KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Esas no
- 2021/40
- Karar no
- 2024/139
- Dava
- FSEK - TECAVÜZÜN TESPİTİ, MENİ, REFİ, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
- Dava tarihi
- 02/11/2015
Karar Metni
2.887 kelime·14 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının, müvekkili ...'in senaryo yazarı, müvekkili ... ...A.Ş.'nin ise yapımcısı olduğu "..." isimli eserden aldığı görüntüleri, izin almadan firmasına ait ticari bir reklam filminde (... çift ekran teknolojisi reklam kampanyası) kullanarak, 5846 sayılı FSEK uyarınca müvekkillerinin mali ve manevi haklarına halel getirdiğini, davalı şirketin izin almadan gerçekleştirdiği bu eylemin kusurlu ve müvekkillerini zarara uğratan bir nitelikte olduğunu, farklı zamanlarda davalı şirkete noterlikçe gönderilen ihtarnamelerde;
hukuki ve cezai yollara başvuracaklarını, müvekkillerinin maddi ve manevi haklarına verilen zarar nedeniyle FSEK 68. madde uyarınca tazminat ödemeleri gerektiğini, bir diğer ihtarnameyle de sulh amacıyla 100.000 (yüzbin) Amerikan doları talep ettiklerini, davalı ile uzlaşılmamasının ardından ...
Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını ve FSEK 68.madde gereğince 10.000TL bedelle dava açtıklarını, müvekkili şirket adına talep edecekleri bedelin piyasa rayicine göre tayin edilmesiyle, rayiç bedelin 3 katı tutarında olan ve haksız eylem tarihinden itibaren yürütülecek avans faiziyle beraber maddi tazminat olarak müvekkili şirkete ödenmesini, FSEK 70/3 maddesi gereğince gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hükümlerine göre temin edilen kârın hesaplanmasını ve elde edilen bedelin haksız eylem tarihinden itibaren yürütülecek avans faiziyle beraber maddi tazminat olarak müvekkili şirkete ödenmesini,
FSEK 16.maddenin ihlali dolayısıyla müvekkilleri adına ayrı ayrı haksız eylem tarihinden itibaren yürütülecek avans faiziyle beraber 10.000 TL manevi tazminat ödenmesini, ilgili görüntülerin tekrar kullanılmaması için tecavüzün ref'ine ve men'ine, FSEK 78.maddesi uyarınca hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle davacıların hangi sıfatla eser sahibi olduklarını, davaya konu dizi filminin hangi mecrada, ne şekilde yayınlandığının ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin; her türlü mecrada yayınlanacak ticari reklam ve ilanlarının gerek içeriğinin oluşturulması gerekse yayını ile ilgili alanda uzman ajanslarla çalışıldığını, ilgili ajansların reklamın her türlü mecrada yayınlanmak üzere içeriğini oluşturduğunu ve yayına hazır hale getirdikten sonra gerekli tüm izinleri alarak yayını gerçekleştirdiklerini, davaya konu reklam filminin içeriğinin ...A.Ş. tarafından oluşturulduğunu,
reklamı yayınlamak için gerekli tüm izinleri aldığını, ... A.Ş. aracılığıyla müvekkili şirkete beyan eden ...A.Ş. olduğunu, ...A.Ş. tarafından ... Yapım Ltd.Şti. (...) ile yapılan anlaşmalar kapsamında reklamın yayınlandığının müvekkili şirkete iletildiğini, bu nedenle öncelikle davanın ...A.Ş., ... A.Ş. ve ... Yapım Ltd.Şti. (...)'ne ihbar edilmesini, davacılar tarafından müvekkili şirkete gönderilen 02.05.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ....
Noterliğince düzenlenen ihtar üzerine, müvekkili tarafından davacılara gönderilen 09.05.2014 tarihli....
Noterliğince düzenlenen cevabi ihtarnamede; söz konusu reklamın yayının 23.04.2014 tarihinde durdurulduğunu, reklamı yayına hazırlayan ve gerekli izinleri aldığını ifade eden ... firmalarına gerekli uyarı ve ihtarname konusu taleplerin iletildiğini, bu ajanslardan alınan bilgiler kapsamında söz konusu reklamın ...'nin internet sitesinde dolayısıyla bizzat ... tasarrufu ile yayınladığının belirtildiğini, dava konusu reklam filminin müvekkili tarafından hazırlanmadığı için varsa hukuki sorumluluğun reklam filmini hazırlayan ve taraflarınca ihbar edilen şirketler olduğunu,
davacı vekilinin diğer taleplerine karşılık verilen hukuki cevaplarla davanın haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle davanın reddi talep etmiştir.
İhbar Olunan ... Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle: Dava konusunun talep bakımından müvekkili şirkete herhangi bir sorumluluk yüklemediğini, zira davacıya ait eserin davalının reklamlarında kullanıldığını, yani dava konusu talebin davalının eyleminden kaynaklandığını, reklam veren davalı tarafın reklamlarında kullanılan eser ile ilgili gerekli izinleri almamış veya alınmasını sağlamamış ise bunun tamamen davalının sorumluluğunda olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin kendi inisiyatifi ile internet sitesinde yayınladığı şeklindeki savunmanın da söz konusu olmadığını, müvekkili şirkete ihbar edilen davaya müdahil olmalarının mümkün olmadığını beyan etmiştir.
İhbar Olunan ... A.Ş. vekili dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin davalı şirkete reklam içeriğinin hazırlanması, tasarlanması ve prodüksiyon hizmeti sunmadığını, dava konusu reklamın müvekkili tarafından hazırlanmadığını, müvekkilinin; müşterilerine yönelik medya planlama ve satın alma hizmeti verdiğini, aralarındaki anlaşmaya göre davalı şirketin reklamlarında kullanılan kreatif içeriklerin hazırlanması ve gerekli izinlerin alınması konusunda davalı şirkete herhangi bir taahhütte bulunmadığını, söz konusu reklamın ... firması tarafından hazırlandığını, davalı şirketin dava sonucunda uğradığı zararları müvekkiline rücu etme ihtimali olduğundan, davaya davalı şirket yanında müdahil olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan ... A.Ş. vekili dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete ihbar edilmesi istenen dava konusu reklam filminin müvekkili tarafından hazırlanmadığını, müvekkilinin yapım sektöründe faaliyet göstermediğini, müvekilinin dava konusu reklam filmi faaliyetinin hiçbir aşamasında yer almadığını, dava konusu reklam filminin müvekkili tarafından oluşturulduğuna dair hiçbir sözleşme, yazışma vs. delil bulunmadığını, müvekkilinin davaya müdahil olma taleplerinin olmadığını, müvekkiline hiçbir sorumluluk atfedilmeksizin karar verilmesini talep etmiştir.
HMK' nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
21/04/2017 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dosya kapsamında tüm belge ve bilgiler ışığında yapılan inceleme sonucunda takdiri mahkemede olmak üzere, davalının davacıya ait eseri izinsiz bir şekilde kendi reklamında kullandığı, bu kullanım ile ilgili tüm sorumluluğun davalıya ait olduğu, bu kullanım bedeli olarak 10.000 TL rayiç bedel tespit ettiklerini, haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren yürütülecek avans faiziyle birlikte 11.648,82TL ödemesi gerektiği, üç katına kadar hükmedilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığı, heyette hukukçu bilirkişi bulunmadığından dosya kapsamında tarafların iddiaları ile ilgili hukuki bir değerlendirme yapılmadığı bildirilmiştir.
29/11/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı yanın FSEK 68/1. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinin şartlarının gerçekleştiği, Mahkeme tarafından olayın tüm özellikleri dikkate alınarak FSEK 68/1'e istinaden üç kat bedel olarak en fazla 15.000 TL x 3= 45.000 TL'ye hükmedilebileceği, davacı yanın talebi doğrultusunda FSEK 70/3 maddesi uyarınca rapor içerisinde açıklanan nedenlere binaen, davalı yanca elde edilen kazanca yönelik olarak bu aşamada herhangi bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı,
tüm bunlarla birlikte davalı şirketten, 2014 yılı Nisan ayında, çifte ekran özelliği bulunan televizyon model ya da modellerinin, satış adet ve fiyatları, maliyet bedelleri ile 2014 yılı Mayıs ayındaki satış adet ve fiyatları ile maliyet bedellerinin istenmesi halinde, raporda bahsedilen çekinceler saklı kalmak üzere bir hesaplama yapılabileceği bildirilmiştir.
23/04/2019 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davacı yanın FSEK 68/1 maddesi uyarınca telif tazminatı talebinin şartlarının gerçekleştiği, mahkeme tarafından olayın tüm özellikleri dikkate alınarak FSEK 68/1 maddesine istinaden üç kat bedel olarak en fazla 15.000 TL x 3=45.000 TL'ye hükmedilebileceği bildirilmiştir.
31/08/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: İnternet mecrasında yayınlanan davaya konu reklam filminde "..." adlı eserin 115. bölümünün 21 saniye süreyle kullanımı konusunda, davalı şirketin eser/bağlantılı hak sahiplerinden izin almadığı ve bu izinsiz kullanım nedeniyle hak sahiplerinin FSEK uyarınca mali ve manevi haklarının ihlal edildiği, davacı ...'inin söz konusu eserde "senaryo yazarı" olarak eser sahibi olduğu,
sinema eserleri bakımından elbirliği halinde eser sahipliği söz konusu olmakla birlikte, davacı senaryo yazarının eserin bütünü bakımından tecavüzün men'i ve ref'i, manevi hakların ihlali nedeniyle manevi tazminat, hükmün ilanı taleplerini tek başına ileri sürme yetkisini haiz olduğu, davacı şirketin söz konusu eserde bağlantılı hak sahibi olduğu ve FSEK 68. maddesi uyarınca rayiç bedelin 3 katı tutarında tazminat, FSEK 70/3 maddesi uyarınca elde edilen kârın iadesi, tecavüzün ref'i ve men'i ile hükmün ilanı taleplerini ileri sürme yetkisine sahip olduğu,
ancak eser sahibi olmaması nedeniyle FSEK 16. maddedeki manevi hakkın ihlali iddiasına dayandırılan manevi tazminat talep etme yetkisinin olmadığı, FSEK 68. madde uyarınca üç kat tazminat bedeli olarak davacı şirketin 50.000-TL + % 18 KDV = 59.000-TL X 3 = 177.000-TL talep edebileceği, dosya kapsamında davalı şirketin "..." adlı esere ait görüntüleri, izinsiz kullanması nedeniyle ne miktarda kâr elde ettiğini hesaplamaya yarar somut bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından FSEK 70/3 maddesi kapsamında hesaplama yapılamadığı,
reklam içeriğinde "..." adlı eserin izinsiz kullanılmasının eser sahibinin FSEK 16 maddesinde öngörülen "Eserde Değişiklik Yapılmasını Menetmek" yetkisini ihlal ettiği, manevi tazminat talebi ve miktarı bakımından takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
31/03/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dava konusu olayda davacılara ait eserin görüntülerinin davalılara ait ürünün tanıtımında izinsiz kullanılmış olduğu, davaya konu görüntülerin reklamın büyük çoğunluğunu oluşturmuş olduğu, reklamın içeriğinin ... tarafından oluşturulduğu dosya kapsamındaki belgelerde beyan edilmekle, ihbar olunan ...'nin davaya cevap vermemiş olduğu, dolayısıyla içeriğin oluşturulması ve yayınlanması hususunda kimden onay aldığı, bir bedel ödeyip ödemediği kesin olarak tespit edilemediği, davalının ihbar olunan ... ile yazışmalarında telif hakkı ile sorgulamaları yaptığının görüldüğü,
ancak dosyaya buna ilişkin bir belge sunulmadığından FSEK 54. madde hükmü gereğince iyi niyetinin korunamayacağı, dosya kapsamı incelendiğinde; davalı ile davanın ihbar edildiği reklam ajansları (... firması hariç), medya planlama ve satın alma şirketleri arasında gönderilmiş e-posta yazışmalarına rastlanılamadığı, davanın ihbar edildiği reklam ajansları ile davacılar arasında yapılmış bir anlaşmaya, alınmış bir izine/onaya, gönderilmiş e-posta yazışmalarına, telif haklarını ödediklerine dair belgelere dosya kapsamında rastlanılamadığı, reklamın ticari kazanç elde etmek amacıyla yapıldığı,
reklamda davacıya ait eserden parça parça görüntülerin izinsiz kullanıldığı, hem davacıların hem de davalı tarafın kendi sektörlerinde tanınmış, rağbet gören kurumsal birer marka olduğu, reklamın bugün herkesin istediği her an ulaşabileceği internet medyasında yayınlanmış olduğu, internetin çok kısa zaman içinde çok geniş bir kitleye ulaşabildiği, o dönemde pek çok dizi yayınlanmış olmasına rağmen reklamda "..." isimli reytingleri yüksek bir dizinin kullanılmış olduğu, zira dizinin o dönemde yayında olduğunun dilekçelerde beyan edildiği,
diğer taraftan reklamın ... ve ... internet sayfasında yayınlanmış olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, bu sitelerde reklamın ne kadar süre ve ne kadar tekrar yayınının yapıldığının kesin olarak tespit edilemediği, başkaca yayın mecralarında, internet sitelerinde yayınının yapılıp yapılmadığının, yapıldıysa ne kadar süre ve ne kadar tekrar yayınının yapıldığının kesin olarak tespit edilemediği,
bununla birlikte davalı çalışanlarının telif sorunu ile ilgili sorgulamaları ... çalışanı aracılılığıyla sorguladığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu kullanım için davacıların 50.000 TL + KDV rayiç bedel talep etmesinin uygun olabileceği, FSEK 68.maddesi kapsamında hesaplanan tazminat bedeli + avans faiz tutarı ile birlikte 175.146,90 TL olarak hesap edildiği, FSEK 70/3 maddesi kapsamındaki olguların soyut olduğu ve tazminat hesabı yapmaya elverişli olmadığı, FSEK 16.maddesi hükmü kapsamında eserde değişiklik yapıldığı, manevi tazminat takdirinin ise mahkemede olduğu bildirilmiştir.
23/06/2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Dosya kapsamında incelenen her türlü bilgi, belge ve deliller ışığında, ek rapor içeriğinde izah edilen gerekçelerle; dava konusu reklamda davacılara ait dizinin farklı sahnelerinden görüntülerin derlenip futbol görüntüleri ile kombine edilerek 21 saniye boyunca ... ve ... web sitelerinde yayınlanmış olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, dava konusu reklamda bahse konu kullanımlar için davacı/davacılardan alınmış her hangi bir izine/onaya dosya kapsamında rastlanılamadığı,
davalı firma gibi kurumsal ve büyük firmaların, reklam işleri için profesyonel reklam ajansları ile çalıştıkları, bu reklam ajanslarının reklam veren firmaya verdikleri bilgiler çerçevesinde reklam veren firmaların hareket ettikleri dava konusu olayda davalı firma çalışanının reklam ajansı çalışanına telif ile ilgili sıkıntı çıkarmayacak görüntülerin kullanılması ususunda gerekli sorgulamayı yapmış olduğunun e-postalardan anlaşıldığı, dolayısıyla davalı firma çalışanının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş olduğu, ancak sonuç olarak dava konusu reklamın iş sahibinin davalı taraf olduğu,
dolayısıyla dava konusu kullanım sebebi ile kar etmiş olabileceği, reklam sektöründe ücret belirlenirken taraflar arasında imzalanmış sözleşme bedellerinin baz alındığı, böyle bir sözleşme yok ise benzer kriterlere sahip sözleşmelerin emsal teşkil edebileceği, sözleşmelerin mevcut olmadığı durumlarda örnek işlere yönelik faturalara bakılabileceği, tüm bu belgeler mevcut değil ise meslek birliklerinin vereceği emsal bedellerin dikkate alınabileceği, zira reklam bedelleri hususunda belli başlı tarifelerin olmadığı,
firmaya, reklama, reklamı hazırlayan ajansa, reklam süresine, yayın mecrasına, yayın tekrarına, ne kadar süre yayında kaldığına göre değişkenlik gösterebildiği, tüm bu gerekçelerle meslek birliklerinden gönderilen müzekkere cevaplarında belirtilen bedellerin piyasa şartlarına göre uygun olabileceği, mali inceleme yönünden; maddi tazminata yönelik düzeltilecek bir husus bulunmadığı, iddia ve itirazlara ilişkin izahatların ise raporda açıklandığı üzere olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce, 31/08/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davacı ...'in senaryo yazarı ve davacı şirketin ise yapımcısı olduğu "..." isimli eserin görüntülerinin; ticari amaçla davalı şirketin reklamlarında izinsiz kullanıldığı iddiasına dayalı tecavüzün men'i, ref'i, FSEK 68. ve 70/3 maddelerine göre maddi tazminat, manevi tazminat ile hükmün ilanına ilişkindir. Davacılar vekili 03/11/2021 tarihli dilekçesi ile; Maddi tazminat talebini 177.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
FSEK hükümleri, mevzuat, Mahkememizce itibar edilen 31/08/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve bütün dosya kapsamından: FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün "eser" niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir.
Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün "sahibinin hususiyetini taşıması" ikincisi ise "kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine "sübjektif unsur" veya "esasa ilişkin şart", ikincisine ise "objektif unsur" veya "şekle ilişkin şart" denilmektedir. Subjektif unsur gereğince bir fikir ve sanat ürününün, eser olarak kabul edilebilmesi için bu ürünün onu meydana getiren kişinin "hususiyetini taşıması" gerekmektedir.
Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır.
Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer. Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak.
İlim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir, dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.
Mahkememizce itibar edilen 31/08/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere: Dosyaya sunulan 3 adet DVD içeriğinde yer alan görüntüler bilirkişilerce incelendiğinde, "..." adlı televizyon dizisine ait görüntülerin; davalı şirketin "... ..." ürününe ilişkin reklamda, dizinin 115. bölüm görüntülerinin 21 saniye boyunca kullanıldığı görülmüştür.
İnternet mecrasında yayınlanan dava konusu reklam filminde "..." adlı eserin 115. bölümünün 21 saniye süreyle kullanımı konusunda davalı şirketin; eser/bağlantılı hak sahiplerinden izin almadığı ve bu izinsiz kullanımı nedeniyle hak sahiplerinin FSEK uyarınca mali ve manevi haklarının ihlal edildiği, davacı ...'inin; "senaryo yazarı" olarak eser sahibi olduğu, sinema eserleri bakımından elbirliği halinde eser sahipliği söz konusu olmakla birlikte, davacı senaryo yazarının eserin bütünü bakımından tecavüzün men'i, ref'i, manevi hakların ihlali nedeniyle manevi tazminat ve hükmün ilanı taleplerini tek başına ileri sürme yetkisini haiz olduğu,
davacı şirketin; söz konusu eserde bağlantılı hak sahibi olduğu ve FSEK 68. maddesi uyarınca rayiç bedelin 3 katı tutarında tazminat, FSEK 70/3 maddesi uyarınca elde edilen kârın iadesi, tecavüzün ref'i ve men'i ile hükmün ilanı taleplerini ileri sürme yetkisine sahip olduğu, ancak eser sahibi olmaması nedeniyle FSEK 16. maddedeki manevi hakkın ihlali iddiasına dayalı manevi tazminat talep etme yetkisinin olmadığı kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne, davacı ... açısından: Davalının eyleminin, davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine, manevi tazminat talebinin kabulüne.
10.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 02/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ... .... ve Tic. A.Ş. açısından: Davalının eyleminin, davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, maddi tazminat talebinin kabulüne.
FSEK 68. maddeye göre belirlenen 177.000,00 TL'nin dava tarihi olan 02/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... .... VE TİC. A.Ş.'e verilmesine karar verilmiştir.
Davacılar; tecavüzün ref'i ve men'ini talep etmiş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere; hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinde, taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden, davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın men'ini, ref'ini isteyemeyeceğinden, davacı ... .... ve Tic. A.Ş. yönünden ref ve men taleplerinin reddine karar verilmiştir.
FSEK 78. maddesinde; haklı olan tarafın, muhik bir sebep veya menfaati varsa, masrafı diğer tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş olan kararın gazete veya buna benzer vasıtalarla ilan edilmesini talep edebileceği hükmü yer aldığından, karar kesinleştiğinde; hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dilekçesi, dilekçe ekindeki vekaletname ve İTO kayıtlarında: Davacı şirketin ünvanının "... ...ANONİM ŞİRKETİ" olduğu, tensip tutanağı ve aşamalarında ise sehven; "... ...LTD. ŞTİ." olarak yazıldığı, bu nedenle kısa kararda davacı şirketin ünvanının " LTD. ŞTİ." yazıldığı görülmekle, maddi hata olduğu kabul edilerek, gerekçeli kararda; davacı şirketin ünvanı "... ...ANONİM ŞİRKETİ" olarak düzeltilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/40, K. 2024/139, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama