KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/150 Esas
- Karar no
- 2025/788
- Dava
- İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/03/2024
Karar Metni
1.864 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. "Müvekkil şirket, ... ilinde faaliyet gösteren bir seyahat acentasıdır. Davalı şirket ise yukarıda belirtilen adreste ... ismi ile faaliyet göstermektedir.
Müvekkil şirket, ağırlıklı olarak ... ve ... olmak üzere çeşitli oteller ile anlaşmalar yaparak müşterilerinden gelen rezervasyon taleplerini sürekli olarak çalıştığı otellere yönlendirmekte ve otellerde belirli bir miktar odayı bloke ederek talep halinde müşterilerine konaklama garantisi sunmaktadır. Müvekkil şirket ile davalı da 27.04.2022 tarihinde 02.05.2022 - 31.10.2022 tarihleri arasında günlük 10 oda bloke olacak şekilde, fiyat koruma garantisi ile anlaşmışlardır.
Anlaşma sonrasında müvekkil şirket tarafından davalı şirket hesabına 29.04.2022 tarihinde 16.500,00 Euro avans ödemesi gönderilmiştir. İş bu havale işlemine ilişkin dekontu ekte sunuyoruz. Dekont açıklamasında da görüleceği üzere söz konusu ödeme avans ödemesidir.
Anlaşmaya göre müvekkil şirket, müşterilerinden gelen rezervasyon isteklerini İstanbul ilinde ...'e de yönlendirecek, ...'in bloke etmiş olduğu odalar üzerinden rezervasyona onay vererek cari hesaptaki 16.500,00 Euro'luk bakiye ücretten düşülerek ticari ilişkinin devamı sağlanacaktır.
2022 yılında müvekkil şirket tarafından ...'den bir çok rezervasyon yapılmışsa da sezon bitiminde cari hesap bakiyesinin tamamı eritilememiştir. Davalı şirket ile yapılan mailleşmede 27.01.2023 tarihinde 31.12.2022 tarihi itibariyle son bakiyemiz talep edilmiş, yine davalı şirket tarafından gönderilen cari hesap ekstresine göre 176.187,37 TL bakiye bulunduğu bildirilmiştir.
Davalı şirket, ödeme yapmak yerine 2023 yılında da birlikte çalışarak mevcut cari hesap bakiyesinin kullanılmasını önermiş ve müvekkil şirket de iyi niyetli olarak yapılan teklifi kabul etmiştir. Ancak 2023 yılında gerek ...'in tadilata girmesi gerekse de otelde boş oda olmaması sebebiyle rezervasyon taleplerimiz çeşitli nedenler ileri sürülerek reddedilmiştir.
10.10.2023 tarihinde müvekkil şirket tarafından davalı şirkete mutabakat mektubu gönderilmiş, ancak davalı şirket tarafından iş bu metne herhangi bir dönüş yapılmamıştır.
Son olarak 27.11.2023 yılında müvekkil şirket tekrar bir rezervasyon talep etmiş ancak davalı şirketten tarafımıza yapılan dönüşte içeride 10.185,00 Euro bakiyemiz bulunduğu halde tarafımızdan ayrıca rezervasyon ödemesi talep edilmiştir.
Bunun üzerine tarafımızca davalı şirkette bulunan bakiye alacağımıza istinaden icra takibi başlatılarak ... Genel İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış, ancak davalı şirket kötü niyetli olarak borca itiraz etmiştir.
Borçlunun yaptığı hukuka aykırı ve haksız itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesine, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın % 40’ından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, Yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket aleyhine davacı ...Şirketi Tarafından ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış; tarafımızca borca itiraz edilmiştir. Davacı taraf, sayın mahkemeniz nezdinde müvekkil aleyhine itirazın iptali davası açmıştır. Müvekkil şirket ve davacı şirket müvekkil şirket tarafından işletilen ... isimli otelde tam garantili kontenjan ile çalışmaktadır. Davacı taraf anlaşılan oda bedelinin çok altında olacak şekilde rezervasyon yaptırmak istemiştir. Bu da müvekkil şirket tarafından kabul edilmemiştir. Söz konusu durum bahsedilen anlaşmaya aykırılık teşkil edilmektedir.
Davacı tarafın müvekkil şirket uhdesinde bir bakiyesi bulunmamaktadır. Bunun sebebi tam garantili kontenjan sözleşmesidir. Müvekkil şirket önceki anlaşmaya uygun bir şekilde odalarını günlük taraflarca anlaşılan oda sayısı üzerinden odalarını no-show sistemi ile işlem görmüştür. Davacı yanın haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, davacı aleyhine 2004 Sayılı İcra İflas Kanununun 67. Maddesi gereğince alacağın %20’dan aşağıolmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." savunmuştur.
DELİLLER
... İcra Dairesi'nin ...E.sayılı dosyası, faturalar, ticari defter ve kayıtlar, 10/08/2024 tarihli bilirkişi raporu, 10/01/2025 tarihli bilirkişi raporu, 11/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; cari hesaptan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir. ... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ... ŞİRKETİ tarafından, borçlu ...ŞİRKETİ aleyhine 10.185,00EURO asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %4,75 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla ... Asliye Ticaret mahkemesine yazılan talimat doğrultusunda tanzim edilen 10/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle. "Davacı Şirketin E defter sisteminde defter tuttuğu. Basılı Kağıt Ortamında defter tutmadığı. Bu nedenle defterlerin Notere tasdik ettirilme zorunluluğunun bulunmadığı. E- defter ortamında tutulan defterlerin kanunlara uygun olduğu.
Davacı şirketin defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede raporun önceki bölümünde ayrıntıları ile açıklandığı üzere davalı şirkete Deniz Bank Döşemealtı şubesinde bulunan ... İban numarasından 29.04.2022 tarihinde davalı ...A.Ş. ... adına ... Hesaba 16.500 EUR para gönderildiği.
Gönderilen bu tutarın davacı şirketin yevmiye defterine ... tarih ve ... yevmiye numarası ile EURO Tutarının bir gün önceki Türk Lirası karşılığı kur olan 15,54,48 TL ile değerleyerek (16.500*15,5448)= 256.489,20 TL yevmiye kaydının yapıldığı.
Raporun önceki bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Davcının defter ve belgelerinin incelenmesinde davacının davalıya göndermiş olduğu müşteriler için davalı tarafından davacıya 2022 yılında 4.705,EOURO karşılığında 80.846,55 TL .2023 yılında 1.610 EURO karşılığında 33.832,90 TL fatura düzenlediği.
Düzenlenen faturalar üzerinde gösterilen döviz cinsi ve Türk lirası tutarlarının 2022 ve 2023 yıllarında toplamı (4.705+6.610=6.315 EURO karşılığı 80.846,55+33.832,90)=114.679,45 TL olduğu. Davacı şirket tarafından tutulan muhasebe kayıtlarında Geççi vergi beyannamesi verme dönemlerinde hesaplardaki kur değerlendirmesi yaparak 31.03.2024 tarihi itibari ile davalı şirketten olan alacağını 10.185 EURO tutarındaki alacağın Türk Lirası tutarını 357.782,75 TL tutara çıkardığı.
Ancak Vergi kanunları uyarınca yapılan kur değerlendirmeleri karşılığında davalı şirkete düzenlemesi gereken faturaları düzenlemediği. fatura düzenlemeden yasal defterler üzerinde muhasebe kaydı yaptığı. davacının takip tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı olarak alacağının olup olmadığı konusu ile ilgili Davacı vekilinin takibe başladığı 05.03.2024 tarihi itibari ile Yapılan inceleme neticesinde davacı şirketin 29.04.2022 tarihinde gönderdiği 16.500 EURO para olduğu.
Bu paranın o günkü değerinin Türk lirası karşılığı 256.489,20 TL olduğu. Davalı şirketin davacı şirkete 2022 ve 2023 yıllarında düzenlediği faturalar üzerinden yapılan hesaplamalara göre davacının davalıdan EURO Karşılığı ( 16.500- 6.315 ) = 10.185 EURO .Alacağının hesaplandığı. Türk lirası karşılığı olarak da tarafıma sunulan belgelere göre ( 256.489,20-114.679,45) = 141.809,75 TL alacağı olduğu.
Ancak Davacı şirket tarafından yapılan kur değerlendirmeleri neticesinde fatura düzenlenmeden yapılan yevmiye kayıtları ile defter kayıtlarına göre davalı şirketten alacağı tutarın 357.782,75 TL olarak hesaplandığı.
Defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının alacak takibine başladığı 05.03.2024 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Döviz alış kuruna göre davacının davalıdan olan 10.185 EURO karşılığı alacağının bu tarihteki EURO kurunun 34.2228 TL ile çarpılması tutarında alacağı Türk Lirası tutarı ( 10.185*34.2228)= 348.559,22 TL olarak hesaplandığı..." rapor edilmiştir.
Davalı yanan ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi ile yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen 10/01/2025 tarihli raporda özetle; "Detaylıca verilen davalı taraf yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre 2022:2023-2024 yıllarında Davalı yanın davacı yana 31.12.2024 tarihinde 197.118,23 TL tutarında borç bakiyesi olduğu görülmüştür. Davacı tarafından talimatla alınan bilirkişi raporunda her ne kadar davacı tarafın alacağı 348.559,22 TL olarak hesaplandığı görülmüş ise de taraflar arasındaki uyuşmazlık tespiti için cari hesap ekstresinin raporda ve dosya kapsamına sunulmadığı bu hususta taraflar arasındaki fark tespit edilemediği..." rapor edilmiştir.
Bilirkişiden alınan 11/04/2025 tarihli ek raporda özetle. "Davacı şirketin 31.03.2024 tarihinde de 930 Yevmiye numaralı kaydı ile kur değerlemesi muhasebe kaydı yaparak 10.185 EURO tutarındaki alacağın Türk Lirası tutarını 357.782,75 TL tutara çıkardığı görülmüştür.
Yani davacı tarafından fatura düzenlenmediği bu sebeple davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı uyuşmazlığın bu husustan kaynaklandığı, Vergi Usul Kanunumuzun 215'inci maddesine göre fatura, kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılması şarta bağlanmış durumdadır. Bununla beraber Türk Lirası karşılığı gösterilmesi koşuluyla bu fatura ve belgelerin yabancı para birimine göre de düzenlenmesi mümkündür.
Yurtdışında faaliyet gösteren şirketler ile yapılacak ticari ilişkilerde Türk Lirası karşılığı gösterme şartı aranmaz. Kur farkı talep edebilmenin ilk koşulu düzenlenen faturanın döviz cinsinden düzenlenmesidir. Vergi Usul Kanunumuzun 215. maddesi uyarınca döviz cinsinden düzenlenen faturaların Türk Lirası karşılığı da faturada yer almalıdır.
Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması gerekir. Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı önemli değildir.” şeklinde verdiği kararla faturanın döviz cinsinden düzenlenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.
Mahkemenizce Davacı tarafından USD cinsinden kesilen faturaların ve USD olarak kesilmesi ve Vergi Usul Kanunumuzun 215'inci maddesi hükmü uyarınca davacı yanın haklılığının kanaate varılması halinde davacının kur farkı 10.185 EURO tutarındaki alacağın olduğu, Mahkemenizce Kabul edilmemesi Halinde davacının davalı yandan 197.118,23 TL alacaklı olacağı..." rapor edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 27.04.2022 tarihli sözleşme kapsamında ... isimli otelde tam garantili kontenjan sağlanmasına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça cari hesaptan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın cari hesaptan kaynaklanıyor olması nedeniyle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi ile incelemeler yapılmış, davacı yan ticari defter ve kayıtlarına göre, davacının 29.04.2022 tarihinde 16.500 euro ödeme yaptığı, davalı yanca 16.500 Euro ödemenin 1 gün önceki kurdan TL'ye çevrilerek ticari defterlere kaydedildiği, davacı yanca gönderilen müşterilere ilişkin olarak ise davalı yanca 2022 yılında 4.705 Euroluk 2023 yılında ise 1.610 euroluk faturalat düzenlendiği, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 10.185 EURO alacağının bulunduğu,
davalı yan ticari defter ve kayıtlarına göre ise davalı yanın takip tarihi itibariyle davacı yana 197.118,23 TL borcunun bulunduğu, taraflar ticari defterleri arasındaki uyumsuzluğun Euro cinsinden yapılan ödemelere esas alınan kurların farklı olmasından kaynaklandığı, ancak euro cinsinden yapılan ödemeler dikkate alındığından 16.000-4.705-1610= 10.185 Euro alacağın bulunduğu, davalı tarafça borcun ödendiğinin iddia ve ispat edilmediği,
bu nedenle davalı yanca icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla takibe yapılan itirazın iptaline, alacağın cari hesaptan kaynaklı likit ve hesaplanabilir bir alacak olması nedeniyle davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imza Hakim · ¸e-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/150, K. 2025/788, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama