KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas no
- 2018/1136 Esas
- Karar no
- 2024/425
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 05/12/2018
Karar Metni
1.786 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı güvenlik şirketi 01.05.2017 tarihli "Hizmet Sözleşmesi" ile sigortalı dava dışı ...A.Ş'ye ait ... Merkezi İnşaatında güvenlik hizmeti vermektedir. Söz konusu inşaatı gerçekleştiren ... A.Ş ile davalı arasında 01.05.2017 tarihli güvenlik hizmetleri sözleşmesi imzalanmıştır. Müvekkil şirket tarafından 27.09.2016 -31.12.2017 tarihleri arasında geçerli İnşaat Tüm Riskler poliçesi ile sigortalanmıştır. Dava konusu hasar ; 20.09.2017 tarihinde söz konusu şantiyenin arka cephesindeki giriş bölümüne minibüsle gelen hırsızların kilitleri kırarak içeriye girmesi ve şantiye alanında bulunan emteayı çalması şeklinde gerçekleşmiştir.
Olaya ilişkin kamera görüntülerine göre ; 20.09.2017 tarihinde saat 19.23 sıralarında şantiyenin arka cephesi giriş bölümüne gelen plakası belli olmayan gri renkli ... marka araçtan inen kimliği belirsiz şahıs ; kapı üzerinden atlayarak ilk önce kameraları bozmaya çalışmış, ardırdan kilitli güvenlik kapısını levye ile kırarak 19.27 de içeri girmiştir. Kırılan kapıdan araç da içeri sokulmuş ve toplam 13 dakika içeride kalınmıştır.
Söz konusu kimliği belirsiz şahıslar inşaatın bodrumda katında bulunan ve inşaatın elektrik işlerini yapan ...'e ait çeşitli kablo, torklu vidalama seti alet çantası, delici set ve sair eşyaları çalmışlardır.
Sigorta poliçesindeki muafiyet hükümleri uygulanarak ekspertiz raporunda toplam 33.743,49 TL hasar olduğu tespit edilmiştir.
4.Söz konusu hasara istinaden müvekkil şirket tarafından 29.11.2017 tarihinde toplam 33.743,49 TL hasar tazminatı ödenmiştir.
Davalı şirket borca aykırılık hükümlerinin yanı sıra ; istihdam ettiği güvenlik personelinin ihmalinden dolayı da kusursuz sorumludur.
Güvenlik Hizmetini sağlamakla yükümlü şirketin personeli ; hiçbir tedbir ve önlem almadan görev yerini uzun bir süre terketmiştir. Aracın geliş anı çıkış anı arasında toplam 20 dakika olduğu anlaşılmakta olup ; güvenlik görevlisinin bu sürenin tamamında olay yerinin uzağında oluşu personelin açıkça kusurlu olduğunu göstermektedir.Davalının ... 31.Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ; yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davayı kabul anlamına gelmiş olmamak kaydı ile müvekkil şirket üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmiştir. Davacı dava dilekçesinde müvekkil şirketin istihdam edenin kusursuz sorumluluğu ilkeleri gereğince sorumlu tutulacağını belirtmiştir. Müvekkil firma personelin seçiminde, talimat vermede ve nezaret etmede özen yükümlülüğüne uymuştur.
Müvekkil personelden önce işe müracaat formu almakta, gerekli güvenlik araştırmasını yapmakta ve sonrasında tekrar mülakata çağırmaktadır. ... içinde aynı işlemi yapmıştır. İş bu durum tanıklarımız anlatıları ile sabit olacaktır. .. boyda 90 kiloluk bir personel olup fiziken caydırıcı özelliğe sahip bir personeldir. Müvekkil her türlü özeni göstermiş olsa dahi zarar kaçınılmaz olarak gerçekleşcektir. Hizmet sözleşmesinde zarar ile illiyet bağını kesen hükümler mevcuttur. Davacı taraf zararın oluşumu, hasar miktarı hususnda delil sunmamıştır.
Davacının dava dilekçesinde bildirdiği delillerini sunmamıştır.
Davacı icra inkar talebinde bulunamaz ,bulunduğu kabul edilmelidir." şeklinde açıklanmıştır. Dava konusu olayda da müvekkil şirket hırsızlık olayı nedeniyle gerçekleşen zararı belirleyebilecek durumda değildir. Müvekkil şirket çalınan malların değerini, meydana gelen hasarı kendisi hesaplayamayacaktır. Alacaklı ile aralarında ne bir anlaşma mevcuttur ne de mahkeme kararı ile alacağın tespiti yapılmıştır.
Davacı tarafından bir miktar belirtilmekte ise de bu miktarı ispata yarar bir belge de dosyaya sunulamamaktadır.
Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu durumda davaya konu edilen tazminat likit olmadığından müvekkil hakkında icra inkar tazminatı talebinde bulunulması haksızdır, tarafımızca kabul görmeyecektir.Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle müvekkil şirket hakkında açılmış bulunan haksız ve yersiz davanın reddini, davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafta bırakılmasını.." savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava dışı sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebidir. Mahkememizce .... 31.İcra Dairesinin... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... Şirketi tarafından, borçlu ...Şirketi aleyhine 20.246,09TL asıl alacak, 1.080,21TL faiz icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 28/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dışı ...A.Ş. nin 40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, Davalı.... Ltd.şti. ... ye 60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, 18.10.2017 tarihli Ekspertiz raporunda tespit edilen 33.743,49 TL'lik zararın davacı ... Sigorta AŞ tarafından Dava dışı ... AŞ.'ne ... AŞ, aracılığı ile ödendiği, güvenlik uzmanı Bilirkişisinin tespitleri doğrultusunda davacı .... Sigorta AŞ.'nin Davalı ...
Şti.'nden (33.743,46 TL x 4460) 20.246,09 TL talep edebileceği, uyuşmazlık konusu olayda sigortacının, yukarıda belirttiğimiz şartları gerçekleşmiş olmasıyla, halefiyet hakkı kazandığı; bu nedenle davacı Marfre Sigorta A.Ş.'nin sigortalıya ödemiş olduğu tazminat miktarı kadar üçüncü şahıs konumundaki davalı ... Tem. Hizm. Ltd. Şti'den rücu/halefiyet hakkına sahip olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır.." rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 02/10/ 2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava konusu hırsızlık olayı, güvenlik zaafiyeti nedeniyle meydana geldiğinden, işyerinin güvenliği davalıya ait elemanlarla sağlandığından, adam çalıştıranın sorumluluğu ve yardımcı kişlerin filerinden sorumluluk hükümleri uyarınca davalının sorumluluğunun bulunduğu, davalı tarafından davacının sigortalısının da gerekli güvenlik önlemleri almadığı dolayısıyla oluşan zarardan davacının sigortalısının da kusurunun bulunduğu iddia edilmiş ise de heyetimizde güvenlik uzmanı bulunmadığından, davacının sigortalısının davalı ile müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespitinin yapılamadığı.." rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava konusu hırsızlık olayı, güvenlik zaafiyeti nedeniyle meydana geldiğinden, işyerinin güvenliği davalıya ait elemanlarla sağlandığından, adam çalıştıranın sorumluluğu ve yardımcı kişlerin fiilerinden sorumluluk hükümleri uyarınca davalının sorumluluğunun bulunduğu, 18.10.2017 tarihli ekspertiz raporunda tespit edilen 33.743,49 TL'lik zararın davacı ...
Sigorta A.Ş. tarafından dava dışı ...A.Ş.'ne ...A.Ş. aracılığı ile ödendiği, davacı ... Sigorta AŞ.'nin, davalı ...
Şti.'nden iş bu bilirkişi raporunda tespit edilen 9060 kusuru oranında, (33.743,46 TLx9660) 20.246,09 TL talep edebileceği, şeklinde, 6754 sayılı bilirkişilik kanununun 3.maddesinin 2.fıkrası doğrultusunda, hukuki gerekçeli ve denetime elverişli olarak, hazırlanan iş bu bilirkişi raporu, 6100 sayılı HMK'nın 282. maddesinin hükmü uyarınca, tarafların kusuru ve raporun içeriği, bilcümle hukuki takdir ve tavsifi için, sayın mahkemenin nihai takdir ve tensiplerine arz olunur.."rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 08/02/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;"1. Ekspertiz raporunda 24/07/2017 tarihli Zeyil uyarınca poliçe vadesinin 24/07/2017'den 31/12/2017'ye uzatıldığı bilgisinin yer aldığı,... nolu 29/09/2016 tanzim tarihli ...vadeli İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi örneğinin dosyada bulunmasına rağmen, 24/07/2017 tarihli Zeyil'in dosyada yer almadığı, söz konusu Zeyil'in dosyaya sunulması durumda davacı sigorta şirketinin halefiyete hak kazandığının kabul edilebileceği, nihai takdirin sayın mahkemenize ait olduğu, halefiyet dışındaki diğer itirazlar bakımından kök rapordaki görüş ve kanaatimizi koruduğumuzu.." rapor edilmiştir.
Bilirkişiden alınan 29/09/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;" Dava konusu hırsızlık olayı, güvenlik zaafiyeti nedeniyle meydana geldiğinden, işyerinin güvenliği davalıya ait elemanlarla sağlandığından, adam çalıştıranın sorumluluğu ve yardımcı kişlerin fiilerinden sorumluluk hükümleri uyarınca davalının sorumluluğunun bulunduğu, 18.10.2017 tarihli Ekspertiz Raporunda tespit edilen tarafından Dava dışı ... A.Ş.'ne ...743,49 TL'lik zararın Davacı ...
Sigorta A.Ş. aracılığı ile ödendiği, Davacı ... Sigorta AŞ.'nin, Davalı ...Ltd.
Şti.'nden iş bu bilirkişi raporunda tespit edilen 9060 kusuru oranında, (33.743,46 TL x 960) 20.246,09 TL talep edebileceği, şeklinde, 6754 sayılı bilirkişilik Kanununun 3.maddesinin 2.fıkrası doğrultusunda, hukuki gerekçeli ve denetime elverişli olarak, hazırlanan iş bu bilirkişi raporu, 6100 sayılı HMK'nın 282. maddesinin hükmü uyarınca, tarafların kusuru ve raporun içeriği, bilcümle hukuki takdir ve tavsifi için, sayın mahkemenin nihai takdir ve tensiplerine arz olunur.." rapor edilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi raporlarında faiz hesabı yapılmamışsa da bu konudaki eksiklik mahkememizce tamamlanmış olup asıl alacağa ödeme gününden icra takip gününe kadar 1080,21 TL faiz işlediği hesaplanmıştır .( Ödeme günü 29.11.2017 olup bu tarih faiz başlangıcı olarak kabul edilmiş anapara* günsayısı*yasal faiz %9,75 / 3600 ) ( İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi 2020/2231 Esas- 2024/409 Karar)
Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı dava dışı ... A.Ş ile arasında 27.09.2016-31.12.2017 tarihleri arasında inşaat Tüm riskler poliçesi akdedildiği, 20.09.2017 tarihinde sigortalı işyerinde bulunan malların hırsızlık sonucu çalındığı, bu sebeple davacı tarafından dava dışı sigortalısına 29.11.2017 tarihinde 33.743,49 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, hasarın meydana gelmesinde kusura ilişkin tespitlerin yerinde olup olmadığı, olay sebebiyle davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir.
Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur.
Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Somut davada, Kapadık Mahallesi, 429 ada, 3 Parsel Esenyurt/ İstanbul adresinde bulunan ...İnşaat şantiye alanının güvenlik ve korumasını sağlamak üzere, dava dışı ...
A.Ş ile davalı ... arasında gerçekleştirilen güvenlik sözleşmesi kapsamında, davalının edimlerini tam olarak yerine getirmediği, özel güvenlik hizmetinin 5188 sayılı özel güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun ve ilgili mevzuat çerçevesinde verildiğinden, iş gören olan özel güvenlik şirketinin sorumluluklarının yasa kapsamında belirlendiği, meydana gelen olayda davalının %60 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Güvenlik uzmanı bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyet raporunun tespit ve değerlendirmeler bakımından somut olaya uygun, yeterli ve gerekçeli olduğu, davalının kusurlu olduğuna yönelik tespitin isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, TTK 1472. maddesi kapsamında, davacı sigorta şirketinin sigortalı şirkete ödemiş olduğu hasar bedelinin %60'ını talepte haklı olduğu ve 20.246,09TL asıl alacak 1.080,21 TL'nin davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminat miktarı kadar davalıdan rücuen talepte bulunabileceği anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıda gösterilen şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Alacak yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı tarafların kusur durumları belli olmadığı ve yargılama aşamasında tespit edildiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Katip · ¸e-imza Hakim · ¸e-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1136, K. 2024/425, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama