İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/428 K.2024/135

Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK-Tecavüzün Men'i,ref'i, Maddi Tazminat ile Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2021/428Karar2024/135Tarih19 Eylül 2024Okuma18 dk · 3.604 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
19 Eylül 2024
Esas no
2021/428
Karar no
2024/135
Dava
FSEK-TECAVÜZÜN MEN'İ,REF'İ, MADDİ TAZMİNAT
Dava tarihi
14/05/2003
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.604 kelime·18 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK-Tecavüzün Men'i,ref'i, Maddi Tazminat ile Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVADA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin dava dışı...Şti.'nde 17/08/2000 tarihinde Satın Alma Mühendisi (Satın Alma Müdürü) kadrosunda çalışmaya başladığını, 25/12/2002 tarihinde hizmet akdinin, işveren tarafından haksız ve sebepsiz olarak feshedildiğini, müvekkilinin dava dışı şirkette çalıştığı süre içerisindeki görevi, şirketin ihtiyaç duyduğu teknik malzemeleri tedarik etmekten ibaret olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirkette çalışmaya başladığı tarihten sonra, çalıştığı şirketin içinde bulunduğu grup şirketlerin satın alma işlerinin birlikte yürütülmesi,

bu işlerini yürütülmesi sırasında birden fazla şirketin satın alma işlerinin bir arada yürütümünde yaşanan aksaklıklar ve problemlerin aşılması için davalıların siparişi üzerine bir program tasarladığını ve yazdığını, birden fazla şirketin satın alma ihtiyaçlarını karşılayabilecek, bir arada değerlendirme imkanı veren, karşılaştırma yapabilen, alımı gereken malları tespit edebilmek gibi pek çok özelliği bir arada bulunduran, satın alma işlerini kolaylaştırdığı gibi hızlandıran bu program, müvekkili tarafından bağımsız olarak tasarlandığını, yazıldığını ve bilgisayar ortamında kullanılabilir hale getirildiğini,

davalıların söz konusu programı müvekkilinden bedeli karşılığında satın alınacağını bildirdiklerini, ancak öncelikle denemek istediklerini belirttiklerini, dava konusu bilgisayar programının 1. versiyonu olan "..."nin Şubat 2001'de ve 2. versiyonu olan "..."in ise Haziran 2001'de müvekkili tarafından hazırlanarak,

davalıların bilgisayarlarına kurulduğunu ve kullanılmaya başlandığını, ancak davalı şirketlerin, kullanıcıların bilgisayar becerilerinin yetersiz olduğunu beyan ederek programın kullanıcılara göre değiştirilmesini istediklerini, bunun üzerine müvekkilinin ... versiyonunu da hazırlayarak teslim ettiğini, müvekkilinin programın altyapısını şifreleyip koruma altına alarak programın çalışmasına izin verdiğini, davalıların bu program nedeni ile müvekkiline ödemeleri gereken bedeli ödemekten kaçındıkları gibi, kadrolu olarak çalıştığı dava dışı şirketin grup şirketlerinden biri olmasından yararlanarak,

iş akdinin sebepsiz ve suiniyetli olarak feshedilmesini sağladığını ve müvekkilinin eserini izinsiz olarak ve hiçbir bedel ödenmeksizin kullanma yoluna gittiklerini, davalıların aradan geçen süre içerisinde programın bedelini ödemedikleri gibi, müvekkiline ait programın altyapı şifrelerini de kırarak tamamen haksız ve hukuka aykırı olarak kullanmaya devam ettiklerini ve bu durumun ... FSHHM'nin...

D.İş sayılı dosyası ile de bilirkişilerce tespit edildiğini ve davalı şirketler tarafından kullanılan bu program için bugüne kadar müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek, müvekkilinin şu anda işsiz ve düzenli bir gelirinin bulunmaması, adına kayıtlı mal varlığı olmaması ve ekonomik sıkıntı içinde olması nedeni ile, adli müzaharet talebinin kabulünü, müvekkili tarafından üretilen programın davalılar tarafından haksız kullanımına son verilmesini ve tecavüzün ref'ini, programın davalılar tarafından üçüncü kişilere kullandırılması, pazarlanması,

çoğaltılması ihtimali nedeniyle olası tecavüzlerin önlenmesini, FSEK 68. Maddesi uyarınca, müvekkilinin mali haklarına yönelik tecavüz nedeni ile uğradığı zararların haksız kullanımın fiilen başladığı tarihten itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tazminini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 16/02/2004 havale tarihli dilekçesinde: Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tazminat miktarını, FSEK 68. madde uyarınca fiili ödeme günündeki TL karşılığı temerrüt faizi ile birlikte 400.000 USD olarak talep ettiklerini beyan etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça üretildiği bildirilen ve kompleks bir program olduğu izlenimini uyandırmak amacıyla 1. Versiyon, 2. Versiyon ve ... gibi isimler verilen programın, piyasada örneği olmayan bir program olmadığını, ... formatında hazırlanan ve esas itibariyle çok da güvenlikli olmayan bir program olduğunu, maaş karşılığında çalışan bir personelden mesai saatleri içinde şirket ait vrei tabanını ve ekipmanını kullanarak hazırlanan bir programın, ücret karşılığında sipariş edildiği iddiasının, hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını,

söz konusu programın hazırlanarak müvekkilinin bilgisayarlarına kurulmadığını, doğrudan müvekkilinin bilgisayarında ve onun tarafından kullanılmakta olan ... firması tarafından geliştirilen ... programı üzerine kurulduğunu, müvekkillerinin programın...A.Ş. Fabrikasında da bedel karşılığında kurulmasına yönelik hiçbir yaklaşımının olmadığını, programın müvekkili şirket tarafından hak sahibi olan ...A.Ş.'nin izni ile kullanıldığını, davacının ... Şirketlerinde olan ...

Tic.A.Ş.'nin kadrosunda hizmet akdine dayalı olarak çalıştığını, ancak grup bünyesindeki farklı şirketlere hizmet verdiğini, davacı Satın Alma Mühendisi olarak çalışırken, satın alma işlemlerini daha etkin bir şekilde yürütmek için müvekkili şirketin ... sistemini kullanarak bir program hazırlamaya başladığını ve 1 yıldan fazla bir süre ile bu programın hazırlanması ile meşgul olduğunu ve zaman zaman bu çalışmaları için fazla mesailere kaldığını, kendisine fazla mesai ücretlerinin ödendiğini, davacının talebine konu olan programın davacı tarafça hizmet akdi kapsamında hazırlanmış olması nedeniyle,

bu eserler üzerindeki hakların kendisini çalıştıran .. A.Ş.'ye ve ...A.Ş.'ye ait olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.

BİRLEŞEN ... 1.FSHHM'NİN ...ESAS SAYILI DAVASINDA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının 17/08/2000 tarihinden 25/12/2002 tarihine kadar müvekkili şirketin satın alma departmanında satın alma sistem mühendisi olarak görev yaptığını, davalının müvekkili şirkette çalışması esnasında, satın alma işlemlerinin takibi amacıyla, hizmet akdi kapsamında müvekkili şirkete ait bilgi işlem ve teknik alt yapıyı ve veritabanını kullanarak,

müvekkili bünyesinde bulunan ve arka planda çalışan ... üzerindeki ... veritabanından satın almaya mesnet teşkil edecek verileri alıp, tedarikçilere birebir sipariş haline dönüştüren ve neticede bu bilgileri yine ... üzerindeki veritabanına aktaran bir program hazırlanması görevi verildiğini, davalının fazla mesai ücretlerini alarak müvekkilinden almış olduğu ücret mukabilinde yaklaşık bir yıl süren ve tüm mesaisini tahsis etmiş olduğu çalışma sonucunda dava konusu programı hazırladığını ve programın müvekkili şirket tarafından kullanılmaya başlandığını,

davalının hizmet akdinin feshedilmesine kadar müvekkili şirketten veya müvekkili ile aynı Holding bünyesinde bulunan ... A.Ş. ve ... A.Ş.'den hiçbir şekilde ücret talebinde bulunmadığını, davalı tarafın talebi ile ...

1. FSHHM'nin ...D.İş sayılı dosyasından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda da, programın işveren bünyesinde bulunan ve arka planda çalışan ... programına, yani müvekkili şirketin altyapı ve veritabanı üzerinde hazırlandığının belirlendiğini, buna göre müvekkili şirketin hizmet akdi ile çalışan ve davalının işini görürken meydana getirdiği eser üzerindeki hakların müvekkiline ait olduğunu, dava konusu programın müvekkili şirkette kullanıldığını iddia ederek,

müvekkili şirkette hizmet akdi ile çalışan davalı tarafça işinin görülmesi esnasında hazırlanmış olan programın üzerindeki hakların müvekkili tarafından kullanılacağı hususun tespitini, bu dava ile davalı tarafça ikame edilen davaya ilişkin asli müdahale talebinin kabulü ile bu davanın mezkur davayla birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu icadın "Çoklu Şirket Satın Alma Sistemi"nin, davacıya teslim edilmediği ve kendisinde de mevcut olmadığının 07/01/2003 tarihinde "tarafımıza programı çalışır ve kullanılabilir vaziyette halen teslim etmediğiniz..." şeklindeki beyanları ile sabit olduğu halde, bu davadaki davacının dilekçesinde yazılı olduğu üzere "....program müvekkil şirket tarafından kullanılmaya başlanmıştır..." ifadesi ile hukuk dışı yollardan elde edildiği aşikar olan sistemin, kendisinin izni olmadan ve bedeli ödenmeksizin kullanıldığı hususunun ikrar edildiğini, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

Kapatılan 3.FSHHM'nin ... E. ...K. ve 19/04/2012 tarihli kararı ile:"...ASIL DOSYA (... Esas) (dava değeri 1,52*400.000=608.000,00 TL )

1-Asıl davada davanın kısmen kabulü ile, FSEK 68. maddesi de nazara alınarak 25.000,00 x 3 = 75.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla talep ile diğer taleplerin reddine...

BİRLEŞEN DOSYA (2004/57 Esas)

1- Dosyamız ile birleşen ... 1. FSHHM'nin ... esas sayılı dosyada davacı ...Tic. A.Ş.'nin “Satın Alma Otomasyon Sistemi” isimli programı 3. şahıslara kullandırabileceği yolundaki hak sahipliliğinini tespiti talebinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri TEMYİZ etmiştir.

Anılan karar, Yargıtay 11 HD.'nin ...E. ... K. ve 16/12/2013 tarihli ilamı ile:"...1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Asıl davada davacı vekili, müvekkili tarafından husule getirilen bilgisayar programının davalılar tarafından hukuka aykırı şekilde kullanıldığı iddiasıyla FSEK'in 68. maddesine dayanan tazminat isteminde bulunmuştur.

5846 sayılı FSEK'in 68. maddesine göre, eseri hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.

Dosya kapsamından, asıl dava davacısının davalı şirkette satın alma müdürü olarak çalışırken yine davalıların istemi üzerine işbu davaya konu bilgisayar programını hazırladığı ve bu programı davacının kendi rızası ile davalıların bilgisayarına kurduğunun anlaşılmasına göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin Borçlar Kanunu hükümlerine göre “eser sipariş sözleşmesi” kapsamında gerçekleştirilerek karşı tarafa teslim olunan bilgisayar programından kaynaklanan telif ücreti alacağına yönelik olduğunun kabulü gerekirken, eser sahibi ile aralarında sözleşme olmaksızın kullanım halini düzenleyen FSEK 68 kapsamında değerlendirilmesi doğru olmamıştır.

Bu itibarla, mahkemece davacının talebi bu hukuki temelde değerlendirilerek ve buna göre programın yapım ile kullanım şekli göz önünde bulundurularak belirlenecek bir telif tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile belirlenen tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş asıl dosya açısından kurulan hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesi ile bozulmuştur.

Asıl davada davacı - birleşen davada davalı ... vekili karar düzeltme talebinde bulunmuş, Yargıtay 11 HD.'nin ...E. ... K. ve 18/06/2014 tarihli ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.

Kapatılan 3.FSHHM'nin ... E. ... K. ve 03/02/2015 tarihli kararı ile: "...1-Mahkememizden verilen 19/04/2012 tarihli kararda direnilmesine,

ASIL DOSYA (... Esas) (dava değeri 1,52*400.000=608.000,00 TL)

2-Asıl davada davanın kısmen kabulü ile, FSEK 68. maddesi de nazara alınarak 25.000,00 x 3 = 75.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla talep ile diğer taleplerin reddine,

BİRLEŞEN DOSYA (... Esas)

1-Dosyamız ile birleşen ... 1. FSHHM'nin ... esas sayılı dosyada davacı ... A.Ş.'nin “Satın Alma Otomasyon Sistemi” isimli programı 3. şahıslara kullandırabileceği yolundaki hak sahipliliğinini tespiti talebinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.

Direnme kararı, asıl ve birleşen davada taraf vekillerince TEMYİZ edilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... E. ...K. ve 16/01/2020 tarihli ilamı ile: "..Somut olay değerlendirildiğinde; davacının 17.08.2000 tarihi ile 25.12.2002 tarihi arasında davalılar ile grup şirketi olan ...A.Ş.de satın alma müdürü olarak çalıştığı, davalı ...

Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin siparişi doğrultusunda satın alma işlerini kolaylaştıran dava konusu bilgisayar programının 23.09.2000 tarihinde anılan davalının bilgisayarlarına davacı tarafından bizzat kurulduğu, yine davalı ...

Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin siparişi üzerine bilgisayar programının biraz daha geliştirilmiş hâlinin 19.08.2002 tarihinde anılan davalının bilgisayarlarına davacı tarafından bizzat kurulduğu, hatta taraflar arasında geçici kabul tutanağı imzalandığı, ayrıca dava konusu bilgisayar programının davacının çalıştığı şirket tarafından da kullanıldığı, dava konusu bilgisayar programının FSEK anlamında eser niteliğinde olduğu, davacının iş akdinin feshinden sonra davacının çalıştığı ...A.Ş. tarafından davacıya gönderilen ihtarname ile bilgisayar programının şifresinin istendiği,

bunun üzerine davacı tarafından davalılara gönderilen ihtarname ile bilgisayar programının bedelinin ödenmediğinden bahisle programın bedelinin talep edildiği, işbu asıl davada ise davacı tarafından davalıların kullanımının haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek FSEK’in 68. maddesi gereğince tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır.

30. ... A.Ş. tarafından FSEK’in 18/2. maddesi gereğince dava konusu bilgisayar programı üzerindeki hakların işverene ait olduğunun tespiti istemli açılan birleşen davanın mahkemece reddine karar verilmiş ve Özel Dairece tarafların temyiz itirazları reddedilerek karar kesinleşmiştir. Bu nedenle dava konusu bilgisayar programının davacı tarafından meydana getirildiğinin, mali ve manevi hakların davacı üzerinde olduğunun kabulü gerekmektedir.

31. Davacının da kabulünde olduğu üzere dava konusu bilgisayar programı davalıların siparişi üzerine ve davalıların ihtiyaçları doğrultusunda davacı tarafından hazırlanarak teslim edilmiştir. Bu itibarla taraflar arasında eser sipariş sözleşmesi olduğu aşikârdır.

Eser sipariş sözleşmesi gereğince eserin tamamlanıp teslim edilmesi ile birlikte davalılar, dava konusu bilgisayar programının maliki olarak bilgisayar programını sözleşme kapsamında kullanım hakkına sahip olmuşlardır. Bilgisayar programı üzerindeki mali ve manevi haklar ise davalılara devredilmemiş davacı üzerinde kalmıştır. Ancak iş sahibi olan davalıların sözleşmenin amacı kapsamında bilgisayar programını rahatlıkla kullanabilmeleri gerekmektedir.

Bu itibarla işin mahiyeti gereğince bilgisayar programındaki şifrelerin ve kaynak kodların da davalılara teslim edilmesi hakkaniyete uygundur.

32. Ayrıca bilgisayar programının teslim edilmesinden sonra davacı tarafından davalılara mali haklarına dair herhangi bir talepte bulunulmamış ve mali haklarının ihlal edildiğine dair herhangi bir ihtarname gönderilmemiş, başka bir deyişle dava konusu bilgisayar programının davalılar tarafından kullanılmasına rıza gösterilmiştir. Bu itibarla davacının işbu davada mali haklarının ihlal edildiğini ileri sürmesinin TMK’nin 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık teşkil ettiği kabul edilmelidir.

33. O hâlde davalıların kullanımının taraflar arasındaki eser sipariş sözleşmesine uygun olduğu ve davacının mali haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde kullanımda bulunduklarının ispat edilemediğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda taraflar arasında sözleşme ilişkisi olduğu ve davacının sadece eserin sözleşme kapsamındaki bedelini talep edebileceği gözetilmeden eser sahibi ile aralarında sözleşme olmaksızın kullanım hâlini düzenleyen FSEK’in 68. maddesi kapsamında değerlendirilme yapılması doğru olmamıştır.

34. Öte yandan davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin ...A.Ş. unvanı altında birleştikleri anlaşılmaktadır. Her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilecek olması nedeniyle davacının iki ayrı şirketle iki ayrı eser sipariş sözleşmesi yaptığı gözetilip bilgisayar programının yapımı ile kullanım şekli de göz önünde bulundurularak hakkaniyete uygun bir bedele hükmedilmesi gerekmektedir.

35. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

I. Taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik temyiz istemlerinin yukarıda 14. paragrafta açıklandığı üzere hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,

II. Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının ise kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA..." şeklinde karar verilmiştir.

Taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuş,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... E.... K. ve 21/10/2020 tarihli ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkememizce; usul ve yasaya uygun Yargıtay 11 HD.nin ...E. ... K. ve 16/12/2013 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

27/07/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davaya konu ilişkide davalıların siparişi üzerine ve davalıların ihtiyaçları doğrultusunda bilgisayar programının davacı tarafından hazırlanarak teslimine yönelik istisna (eser) anlaşması olduğu, davalıların kullanımların istisna sözleşmesi kapsamı ile sınırlı olduğu ve hak ihlali bulunmadığı, tarafların arasındaki istisna sözleşmesi kapsamında talep edilebilecek bedelin, raporun mali incelemeler bölümünde yer verilen hesaplamalar doğrultusunda;

davacı taraf yazılımının davalı taraf bilgisayarlarına kurulum tarihinden dava açma tarihine kadar olan faiz tutarının dikkate alınması halinde, 67.213,70 TL olarak hesaplanması gerektiği, FSEK 68/1.maddesine hükmedilmesi durumunda 67.213,70 TL tutarının üç katının 201.641,10 TL olduğu, davacı taraf yazılımının davalı taraf bilgisayarlarına kurulum tarihinden Yargıtay ilamı tarihine kadar olan faiz tutarının dikkate alınması halinde, 154.848,63 TL olarak hesaplanması gerektiği, FSEK 68/1.maddesine hükmedilmesi durumunda 154.848,63 TL tutarın üç katının 464.545,89 TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

09/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Kök raporda belirtildiği üzere davalıların kullanımlarının istisna sözleşmesi kapsamı ile sınırlı olduğu, hak ihlali bulunmadığı, FSEK mad.68 yönünden hesaplama yapılmasına yer olmadığı, mahkemeye yardımcı olmak maksadı ile kök raporda alternatifli hesaplamalar yapıldığı, FSEK 68/1.

Maddesine göre yapılan hesaplamanın ancak mahkemece takdir edilmesi halinde kullanılabileceği, bu önerinin kati bir hesaplama olduğu yönünde sunulan itirazın yerinde olmadığı, nihayetinde hukukçu heyet üyesi tarafından FSEK mad.68 yönünden hesaplama yapılmaması gerektiği sonucuna varıldığı,

davacının 16.02.2004 tarihli dilekçesinde talep ettiği 400.000 USD'nin işbu rapor tarihi itibari ile -davacının fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının ödenmesi talebi doğrultusunda- 11.032.000,00 TL'ye tekabül ettiği (27,58 x 400.000 USD), fakat bu talebin hukuki ve teknik dayanağının mali bilirkişi tarafından teyit edilemeyeceği, faturaya dayalı tespit edilmiş bir döviz miktarı olmadığından hesaplamaların döviz cinsinden yapılması gerektiği savının mali bilirkişi tarafından değerlendirilemeyeceği, hesaplamanın döviz cinsinden yapılması gerektiği yönünde hukuki ve teknik değerlendirmenin de mali bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığı,

kaldı ki emsal döviz cinsinin ne olacağının ve neye göre (birim maliyet, birim kârlılık, üretim adeti vb.) tespit edileceğinin bilinemediği, davacının dosyaya sunduğu ve talebine dayanak gösterdiği 16.02.2004 tarihli dilekçede yer alan “bilirkişi davalı şirketin bu program marifeti ile elde ettiği kazancı hesaplamalıdır” mealindeki talebin mali bilirkişi tarafından karşılanmasının mümkün olmadığı, zira; programın teknik altyapısının ne olduğu, kaç bilgisayarda-kaç kişi tarafından kullanıldığı, kullanım sonucunda somut yararın rakamsal karşılığının ne olduğu,

programın kullanımından sağlanan kazancın ticari defterler üzerinden takibinin mümkün olamayacağı, ilk kullanımdan itibaren 20 yıldan fazla süre geçmiş olması gibi nedenlerle bu türden bir kazanç hesaplamasına ulaşılamayacağı, davalı yanın kök raporda “Alacağın doğduğu tarih ile dava açma tarihi arasındaki süre için” ve “Alacak tarihinden Yargıtay İlâmı tarihine kadar” şeklinde iki farklı faiz hesabı yaparak belirlenmesine yönelik hesaplama yapılmasının hatalı olduğu yönündeki itirazınınhukuki bir değerlendirme gerektirdiği, mali bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığı, kaldı ki kök rapordaki hesaplamanın kati olmadığı,

mahkemeye yardımcı olmak maksadı ile alternatif sunulduğu, elbette ki takdirin mahkemede olduğu, dosya münderecatından da görüleceği üzere; gerek taraflarca gerekse de yıllar içinde dosyaya rapor sunan çok sayıdaki bilirkişilerce hesaplamaya yönelik pek çok yorum, öneri, itiraz ve beyan bulunduğu, dava konusu ürünün mahiyetinden de kaynaklanan sebeplerle hesaplamaya dair herkesin farklı görüşler öne sürebileceği, bu nedenle kök rapordaki hesaplamaları değiştiren bir husus olmadığı,

mahkeme ne şekilde ve nasıl bir hesaplama yapılması gerektiğini takdir ederse ancak bu takdirin esas alınabileceği, davanın on yıllara sari olmasından da kaynaklı olarak farklı görüşlerin bu süreyi daha da uzatabileceği, bu hususun usul ekonomisi yönünden mahkemenin takdirinde olduğu, eldeki davanın muhteviyatı gereği tazminat talebine dair ticari defterlerden iz sürülemeyeceği de göz önüne alınarak, Mahkemece tazminat miktarının takdiren belirlenmesinin mümkün olabileceği.

FSEK, SMK, TBK ve TTK kapsamında birlikte ya da ayrı ayrı değerlendirme yapma yetki ve takdirinin tamamen mahkemede olduğu, kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl davada uyuşmazlık: Çoklu şirketler malzeme satın almasına yönelik bilgisayar programının, davalılar tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasına dayalı mali haklara tecavüz nedeniyle 400.000,00 USD tazminatının, haksız fiil tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile davalılardan tahsili, davalıların haksız kullanımlarına son verilerek tecavüzün ref'i ve üçüncü kişilere kullandırmalarının önlenmesine ilişkindir. Birleşen davada uyuşmazlık: Asıl dava konusu eser üzerindeki hakların, 5846 sayılı FSEK 18/2. maddesi kapsamında davacı tarafından kullanılacağı hususunun tespitine ilişkindir.

FSEK hükümleri Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... E. ...K. ve 16/01/2020 tarihli ilamı, bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Asıl davada davacı - birleşen davada davalı ...'in, 17/08/2000 - 25/12/2002 tarihleri arasında davalılar ile grup şirketi olan ...A.Ş.de satın alma müdürü olarak çalıştığı, davalı ...

Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin siparişi doğrultusunda; satın alma işlerini kolaylaştıran dava konusu bilgisayar programının 23/09/2000 tarihinde anılan davalının bilgisayarlarına ... tarafından kurulduğu, davalı ...

Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin siparişi üzerine bilgisayar programının biraz daha geliştirilmiş hâlinin 19/08/2002 tarihinde anılan davalının bilgisayarlarına ... tarafından kurulduğu, taraflar arasında geçici kabul tutanağı imzalandığı, ayrıca dava konusu bilgisayar programının ...'in çalıştığı şirket tarafından da kullanıldığı, dava konusu bilgisayar programının FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, ...'in iş akdinin feshinden sonra çalıştığı ...A.Ş. tarafından, ...'e gönderilen ihtarname ile bilgisayar programının şifresinin istendiği,

bunun üzerine ... tarafından davalılara gönderilen ihtarname ile bilgisayar programının bedelinin ödenmediğinden bahisle programın bedelinin talep edildiği, asıl davada: Davacı tarafından, davalıların kullanımının haksız ve hukuka aykırı olduğu iddia edilerek FSEK 68. maddesi gereğince tazminat talep edilmiştir.

... A.Ş. tarafından, FSEK 18/2. maddesi gereğince dava konusu bilgisayar programı üzerindeki hakların işverene ait olduğunun tespiti talepli açılan birleşen davanın; Kapatılan 3.FSHHM'nin ... E. .... K. ve 19/04/2012 tarihli kararı ile reddedildiği, anılan kararın Yargıtay 11 HD.'nin ... E. ... K. ve 16/12/2013 tarihli ilamı ile tarafların Temyiz itirazları reddedilerek kesinleştiği, bu nedenle dava konusu bilgisayar programının ... tarafından meydana getirildiği, mali ve manevi hakların ...'e ait olduğu anlaşılmıştır.

Asıl davada davacı - birleşen davacı davalı ...'in de kabulünde olduğu üzere, dava konusu bilgisayar programı davalıların siparişi üzerine ve davalıların ihtiyaçları doğrultusunda ... tarafından hazırlanarak teslim edilmiştir. Bu nedenle taraflar arasında eser sipariş sözleşmesi olduğu aşikârdır.

Eser sipariş sözleşmesi gereğince eserin tamamlanıp teslim edilmesi ile birlikte davalılar; dava konusu bilgisayar programının maliki olarak bilgisayar programını sözleşme kapsamında kullanım hakkına sahip olmuşlardır.

Bilgisayar programı üzerindeki mali ve manevi haklar ise davalılara devredilmemiş, ... üzerinde kalmıştır, ancak iş sahibi olan davalıların, sözleşmenin amacı kapsamında bilgisayar programını rahatlıkla kullanabilmeleri gerekmektedir, bu itibarla işin mahiyeti gereğince bilgisayar programındaki şifrelerin ve kaynak kodların da davalılara teslim edilmesi hakkaniyete uygundur.

Bilgisayar programının teslim edilmesinden sonra ... tarafından, davalılara mali haklarına dair herhangi bir talepte bulunulmamış ve mali haklarının ihlal edildiğine dair herhangi bir ihtarname gönderilmemiş, başka bir deyişle dava konusu bilgisayar programının davalılar tarafından kullanılmasına rıza gösterilmiştir. Bu itibarla ...'in asıl davada mali haklarının ihlal edildiğini ileri sürmesinin TMK’nın 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık teşkil ettiği kabul edilmiştir.

Davalıların kullanımının; taraflar arasındaki eser sipariş sözleşmesine uygun olduğu ve ...'in mali haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde kullanımda bulunduklarının ispat edilemediği, bu nedenle taraflar arasında sözleşme ilişkisi olduğu ve ...'in sadece eserin sözleşme kapsamındaki bedelini talep edebileceği, eser sahibi ile aralarında sözleşme olmaksızın kullanım hâlini düzenleyen FSEK’in 68. maddesi kapsamında talepte bulunamayacağı kanaatine varılmıştır.

Yargılama devam ederken; davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin, ...ŞİRKETİ unvanı altında birleştikleri anlaşılmıştır. Yargıtay HGK'nın ...

Esas ...K. ve 16/01/2020 tarihli ilamı dikkate alınarak, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğinden davacının iki ayrı şirketle iki ayrı eser sipariş sözleşmesi yaptığı gözetilerek, asıl davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; yargılama boyunca alınan bilirkişi raporlarında tazminat miktarı net olarak belirlenemediğinden, bilgisayar programının yapımı ile kullanım şekli dikkate alınarak B.K.

50 - 51. maddesi hükümlerine göre takdiren 60.000 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 14/05/2003 tarihinden (kısa kararda sehven 14/05/2023 olarak yazılmıştır) itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Birleşen davada "Davanın Reddine" dair verilen karar kesinleştiğinden, birleşen davada; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Asıl davanın 14/05/2003 tarihinde açıldığı, ancak kısa kararda dava tarihinin sehven 14/05/2023 yazıldığı, bu durumun maddi hata olduğu anlaşıldığından, gerekçeli kararda; dava tarihi 14/05/2003 olarak düzeltilmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, Yargıtay HGK'nın ...E. ...K. ve 16/01/2020 tarihli ilamı dikkate alınarak, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; B.K. 50-51. maddesi hükümlerine göre takdiren 60.000 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 14/05/2003 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Alınması gereken 4.098,60 TL ilam harcından 17,20 TL peşin harcın mahsubu ile eksik 4.081,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı vekil ile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalı vekil ile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacının yaptığı 17,20 TL peşin harç, 21,15 TL ilam harcı, posta/tebligat masrafları olmak üzere toplam 347,10 TL yargılama giderinden; davanın kabul/red oranına göre 211,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalının yaptığı toplam 300,00 TL yargılama giderinden; davanın kabul/red oranına göre 150,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

7-13/07/2021 tarihli ara kararı ile davacı ...'in adli yardım talebi kabul edildiğinden ve yapılan yargılama gideri suç üstü ödeneğinden karşılandığından; 3.057,00 TL bilirkişi/tebligat giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına

8-Birleşen Davada verilen "Davanın Reddine" ilişkin karar kesinleştiğinden, BİRLEŞEN DAVADA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dair taraf/vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde YARGITAY TEMYİZ YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.19/09/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/428, K. 2024/135, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Asıl Davada
  5. Birleşen ... 1.FSHHM'NİN ...esas Sayılı Davasında
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/428
Karar No
2024/135
Tarih
19 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/429 K.2024/655
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/432 K.2024/694
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/436 K.2024/738
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/436 K.2024/1562
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/437 K.2024/1500
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/438 K.2024/633

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.