillerinin bahsi geçen ödemeleri davalı tarafın tehditleri altında yapmak zorunda kaldıklarını, bir kısım müvekkilleri ödeme yaparken, yapılan ödemenin haksız ödeme olduğunu banka dekontlarına şerh düştüklerini, davalı tarafın ödeme yapmak istemeyen esnafların 11.09.2019 tarihinde de Hal Kayıt Sistemi'ni kapattığını, bunun üzerine taraflarınca müvekkillerinden ...
Gıda NAKL. İTHA. İHRA. VE TİC. LTD. ŞTİ. adına .. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/...
D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti istendiğini ve İstanbul Ticaret İl Müdürlüğüne de başvuruda bulunulduğunu, ancak İstanbul Ticaret İl Müdürlüğünün de girişimleri sonucunda, davalı tarafça kapanan Hal Kayıt Sistemi'nin, delil tespiti davasında bilirkişi incelemesi yapılmadan açıldığı için taraflarınca delil tespiti isteminden vazgeçildiğini, müvekkilleinin bahsi geçen haksız uygulamaların son bulması için CİMER ve BİMER gibi kurumlara da başvuru yaptıklarını, bahsi geçen haksız uygulamaların haber konusu dahi olduğunu, müvekkillerinin çabaları sonucu açılan Hal Kayıt Sistemi'nin kapatılamayacağını anlayan davalı tarafın,
bir daha Hal Kayıt Sistemi'ni kapatamadığını, bundan dolayı müvekkilleri de bahsi geçen haksız ve hukuka aykırı ödemeleri yapmadıklarını ve gönderilen faturaları itiraz ettiklerini veya faturaları iade ettiklerini, yine müvekkillerince davalı tarafa ...Noterliğinin 09.09.2019 tarih, .... yevmiye ve 23.09.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnameleri göndererek geçmiş dönemde davalı tarafça hukuka aykırı şekilde tahsil edilen ödemelerin avans faiziyle birlikte iadesini istediklerini, ancak davalı tarafın müvekkillerinden haksız olarak almış olduğu ödemeleri müvekkillerine iade etmediklerini,
davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı şekilde alınan ödemeler müvekkillerine iade edilmeyince, taraflarınca İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2019/... numaralı dosyası üzerinden arabulucuya başvurulduğunu, davalı tarafın usulüne uygun şekilde toplantıya katılmadığı için 2019/... numaralı dosya üzerinden 08.11.2019 tarihinde 2019/.... arabuluculuk numarası ile toplantı yapılmadan anlaşmama olarak sona erdiğini ve son tutanakın düzenlendiğini, sonuç olarak ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle; alacak miktarı belirsiz olduğu için, alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendikten sonra arttırılmak üzere;
her bir müvekkil için ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile ayrıca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenmemesi gerektiğini, sırf taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunmasının talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmediğini, alacağın miktarının belirlenebilmesinin tahkikat aşamasında yapılacak delillerin incelemesi,
bilirkişi incelemesi veya keşif gibi sair işlemlerin yapılmasına bağlı olduğu durumlarda da belirsiz alacak davası açılabileceğinin kabul edilmesi gerektiğini, iş bu davanın bir sebepsiz zenginleşme davası olduğunu, müvekkili şirketin toplam 28 müşterisi olduğunu, bunların müvekkiline ait özel hal işletmesi sistemini kullanan kişiler olduğunu, bu kişilerden 20 adeti hal kayıt sistemini kullandıkları için ödemeleri gereken ücreti ödediklerini, ancak davacılar ısrarla bu ücreti ödemedikleri gibi iş bu davayla ödediklerini de sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak istediklerini,
oysa eğer bir sebepsiz zenginleşme var ise davacılar kullandıkları sistemin bedelini ödemeyerek sebepsiz yere zenginleştiklerini, davacılar vekilinin dilekçesinin 12. Numaralı bendinde davacıları tehdit ettikleri iddiasında bulunduklarını, bu iddianın çirkin ve asılsız bir iddia olduğunu, sonuç olarak ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle; öncelikle belirsiz alacak davsı açmakta hukuki yararları olmadığından davanın reddine karar verilmesini, esasa girilmesi halinde de davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yüklenmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 04/03/2021 tarihli ... E. ... K. Sayılı dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesi'nin 2021/1255 Esas, 2025/339 Karar sayılı 19/03/2025 tarihli kararı kaldırılarak mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldı.
MAHKEMEMİZİN 13/05/2025 TARİHLİ ... E. 2025/318 K. SAYILI BİRLEŞEN DAVASI YÖNÜNDENDavacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirketin özel toptancı hali işletmesi olduğunu, davalının müvekkili şirkete ait özel toptancı hali işletmesi hal kayıt sistemine bağlı olarak ticaret yapan bir tacir olduğunu, kanunlar gereği davalı müvekkili şirkete bağlı hal kayıt sistemini kullanarak ticaretini yapmak zorunda olduğunu, ancak davalının müvekkili şirkete bağlı özel toptancı hal işletmesinde çalışmak zorunda olmadığını, dilerse Büyükşehir belediyesine bağlı hallerde çalışabildiğini, Müvekkili şirkete ait hal kayıt sistemini
kullanan ve müvekkiline ait özel hal işletmesinde çalışan davalının bunun bedelini ödemesi gerektiğini, kullanımın ücretsiz olmadığını belirtip, Davalı yanın .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/... E.
Sayılı, .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/... E., .... İcra Müdürlüğü 2019/... E. sayılı dosyalarına yapmış olduğu itirazların kendilerine tebliğ edilmediğinden dolayı işbu davayı açma sürelerinin başlamadığı, bu yönde yapılacak itirazları kabul etmediklerini, Davanın kabulü ile Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas, .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı dosyalarına yapılmış itirazların
kaldırılması ile takiplerin devamını davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilmesini talep etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davaya konu olan icra takiplerinin başlatıldığı tarihlerde ...'nde tacirlik yaptığını, davacı tarafın ...'nin işletmeciliğini yaptığını, davacı tarafın,
2018 yılının 6.ayından itibaren müvekkili ile hiçbir sözleşmesi olmamasına rağmen, müvekkiline "katılım payı" adı altında faturalar düzenleyerek müvekkilinden aylık para ödemesini istediğini,
ödenmemesi halinde, müvekkilinin kullandığı Hal Kayıt Sistemini (HKS) kapatmakla tehdit ettiğini müvekkilinin daha önce yapmış olduğu ödemelerinin, davacı tarafın tehditleri altında yapmak zorunda
olduğunu belirtip, açılan davanın reddini, davacı aleyhine %20den az olmamak üzere kötü niyet
tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep
etmiştir.
DELİLLER
- İstanbul . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, - Mali Müşavir ve Gıda Mühendisi bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 14/02/2021 tarihli bilirkişi kök raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Asıl davanın; davacıların davalı işletmesinde bulunan halde ticari faaliyet yürüttüğü esnada, davalı sistemlerini kullanıp kullanmadığı, buna göre davalı tarafından davacılara düzenlenen faturalar için davacıların yaptıkları ödeme nispetinde davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği noktalarında toplandığı görülmüştür.
Birleşen davanın ise; davacı (asıl davada davalı) ile davalı (asıl davada davacı ... Gıda) arasındaki ticari ilişkiden dolayı davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, davacı taraf alacaklı ise bu alacağın miktarının ne olduğu, alacağın takip tarihi itibari ile likit olup olmadığı, icra inkar tazminatı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında toplandığı görülmüştür.
Asıl davada mahkememizin 04/03/2021 Tarih, ... Esas ve ... Karar numaralı ilamı ile davanın reddine dair karar verilmiş; verilen karar ilgili istinaf dairesi tarafından harç ikmalinin tamamlanması nedeni ile kaldırılarak mahkememize gönderilmiş ve ... esas almıştır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında birleştirme kararı verilerek dosyamız ile birleştiği görülmüştür.
Bozma ilamı öncesi asıl dosyada bilirkişi raporlarının alındığı, birleşen dosyada da alındığı görülmekle mahkememizce tüm raporların toparlanarak çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeni bir rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişiMali Müşavir ve Gıda Mühendisi bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 14/02/2021 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "..Esas ve Birleştirilen Dava dosyaları, İcra dosyası, dava dosyası içeriği ve belgeler üzerinde yaptığımız inceleme ve değerlendirme sonuçları aşağıda arz edilmiştir.
* ... A.Ş., hali işleten işletmeci konumunda bulanan şirket olduğu,
* Hal Kayıt Sistemi'nin kamuya ait ve ücretsiz bir sistem olduğu, Bu itibarla, faturada yer alan “Hal Kayıt Sistemi Kullanma Hizmet Bedeli” ibaresinin, kamu tarafından sunulan zorunlu bir sistem kullanımına ilişkin olmadığı, varsa ancak özel bir hizmetin (danışmanlık, aracı bildirimlerin takip edilmesi vb.) bedeli olarak değerlendirilebileceği,
Birleşen Dava yönünden:
Davacı Şirketin takip tarihleri itibariyle .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas Sayılı Dosyası, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas Sayılı Dosyası ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas Sayı Şirket ... Gıda'nın sorumlu olmadığı, icra takiplerinde yer alan alacak bakımından Davalı Şirket ... Gıda'nın sorumlu olmadığı hususunun mahkemenin takdirine bırakıldığı.." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı-birleşen davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin birlikte değerlendirilmesinde; Esas dosyada davacıların ... isimli halde faaliyet yürüttükleri ve davalının da buranın işletmeciliğini yaptığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıların, davalının hizmete sunmuş oldukları hal kayıt sistemini kullanmış olmaları nedeniyle ödedikleri tutarı davalıdan geri isteyip isteyemeyecekleri, davalının davacılar aleyhine sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği noktalarındadır.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasındaki gerekçenin tekrarı ile;
Davacıların özel toptancı halinde faaliyet yürüttükleri ve faaliyetlerinin icrası sırasında davalının sistemlerini kullandıkları sabittir. Davalı bunun karşılığında davacılara fatura tanzim etmiş ve dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davacılar bu faturaları ticari defterlerine usulüne uygun şekilde işlemişlerdir. Davalının davacıları hizmet sunduğu, taraf delilleri ve karşılıklı beyanlar ile ortadadır. Her ne kadar taraflar arasında buna ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmasa da davalının düzenlediği faturaları defterlerine işleyen davacıların bu bedeli kabul etttiği de sabittir. Buna göre davalının davacılar aleyhine sebepsiz zenginleştiğinin kabulü mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
Birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede; davacının bünyesindeki halde çalışan davalıdan asıl davadan farklı hal katılım payları için başlatmış olduğu icra takipleriyle talep ettiği, ancak yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde davacı- birleşen davalının alacağını ispat edemediği anlaşılmış; alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülmesi nedeniyle hükme esas alınarak davacının davasının reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/271, K. 2026/225, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama