KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/707 Esas
- Karar no
- 2024/644
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 09/06/2022
Karar Metni
1.269 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 09/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle: "....Davalı ...'ya kâr payından mahsup edilmek üzere ara dönem finansal tablolara göre oluşan kar payı avansı ödemeleri yapılmış olduğu, müvekkili şirketin kâr payı avansı dağıtılabilmesine ilişkin uyulacak usul ve esasların Kâr Payı Avansı Dağıtımı Hakkında Tebliği ile düzenlenmiş olduğunu, müvekkili şirketin finansal tablolarına göre elde ettiği bir kâr bulunmadığını, davalı tarafından haksız alınan kâr payı avanslarının iade edilmesi gerektiğini, 19.01.2017 tarihinde 1.500.000,00 TL, 14.03.2017 tarihinde 25.000,00 TL,
11.04.2017 tarihinde 25.000,00 TL 01.08.2017 tarihinde 25.000,00 TL, 16.08.2017 tarihinde 75.000,00 TL olmak üzere toplam 1.650.000,00 TL davalı tarafından haksız kazanç olarak elde edilen kar payı avansı bulunduğunu, davalının haksız yere ve kötü niyetli olarak kâr payı avansı elde etmiş olduğu, Yönetim Kurulu tarafından şirketin kâr etmediği, kâr payı avansının oluşması için aranan şartların gerçekleşmediği belirtilerek davalıdan iade talep edilmiş, ancak davalının iadeyi gerçekleştirmemiş olduğu, davalıya ödenen kâr payı avansının iadesi için davalı aleyhine ...
18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmışsa da davalı tarafça bu takibe haksız olarak itiraz edilmiş olduğu beyanla; davalının müvekkili şirketten almış olduğu kâr payı avansının davalıya ödendiği tarihten işleyecek ticari avans faiziyle tahsili için şimdilik ... 18. İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 100.000,00 TL'lik kısmı üzerinden iptali ile davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 07/12/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ".. Müvekkil 36 senedir devletin çeşitli kadrolarında üst kademede devlet memuru olarak çalışmış ve kamuya hizmet etmiştir Davacı Şirket ...A.Ş. ile herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır. Müvekkil, Davacı Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olan ... ’e, “...” isminde bir giyim mağazasını ortak açmak amacıyla 390.000,00.-TL tutarında para göndermiştir. Ortak mağaza açmak fikri de tümüyle ...’e aittir.
Üstelik Müvekkil tarafından 390.000,00.-TL’nin gönderilmesinden yaklaşık 1 sene sonra ... tarafından ... mağazası açılmış ve yine kısa bir süre sonra kendisi tarafından kapatılmıştır. Ancak Müvekkil işbu mağazaya ortak olmamıştır. 390.000,00.-TL’nin ...’in sahibi olduğu şirket hesabına gönderilmesinin istenmesinin sebebi de budur.
Müvekkil dava dışı ...’in ticaret hayatındaki faaliyetlerine ve tecrübesine güvenerek mağaza açma fikrini iyi ve risksiz bir yatırım aracı olarak görmesi nedeniyle kendisine 390.000,00.-TL göndermiştir. Davacı Şirket tarafından Müvekkil aleyhine başlatılmış icra takibi ve icra takibine yaptığımız itirazlar sonucunda Müvekkil aleyhine açılmış olan huzurdaki itirazın iptali davası her bakımdan hukuka aykırı ve kötü niyetlidir.
Müvekkilin davacıya her ne nam altında olursa olsun hiçir borcu bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde yer alan iddialara göre. Müvekkile kâr payından mahsup edilmek üzere ara dönem finansal tablolara göre oluşan kar payı avansı ödemeleri yapıldığı ve haksız yapıldığı iddia olunan kar payı avanslarının Müvekkilden iadesi talep edilmiştir.
Davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddi gerekmektedir. davacının itirazın iptali davasını kısmi dava olarak açmış olması, davacının kötüniyetini bir kez daha ortaya koymaktadır. Davacının kısmi davaya konu etmediği kısım bakımından zamanaşımı dahil her türlü beyan ve itiraz hakkımızı saklı tutarız. Müvekkil Davacı Şirketin ortağı veya pay sahibi ya da yönetim kurulu üyesi değildir.
Davacı tarafından yapılan ödemelerin sebebi Müvekkilin vermiş olduğu paranın ... tarafından işletilerek değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bedelin Müvekkile iade edilmesidir. haksız davanın reddi gerekmekte olup, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının Müvekkile ödenmesine karar verilmesini ..." talep etmiştir.
DELİLLER
...18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, 21/08/2023 tarihli bilirkişi kök raporu, 16/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir. ... 18. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından, davalı aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.540.830,14 TL nin ödenmesi talebiyle ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu; ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği ve davalının takibe itirazı üzerine takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 10/05/2023 tarihli duruşma ara kararı gereğince dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 21/08/2023 tarihli raporunda özetle;"....Davacının ibraz edilen ticari defterlerinin ilgili kanun hükümlerine göre uygun tutulduğu tespit edilmiştir. Davacının muhasebe kayıtları bilgisayar sistemi ile tutulmaktadır. Muavin defter kayıtları ana grup hesap hesapları ve defterler birbiriyle mutabakat içindedir.
Davalının davacı şirketin 25.08.2016 tarihinde 25.000 adet hissesini alarak ortak olduğu ve bu ortaklığın davacının ilgili karar ve yevmiye defterlerine işlendiği, Davacı şirketin tüzel yapısının anonim şirket olduğu ve anonim şirketlerde hisse devrinin ticaret sicil gazetesinde tescile tabi olmadığı, Davacı tarafından davalıya gönderilen ödemelerin banka dekontlarında “kar avansı” şeklinde yer aldığı ve 31.12.2017 tarihli hesap bakiyesine göre davalının davacı şirkete1.643.000,00 TL borçlu olduğu,
Davacı şirketin 3'er aylık dönemlerde zarar ettiği, dağıtılacak bir kar olmadığı ve bu sebeple davalıya ödenen bedellerin avans niteliğinde olduğu..." yönünde görüş bildirmişlerdir.
Mahkememizin 05/01/2024 tarihli ara kararı ile dosya ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 16/05/2024 tarihli ek raporunda özetle; "....Bankalardan gelen hesap hareketlerinde davalı ... tarafından 08.12.2016 tarihinde dava dışı ... A.Ş. hesabına 390.000,00 Türk lirası havale yapıldığı, bu tutarın aynı gün dava dışı ...A.Ş. hesabından davacı ...
A.Ş. hesabına aktarıldığı, Her iki işlem dekontunda açıklama kısmında herhangi bir bilgi yer almadığı, bu sebeple bu ödemenin hangi amaçla yapıldığının tespit edilemediği, Bilirkişi heyetimizce yukarıda açıklanan nedenlerle davacı şirketin payların türüne göre davalının ortaklığının tespit edilebileceği ve kanunî şartları mevcudiyetinin ispatı hâlinde kâr payı avansı talep hakkına sahip olup olmadığının eme'nin takdirinde bulunduğu ..." yönünde görüş bildirmişlerdir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça kar avansı olarak ödendiği belirtilen miktarın iadesi talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu, her ne kadar davacı tarafça şirket ortağı olunmadığı ve kendisine yapılan ödemelerin kar avansı niteliğinde olmadığı iddia edilmişse de, TTK'nin 489-490-426-499-501.
Maddeleri ile Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 28. Maddesi uyarınca Anonim Şirketlerde hisse devrinin şekle tabi olmadığı, Ticaret Sicil Gazetesinde de hisse devrinin ilanının zorunlu olmadığı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemeye göre davalının ... tarihinde şirketin ... sıra numaralı kararı ile 45.000 adet hisseyi alarak şirket ortağı olduğu, şirketin muavin defterine göre davalı yana toplam 1.650.000,00 TL kar avansı ödemesi yapıldığı, davacıya yapılan ödemelere ilişkin banka dekontlarında da " kar avansı" açıklamasının yer aldığı,
davacı şirketin üçer aylık dönemlerde zarar ettiği, dolayısıyla dağıtılabilecek karının da bulunmadığı, bu nedenle davalı yana yapılan ödemelerin iadesinin gerektiği ancak davacı tarafça kısmı dava açılarak 100.000,00 TL miktar üzerinden itirazın iptalinin talep edildiği ve icra inkar tazminatı talep edilmediği anlaşılmakla 100.000,00 TL üzerinden davanın kabulü ile bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · E-imza Hakim · E-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/707, K. 2024/644, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama