KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Esas no
- 2022/423 Esas
- Karar no
- 2025/706
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/05/2017
Karar Metni
2.263 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.K. sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderilen dava dosyasının yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında davalının ...'da gerçekleştireceği ve davacının taraf olmadığı ... kullanılacak çelik ürünlerinin tedariki konusunda sözleşme akdedildiğini, müvekkili tarafından sözleşmede kararlaştırılan ürünlerin davalıya teslim edildiğini ve davalı tarafından itirazsız bir şekilde kabul edildikten sonra üstlenilen inşaat işinde kullanıldığını, davalının sözleşme kapsamında kendisine teslim edilen çelik imalatlar hakkında hiçbir şikayet ve itirazda bulunmadığını,
sözleşmeye konu ürünlerin davalıya tam ve eksiksiz olarak telsim edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından bakiye borcun tüm ikazlara rağmen hiçbir gerekçe göstermeyerek ödenmediğini ve iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, 111.136,38-USD bedelli bakiye hak ediş alacağının ödenmesi hususunda davalıya ...
18. Noterliği'nin... tarihli ... yevmiye ihtarnamesi keşide edilip tebliğ edilmesine rağmen davalının borcunu ödememekte ısrar ettiğini, davalı borçludan ihtarnameden sonra 39.631,022-USD bedelli ... tarihli ... numaralı kantar farkı çeki listesi faturası da tanzim edildiğini ancak davalının bu fatura bedelini de ödemediğini, yapılmayan ödemeler nedeni ile davalı aleyhine 151.635,38-USD borcun ödenmesi amacı ile...
23. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun süresi içerisinde takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğinden takibin durdurulduğunu belirterek borçlunun ... 23. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, takibin tüm fer'ileri ile birlikte devamına, takip borçlusunun alacağın %100'ü oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi müteakip davacı tarafından müvekkiline bir kısım malların teslim edildiğini, müvekkili şirketin kendisine teslim edilen bazı mallar için ödemeler gerçekleştirdiğini, devam eden süreçte davacı tarafından imal edilerek müvekkili şirkete teslim edilen ve müvekkili şirketin ...'da projesine yerleştirdiği mallarda ciddi sıkıntılar yaşandığını, öyle ki çatı platformları ve merdivenler ile trabzanlarda montelemenin ve aradan geçen bir kaç aylık sürenin devamında boyalarda atmalar meydana geldiğini,
bu durumun müvekkili şirket tarafından malların teslimi anında ve ilk kontrollerde tespit edilemediğini, zaman içerisinde kendisini gösterdiğini, yapılan incelemeler neticesinde davacı tarafından imal edilen çelik ürünlerde astar boyası olarak gerekli boyaların kullanılmadığını, davacı tarafından imal edilerek müvekkiline teslim edilen mallarda ilk gözlem anında tespit edilemeyen ancak zaman içerisinde ortaya çıkan bir takım kusurların bulunduğunu, bu durumun davacıya bildirildiğini, ayıp bildiriminin usulüne uygun olarak yapıldığını,
davacı şirketin bu bildirime yönelik hiçbir cevap vermediğini ve ayıplı ürünlerindeki ayıpları gidermediğini belirterek haksız davanın ve icra inkar tazminat taleplerinin reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen 16.04.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; alacaklı ... Şti tarafından borçlu ... A.Ş aleyhine 150.767,60-USD asıl alacak, 867,78 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 151.635,38-USD'nin tahsili talebi ile 03/02/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde "Borcun Sebebi"nin "... tarih ve ... sayılı sözleşme gereği bakiye 150.767,60 USD alacak, ... 18. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi" gösterildiği, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK 67. Maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... E.K. sayılı 28/02/2019 tarihli kararı ile "...1-Davanın kısmen kabulü ile davalının ...23. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 111.186,38-USD asıl alacak ve 858,64-USD işlemiş faiz miktarı üzerinden ve asıl alacağın 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranı yönünden devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
Hüküm altına alınan alacağın (111.186,38-USD asıl alacak + 858,64-USD işlemiş faiz) 112.045,02-USD'nin takip tarihi itibari ile -TL karşılığı olan 331.985,15-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 66.397,03-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Reddedilen alacağın (39.581,22-USD asıl alacak + 9,14-USD işlemiş faiz) 39.590,36-USD'nin takip tarihi itibari ile -TL karşılığı olan 112.174,01-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 22.434,80-TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine..." karar verilmiş, anılan kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin...
E.K. sayılı 10/05/2022 tarihli ilamı ile "...Davacı ,davalı ile yapılan eser sözleşmesi kapsamında bakiye bedel alacağını talep etmiş, davalı malların ayıplı olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığını, ayıp sebebiyle sözleşmenin feshedildiğini iddia ederek davanın reddine talep etmiş, mahkemece , malların ayıplı olduğunun ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığının işveren davalı tarafından ispat edilememiş olması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Dava dayanağı çelik imalatını konu alan eser sözleşmesi konusu itibariyle tek taraflı olarak feshedilebilir. Fesih sözleşmeyi geçmişe etkili olacak şekilde sona erdirse de tarafların davadaki taleplerine göre ileriye etkili şekilde feshettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda sona eren sözleşme ilişkisinin ileriye dönük olarak tasfiye edilmesi gerekir.
Her ne kadar mahkemece sözleşmenin, sözleşmede kararlaştırılan prosedüre uygun şekilde sona erdirilmediğinden bahisle feshin geçerli olmadığı kabul edilmiş ise de sonuçta davalı iş sahibinin iradesi sözleşmenin feshine yönelik olup bu irade beyanı karşı tarafa ulaştığı anda tüm sonuçlarını doğurur. Feshin sözleşmede kararlaştırılan şekilde yapılmamış olması feshi geçersiz kılmaz ise de, olsa olsa varsa bundan kaynaklanan zararlar istenebilir.
Davacı vekili istinafında, kantar farkı çeki faturasının kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. O halde mahkemece davaya konu kantar farkı çeki faturasına dayalı talebinde incelenip araştırıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken ,bu konuda teknik inceleme yapılmadan ve sözleşme hükümleri de değerlendirilmeden ,sadece buna ilişkin faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından bahisle defter incelemesi ile yetinilerek bu alacak yönünden verilen ret kararı hatalı olmuştur. Bu talep yönünden teknik inceleme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Davalı vekilince kararda hükmedilen icra inkar tazminatı yönünden istinaf talebi bulunmadığından bu yönüyle kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili yine istinafında kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini ,davalı tarafça kötüniyetli olarak takibe giriştiklerinin ispat edilemediğini belirtmiş, yasal şartları oluşmadığı anlaşılan bu talep yönünden kabul kararı verilmesi de hatalı olmuştur. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmüştür.
Davalı iş sahibi işin ayıplı ifa edildiğini ve bu nedenle sözleşmeyi feshettiğini iddia etmiş mahkemece malların ayıplı olduğunun ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığının davalı tarafça ispat edilmemiş olması sebebiyle bu savunmaya itibar etmemiştir.
Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, ayıp ihbarı yapılması hukuki bir işlem değil "hukuki işlem benzeri bir fiil" olması nedeniyle süresi içinde ayıp ihbarının yapıldığı tanık da dahil her türlü deliller ispatlanabilecektir. 6102 sy TTK'nın 18. Maddesi ayıp ihbarını kapsamadığından tacirler arasındaki ayıp ihbarı bakımından da bu durum aynen geçerlidir. Ayrıca, yine Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, eser sözleşmelerinde TTK'nın 23. maddesinde düzenlenen 2 ve 8 günlük ayıp ihbar süreleri geçerli olmayıp, TBK'nın 474. maddesi gereğince eserin teslimden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirilmesi ve ayıp var ise bunun uygun bir süre içerisinde yükleniciye bildirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda her ne kadar davaya konu malların ayıplı olduğunun ve ayıp ihbarının yapıldığının ispat edilemediği mahkemece kabul edilmiş olsa da; davalı tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde sunulan mail çıktılarının ve ayıplı olduğunu iddia ettiği mallarla ilgili fotoğrafların incelenmesi için itiraz ve talepte bulunduğu, mahkemece ek rapor talebinin reddine karar verilerek , mail ve fotoğraflarla ilgili inceleme yapılmadığı,
yine davalı tarafından sunulan uzman raporunun da bu kapsamda değerlendirilmediği ve mahkemece eksik araştırma ve değerlendirme yapılarak karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Mahkemece , davalı tarafından sunulan mail ve fotoğraflar ile uzman raporunun değerlendirilmesi, malın ayıplı olup olmadığının tespiti ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için ek rapor alınarak davalının rapora itirazları da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden , mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir,
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı ve davalı vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile, usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6. bendi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/423, K. 2025/706, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama